Acıbadem konusunda haklı olduğunu 45 yıllık bir Acıbademli olarak rahatlıkla söyleyebilirim. 45 yılda bizim burda da nüfus çok arttı, demografi çok değişti, özellikle de Üsküdara bağlı Yukarı Acıbademe son 15-20 yıl içinde ciddi miktarda bir varlıklı neo-muhafazakar kitle de yerleşti. Yine aynı muhitte işe gidiş ve eve dönüş trafiği şoför için ciddi bir sınav ama Acıbadem hala İstanbulun açık ara en nezih ve asayiş bakımından en güvenli semtlerinden biridir (Böyle dedim diye nüfusu katlamaya kalkmayın hoş kalksanız da geçti Bor’un pazarı zira buradaki emlak ve kira fiyatları aynı zamanda İstanbul’daki en yükseklerden).
elimde satılık köprü var ilgilenir misin atv haberine balıklama atlayan boomer? kelepir fiyata alacağın bu köprüye vegan girişini yasaklar, balıkçıların tuttuğu balıkların denize atılma korkusu taşımayacağı bir köprü işletirsin böylece.
spk başkanlığı döneminde halka arzına onay verdiği kendi şirketi iflas eden, halka arz seferberliği adı verilen dönemde de halka arzına onay verdiği birçok şirket borsa kotasyonundan çıkarılan vedat akgiray’ı halka açık şirketlerin konkordato süreçleri hakkında yayına çıkarmışlar
#MEGAP özelinden yola çıkarak, konkordato sermaye piyasaları açısından ne ifade ediyor, yatırımcıyı nasıl bir süreç bekliyor. SPK ve Borsa İstanbul yönetiminden beklentiler...Hepsini Bloomberg HT'de işliyoruz
Özellikle Vedat Akgiray'ın yorumlarını kaçırmayın
https://t.co/9hAfgb2NBH
Memleketin en kritik pozisyonlarına gelinirken de gidilirken de bir abartı ve şatafat hali hakim.
Para politikası değil finans odaklı bir kişiyi o pozisyona getirmek riskti. O pozisyona gelmekle fedakarlık yaptığını düşünen bir kişiyi o pozisyona getirmek hatalıydı. Bütün bunlara rağmen "kurtarıcı geldi" tantanası aldı yürüdü.
O tantana ne kadar anlamsızdıysa, şimdi istifa anında birkaç ayda büyük eserler bırakılmış gibi bir dil kullanmak, kişisel şartlarımı da değerlendirmeden görevi kabul ettim gibi bir kolay kahramanlık diline sapmak, bu kadarcık bir süreliğine görev alınıp hemen bırakılarak memlekete hizmet edilmiş olduğu gibi bir görüntü yaratmak ve görev bırakılırken türlü mağduriyetlere yaslanmak, bir o kadar anlamsız.
İşin doğrusu şu ki, zaman kaybetmeye devam ediyoruz.
dunston 8 sezon bu kulüpte oynamış, kulüp tarihinin en önemli başarılarında yer almış ve ikinci kaptanlık yapmış bir isim. siz ne utanmazsınız ya, böyle mi gösteriyorsunuz vefanızı?
bu konuşma için ingilizcesinde bir sorun yok diyenin ingilizcesinde sorun vardır. buradaki sorun aksanı değil kurduğu cümleler. liberaller yine ya suyu bulandırıyor ya da kafaları basmıyor.
Son yıllardaki en iyi büyükelçilerimizdendi. İngilizcesi’nde de bir sorun yok. Sn. Mercan, Boğaziçi mezunu, ABD’de doktora yapan bir akademisyen.
Böyle bir gündem sadece Türkiye’de olur. İngilizce konuşmakta bizim kadar birbirini demoralize eden, özgüvensizleştiren bir millet yok. ABD’de Amerikalılar dahi birbirinden farklı aksanla konuşuyor. Bu konu aşıldı çoktan, İmamoğlu’na da aynı linç gelmişti. Bu özgüvensizlik ve ‘İngilizce polisliği’ yüzünden dil öğrenme ve kullanma yetisi de azalıyor. Robert Kolej’deki 5 senemde bir tek aksan, telafuz, hatta grammer dersi hatırlamıyorum/ hep akıcı konuşmak, okumak, yazmak üzerineydi eğitim. Ne zaman böyle bir linç görsem acayip şaşırıyorum, herkes İngiliz dadıyla büyüyüp İngilizce öğrenmiş gibi sanki
Bu habere saçma sapan yorumlar okudum. Gaye Hanım istese İstanbul'un en güzel evlerinden birisinde oturabilir.
Burada verilen mesaj basit. Gereksiz pahalı harcamalara alternatif çözüm bulunması tavsiye ediliyor.
Hepimiz hayatımızdan gereksiz pahalı harcamaları çıkartmaya başlarsak başarmamız daha kolay olacaktır.
Ek ödemeler hariç brüt 161 bin lira maaş alan Merkez Bankası Başkanı Gaye Erkan,“Biz İstanbul’da ev bulamadık. Müthiş pahalı. Annemlere yerleştik, onların yanında kalıyoruz” dedi. Erkan, süt fiyatlarının bazen markette artmadığını ama TÜİK istatistiklerinde arttığını gördüğünü söyledi.
Gaye Erkan Hürriyet’ten Ahmet Hakan’ın sorularını cevapladı.
- Peki kira sorunu nasıl çözülecek?
Arz eksikliği ve ucuz finansman olduğu zaman bazen dengeler bozulabiliyor. İşte burada bizde de en önemli sorun sosyal konut arzı. Çünkü sosyal konut eksikliğinden dolayı kiralarda artış var. Ayrıca kiralarda Türkiye’ye özgü bir artış söz konusu. Cumhurbaşkanımız ve Cumhurbaşkanı Yardımcımız da bu konunun üzerinde çok duruyorlar. Bir insanın 10 evi olmamalı, 10 insanın bir evi olmalı. Ev ve gıda çok önemli. Sağlık konusunu devletimiz çok oldu çözeli. İstanbul, Manhattan’dan pahalı olur mu? Biz İstanbul’da ev bulamadık. Müthiş pahalı. Annemlere yerleştik, onların yanında kalıyoruz.
-Milyar dolarlık yatırım teklifleri konusu ne oldu?
Biz makro ihtiyati adımları sadeleştirdikçe, bankaların elini rahatlattıkça getiri eğrisi olması gereken yere geldi. Dolayısıyla yatırımcı da tahvillere girmeye başladı. Meclis’te plan bütçe görüşmelerinde bana “Para geliyor mu, hep Körfez’den mi geliyor?” dediler. Ben de “ABD’den de fonlar var” dedim. Sonra “Masamda teklif var” diye yazıldı. Ayrıca yalan söylemedim doğruyu söyledim. Çünkü teklifler var.
Neden bunu açmadık? Şimdi ABD’li fon gelip hesap açmamızı istedi ve “Dolarları verip kur riskini alıyoruz. 20 milyar dolar bir yıl sizde dursun” dedi. Ama biz ona hesap açsak Asyalılar bize neden bunu yapmadınız diyecekler. Bir kere adil bir sistem olması gerekiyor. Hemen arkamdan yazarlardı. Merkez Bankası başkanı işte gitti fonlara hesap açıyor, faiz yediriyor diye. Ama biz onlardan beklemelerini istedik. Bunu düşünelim dedik. Çünkü SWAP üzerinden girecekler ve bunun bizim rezervlerimize etkisi yok. Onlar TL’den para kazanacaktı ama rezervlere etkisi olmayacaktı.
Onların devlet tahvillerine girmeleri gerekiyordu. O yüzden biraz bekleyin dedik. TCMB’nin itibarını zedeleyemeyiz. O yüzden fonlara hesap açamayız. Ve niketim tahvillere girdiler. Son dört haftadır Hazine’nin ihraçlarında yabancı yatırımcıdan, özellikle de ABD’den çok ciddi ve artan bir talep var. Hatta bir tanesi beni aradı. “Bak rezervlerindeki artışı gördün mü? 1.5 milyar doları benden. SWAP’a girmedim devlet tahvillerine girdim. Bir de 1.5 milyar doğrudan TL aldım doları bozup” dedi. Önemli olan bu... TCMB’yi fonların ayağına götürmektense gelsinler tahvil piyasasına herkes gibi adaletli bir şekilde girsinler dedik.
- Dolarda yatay bir seyir var. Bir müdahale söz konusu mu?
Hayır. Dolara bir müdahale yok. Hatta bir müdahale olsa rezerv bu kadar artmaz. Şimdi biz üç nedenden dolayı piyasadayız. Birinci döviz cinsinden olan KKM. Mesela ABC bankasında Fırat beyin hesabı var. Şimdi genellikle bunların yüzde 75-80’i yenileniyor. Yüzde 15 üzeri TL’ye geçiyor. Yüzde 5’lik kesim hâlâ anlayamadığım sebeplerden dolayı dövize gidiyor. Çünkü böyle bir faizle dövize geçmesi matematiksel olarak saçma. Burada üç ayda bir yenileme dönemleri geliyor. Ve yüzde 5 için TCMB’nin piyasaya döviz sürmesi gerekiyor. Biz de doğrudan ABC bankasına satış yapıyoruz. Yani bundan dolayı çok küçük satışlar var. Ocakta bunu yine yapacağız mesela.
- Bir Merkez Bankası başkanı markette ilk neye bakar?
Ben markette patatesin, kırmızı etin ve sütün fiyatına bakıyorum. Ekmek, süt ve akaryakıtın enflasyonda ciddi bir etkisi var. Aynı ürünü farklı fiyata satan market gördüğüm zaman bunu onlara soruyorum. Biz normal dışarıdan alınan yoğurt yemiyoruz, mayalıyoruz. Süt fiyatları bazen markette artmıyor ama TÜİK istatistiklerinde arttığını görüyorum. Apartman görevlimiz olan Sadık Abi’ye de çoğu zaman fiyatları soruyorum. Onu sorguya çekiyorum. Ben ‘indi’ diyorum. O ‘inmedi’ diyor. Sürekli “Fiyatlar inmedi, istersen git şu soğanın fiyatına bir bak” diyor.
furkan, soldaki müze, camii değil. bir yandan mimari değerler filan diyip diğer yandan metruk haliyle dahi inanılmaz güzellikteki şu yapıya camiye dönüştürme adı altında uyguladıkları garabet restorasyonu şirin gösteren paylaşımlar yapma lütfen, acınası görünüyor.