Bir insanın size verebileceği en kıymetli şey, "çabası"dır. Sizi mutlu etme çabası, üzmeme çabası, kırdıysa tamir etme çabası, size ulaşma çabası veyahut ilişkisini kurtarma çabası…
Ne diyordu şair;
"Telafi edilemeyecek şeyler yaşamadık, ben senin çabasızlığına kırgınım…"
allah kimsenin saf duygularını, heyecanını, hevesini, tahammülünü yanlış bir insanda tüketmesine müsaade etmesin. kimin yanında ne kadar kalacağını fark edecek feraseti, fark ettiğinde de kendini koruyacak iradeyi nasip etsin. bizi, verdiğimiz değeri sorgulamak zorunda bırakmasın
Bazı insanlarla ilişki kurmak, dibi delik bir kovayı doldurmaya benzer. Sen sürekli su taşırsın, eksilmesin diye uğraşırsın, daha fazlasını verirsen dolacağını sanırsın. Ama kova bir türlü dolmaz. Sonunda su biter, sen yorulursun, kova yine boş kalır. Sonra da yeterince su taşımadığın için kendini suçlarsın.
Oysa bazen mesele senin az vermen değildir. Ne kadar verirsen ver, karşılık bulamadığın bir yerde kendini tüketmendir.
Seni aşağı çeken ortamda yükselemezsin. Etrafında sürekli olumsuzluk varsa, bir süre sonra ilerlemek için enerjin kalmaz. Kendini geliştirmek yerine sadece günü kurtarma derdine düşersin. Gerçekten bir yerlere gelmiş insanların çevresine bak. Yanlarında hep doğru insanlar vardır.
Yaşamaktan zevk alan biriyle birlikte olun. Dünyayla, kendisiyle ve insanlarla arası barışık olsun. Sürekli şikayet eden, hiçbir şeyden memnun olmayan birisi sizi de aşağı çeker. Ne kendi yaşar, ne de size hayatı yaşatır.
Losing respect for someone is such a strange feeling. You don’t hate them. You don’t even necessarily wish them anything bad. You just stop seeing them the same way. You stop wanting to talk, explain, reconnect or even think about them the way you used to. Sometimes you just become completely done with who they’ve shown you they are.
Ne kadar doğru söylersen söyle, seni sevmiyorlarsa fikrin otomatik olarak yanlıştır. Ve ne kadar yanlış olursan ol, seni seviyorlarsa doğru sensindir. Düşük iq.
Bazı erkekler ayağın acıdığında seni kucağına alır...
Bazılarıysa sadece durup, "O topukları giymemen gerektiğini söylemiştim." der.
Seni yükselteni seç, sana ders vereni değil.