623 sâl evvel idi İsa'dan
Lumbini'de inzal oldu ol civan
Ol gice kim doğdu ol hayrûl beşer
Aydınlandı, nûra gark oldu Nepal
Gökler açıldı ve feth oldu Şakyalar
Üç melekler, hep sarınmış sârealar
İndiler gökten melekler sanki burdalar
Dillerinde hep mukaddes sutralar
@ertem_emre Orada doğmaya gerek yok. Çocuk burda doğsa bile adını "Artikel, Gesetz, Verordnung, Regel" gibi birşey koyarsak Almanlardan vatandaşlık alırız bence.
Vorschriftcan veya Verordnungnaz da olur.
Eski Afganistan Cumhurbaşkanı Necibullah soruyor:
"İsrail Filistin'i işgal ederken, bu Araplar neden Cihad etmek için oraya gitmiyorlar da akın akın Afganistan'a geliyorlar?
One of the most interesting speeches I’ve come across: Afghanistan’s late president, Najibullah asked in the 80s why so many foreign Arab fighters traveled to Afghanistan for jihad when Palestine was right next door.
⚠️Okulunu Türkiye genelinde örnek okul haline getiren Sincan Anadolu Lisesi Müdürü Ali Osman Köse açıklamada bulunarak istifa ettiğini duyurdu:
🗣️"Yaklaşık 4 yıldır sürdürdüğüm Sincan Anadolu Lise Müdürlüğü görevinden istifa ettim.
Dört senelik inanılmaz gelişimin ardından proje okulu olduk. İki tane açık müdür yardımcısı pozisyonumuz vardı. Oraya işini iyi yapacak, çok liyakatli insanları önerdik sendikalarına falan bakmadan.
Beni burada hiçbir resmi sıfatı olmayan ama amirimmiş gibi 'sizin okula şunları uygun gördük' diyen bir sendika temsilcisi aradı.
Kendisine bizim çalışacağımız arkadaşları önerdiğimizi ifade ettik. Günün sonunda gördük ki onların uygun gördükleri insanlar buraya atanmışlar.
Hangi yapıya, kime hizmet ediyorsunuz bilmiyorum ama ben bu vatana, bu devlete ve bu bayrağa hizmet ediyorum. Sizin sözünüz geçer akçe olduğu sürece burada okul müdürlüğü yapamam"
Linux’ta (ya da açık kaynak herhangi bir yazılımda) kod taranıp açık bulunup kapatılabildiği için güvenli. Kapalı kaynak olan yazılımlarda bildirilmeyen tüm açıklar yıllar boyu backdoor olarak kalıyor ve kullanılıyor.
Linux hala en güvenli. AI sayesinde daha da güvenli.
@mckinley_1776 Klima yönetmeliği yazıcaz diye Almanya'yı klimaya boğabilecek para istenirse verebilirler.
Berlin'de 4 tane çok eski, kurallara aykırı klima var, onları sökücez dersek, bütün Berlin'e klima takabilecek parayı ödeyebilirler. Ama yeni klima için bütçe ayırmak göze batar. Almanlıq
Halen TR’deki bir savunma projesi için Alman bankaları akreditif muhabir bankası olmayı bile reddediyorken, doktora kendi ilacından tattırılması en kötü ihtimalle; Kıkırdattı. 🙄
@JurnalstMustafa Alkoliğe demişler ki "alkolsüz de eğleniliyor. İçmek zorunda mısınız?" Alkolik demiş "alkolsüz de eğlenmek mümkün, evet, ama yardımcı oluyor". Hırsıza demişler ki "mukaddesatçılık yapmadan da çalmak mümkün." Hırsız demiş ki "evet mümkün ama yardımcı oluyor"
✍️ A Greek Cypriot court just rejected a Turkish Cypriot family’s €41m claim over the land beneath Paphos airport.
Meanwhile, Northern Cyprus and Türkiye have paid Greek Cypriots over €767m in compensation.
The South pays nothing.
🔗 Our new piece:
https://t.co/uZFMA2HPzS
Suriye'nin deniz sahasında petrol arama işine Türkiye neden girmedi?
Öncelikle öyle üzerine büyük hikayeler yazılacak büyük oyun falan yok ortada onu söyleyelim.
Konuyu açıklamakta fayda var
Tek tek açalım.
Türkiye'nin filosu zaten taahhütlü, boşta kapasite yok
Türkiye'nin 6 sondaj gemisi var ama hepsinin programı dolu. Yıldırım Mayıs 2026'da Karadeniz'de Türkali-16 kuyusunda, Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han ile birlikte aktif görevde.
Çağrı Bey ise 2026 başında Somali açıklarında, Mogadişu'ya 372 kilometre açıkta dünyanın en derin ikinci deniz kuyusu hedefinde. Önümüzdeki 3 yıl içinde 24 kuyuda çalışma planlanmış; TPAO'nun orta vadede toplam 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline gelmesi hedefleniyor.
Yani bir geminin Suriye'ye gönderilmesi demek, Karadeniz'de kanıtlanmış bir gaz sahasından ya da Somali'deki keşif programından gemi çekmek demek. Bu, kanıtlanmış üretimden vazgeçip keşfedilmemiş bir alanda riske kaymak olur.
Sermaye tahsisi: kanıtlanmış sahaya mı, kuru riske mi
Türkiye'nin sermayesi zaten kendi kanıtlanmış sahalarına bağlı. 2026 ortasında devreye girecek yüzer üretim platformuyla Karadeniz'deki gaz üretimi günlük 20 milyon metreküpe, 2028'de ikinci platformla Sakarya'da 40 milyon metreküpe çıkacak. Gabar bölgesindeki keşif Cumhuriyet tarihinin en büyük petrol keşfi olarak kayıtlara geçti; 2025'te TPAO'nun ham petrol üretimi yaklaşık 44 milyon varile ulaşarak rekor kırdı.
Sermaye tahsisi mantığı burada net: Türkiye'nin elinde keşfedilmiş, kanıtlanmış, üretime geçmiş sahalar (Sakarya gazı, Gabar petrolü) var ve bunlar milyarlarca dolarlık geliştirme sermayesi yutuyor. Suriye Blok 3 ise henüz tek bir kuyu bile delinmemiş, jeolojik riski yüksek bir keşif sahası. Hiçbir rasyonel sermaye sahibi, kendi kanıtlanmış rezervi dururken komşunun kuru riskine sermaye kaydırmaz.
Diğer bir konu Coğrafi yakınlık ve "kendi sahamız" sorusu
Türkiye'nin Suriye sahasının hemen yanında zaten kendi ruhsat alanı var. TPAO, Kıbrıs açıklarında Magosa 3B sismik verisi topladı; Adana-Mersin projesinde Mersin 3B verisini yorumladı, prospektler belirledi; Doğu Akdeniz'de Messinyen tuz biriminin altındaki Miyosen birimlerinin potansiyelini değerlendiriyor.
Suriye Blok 3 ile Türkiye'nin Mersin/Doğu Akdeniz ruhsatları aynı jeolojik havzanın (Levant Havzası) parçası. Blok 3 Doğu Akdeniz'in Levant Havzası'nda, Lazkiye açıklarında, 100 ile 1.700 metre su derinliğinde. Mantık şu: Türkiye aynı jeolojik yapıyı kendi egemenlik alanında, kendi münhasır ekonomik bölgesinde, kimseyle hasılat paylaşmadan, hiçbir egemenlik/güvenlik riski taşımadan deleyebilecekken neden Suriye'nin karasularında, Suriye Petrol Şirketi'ne pay vererek, üçüncü bir bayrak altında girsin? Aynı petrol sistemini test etmek için Türkiye'nin elinde maliyetsiz bir alternatif zaten var.
Peki diğerleri neden girdi bu işe? Hangi anlaşmayla...
Türkiye'nin girmediği yere girenlere bakınca tablo tamamlanıyor; çünkü girenlerin hepsinin Türkiye'de olmayan bir gerekçesi var:
İlk olarak, Şubat 2026'da Chevron + Katar UCC Holding ikilisi. Şubat'taki Chevron/UCC mutabakatı, Suriye'nin ilk derin deniz girişimini bir ABD süper-devi ve özel bir Katarlı yatırımcıyla başlatmaya odaklanıyor; 11 Mayıs 2026'da SPC ortakların belirli bir blok seçtiğini, bu yaz teknik operasyonların başlayacağını doğruladı.
Chevron'un girme nedeni:
İsrail ve Kıbrıs'ta zaten gaz kaynaklarına sahip ve Türkiye ile uzun vadeli LNG tedarik anlaşması olan Chevron'un Suriye'de büyük rol oynama potansiyeli var. Yani Chevron bölgesel bir portföy oyuncusu; tek tek blokların riskini büyük portföyü içinde eritiyor. Elinde onlarca belki yüzlerce blok var.
Bunların bazıları boş veya verimsiz çıksa da toplam içinde maliyet ediyor sadece.
İkincisi ve en büyüğü, 12 Mayıs 2026'da Doha'da imzalanan üçlü konsorsiyum. QatarEnergy, TotalEnergies ve ConocoPhillips, Suriye Petrol Şirketi ile Lazkiye açıklarındaki offshore Blok 3'ün petrol ve gaz potansiyelini değerlendirmek için mutabakat imzaladı; anlaşma teknik çalışmalar ve gelecekteki ticari görüşmeler için çerçeve kuruyor. Bu üçlünün her birinin ayrı gerekçesi var:
TotalEnergies için bu aslında bir yeni yatırım değil, sadece eski işine bir geri dönüş. İç savaş öncesi Suriye 2010'da günde yaklaşık 380 bin varil üretiyordu ve bunun 53 bin varil eşdeğeri tek başına TotalEnergies'ten geliyordu. Total, 2011'de AB yaptırımları nedeniyle durdurduğu operasyonların öncesinde Suriye'yle 1988-2011 arası ilişkisi olduğunu zaten belirtiyor. Total'in girme nedeni: jeolojiyi ve sahayı zaten biliyor, eski alanına devam ediyor.
QatarEnergy için bu salt portföy genişlemesi. Al-Kaabi anlaşmanın QatarEnergy'nin uluslararası b��yüme stratejisini ve bölgesel/küresel upstream iş geliştirme çabalarını yansıttığını söyledi. Yani ülke-spesifik stratejik bir bahis değil, küresel portföye eklenen bir kalem.
Zaten Katar için bu iş küsürat dahi değil. Bunun gibi bir çok alanda toplam portföy büyüklüğü stratejisi.
Üçüncüsü, kuzeydoğudaki kara sahaları için ayrı oyuncular girdi. ABD merkezli HKN Energy ile Haseke'deki petrol ve gaz sahalarını işletmek için anlaşma imzaladı. Şubat 2026'da Baker Hughes, Hunt Energy ve Argent LNG'nin Taqa Saudi Arabia ile kuzeydoğuda dört-beş bloğu araştırmak için ortaklık planladığı bildirildi.
Ama zaten Suriye'nin tarihteki en yüksek rakamı 380 bin varil kadar. Bir Irak, Suudi Arabistan gibi düşünmeyin. Türkiye bile şu anda neredeyse bunun yarısı kadar çıkartıyor.
Suriye'nin büyüklüğünde kendi için önemli bir rakam ve para tabi.
Türkiye'nin şu anda girmemesi neden rasyonel bir tercih?
Tablo şu: filosu zaten kendi kanıtlanmış sahalarında dolu, sermayesi Sakarya ve Gabar'a bağlı, aynı jeolojik havzayı kendi egemenlik alanında bedava test edebilecek ruhsatları var, ve girmesi halinde Suriye'ye has��lat payı verip egemenlik/güvenlik riskini üstlenmek zorunda kalacak. Buna karşılık girenlerin hepsi (Chevron, Total, QatarEnergy, ConocoPhillips) ya bölgesel portföy oyuncusu ya eski saha sahibi ya da risk-dağıtma stratejisiyle hareket eden devler. Türkiye'nin doğru hamlesi, sahaya gemi sokmak değil, bu sahalardan çıkacak gazı/petrolü kendi iletim ağına ve Ceyhan terminaline bağlayacak transit köprü olmak, ki güncel anlaşmalar tam da bu yönde ilerliyor.
Türkiye için Suriye petrolünden çok daha öncelikli bir çok konu var.
Birincisi Suriye ne kadar çabuk toparlarsa bize yarar. Keşke daha çok petrol bulsa da biz çıkarmasak da olur. Onun yeniden îmar gücü bizim için daha faydalı.
Suriye petrolü doğrudan petrol olarak büyük bir stratejik anlam taşımıyor. Ama Suriye'nin toparlanması için verdiği destek daha önemli.
Kötü harita, bir sürü hata buldum. En önemlisi: Kartografik Anakronizm. Hayır, ülkede herkes aydın da, birisi de çıkıp “John Agnew & kalem arkadaşları bu mevzuları yazalı 1000 sene oldu” demiyor. Aslında Nişanyan işbu meseleleri anlar da, işine gelmez.
Anlatayım biraz.
1/2
250 yıl önce bazı toplumlar çakmağı icat etti.
Çakmak üretmek için izlenmesi gereken süreçleri baştan düşündü, taşındı, tasarladılar. Çakmak üretmeye başladılar.
Bazı toplumlar da o sırada pide yapıyordu.
250 yıl sonra pide yapanlar pide yapmaya devam ederken, çakmak üretmenin ne kadar kolay olduğundan bahsediyordu. Çünkü çakmağın nasıl üretildiğinden hâlâ haberleri yoktu.
Yapay zeka da bugünün çakmağı.
Hepimize çakmak lazım.
Trump yönetimi, Türkiye'nin savaş uçağı KAAN için GE F110 motor satışı bildirimini Çarşamba akşamı Kongre'ye yaptı. Kongre'nin satışı engelleme süresi 15 gün (Trump'ın Ankara'dan döndüğü güne denk geliyor). Ama engelleyemezler. Demek ki neymiş, siyasi irade isteyince, Kongre'ye rağmen satış gerçekleşiyormuş.