KİM BU KADIN DİYECEKSİNİZ?
Bildiğimiz o Melih Gökçek' in oğlu Osman Gökçek'in şikayetiyle akıl hastanesine kapatılan
#AvDİLEKEKMEKÇİ
26 gündür zorla akıl hastanesinde tutulan avukat-akademisyen #DilekEkmekçi'nin tutulduğu ortamı, avukatı @PSanri anlattı:
''80 yaşındaki annesi bugün görüşmek için Bakırköy Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne gitti. Çok zor koşullarda, saatlerce bekletildikten sonra bir binada üst katta ufak bir pencerenin arkasında Dilek dururken, annesi ise binanın dışında 45 dakika boyunca başını yukarı kaldırarak yaklaşık 1,5 metre yükseklikteki pencereye bakarak Dilek ile konuşmaya çalışmış.
Koridorlarda farelerin, böceklerin gezdiği bir yerde tutuluyor. En doğal hakkı olan annesi ile görüşmesi bile adeta işkence haline getirilmiş.
Bütün bunları Melih Gökçek'in oğlu Osman Gökçek'in şikayeti nedeniyle yaşıyor. Dilek acilen oradan çıkarılmalı, tüm duyarlı insanların ve kurumların bu yaşananları gündemde tutması gerekiyor.''
( Cafer Doğan sayfasından)
Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz’dan Hakan Tosun için adalet çağrısı.
10 Ekim gecesi sokak ortasında dövülerek öldürülen gazeteci Hakan Tosun’un davasında adaletin yerini bulması için herkesi mahkemeye, adalet mücadelesine sahip çıkmaya çağırıyor.
Değerli dostumuz, Emek dünyasının gazetecisi Şükran Soner'i uğurluyoruz.
Yaşamı boyunca sadece gazetecilik değil işçi sınıfının hak mücadelesi içinde ve insan hakları savunucusu olarak hafızalarımızda yer alan Şükran Soner'i uğurlamaya gelenlerle birlikteydik.
Emek Partisi heyeti olarak Cumhuriyet gazetesi yönetimine başsağlığı dilerken, örgütlü mücadeleye inanmış, meslek Sendikasının başkanlığını yapmış, emekçilerin Şükran ablasını sevgiyle saygıyla anıyoruz.
Ailesine, meslektaşlarına, işçi sınıfımıza başsağlığı diliyoruz.
🇨🇺 1 Eylül’de Küba’da ders zilleri yeniden çalıyor.
Yaklaşık 1,4 milyon çocuk ve genç, zorlu ekonomik koşullara ve gündelik hayata rağmen okullarına dönüyor.
Enerji, ulaşım ve malzeme sıkıntılarına rağmen Küba, her çocuğun eğitim hakkını korumak için öğretmenleriyle, aileleriyle, toplumuyla el ele veriyor.
Çünkü eğitim herkesin hakkıdır ve çocukların geleceği vazgeçilmezdir.
Derneğimiz de bu büyük çabaya Küba’ya Güneş Topluyoruz kampanyası ile destek oluyor.
Çocukların okullarına, hastanelerin elektriğine kavuşması için hep birlikte Küba’ya güneş toplayalım. ☀️🇨🇺
Yeni eğitim-öğretim yılı kutlu olsun Küba!
📍 Siz de Küba ile dayanışmanın parçası olmak için:
JOSE MARTİ KÜBA DOSTLUK DERNEĞİ
Remzi Oğuz Arık Mahallesi, Büklüm Caddesi, No: 38/7, 06680, Çankaya Ankara
TÜRKİYE İŞ BANKASI
Şube Adı: Meşrutiyet
Şube Kodu: 4213
SWIFT Kodu: ISBKTRIS
TL HESABI
Hesap No: 1250379
IBAN: TR98 0006 4000 0014 2131 2503 79
USD HESABI
Hesap No: 1098551
IBAN: TR02 0006 4000 0024 2131 0985 51
EURO HESABI
Hesap No: 1098584
IBAN: TR81 0006 4000 0024 2131 0985 84
*Ankara Valiliği izni ve 06.2026.4513 faaliyet numarası ile
#Küba #Cuba #100AñosConFidel #Fidelle100Yıl #NoMásBloqueo #CubaNoEstaSola #CubaVencera #KübayaGüneşTopluyoruz
16 yaşındaki bir çocuk hastane tuvaletinde tek başına doğum yapıyor; devletin ilk yaptığı ise onu tutuklamak oluyor.
H.E.Y. henüz 16 yaşında ve çocuk yaşta bir gebelik söz konusu. Bebeğin biyolojik babası kim ve kaç yaşında? Çocuğun maruz bırakıldığı istismar araştırıldı mı? Gebelik neden doğuma kadar fark edilmedi? Çocuğu korumakla yükümlü yetişkinler ve kurumlar neredeydi?
Bunların hiçbiri açığa çıkarılmadan 16 yaşındaki çocuğu yalnızca “fail” olarak görmek, maruz bırakıldığı istismarı ve yetişkinlerin sorumluluğunu görünmez kılar.
Yeni doğan bebeğin yaşam hakkı da H.E.Y.’nin çocuk olduğu gerçeği de görmezden gelinemez. Çocuk istismarının ve ihmaller zincirinin tüm boyutları açığa çıkarılmalı, sorumluluğu bulunan herkes hakkında etkin bir soruşturma yürütülmelidir.
Direnişlerini zaferle bitiren maden işçilerine ve haksız yere tutuklanan @bagimsizmadenis başkanı Gökay Çakır ve örgütlenme uzmanı Başaran Aksu’ya Antep’ten ses verdik .
Başaran Aksu ve Gökay Çakır yalnız değildir!
Tarihi ve Hayati Bir Dönüm Noktası
Değerli Dostlar, Çerçeve Yasa’dan bahsediyorum. On yıllardır on binlerce cana, on milyarlarca dolara mal olan, büyük acılar ve kayıplara yol açan bir çatışmanın sona ermesi, kan ve gözyaşı devrinin kapanması hedefleniyor.
Usul hataları, üslup hataları olabilir. İçeriğinde birçok eksik bulunabilir. Ancak yasanın temeli; silahların bırakılması, örgütün feshi ve çatışmanın durmasının milletin hassasiyetleri de gözetilerek devlet tarafından güvencelere kavuşturulmasından ibarettir.
Pusuların, infazların, katliamların, suikastların son bulmasının ilk adımıdır.
Bu tabloya itiraz edenler, “Hayır silah bırakamazlar. 48 yıldır olduğu gibi devam etsin.” demek istemiyorlar elbette.
Bu ilk adım aslında bir anahtardır. Paslanmış, kirlenmiş, varlık nedeni kaybolmuş, defalarca denenmiş ama açılamamış bir çelik kapının şifrelerinin kırılıp, refaha, kardeşliğe, barışa, demokrasiye doğru aralanmasıdır.
Bir devlet projesi olarak hayata geçirilecek olsa da bu proje milletin özlemlerinin ifadesi olmalı ve memleketin geleceğini aydınlatmalıdır.
Siyaseti de ekonomiyi de zenginleştirecek bu yolculuğun kalıcı bir barış ve gerçek bir demokrasiyle taçlandırılması bu memleketin tüm insanlarının sağduyusu ve gayretleriyle, elbirliğiyle mümkün olacaktır. O nedenle millet devlete yön ve yol vermelidir. Bu yolculuk sadece bu topraklarda değil, bölgemizde de dünyada da gücümüzü tahkim edip, perçinleyecektir.
“10 Ağustos Çerçeve Yasası’nın” kan ve gözyaşına son vermesini, güzelliklere vesile olmasını diliyorum.
Sağlıcakla kalın.
9 Ağustos 2026
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63, Buca – Kırklar
Yıldızlar SSS Holding bünyesinde çalışan ve aylardır maaşlarını alamayan Eti Gümüş ile Doruk Madencilik işçileri Enerji Bakanlığı önünde eylem yaptı. Bağımsız Maden İş üyesi işçiler polis engeliyle karşılaştı, çok sayıda işçi gözaltına alındı
Kübra Kırımlı'nın haberi
https://t.co/ulEtm7eHeg
Çerçeve Yasa görüşmeleri Adalet Komisyonunda sürüyor. Saatlerdir yapılan tartışmalarda hem teklifi hazırlayanlar hem de itiraz edenler aynı hatalı tarih anlatısı ve terminolojiyi kullanarak farklı çözümleri savunuyor. Birbirinin içinden çıkmış partilerin terör ve güvenlik kıskacına sıkışmış polemiğini dinliyoruz.
Kürtlerin ayrı bir ulus olduğunu ve sorunun ulusal eşitlik sorunu olduğunu kabul etmedikçe kendi tarihsel gerçekliğinizden koparsınız. Geçmişin özeleştirisini yapmadan, yüzleşmeden geleceğe umutla yaklaşmak mümkün olmaz.
Politik hesaplar ve iktidar kavgaları için değil Türk ve Kürt ulusunun, bu çok uluslu ortak yaşamının eşit ve kardeşçe sürmesi için vesile olmasını umut ettiğimiz bu düzenlemeye hayır demeyi doğru bulmuyoruz.
Timur Soykan, Burcu Köksal'ın içinden geçmiş
Burcu Köksal, daha önce "Ankara'yı parsel parsel satan jeliboncu" diye alay ettiği Melih Gökçek'in kanalı Beyaz Tv'nin program konuğu olmuş
Zübüklük böyle birşey. Aziz Nesin yaşasaydı Zübük kitabını yeniden yazardı...