1. KHK’lı Emniyet müdürü Ahmet Karaoğlu’nun yaptığı tarihi çıkış Vaka-i Hayriye için bir umut oldu. Duruşuyla, özgüveniyle, muhakemesiyle parlak bir polis olduğunu ispatlayan Karaoğlu inşallah yalnız kalmaz. Dünyanın gıpta ettiği Türk ordusunun en iyi eğitimleri almış subaylarından da gür sesler çıkar. Ve artık raf ömrü çoktan bitmiş, kokuşmuş “mahrem ocağı” dağıtılır. @AAK_85082@AhmettDonmez
@Hrkan68988598@MYKN0106@AhmettDonmez Mahremlerin beslemesi it. Söyle bakamim bir tane yalanini. Siz nasil karaktersiz bir insanlarsiniz? Khem vatana, millete hem yol arkadaslariniza ihanet ediyorsunuz.
@Clkjsp@AhmettDonmez Cünkü kücük insanlar. 15 te.muz belasini yapip, hem vatana hem dine ihanet edenlere hizmet edenlere ne desin. Adamin dikkat cektigi sey, kendi arkasalarini bile magdur edene adamlarin güdümünde yayin yapmalari.
Basit bir cevap:
“Biz” dediğiniz için öyle konuşacağım; “siz”in yüzünüzden hayatım ve yüzlerce tanıdığım insanın, yüz binlerce tanımadığım insanın hayatı karardı. Hesap vermediğiniz müddetçe; sorumluları ifşa etmek bir yana, onları aynı yerlerde tutmaya devam ettiğiniz müddetçe; Allah ömür ve güç verdikçe “sizi size” bırakmayacağım.
Çünkü yaptıklarınızı siz size yapmadınız; ceremesini siz size çekmediniz. Milyonlarca insan ödüyor bedelini.
“Siz” ise hesap vermeden kolayca sıvışıp gitmenin derdindesiniz.
Öyle basit mi zannediyorsunuz bu işi?
Yaman gazeteciler @ademyarslan@ahamitbilici belki ilginizi çeker.
İki tane fotoğraf birisinde akıncı davasından yargılanan Hakan Çiçek ve İsmail Kokuroglu diğerinde, Hakan Çiçek’in oğlu, Kokuroğlu ailesi, @myikar’in eşi var.
Kimleeer kimlerle beraber.
Teşekkürler @AhmettDonmez
Adeta bir laboratuvar deneyi gibi. Üç denk insan ve bir büyük sapma.
Aynı kuşak üç genç adam. Üçü de müslüman. Üçü de göçmen. Üçü de iyi eğitim almış. Üçü de kariyer sahibi. Üçü de Amerika'da siyasetle ilgileniyor. İkisi dünya çapında gençlerin rol modeli haline geldi, biri ise bir nefret objesine dönüştü.
Kitabı çok satsın dıye kampanyalar düzenleyenler şimdi koro halinde tekrarlıyor: "Enes bizi temsil etmiyor." Tam olarak da temsil ediyor.
Şimdi bu resme önyargısız olarak bakın. Bir NBA yıldızıından bir palyaço çıkaran stratejilerle bu dünyaya müspet bir mesaj verilemeyeceğini göreceksiniz. Enes'e de yazık oldu Eneslere de.
Almanya’da Gülen Cemaatinin Önde Şerefsizlerinden Hüseyin Demir,
Sosyal Medya üzerinden Almanya’daki hizmet yönetimine muhalif kardeşlerimizin özel bilgilerini ve iltica süreçleriyle ilgili bilgilerini paylaşıyor.
Özellikle Almanyada yaşayan kardeşlerim,
hepinizin tüm bilgileri bu adamın elinde.
Bu adamı Almanya İstihbaratına şikayet edin.
Günü geldiğinde resmi şikayet belgeleriniz kurtarıcınız olacak.
@EmreUslu Mustafa Özcan adı geçince defansa koşmak zorunda kalmanı herkes görmüş oldu!
He yav, Mustafa Özcan, Sema hastanesi sorumlusuydu... :) Çay getirip götürüyordu
Bu twiti silme de herkes seni daha iyi tanısın!
Fatih Bey, çok genç ve temiz kalplisiniz. Bu gizli örgüt, yani FETÖ yöneticileri, sistemi kaybetmemek için eskiden beri ellerinden geleni yapıyor.
Son 10 yıldır, bu süreç boyunca Asım, Emre Uslu, İbrahim Öztürk, Bülent Keneş ve daha birçok isim çeşitli şekillerde maaş aldı ya da maddi olarak desteklendi. Allah şahidimdir.
Ya doğrudan, zarfla maaş aldılar ya da “İlgileniyoruz” ayağına, “Gel, sana bir kurum kuralım. Başında ol, oyalan, maaşını al. Hem çalışıyor gibi görün hem de Hizmet lehine gazeteciliğine devam et,” denildi. Bazılarına ise, “Sen Uber yap arada, biz de sana aydan aya destek olalım; sen gazeteciliğine devam et,” denilerek düzenli yardımlarda bulunuldu.
Kimi gazeteciler Ekrem’in şemsiyesi altındaydı; Emre Uslu ve Adem Yavuz gibi. Kenarda kalan ama kaybetmek istemedikleri bazı gazeteciler ise —İbrahim Öztürk ve Bülent Keneş gibi— sevdikleri ve güvendikleri bir “abi” üzerinden maaşlarını almaya ve Hizmet içindeki vazifelerine devam ediyorlardı.
Bu projelerin bazılarında doğrudan ben de vardım. Dolayısıyla şahitliğim çok net.
“Belge sunun” demişsiniz. Belge sunamam ama bizzat şahit olduğum olayları seve seve anlatırım.
Zaten Asım da, Emre de, Ekrem de gazetecilik hayatları boyunca ortaya bir tane somut belge koymuş insanlar değiller. Hayatları boyunca belgesiz konuşmuş bu insanların şimdi benden “belge” istemesi de ayrıca ironik.
Mesela bırakın Asım’ı falan; Adil Öksüz’ün bile bazı abiler tarafından saklandığını ve aydan aya maaş aldığını biliyorum. Saffet kendi ağzıyla bana, “Ne yapalım, çöpe mi atalım? Bizim insanımız; ailesi de kendisi de,” diyordu.
Siz Hizmet’i hâlâ 90’lardaki temiz abilerden ibaret zannediyorsunuz. Hayır. Bana göre cemaati maalesef çok tehlikeli insanlar ele geçirdi.
Bırakın gazetecileri “sussunlar” diye maaşa bağlamayı; benim iddiama göre, sussunlar diye insanların öldürüldüğü olaylar bile oldu.
Merak etmeyin, onları da konuşacağız. O gün geldiğinde, “Bu Ebuseleme deliymiş ama doğru söylüyormuş,” diyeceksiniz ve Ebuseleme’yi mumla arayacaksınız.
Kader ve tarih, aynı oyunun tekrar tekrar oynanmasıdır.
Eğer onların içinde de aynıları olmuşsa, elbette seve seve yazarım.
Yalnız burada hükümetin Süleymancılar’a ayrıcalıklı davrandığını da yazmak lazım. Mesela niye onlara da bir darbe tiyatrosu organize etmediler? Neden bir üs belirleyip, sabahın seherinde o civara tarla bakmaya ve belgesel çekmeye gelmiş olan 5-6 tane Süleymanlı abisini zorla darbe üssüne kilitlemediler? Neden Süleymanlı bazı insanları F16’lara, taarruz helikopterlerine bindirip döve döve bir yerlere ateş açtırmadılar? Mesela neden bu Genelkurmay Başkanı da Alihan Kuriş’e üniforma gönderip onu bir şeylere tahrik etmedi? Devlet adil olmalı ve bütün cemaatlere aynı ölçüde tuzak kurmalı değil mi? Bunları da yazmak lazım.
Yazarım bir gün.
'MİT ajanı’ dedikleri Adil Öksüz’ün eşi, Amerika’da cemaat desteğiyle lüks bir yaşam sürüyor. Oysa toplantılarda bize, ‘İtirafçıların eşlerine ve çocuklarına su dahi vermeyin.’ deniyordu. Yani topladığımız himmetler 'MİT ajanı' dedikleri Adil Öksüz'ün eşine gidiyor. Var mı bu çelişkiyi açıklayacak?
Ben “güzel insan, buyur gel, kanalıma konuk ol, canlı yayında istediğini anlat, beraberce analiz edelim, ben sana sorular sorayım, sonra buna birlikte karar verelim” diyorum, adamın yazdıklarına bak.
Erhan Doğan;
1- Beni Ankara’da nereden biliyorsun, nereden tanıyorsun? Çık herkese anlat. Zira ben seni tanımıyorum.
2- Kendimi nasıl güvene almışım , açıkla. Eteğinde ne varsa hepsini dök.
3- “Kutsal devletine hizmet ediyor artık” herzeni de açıkla. Açıklamak zorundasın.
Eğer bir kutsalın varsa, o kutsalın adına çıkıp dürüst bir şekilde ortaya koyacaksın.
İspatın varsa ispatını ortaya koyacaksın. Yoksa, teyide muhtaç bir bilgin varsa ona da razıyım, onu paylaş.
O da yoksa duyumunu söyle, ona da açığım.
Bununla ilgili elinde her ne varsa söyleyeceksin. Karnından konuşmayacaksın.
Ben de cevabını vereceğim.
Senin için iftira atmak bu kadar kolay demek.
Sen git “işkenceye uğradım, haksızlığa uğradım” diye insan hakları, hukuk konuşmaları yap.
Sonra da sırf senin hoşlanmadığın şekilde yayınlar yapıyor diye arkadan bu şekilde namertçe iftiralar at.
Mağdurken, mazlumken böyle; elinde güç olsa demek neler yapacak.
Ne Adem Yavuz Arslan ne de diğerleri sizin gibi farklı gürüşlerle oturup tartışacak cesaretleri yok.Onların Havuz Medyasından farkı yok.Hatta Havuz medyası yine tek tük muhalif kişiler çıkarıyor farklı görüşlere sahip. Ama Adem ve Cemaatin medyasında tek bir farklı ses göremezsin
@HasanHs25667870@HerodotDiyorKii Evet, darbe planlamasinda bulundugu haberi oldugu belli. Böyle manuplasyon yapip,önce hizmet insanlarina sonra millete ihanet etti. Binlerce insanin ölmesine vesile oldu, adil ekibiyle beraber. Bir de Mertce kacti. Bunu görmeyecek, anlamayacak kadar, akilsizmisiniz?