@Rovimtll@gossipmagazinn O kadar dar kalıpların içine sığmışız ki ordan çıkmak o kadar zor geliyor ki. İlk topuklu erkekler için yapılmış mesela veya oje sınıf ayrımı için kullanılırmış ama şimdi sadece kadınlar yapıyor diye onu yapanlar gey atfediliyor. Erkek pembe giyemez kadın küfür edemez oldu canım
Londra’dayken türkçe öğrenmeye çalışan bir arkadaşım vardı, gönül kelimesini çözememiş, heart mı soul mu uygun diye sormuştu (türkçenin en büyük gizemi) ben de gönül is the heart of your soul not of your body demiştim, woowww so poetic you guys are amazing diye şok geçirmişti.
İnsanın yaptığı hiçbir şeyi yemiyoruz, ama ineğin yavrusu için salgıladığı sütü içiyoruz, onunla türlü türlü şeyler yapıp yiyoruz sonunda da ineği yiyoruz.
Herkese selamlar,
Sofrada bereket, sokakta selamet, insanda dürüstlük ve daha niceleri gibi dertlerimiz varken,
başka bir derdimiz yokmuş gibi günlerdir yazdığım şarkı sözleri sosyal medyada konuşuluyor. Kasıtlı, son derece art niyetli ve aklıselim biri tarafından algılanması imkansız olacak şekilde bambaşka bir yerlere çekiliyor. Şaşkınlıkla izliyorum.
100’ü aşkın eserin söz yazarı olarak, ilk ve son kez, Perperişan şarkısı özelinde kafaları biraz netlemek gereğini görüyorum. Şarkılarım her zaman hayatın pek çok alanından ilham almış ve hayatın kendisini anlatmıştır. Benim yazım tarzımla ortaya çıkmış bir üründe herkes, her dinleyen, kendine ait, kendine dair kişisel anlamlar bulabilir. Sanatın ve edebiyatın çekici ve güzel yanı da budur zaten.
Bu şarkı halk edebiyatı geleneğine öykünerek, metaforlar üzerinden bir aşk hikayesini anlatıyor.
Dinleyenlerimin son derece aşina olduğu muzip bir anlatım tarzı. Misal, kuş dediğin yuva da kurar göklere de uçar. Artık nereden almak istersen.
Sadece bir noktayı son derece net olarak ifade etmem gerekir ki, şarkıda geçen “toy bebe”, “kelek / ham / hayattan derslerini almamış ruh” manası taşımaktadır. (Kuşkusuz biçimde ve de tabii ki!)
Benim bu hikayenin neresinde olduğumun yorumunu ise sizlerin temiz kalplerine bırakıyorum. En kadim kültürel değerlerimiz arasında olan “ozanlık” gereği, bunun şahit olanı ve anlatıcısı da olabilirim.
Son olarak, kamu düzeni ve genel sağlığımızın alt tarafı bir şarkıdan bozulacak kırılganlıkta olmadığına inanmak istiyorum. Bu algı yaratma çabaları arasında, zihni ve kalbi rencide olan ne kadar sevenim varsa her birine yürekten sarılıyorum.
Görüyorum ki profilimden bacaklarım görünen bir fotoğrafı seçip haber yaparak “teşhircileri destekleyen diğer teşhirci” diye beni hedef göstermeye çalışıyorlar. Bu zihniyet, kadın cinayetlerini ve tecavüzü meşrulaştıran anlayışın bir parçasıdır. Bu ahlak şovuna izin vermeyiz!