Kürt müzisyenler PKK'den gaspedilmiş teliflerini istiyorlar. Yetmez ama evet! Gün gelecek ölülerini de isteyecekler! Yakın tarihin büyük sorusu: Bunca insanı niçin öldürdünüz/öldürttünüz?
Kürt sanatçı Mem Ararat :
Görüyorum ki sanatımı küçümsüyorsunuz, sizin ölçülerinizde makul bir sanatçı değilim.
Gözünüz aydın artık kapım ve pencerem çeliktendir. Ve size sonsuza kadar kapanmıştır
Bana it oğlu itin resmini çiz deseler,hiç düşünmeden bu namu..suz ve de şerefs.iz Erdal'ın resmini çizerim.@ErdalAvciHdp Bu itin resmini de buraya bırakayım,dileyen dilediği şekilde tükürsün. Namu..uz ve de şeref..in yüzüne tükürmek sevaptır. Gerçi kendisi yağmur yağıyor diyecek.
1. Erdal Avcı denen bu şahıs, hem DEM Parti yöneticisi ve hem de KOM MÜZİK şirketi koordinatörü olarak gerçekten Kürt tarihinin en yıkıcı etkiye sahip dolandırıcılarından biridir. İmza komplosuyla mağdur ettikleri yüzlerce Kürt sanatçının haklarını bunlara karşı korumak insanlık görevimizdir.
2. Çünkü Erdal Avcı ve ekibi, BDP, HDP ve DEM Parti'nin adını kullanarak, PKK'nin silahlı gücünü arkasına alarak yüzlerce Kürt sanatçıya imza komplosu kurup dolandırdı, tüm sanat eserlerinin telif haklarına el koydu. Kürt halkının çok sevdiği Kürt sanatçıların albüm ve müzik gelirlerinin tümü, ömür boyu bu şahıs ve Kürt sanatçıların yüzde 90'ını tüm DEM Parti Belediyelerinde Kara Liste'ye alan çetenin cebine giriyor.
3. Sanatçıların kendi sözlerini yazdığı, kendi besteleyip söylediği, albüm çıkarırken kapak fotoğrafından istisnasız her şeyine tüm masraflarını kendisi karşıladığı şarkılarından bile, tek bir kuruş elde edemiyor. Hepsi BDP, HDP ve şimdi DEM Parti yönetimini ele geçirmiş bu yolsuzlukla adı çıkan bu Kara Liste'cilerin cebine giriyor. Bu nedenle Kürtçe müziği bırakan, piyasadan silinen, aç kalan ve bu yüzden yaşamına son veren Kürt sanatçılarımız oldu.
4. Eğer hakkını arayan bir sanatçı olursa, BDP, HDP, DEM Parti Gençlik Meclisi üyelerine silah verip "Bu şahıs partimiz ve halkımıza ihanet etmiştir, gidin tehdit edin, işkenceye verin, organize olarak iftira atın, Kürtler arasında itibarını zedeleyin, psikolojilerini bozun" diyorlar. Bu şekilde çok Kürt sanatçı ve ailesini tehdit edip işkenceye verdiler.
5. Bu Erdal Avcı'nın adını ve yüzlerce Kürt sanatçıyı nasıl dolandırdığını, fotoğraflarını, şeceresini binlerce yıllık Kürt tarihine kalıcı olarak kaydedeceğim. Web3 teknolojisi altyapısı kullanılarak yazacağım ki bu kayıtlar hiç bir otorite tarafından değiştirilemez, silinemez ve ebedi olarak korunacak şekilde küresel olarak erişilebilir, herkese açık ve şeffaf dağıtık defterlere işlenecektir. Gerçekten Kürt sanatını ve tarihini araştıranlar için kıyamete dek kalıcı ve erişilebilir olacak bu bilgiler.
6. En son 5 gün önce çok sevdiğim Kürtçe müzik yapan bir sanatçının evine Partinin üyeleri bu çetelerin yönlendirmesiyle silahlı baskın yaptı; onu evde bulamayınca tüm müzik enstrümanlarına el koyup götürdüler. Böylece sanat hayatını yıllarca sekteye uğratmış oldular, en az 4-5 yıl toparlanamaz; hem maddi kayıp, hem de travma yüzünden. Her zaman yaptıkları gibi son günlerde de, yoğun bir şekilde Kürt sanatçılara saldırıyorlar, iftira atıyorlar, linç ediyorlar.
7. Almanca kursundan çıkayım, KOM Müzik üzerinden yüzlerce Kürt sanatçıyı nasıl dolandırdıkları, hiç kimsenin inkar edemeyeceği tüm detayları açıklayacağım! Almanca ödevimiz "ülkenizdeki ünlü bir kişinin hayatını yazın" şeklindedir. Ben de Mem Ararat'ın hayatını ve başarılarını yazdım. Nitekim Erdal Avcı'nın Parti adına koordinatörlüğünü yaptığı KOM Müzik ve Kara Liste çetesi, Mem Ararat'ı da dolandırarak eserlerinin tüm gelirlerine ömür boyu el koymuş durumdalar.
Farkında olmadan, DEM Parti belediyelerinde Kürtçeyi yasaklayan Sanatça Organizasyon adlı silahlı çete'nin işini kolaylaştıranlar var.
Örnek olarak: Bir ayda 90 milyon 876 bin TL vurguna dikkatinizi çekeceğim!
Önce kafa karışıklığını dağıtalım. Kimse "sanatçılar belediyede maaşlı çalışsın" demiyor. Talep çok daha temel: DEM Parti belediyeleri, Kürtçe müzik ve Kürtçe tiyatro üzerindeki yasakları kaldırsın. Sanatça Organizasyon'un tekeli sona ersin.
Nitekim Kürtçe müzik ve tiyatro sanatçılarının yüzde 90'ı DEM Parti'nin kara listesinde Kürtçe yasaklı durumda. Sadece yüzde 10 serbest.
Belediye etkinliklerinin ihalelerine bölgedeki sanat organizasyonları ve müzik şirketleri en iyi fiyat ve kalite için rekabet edebilsin, tüm dünyada olduğu gibi. Çünkü şu an rekabet de ihale de fiilen yasaktır; Sanatça Organizasyon çetesi silah gücüyle bu rekabetin önünü kapatmış durumda, DEM Parti belediyeleri üzerinde tüm milletimizin paralarına, vergilerini gaspetmiş durumdalar.
Sanatçı da kendi konserini, kendi sahnesini, kendi izleyicisini bulabilsin. Bugün buna bile izin verilmiyor.
Şimdi somut veriye gelelim. Sadece geçtiğimiz ay, sadece Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi kasasından, her kesimden Diyarbakır halkının vergisinden, Kürt sanatçılar için olduğu söylenerek 90 milyon 876 bin TL çekildi. Bu parayı çeken, DEM Parti belediyelerini silah zoruyla ele geçirmiş Sanatça Organizasyon adlı çetedir. Bu paralar sanatçılara ödenmedi. Para tamamen ceplere indi. Bunun ve çok daha fazlasının belgesi elimde mevcuttur.
"Sanatçılar neden konuşamıyor" diyenler var.
Cevabı acıdır: Konuşan her sanatçının ailesi, KCK'nin silahlı gücüne dayanarak ölümle tehdit ediliyor. Ekmeği kesiliyor. "Hain" damgasıyla halkın gözünde itibarsızlaştırılıyor. Üstüne silah ve imza zoruyla yüzlerce sanatçının ömür boyu telif geliri zaten gasp edilmiş durumda.
Yani mesele "konuşmak istememek" değil; konuşabilmek imkânsız hale getirilmiş.
Tam da bu yüzden, bizim gibi dışarıdan, bedelini ödeyerek konuşabilenlerin susmaması gerekiyor.
#MemArarat’tan çok konuşulacak sözler: Kimsenin kölesi değilim, tek silahım sözüm ve sazımdır
🗣Siz tam on iki yıldır bir iğne ucu kadar emeğiniz olmadığı halde bütün emeğime el koydunuz
🗣️Sabrımın da bir sınırı var
https://t.co/GOqiIiuLDV
Kürt müzisyenlerine sesleniyoruz, çağrımız açıktır:
DEM Parti'nin ve KCK kurumlarının düzenlediği hiçbir konsere çıkmayın. Hiçbir etkinliğine adım atmayın. Toplu boykot, artık bir tercih değil zorunluluktur.
Nedenleri sıralıyorum:
1 ) KCK ve DEM Parti'nin kurumları olan MKM ve Sanatça Organizasyon silahlı güce dayanarak Kürt müzisyenlerin yüzde 90'ını kara listeye almış durumda. DEM Parti belediyelerinde ve dahi tüm Kürt illerinde Kürtçe müzik konser vermelerini yasaklıyor, kendi halkıyla buluşmalarını engelliyorlar uzun yıllardır. Albüm çıkaran Kürt müzisyenler kendilerini gösterecek sahne bulamıyor, yıldızları sönüyor, bir daha albüm çıkaramıyorlar. Yüzlerce meşhur Kürt sanatçının sesi soluğu yok olup gitti. Bundan daha büyük bir trajedi olamaz. Müzisyen yoldaşlarınızın Kürtçe şarkılarını söylemelerini yasaklayan, onların sesini sonsuza dek yok eden zalim parti ve örgütün konserlerine katılmaya vicdanınız el vermemelidir.
2 ) KOM Müzik, KCK ve DEM Parti'nin ortak şirketidir. Yüzlerce Kürt sanatçının tüm telif haklarına, bütün müzik gelirine silahlı güce dayanarak imza komplosuyla el koydu. Bu haklar çalınmıştır. İade edilmek zorundadır. KOM Müzik'in yönetiminde önce Erdal Şimşek vardı, Milletvekili adayı olunca yönetime kendi eşini koydu, çünkü Kürt sanatçıların milyonlarca dolarlık müzik haklarını her ay ceplerine indiriyorlar. Bu zulüm nedeniyle eser sahibi Kürt müzisyenler evlerine ekmek götüremiyorlar, çocukları, aileleri aç ve açıkta yaşıyor. Bazıları da ağır inşaat işleri yapmak zorunda kalıyor. Haberiniz yoktur belki ama bu nedenle canına kıyanlar da oldu.
3 ) Dünyanın hangi halkına bakarsan bak, müzisyenin bağımsız derneği vardır. Yalnız Kuzey'deki Kürt sanatçısının yoktur. Çünkü kurdurmuyorlar. KCK ve DEM Parti üst düzey yöneticileri silahlı güce dayanarak açıkça tehdit ediyor: "Kürtçe müzik, sanat üreteceksen bağımsız-ortak dernek kuramazsınız, hakkınızı arayamazsın, bütün emeklerinizi teliflerinizi ve gelirlerinizi bize teslim etmek zorundasınız."
4 ) Kürt müzisyenlerine uygulanan şiddet ve tehdit, münferit değildir. Sistematiktir, planlıdır, KCK ve DEM Parti merkezlidir.
Bu dört maddenin biri tek başına boykotu zorunlu kılar. Dördü birden varken susmak, suça ortak olmaktır.
Bütün Kürt müzisyenlerine ricamız: KCK kurumlarının ve DEM Parti belediyelerinin konserlerini, etkinliklerini topluca boykot edin. Susmayın. Sahnenize, sesinize, telifinize sahip çıkın.
Kürt müzisyen arkadaşlarınızın yüzde 90'ına bu zulüm ediyorlarken zalimlerin etkinlik ve konserlerine katılmaya vicdanınız izin vermemelidir.
Mikaîl Aslan, “Masumo Pak”tan ikinci kilamını yayımladı
🔶 Mikaîl Aslan, 11. stüdyo albümü “Masumo Pak”tan ikinci kilamı dijital platformlarda dinleyiciyle buluştu.
🔶“Bê To Nêbeno / Sensiz Olmuyor”, Zazakî dilinin poetik gücünü taşıyan sözleriyle dikkat çekiyor. Eserin sözleri Doğan Munzuroğlu’na, müziği Aslan’a, düzenlemesi Olcay Bozkurt’a ait.
https://t.co/2O1XCcOhJ5
https://t.co/KoTVyw4fN1…