Biri katilin psikolojik sorunları olduğunu yazmış. Kusura bakılmasın ama artık ruh sağlığı üzerinden kurulan mazeret dili beni tatmin etmiyor. O şunu yapıyor ama travmaları var, şu çevresine zarar veriyor ama ilaç kullanıyor, bu şöyle yapıyor ama ailesi onu hiç sevmemiş.
Tam bir bahane dükkanı. Bu “psikolojisi bozuk” tiplerin hiçbiri niye bir mafyaya, bir suç çetesine zarar vermeye kalkmıyor? Kendilerinden daha karanlık ailelerin çocuklarına zorbalık yapmaya kalkamıyor? Neden dertleri eli yüzü düzgün, temiz, eğitimli, yasalar içinde yaşayan vatandaşlar oluyor?
Kötü insanlar “kurban seçerler.” Yalan söylerler, iftira atarlar, şiddet tehdidinde bulunurlar, ama bunu sadece seçilmiş kişilere yaparlar. Kurban seçebiliyorlarsa, demek ki iyi ve kötü arasında seçim iradeleri vardır. Dolayısıyla eylemlerinden en ağır şekilde sorumlu tutulmalılar.
Toplumsal sistemlerimiz bu tip hastalıklı insanlara yönelik aşırı hümanist ve töleranslı dili bırakıp; bu kişilerin ilk mikro zorbalık girişimlerinde onların toplumsal fırsatlara ulaşmasının önünü yasal ve sosyal olarak kökten kesmezse, kötülüklerinin şiddet ve çeşitlerini arttırdıkları haberlerini çok alırız.
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü öğrencileri, harçlıklarını çıkarmak için evlere temizliğe gitmeye başladı:
"Ben fizik okuyorum, bilim insanı olmak için buraya geldim. Ama daha ilk yılımda maddiyat yüzüme vurdu. Hayallerim kırılmış hissediyorum."
Dünyada en fazla verginin alındığı ülkelerden biri olan Türkiye’de, kalitesiz bir hayatı pahalıya yaşıyorsunuz.
• Marketten aldığınız ürünler,
• Pazardan aldığınız sebzeler,
• Kullandığınız internet,
• Soluğunuz hava dahi…
Uluslararası markaların çoğu, Avrupa’ya sattığı ürünleri aynı kalitede Türkiye’ye satmıyor.
Yediğiniz McDonald’s bile Türkiye’de sattığı burgerlerin et oranını düşük tutuyor.
Telekonimikasyon şirketleri dünyanın en pahalı fiyatlarını isteyip, en vasat interneti veriyor.
Yeterli protein almadan ve sağlıksız ürünlerle büyüyen nesiller yetişiyor. Kısacası bizi herkes enayi yerine koyuyor. Bu konularda yapacağım çalışmaların devamı için paylaşmanız ve takip etmeniz çok önemli.
Türkiye için stratejik öneme sahip, Türk Milleti'nin sofrasının vazgeçilmezi olan zeytini kömüre değişenlerle mücadele edeceğiz.
Üreten çiftçiyi, köylüyü jandarma ile karşı karşıya getirip, rantçı millet düşmanlarının arkasında siyaset yapanlarla mücadele edeceğiz.
Türk Milleti'nin çıkarları için Türk Milleti ile birlikte millet düşmanlarıyla mücadele edeceğiz.
Türk'ün vatanını, köyünü, köylüsünü, ağacını, ormanını, zeytinini, ekinini koruyacağız!
#zeytinimedokunma #ikizköydireniyor
@zaferpartisi
Türkiye’de son 10 yılda yaşanan enflasyon ve adaletsizlik nedeniyle toplumsal ahlak çöküyor.
Okuyarak hiçbir şey elde edemeyeceğini gören gençler; Yasadışı kumara, fuhuşa, dolandırıcılığa vb. bir çok alana yöneliyor.
Türkiye’de sessiz bir yıkım yaşanıyor.
Bir yandan da siyasiler ve onların medyası kendi tarafındaki usulsüzlükleri görmezden geliyor.
AK Parti’nin kendi bakanlığına dezenfektan satan Pekcan’ı, CHP’nin Kamu malını millete sormadan satan Marmaris belediye başkanı Acar’ı hiçbir hesap vermedi.
Türkiye’de belki ekonomi ilerde düzelir ancak yıkılan bu toplum ahlakı düzelmeyecek.
Tüm kalabalığı kendi kerametin say, herkes “senin için toplandı” triplerine gir, Muharrem İnce’yi konuşturma, bir de üstüne Selahattin teröristine selam çak. Sen harbiden büyük bir rezilsin @eczozgurozel
Tutuklu olduğum “halkı kin ve düşmanlığa kışkırtma” suçunun cezası 1-3 yıl. En üst sınır olan 3 yıl ceza alsam bile, hapishanede şimdi kaldığım kadar kalmam mümkün değil. Oysa 66 gündür iddianamem hazırlanmadan yüksek güvenlikli bir cezaevinde hücrede tutuluyorum.
Tutuklama ile siyasi ceza veriliyor. Her 30 günde bir yapılan tutukluluk değerlendirmesinde tutukluluğum “güçlü suç şüphesi var” denilerek uzatılıyor.
Oysa bırakın suç şüphesini; suçlu olsam/bulunsam serbest kalacağım.
Bu düşman ceza hukuku uygulamasıdır.
Bu haksız, hukuksuz, uygulamayı TÜRK MİLLETİNE şikayet ediyorum.
Ben olsam boykotta farklı bir yöntem önerirdim.
Mitingleri görmezden gelen kanallara bağlı şirketler yerine,
o kanallara reklam veren şirketlerin ürünlerine boykot çağrısı yapardım.
Vatandaşa da o şirketleri aratıp, beni yok sayan kanallara reklam vermeyi kesmelerini önerirdim.
Hiç kimse bana bu insanların Kürt olduğu için mağdur olduğunu söylemesin. Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinde kimse etnik kimliğinden ötürü mağdur değildir.
Mağdur olan Kastamonu’nun orman köylüsü, Niğdeli çiftçi, Afyonlu mermer işçisi, Bitlisli duvar işçisi, Vanlı emekli, Edirneli dul, Sinoplu yetimdir.
Mağdur olan İsrail ile devam eden ticareti anayasal hakkını kullanarak protesto ettiği için tutuklanan 9 genç, YSK’ya güvenmediği ve bunu söylediği için Nasuh Mahruki, Mustafa Kemal’in askeri olduğu için ihraç edilmeye çalışılan teğmenlerdir. Türkiye’de mağduriyet etnik değil ekonomik ve politik mağduriyettir. @zaferpartisi
BÖLÜM: 2 - Türkiye'de yasak olan Casino oyunları, devlete ait olan Milli Piyango sitesinden oynatılıyor.
Demirören ailesi de bu oyunları şirketlere pazarlıyor.
Türkiye'de kumar, KARA PARANIN AKLANMASI nedeniyle 1998'de yasaklanmıştı.
Ancak devletin sitesinde bile bu kumar oyunları oynanabiliyor.
Kumar ile mücadele ediyoruz diyen iki yüzlü politikaları ifşa edeceğim. Bu videolara devam edebilmem için paylaşmanız, takip etmeniz ve çevrenize izlettirmeniz çok önemli.