Hukukta "mutlak butlan", bir işlemin baştan itibaren yok hükmünde sayılmasıdır.
Bugün CHP kongresinin iradesi hakkında verilen bu karar, asıl sorulması gerekeni yok sayıyor: Kuvvetler ayrılığı askıya alınmış, milletin iradesi çiğnenmiş, yargı bağımsızlığı çökertilmişse yürürlükte görünen rejimin hükmü nedir?
Radbruch “Adaletsizlik belirli bir eşiği aşınca, hukuk biçimini koruyan şey artık hukuk değil, yasal görünümlü hukuksuzluktur.” der.
Mahkemeler kararlarını hukukun tesisi için, hakkın teslimi için değil; iktidarın isteği doğrultusunda siyasi dizayn için veriyorsa o ülkede hukuksuzluk kural olmuş demektir.
Son yıllarda Türkiye’ye yaşatılan büyük hukuksuzluklardan biri olan bu kararın maşeri vicdanda mahkum olacağına ve milletin bu haksızlıklara er ya da geç dur diyeceğine inancım tam.
Bundan böyle daha kısa videolar çekecek ve içinde bulunduğumuz bu kokuşmuş kısır döngüyü anlatmaya gayret edeceğim.
Bir ülkede iktidarın yaklaşık çeyrek asır boyunca yönetimde kalabilmesi sadece gücüyle açıklanamaz. Bunun en büyük nedenlerinden biri, karşısında gerçek anlamda güçlü, ilkeli ve samimi bir muhalefetin olmayışıdır.
Gerçek muhalefet; hukuksuzluk karşısında susmaz, adaletsizliği kim yaparsa yapsın karşısında durur, toplumun tamamının hakkını savunur ve iktidarın yanlışlarını sürekli gündemde tutar.
Gerçek muhalefet, halkın sesi olur; korkunun, baskının ve kutuplaşmanın değil. Ancak yıllardır ortaya çıkan tablo bunun tam tersini göstermektedir.
Tüm çaba, insan onuruna yaraşır bir yaşam ve yaşanabilir bir ülke için.
#Butlan
Cumhuriyet Halk Partisi’ne verilen butlan kararı, milyonlarca insanın demokratik iradesini ve siyasi tercihini yargı eliyle tartışmalı hale getirme girişimidir.
Bu mesele yalnızca bir parti değil, demokrasi ve hukuk güvenliği meselesidir.
#HerkesİçinAdalet
Halk TV ana haber, @bulent_arinc ın Ankara’daki #KHK’lılarla ilgili sözlerini gündeme taşıdı:
“KHK’lıların iade-i itibarını yapacaksınız; yapmazsanız zulmetmiş olursunuz.”
Bugün #AİHMKararları da aynı gerçeği hatırlatıyor:
Adalet geciktikçe mağduriyet büyüyor.
@halktvcomtr
OHAL bitti ama etkileri 10 yıl oldu ama bitmedi. KHK sorunu, Türkiye'nin demokrasi sınavıdır. Bu sınavdan geçmenin tek yolu evrensel hukuktur.
#AİHMKararları
AİHM Büyük Dairesi, Yasak v. Türkiye kararında AİHS’in 3. maddesi (işkence ve kötü muamele yasağı) ile 7. maddesinin (kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi) ihlal edildiğine hükmetti.
Karar, Yalçınkaya içtihadını bir kez daha güçlendirdi.
#AİHMKararlarıUygulansın
Adalet sadece mahkeme kararlarıyla değil, o kararların gereğinin yapılmasıyla sağlanır.
KHK sürecine ilişkin ihlal tespitleri ortadayken, çözümü geciktirmek yeni hukuksuzluklar üretir.
Çözümün adresi TBMM harekete geçmelidir.
@acikcenk#KHKlılarÇözümBekliyor
KHK meselesi artık bir “idari tasarruf” değil, doğrudan bir siyasi sorumluluktur.
Uluslararası mahkemelerde yargı ihlalleri tespit etmişken susmak da tercihtir. TBMM bu sorunu çözmek ya da sürdürmek arasında karar vermelidir.
@LeventisMG@avhaticeyldz#KHKlılarÇözümBekliyor
KHK'lı Platformları Birliği olarak her zaman ve her zeminde çözüm aramaya devam ediyoruz.
Son KHK'lı zulümden kurtulana kadar bu mücadelemiz devam edecek.
Gücümüzü haklılığımızdan alıyoruz.
#KHKlılarÇözümBekliyor
Mahmut Arıkan:
“Bakanlar cenazesine bile katılmadı Yusuf'un.
Çocuklar için kılınan cenaze namazlarında dahi politik saflar belirlemeye hiç mi utanmadınız!
Hiç mi yüzünüz kızarmadı sizin?”
Bu fotoğraftaki güler yüzlü çocuk 11 yaşında hayattan koparılan Yusuf Tarık Gül.
Maraş’taki menfur okul saldırısında hayatını kaybetti, vefat listesine bir tek onun adı küçük harflerle yazıldı!
Çünkü babası KHK'lıydı...
KHK uygulaması, uzun yıllardır çoluk çocuk, masum suçlu ayırmadan mahkûm eden bir zulüm aracı olarak işlemektedir.
“Canını koruyamadığınız çocuklardan birinin babası KHK’lı olduğu için cenazesinde politik tutum almak, tarihe bir utanç olarak geçecektir.”
Sn @mahmutarikansp
yaşanan ayrımcılığın, adaletsizliğin, merhametsizliğin vardığı yeri anlatıyor.
Hava Keklik çocuğuyla girdiği cezaevinde siyasi koğuşa konulması gerekirken adli koğuşa konulmuş ve adli koğuşta ki mahpuslar tarafından darp edilmiş, “Sen teröristsin.” denilmiş. Eski öğretmenlik yapan bir KHK'lı bir kişi bu muameleyi görmüş. Koğuşta darp edilmiş, çocuğuna “Sen teröristin çocuğusun, yemek vermeyiz.” gibi ifadeler kullanılmış. Son derece üzücü, çok travmatik bir olaydı. Bunu araştırmamızı engellemeye çalışıyorlar, işte görüyorsunuz.