Solumuz Alparslan Kuytul'u çokça övüyor ancak kendisinin Alevilik hakkındaki görüşleri tüyler ürpertici. "Namaz kılmazlar, oruç tutmazlar, cemevinde hareketler yapıyorlar folklora benzer kadın erkek karışık" gibi Aleviliği küçük gören sözleri var
Arkadaşlar size pek güzel bir haberim var! Heyecanlıyım; çok sevdiğiniz “Atlı” yorumum 21 Ağustos itibariyle tüm dijital müzik platformlarında yayında olacak! Bir Lorca şiiri, @LivaneliZulfu bestesi.
**Bugün Federico Garcia Lorca’nın falanjistler tarafından katledilişinin 90. yıldönümü aynı zamanda. Anısına saygıyla…
Kapak resmi: @falafeltabagi
Yeni Partiye yapılan saldırılar ile Furkancılara yapılan saldırıların aynı özne tarafından aynı gerekçeyle yapıldığı gün gibi açık. Bu olaylara ilgisiz kalan ve sosyalist adını taşıyan bir öznenin ise gerçeğin karmaşıklığından uzak sırça köşkünde yaşadığı açık.
Meclisteki sol partileri anlamakta güçlük çekiyorum. Açıklamalarını okudum. Çerçeve yasayı yerden yere vuruyor; ardındaki iktidar hesaplarına, tuzaklara işaret ediyorlar. "Hayır" için tüm gerekçeleri saymışken aynı gerekçelerle "evet" oyu vermelerini neye bağlayalım? Meseleyi sadece iktidarın hesaplarına bağlamak zaten yeterince sığ bir yaklaşım. Tarihsel ve bölgesel bakamayan bir açıklama hayal kırıklığı. Açıklamaları bu açıdan da zayıf buldum...
Ama madem süreci iktidarın otoriterliğinin yeni bir veçhesi olarak okuyorsunuz, bu tavrın karşılığı neden "evet"? O konuda edilen bir-iki cümle, bana kalırsa, son derece apolitik bir yaklaşımla yazılmış. "Mücadele edenler 'evet' demişken..." diye siyaset mi olur. Üstelik ülkenin ve bölgenin en önemli sorunundan bahsediyorsunuz. Kendi tavrınız yok mu? Açık konuşalım: Meclis'teki sol bu konuda politik değil tamamen apolitik bir tavır alıp "evet" diyor.
Bir araba laf edilmesi bir şeyi değiştirmiyor; AKP'nin önerisine "evet" diyor ve bu önemli başlıkta sol/sosyalist bir pozisyona işaret eden ayrıksı bir tavır alamıyorsunuz.
Trtsporda kura çekimi değerlendiriyorlar Ts’nin rakibi için Alp Pehlivan “Ferencvaros kanatlardan oyun kurmayı seven bir takım” diyor, bir tane maçlarını izlediyse beni sksinler
Demirtaş’sız süreci ikna edemeyeceklerini bildiklerinden içlerinden birine arada bir Demirtaş, Yüksekdağ çıkışı yaptırıyorlar sonrası yok :) Dolmabahçe Mutabakatı’nda bile daha onurlu bir duruş çiziyorlardı.
DEM Parti Milletvekili Meral Danış Beştaş’tan ‘Demirtaş’ özeleştirisi:
Selahattin Başkan ve Figen Başkan 4 Kasım 2016'dan beri tutuklu. Onları unutmuş değiliz. Ziyaretlerimiz devam ediyor.
Selahattin Başkan da Figen Başkan da bizim arkadaşımız, bizim yoldaşımız. Eksik yapmışsak bunun öz eleştirisini vermeye hazırız
Süleyman, Bartu, Işıl TİP'te örgütlü ve aktifler. Ben Türkiye'de yaşamadığım için örgütlenmedim ama artık geldiğim pozisyon dolayısıyla yurtdışından da olsa örgütlü kalmam gerektiğine inandığım için şuan farklı partilerle görüşüyorum. Bilmiyosan neden konuşuyosun ki şöyle
Yan Yana Geliyoruz...
Halkın açlığı ve sefaleti pahasına sürdürülen tek adam rejimi ülkemizi adım adım felakete sürüklüyor.
Cumhuriyet’in laik ve demokratik son kazanımları ortadan kaldırılmak isteniyor. ABD’nin Büyük Ortadoğu politikalarıyla uyum için bir monarşik rejim dayatılıyor.
Fiilen seçimsiz ve muhalefetsiz bir rejime geçiş için hukuk tanımaz sınır bilmez bir zorbalık devreye sokuluyor.
Ülkemizi karanlık ablukadan kurtarmak önümüzdeki en öncelikli sorumluluktur.
Bu sorumluluk bir kişi ya da parti meselesi olmanın ötesinde ortak geleceğimiz ve ülkemizin yarınlarına ilişkindir.
Bunu başarmanın yolu direnen işçileri emeklileriyle, gençleri kadınlarıyla ezilen emekçi halkın dayanışması, birleşik mücadelesidir.
Bunun için hakları ve özgürlükleri için mücadele edenlerin tek adam rejimine karşı güçlerini birleştirecek bir dayanışma ve ortak mücadele zemininin yaratılması zorunludur.
İçi boşaltılmış Parlamento etrafında tek adamlar etrafında belirlenen egemen siyaset çökerken öznesi ve kurucusu halk olan yeni bir siyasal zeminin yaratılması başarmak ve kazanmak için hayatidir.
Birleşik bir mücadele hareketi ile yeni bir direnme gücünün oluşturulması ülkenin her yerinde açlığa karşı yükselen çığlıklar, meydanlardan sokaklara süren direnişler, yeni bir gelecek için yılmadan yürüyenlerin çağrısıdır!
Bu çağrıyı örgütlemek üzere sorumluluk alıyor, bu ihtiyacı duyan herkesle birlikte bir yola çıkıyoruz!
Halkın dayanışmasını ve mücadelelerin birliğini sağlayacak bir zemini oluşturmanın yollarını birlikte arayalım.
Onur Öncü: "NATO'ya Karşı Koordinasyon'da kaç milletvekili vardı? 5-6 tane. Ülkedeki sosyalist milletvekilleri meydana çıktı.
Bir yandan darbelere karşı çıkacaksınız, NATO eylemlerine sert müdahale eden polisi eleştireceksiniz; ama sokağa çıkanlara destek olmayacaksınız. Dün CHP'li, Saadet Partili milletvekilleri neredeydi? DEM Parti içindeki birçok milletvekili neredeydi?"
Erkan Baş'la görüştüm. 600 milletvekili var, nerede bu insanlar diyor!"