.@Uber_Turkiye sistemimizle ilgili sorun var. Gerçekleşmeyen ama sorunlu meselelerde şikayet etmek mümkün değil. Başka müşteri alıp önümden geçip giden araçtan şikayetçiyim. Ne yazık ki plaka numarası yok. Sisteminiz nedeniyle ulaşmak da mümkün değil.
#10Ekim10Yıl
Sema Yayla'dan
"Şükrü Erbaş'ın imza günü vardı. İnsanın acısını insan alır kitabından bu sayfayı imzalattım 10. Yıl anısına..."
@sukru_erbas53
#10Ekim’in üzerinden 10yıl geçmesine dair söylemek istediklerinizi video ve/ya postla anlatmak isterseniz, videoları doğrudan bize iletebilir ve/ya
X'te 10 Ekim Derneği’ni
Instagram'da 10.Yılında10Ekim hesabını https://t.co/QaAaz9hpjq
etiketleyerek paylaşabilirsiniz #10ekim10yıl
10 Ekim 2015 ve 10 Ekimler size ne hatırlatıyor?
10 Ekim 2015’in üzerinden 10 yıl geçmesi size ne ifade ediyor?
Siz de 10 Ekim ile ilgili düşüncelerinizi, duygularınızı ve söylemek istediklerinizi bu görselin altındaki yorumlarda paylaşabilirsiniz. #10ekim10yıl
10 Ekim Hafıza Bezi için sizden küçük ama anlamlı bir katkı istiyoruz: yanınızda bir düğme getirin. Her düğme 104 Barış Güvercini’ni anmanın, her ilmek hatırlamanın izi, unutturmama kararlılığımızın simgesi olacak.
#10Ekim#AnkaraKatliamı
#10Ekim#Ankarakatliamı
Unutmamak,hatırlamak,hatırlatmak için başladığımız 10EkimBelgeselleri gösterimlerinin Ekim programında yaşamını yitiren canlarımıza ait videolardan bir seçkinin yer alacağı, hep birlikte “10.Yılında10Ekim”i konuşmaya,yazmaya,dikmeye,dertleşiye bekliyoruz.
Bugün o kadar zaman sonra kaşlarımdaki çatıklığı dert etmediğim, nefes alırken kaburgalarımın göğsümü daha az deldiğini hissettiğim bir akşam geçirdim. Zulme karşı koymanın şefkatle zorunlu bir bağı olmalı.
Bir de, dünyanın garabeti bir yana, derde, kötüye dirayetli sayarım kendimi ama geçtiğimiz ayları kolay atlat(a)madım, hala da zor... Kendimi en sakin, en umutlu hissettiğim anlar hep bu örgülerde, kadınlarla birlikte.
Üzerinden geçen aylarda 7 anıt-ağacımız oldu, devamı da yolda. Elim iğneye, ipliğe, işlemeye alıştı. Hala en çok iğneyi iplikten geçirirken zorlanıyorum. Yine de düğüm atamadığım günlerden buraya gelmek iyi geliyor.
Köklendiği yerler bir yana, her bir ilmiği her bir dalı ise benim bir "şeyim". Henüz ne olduğunu bilmiyorum ama belki bir gün şehrin her sokağı "barış isimleriyle" dolduğunda birlikte tanımlarız.
Elim iğneye, ipliğe en son çocukken dokunmuştu. Ağaçlara, toprağa ise yeni yeni dönebiliyorum. İlkini hala beceremedim ama ikincisinin bu halinin fotoğrafını görmek dahi Ankara'da yeniden evimde hissettiriyor.