İstinaf, 12 yaşındaki kız çocuğunu istismar eden Müftü İshak Yıldırım’ın cezasını onadı. 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına rağmen Diyanet’teki görevine devam eden İshak Yıldırım’ın memuriyetten atılması gerekiyor
#SONDAKİKA 🚨
12 ülke, İsrail’de üretilen ürünlerin ticaretini yasaklayan ortak bildiri yayınladı.
Bildiriye imza atan ülkeler:
— Fransa
— Birleşik Krallık
— Kanada
— Danimarka
— İspanya
— Finlandiya
— İrlanda
— İzlanda
— Norveç
— Polonya
— Portekiz
— İsveç
Türkiye neden yayınlamadı sorun mu var !
Vatandaşın vergileriyle yapılan ve yıllardır KGM tarafından işletilen Boğaz köprüleri ile otoyolların 30 yıllık işletme ve gelir hakkı özel sektöre devrediliyor.
KGM’nin 2025 yılı verilerinden hareketle yol, köprü ve tünel ücret gelirlerinin yaklaşık 23,6 milyar TL seviyesinde olduğu görülüyor.
2025 fiyatlarıyla yıllık 23,6 milyar TL’lik gelirin 30 yıl boyunca hiç reel artmadığını varsaysanız bile toplam brüt gelir yaklaşık 708 milyar TL ediyor.
Trafik her yıl reel olarak yüzde 2 büyürse bu rakam 30 yılda yaklaşık 1 trilyon TL’ye yaklaşıyor.
2012’de 25 yıllık işletme hakkı için verilen 5,72 milyar dolarlık teklifin bulunduğu bir ülkede, 2026 yılında daha uzun süreli, daha yüksek trafikli ve daha geniş bir paket kaç paraya devredilecek?
Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk: “Türkiye’de verilen yargı kararlarının yüzde 99’u geçersizdir.”
Daha ne desin? Hukukun geldiği noktayı bundan daha açık nasıl anlatsın?
Bu resimde gördüğünüz otel binası Sultanahmet’te.
Otel olmadan önce “Başbakanlık Osmanlı Arşivleri” binasıydı. AKP’lilerin aklına birden bu binanın çok eskidiği ve restore edilmesi gerektiği fikri geldi.
Restorasyona alındı. “Başbakanlık Osmanlı Arşivi Restorasyon Çalışması” diye kocaman bir tabela da asıldı.
Gel zaman git zaman, bir de bakıldı ki koca Osmanlı Arşiv binası, abrakadabra, “otel” oluvermiş.
Resimdeki otel işte o otel: Sura Hagia Sophia Hotel.
Arşiv bahçesinde bulunan limon, defne ve asma ağaçları da kesilmiş. İnşaat sırasında asırlık çınarlar da zarar görüp kurumaya başlamış.
Arşivler ne mi oldu?
100 milyon belge ve 370 bin defter bulunan, henüz tasnif edilmiş ancak okunmamış koca arşiv, Kağıthane’de dere yatağında bulunan bir binaya doldurulmuş. Sonra sel basmış; yarısı mahvolmuş, kalanı da nemden küflenmeye ve silinmeye yüz tutmuş.
Atalarının mezar taşını okuyamamaktan yakınan, Osmanlıca zorunlu olsun diye yaygara koparan zevatın yediği halta bakılırsa, dertlerinin ne olduğu çok açık:
Cumhuriyet’le hesaplaşmak.
Kaynak: İ. Ertürk
*
Not: Birkaç yıl önce kaydettiğim bu yazı güncelliğini koruyor diye ilettim, bilginize arz olunur.
İzmir Foça’da iskelelerin önüne “Siteye aittir, yabancılar giremez” yazıları konmuş. Bir vatandaş ifşa etmiş
Ülkenin her noktası böyle gaspçılarla dolu. Sayısız iskele, deniz, sahil böyle gasp ediliyor. Yetkilileri ise izliyor. Muhtemelen onların da evi bir sahile bakıyor.
Murat Karayılan’la, Duran Kalkan’la, Mazlum Abdi’yle röportaj yapmak değil ama Erk Acarer ile röportaj yapmak terör propagandası sayılıyor Yeni Türkiye’de…
Geçmiş olsun @laleozanarslan@eacarerX
Cenk Karayel’in kurduğu AC Sportif’in 5 bin 386 metrekarelik taşınmazı, şirket birleşmeleri sonrası Hülya Gökçek’in kontrolündeki HLY Yapı’ya geçti. Taşınmaz 26 Kasım 2025’te Asuman Çil’e satıldı.
Bundan sadece iki gün önce, HAMAG’ın Düsseldorf’taki taşınmazı üzerine Fatih Çil lehine 6,5 milyon Avroluk teminat konuldu.
Üstelik Cenk Karayel, Ahmet Gökçek’in bacanağı.
İki ülke, iki taşınmaz, iki gün ve aynı soyadı.
Soru şu:
Bu işlemlerin ve milyonlarca Avronun kaynağı ne? Çil ailesinin Gökçek ailesiyle mali ilişkisi nedir? Ve asıl soru: Çil ailesi dışında, Gökçeklerin malvarlığı trafiğinde “emanetçi” rolü üstlenen başka kimler var?
Bugünkü yazım
Asmongold was PISSED learning that millions of US tax dollars go toward providing income for Orthodox Jewish communities to do nothing but read Torah all day
“God is going to provide the money. We don’t have to worry about that.”
⚠️ Murat Ağırel’den çok konuşulacak iddialar
“Alışveriş merkezlerinde çalışan Türkler, en lüks mağazalardan Hülya hanımın (Melih Gölçek’in gelini) en lüks mağazalardan aldığı çantaların resimlerini gönderdiler bana.
Ahmet Gökçek’in yaptığı harcamaların resimlerini gönderdiler bana.
Oradaki Türklerin hepsi biliyor yaşadıkları hayatı.
Onların gün içinde harcadığı parayı, bu ülkede 1 yılda kazanan insanlar var.
Evde şirket kurmuş eski bakanın kızı, Melih Gökçek’in komşusu, 20 küsür tane ihale almış Anka Park’tan.
Bu Melih Gökçek yargılanmadığı sürece adaletin yüzde yüz eşit davranıldığı konusunda kimse hemfikir olmayacak.”
Sahil işgalleriyle ilgili; Çeşme belediyesi, İzmir Belediyesi, Çevre Bakanlığı, Turizm Bakanlığı bir açıklama yapmadı.
Beni bu konuyla ilgili arayan tek yer İzmir Belediye başkanının basın danışmanı oldu.
Onun derdi de kendisini Çeşme Belediyesi basın danışmanı olarak karıştırılmasına üzülmesiydi. Terk derdi buydu.
Bunun dışında yapılan hiçbir şey olmadı. Her konuda birbiriyle kavga eden siyasiler konu sahiller olunca tek kelime etmiyorlar.
🔴 TCMB eski Başkanı Gaye Erkan: Dua et babam uyuyor, yoksa silahını çekip hepinizi vururdu!
📍Eski Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan ve babası Erol Erkan hakkında Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.
📍Çağdaş Turgut Reis Tatil Evleri Site Müdürü Ertuğrul Kara ve Swissotel Resort Bodrum Beach Otel Genel Müdürü İlker Ali Şen’in ifadelerinde çok çarpıcı iddialar var.
📍Ertuğrul Kara, ifadesinde “Hafize Gaye Erkan, bana ‘dua et babam uyuyor, yoksa silahını çekip hepinizi vururdu, seni içeri attıracağım’ diyerek tehdit etti” iddiasını dile getirdi.
📍İlker Ali Şen de ifadesinde “Gaye Erkan personelime, ‘Ben Maliye Bakanı olacağım, İçişleri Bakanı olacağım, sizi attırırım, sürdürürüm’ şeklinde sözler söyleyerek tehdit etmektedir” dedi.
📍Swissotel Resort Bodrum Beach Otel Genel Müdürü İlker Ali Şen’in Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifade özetle şöyle:
📍“Turgut Reis Mahallesinde bulunan Swissotel Resort Bodrum Beach Otel'de Genel Müdür olarak çalışmaktayım.
📍Otelimizin bulunduğu kampüs içerisinde aynı zamanda 72 tane villanın bulunduğu site vardır.
📍Sitenin 1 no’lu villasında oturan Erol Erkan ve kızı Hafize Gaye Erkan isimli şahıslar, site sakinleri ile personeline ve otel misafirlerine yönelik sözlü ve fiziksel müdahalede bulunarak taciz etmektedir, bu şahıslar müşterilerimize, çalışan personelimize hakaret ve tehdit içeren sözler söyleyerek otelimize zarar vermektedir.
📍Şikâyet dilekçemin ekinde personelimden bana gelen şikâyet dilekçeleri vardır, çalışan personelime ‘Ben Maliye Bakanı olacağım, İçişleri Bakanı olacağım, sizi attırırım, sürdürürüm’ şeklinde sözler söyleyerek tehdit etmektedir…
📍Ayrıca otele ait misafirlere ait kedi, köpek gibi hayvanlarına karışıyor, Özel güvenlik personelimize sürekli kendi güvenliğiymiş gibi davranarak onlara emir talimat vermeye çalışıyor.
📍Otel müşterilerinin önünü keserek telefonla videoya çekiyor; "Sen kimsin, neden geldin?" gibi soralar sorarak taciz ediyor, otele ait şezlong üzerine "10 dakika içinde döneceğim, eğer dönmemişsem bu yazıyı bir daha oku" şeklinde yazılar bırakıyor, bu yazıları genelde babası Erol Erkan yazıp bırakıyor.
📍Bizi turistlere ve müşterilerimize rezil ettiler…
📍Hafize Gaye Erkan isimli şahıs, sabah, öğlen ve akşam öğünlerinde oğluna özel yemek yapılıp villasına teslim edilmesini istiyor…
📍Otel müşterilerini, çalışan personelimi ve beni rahatsız eden, ortak kullanım alanlarını işgal eden Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan isimli şahıslardan şikâyetçiyim.”
📍Çağdaş Turgutreis Tatil Evleri Sitesi'nde 3 yıldır Site Müdürü olarak çalışan Ertuğrul Kara da savcılık ifadesinde özetle şu iddiaları dile getirdi:
📍“Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan sitenin ortak alanına ait olan geçiş yolu, sahil yolu, iskeleler ve bahçe kısımları vs. alanlara kamera yerleştirmiştir.
📍Bu kameralar bildiğim kadarıyla yüz tanıma ve fotoğraf çekme özelliğine sahiptir…
📍Ayrıca site yönetiminin bilgisi ve rızası dışında ‘özel mülktür, izinsiz girilmez’ şeklinde yazılı tabelalar sitenin ortak alanına muhtelif yerlere yapıştırmışlardır.
📍Ben bu tabelaları yönetimin ortak kararı ile sökmeye çalıştım ancak Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan beni ittirdiler.
📍Ben buna ilişkin darp raporu almadım. Fakat kamera kayıtlarında bu olay görülecektir…
📍Site çalışan görevli personellere sadece özel kendilerine hizmet etmesini istemektedirler.
📍Site görevlilerine bu yönde baskı ve mobing uygulamaktadırlar…
📍Hafize Gaye Erkan ile sitenin ortak alan kullanımı ve personelin kendi özel işlerinde kullanılması konusunu 18/08/2026 günü kendisi ile konuştum.
📍Fakat kendisi bana ‘dua et babam uyuyor, yoksa silahını çekip hepinizi vururdu, seni içeri attıracağım’ diyerek beni tehdit etti.
📍Bu esnada ofisteydik. İkimiz dışında kimse yoktu…
📍Çağdaş Turgut Reis Tatil Evleri Site Yönetimi adına sitenin huzur ve sükununu bozan ve beni tehdit eden Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan isimli şahıslardan davacı ve şikayetçiyiz.”
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bugün telefonla arandım.
Yarın ifade vermek üzere Başsavcılığa davet edildim.
Hangi sıfatla ifadeye çağrıldığım tarafıma henüz bildirilmedi.
Yarın gerekli bilgileri edindikten ve ifade işlemleri tamamlandıktan sonra kamuoyunu bilgilendireceğim.
Yargı sistemimize göre İ. Melih Gökçek'in sabahın köründe evden alınması, gözaltı ve muayene sırasında videolarının çekilip yayınlanması, mallarına elkonulması, şirketlerine kayyım atanması gerekmiyor mu ?
Bugüne kadar herkese bunlar yapıldığı için sordum.
— Deniz Göktaş’tan mektup: “Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.”
Pervin Buldan, kendisiyle ilgili Engin Balım'ın söylediklerini paylaştığımız videoyu mahkeme kararı ile sildirdi.
Sonra ben tekrar yayınladım.
Tekrar mahkemeye başvurdu.
Yine Türkiye'den engelletti ve sildirdi.
Silinirse tekrar yükleyeceğimi söylemiştim.
Yine engelletmesi ve sildirmesi için tekrar paylaşıyorum.
Yeniden sildirdikten sonra bir daha paylaşacağım.
Turhan Çömez: Tam bir ‘Türkiye Yüzyılı’ fotoğrafı
*Tost yapmanın dışında hiçbir birikimi, tecrübesi olmayan kantinci Aziz İhsan Aktaş, 15 yılda 600'e yakın ihale almış.
*Çoğu Akp’li belediyeler…
*Tek bir tanesi soruşturma geçirmemiş
*Siz bana neyden bahsediyorsunuz…