Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla kapatılan Bilgi Üniversitesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan devreye girdi.
Gözler, üniversiteyi kapatma kararına imza atan ve kendi imzası konusunda tekrar devreye giren Cumhurbaşkanı Erdoğan’da…
Fıkra gibi bir sistem özeti!
#BilgiÜniversitesi
#BilgiliYalnızDeğildir
Esnafa müjde değil faiz sarmalı çıktı!
İflasın eşiğine gelen esnafımız vergi, zam ve faiz yükü altında ezilirken iktidarın çözüm diye sunduğu şey ne?
Borç vadesini 36 aydan 72 aya çıkarmak. Peki ya bedeli? %39 tecil faizi!
Esnaf zaten anaparayı ödeyemezken, siz bu faiz yüküyle kimi, nasıl kurtaracaksınız? Bu bir kurtarma planı değil, esnafı borç bataklığına ebediyen gömme planıdır.
Bir yanda kepenk kapatan binlerce esnaf, diğer yanda hesaplarına bloke konulan, POS cihazlarına haciz gelen işletmeler…
Esnaf gerçek bir yapılandırma beklerken, sunulan sadece vadeyi uzatan ama yükü büyüten bir düzenleme oluyor.
Bir kez daha söylüyoruz;
Esnaf nefes alamazsa; çarşı susar, çarşı susarsa üretim durur, üretim durursa ekonomi çöker.
Polis Erkan Baş’ın gözüne biber gazı sıkıyor. Erkan Baş buna tepki gösterince polis “ben polisin bana böyle davranamazsın” diyor. Bir milletvekiline, parti başkanına biber gazı sıkacak cesareti nereden alıyorlar? Arkalarındaki takım elbiselilerden.
Kendi kurmadığı, antrenman yaptırmadığı takıma geldi,
İlk maçına uçakta hazırlandı, uykusuz çalıştı,
Birlikte çalışacağını düşündüğü başkan değişti,
Yerine gelen başkan hukuki süreçler yaşadı,
O varken başka hocalarla görüşüldü,
Sezonu tek stoperle götürdü,
Elindeki 3 santrafor gönderilip 19 yaşındaki bir çocukla sezonu sürdürdü…
Dünya kadar, sayısız olay yaşadı. Ağzını açıp da bir “öf” demedi. Ben senden razıyım hocam. Yolun açık olsun. Emeklerin için teşekkürler…
Türkiye Tekel Bayileri Platformu Bşk. Özgür Aybaş: (Alkol zammı ve sahte içki hakkında)
"Bu vatandaşın yeme içme kültürüne, yaşam tarzına müdahaledir. Bu ideolojik bir yaklaşımdır.
Yer yerinden oynaması gerekir. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir ölüm şekli yoktur."
Adım: Adana Şakirpaşa Havalimanı
Birileri daha fazla para kazansın diye tarım arazisi üzerine yapılan Çukurova Uluslararası Havalimanı için beni uçuşa kapatıyorlar. 87 yıl hizmet ettiğim şehirden koparılmama kimse ses çıkarmadı. Bu durumu kabullenenler artık uçuş için Mersin İl Sınırları içerisine gidecek, Mersin’e ineceksiniz.
Üzülüyorum çünkü Adana ve Adanalılar henüz bir zorluğu görmediği için neler kaybettiğini hâlâ anlayabilmiş değil.
Mesele Havalimanının şehrin merkezinde kalması, eski olması, ya da yetersiz olması değildir.
Mesele birilerinin zenginliğine zenginlik katma telaşıdır.
Mesele Adana isminin, prestijinin, havalimanın şehre sağladığı imkanların, kolaylığın ve ekonomik getirinin sekteye uğramasıdır.
Görüyorum ki söz konusu Adana’yı ve değerlerini sahiplenmek olunca kimse tek vücut olamıyor.
Zamanla kıymetimi daha iyi anlayacaksınız.
Bu taşınma ile ben değil, Adana kaybetti.
Üzgünüm.
Türkiye’nin en büyük 5. şehri iken Adana’nın büyük bir köye dönüşmesi bu şehri yönetenlerin beceriksizliği ve şehri sahiplenemeyişinden ötürüdür. Sanayi ve tarım şehriyken şimdi ne tarım yapılacak alan ne çiftçi ne de şehre yatırım yapacak sanayici kaldı. Otogarımız rezalet, metromuz yetersiz, havalimanımız ise artık yok…
Soruyoruz: Sizin Adana ile ne alıp veremediğiniz var? ‼️
“Hakkımızda ferman vermişler Fermana uyduk geldik, kalemimizi kırmışlar Fenerbahçe son kaledir teslim olmaz” diyerek Türk tarihinin en büyük raconunu kestiği an.
Başımızı öne eğdirmedin, kaçmadın, teslim olmadın. Her şey için Teşekkürler Aziz Yıldırım.
Saran Holding: Kamuoyunun yakından takip ettiği TFF Süper Lig ve 1. Lig Yayın Hakları İhalesi’nin sonucunu büyük bir üzüntü ve şaşkınlık ile karşılamış bulunuyoruz.
Adaletli, rekabete ve kamu vicdanına uygun bir yayın hakları ihalesi, tıpkı iki sene önce olduğu gibi maalesef yine gerçekleştirilememiştir.
Öncelikle belirtmek isteriz ki, TFF İhale Komisyonu ile gerçekleşen yüz yüze toplantıda, tarafımıza mevcut yayıncı kuruluşun ihaleden diskalifiye edildiği net olarak beyan edilmiştir. Dolayısıyla bugün gerçekleşen “iptal” daha önce de olduğu gibi, Türk futbolunu esir almış olan mevcut yayıncı ile devam etmenin kılıfıdır.
TFF tarafından yapılan açıklamadan anlaşılmaktadır ki, şartnameye uygun teklif vermemeyi alışkanlık haline getirmiş bir yayıncıyla devam etme arzusu, sayın TFF yönetimi ve kulüplerimiz için de bir alışkanlık haline gelmiştir.
Saygıdeğer kamuoyunu, rekabete baştan aşağı aykırı ilerleyen süreçler nedeniyle, üç yıl sonraki ihaleye yerli ve yabancı hiçbir yayıncı ilgi göstermediğinde, Türk Futbolunun değerinin bugün alınan bu hukuktan uzak, TFF’nin kendi talimatlarıyla uyumsuz kararla nasıl etkileneceğinin takipçisi olmaya davet edeceğiz.
Öte yandan, Saran Holding 30’dan fazla ülkede olduğu gibi Türkiye’de uluslararası spor organizasyonlarına ve liglerine yatırıma; sporseverlerin hak ettiği yayın anlayışını sürdürmeye devam edecektir.
Ancak kamuoyu şunu da kesin olarak bilmelidir ki, grubumuz oynanan bu ihale tiyatrosunun dekoru olmayı daha fazla kabul etmeyecektir. İhale şartnamesine yegâne uygun ve üstelik içinde bulunduğumuz sezonun yaklaşık 60 milyon Euro üzerinde, açık ara en yüksek teklifi veren Saran Holding’in bu ihaleyi kazanmış olması gerekirdi. Zira, ihalenin mantığı, şartları sağlayan ve en yüksek bedeli veren şirket ile anlaşılmasıdır. Bir kez daha yaşanan bu hukuksuzluğu, son derece nezaketsizce sosyal medya üzerinden takip etmek durumunda kalmış bulunmaktayız.
Hatırlatmak isteriz ki, TFF kamu adına Türk futbolunu yönetmekle görevlendirilmiş bir kurumdur. Bu vazifeyi yerine getirirken sadece Türk futbol camiasının haklarını korumayı hedeflemelidir. Bu ilkelere açık aykırılık içeren bu ihale sürecinin iptaliyle ilgili, tarafımızdan tüm hukuki yollara başvurulacaktır.
Oğulcan Akçe: Bazı şeyleri galibiyet gibi iyi bir senaryonun olduğu zaman da konuşmak gerekir. Fenerbahçe, her geçen gün geriye gidiyor. 22 günde 7 maç oynayacak. Fenerbahçe, umut vermiyor. Bu takımı bu kadar geriye götürmek, özel bir meziyet ister gerçekten.
📺 https://t.co/cncYgma6Ys