İngilizcenizi geliştirecek güzel bir tablo: olumsuzluk katan ön ekler.
İngilizce farklı köklerden neşet ettiği için, “negative prefixes” de gani gani ve evrensel bir kural yok.
Yine de "l" ile başlayanları "il", "m, p"leri "im" ve "r"leri "ir" ön ekiyle olumsuz yapabilirsiniz.
@canbegyekbun Sayın vekilim bu konuya bir açıklık getirmeniz gerekmiyor mu? Ya da hiç bu yönde bir düşünce ortaya çıktı mı içinizde. Yani bir suçlama veya art niyetim yok tamamiyle bilgi almak istiyorum. Belki de benim bilmediğim şeyler var.
@FLeyla98135@SezginBaran_@bosunatiklama Sadece kocasının görebileceği elbiselerle ve daha kötüsü kocasıyla beraber çiftlerin yatak odasını bile açık açık paylaştığı bir yerde; iyiliklerin de açıktan yapılması gerekmektedir. Zira topluma karşı inanç kaybolur. İşte sana bir yorum yapıldı. Sevinebilirsin…
@taghaberleri Bir şekilde toprak altında kalsaydı muhtemelen 2000 yıl sonra kraliçeye ait yok üstün medeniyet yok gelişmiş medeniyet denilecekti. Halbuki hırsızlık yapılmış. Onun için arkeoloji bilgileri de çoğunluğu varsayımsaldır. 😃
İngilizce sınavlarında en sık çıkan 100 Phrasal Verb:
1. look for — aramak (A2)
2. find out — öğrenmek, keşfetmek (A2)
3. wake up — uyanmak (A1)
4. get up — yataktan kalkmak (A1)
5. come back — geri dönmek (A2)
6. go on — devam etmek (B1)
7. give up — vazgeçmek (B1)
8. carry on — devam etmek (B1)
9. set up — kurmak (B2)
10. put on — giymek (A2)
11. take off — çıkarmak / havalanmak (B1)
12. turn on — açmak (A1)
13. turn off — kapatmak (A1)
14. look after — ilgilenmek (A2)
15. bring up — gündeme getirmek / yetiştirmek (B1)
16. pick up — almak / öğrenmek (B1)
17. run out of — tükenmek (B1)
18. check out — incelemek (B1)
19. work out — çözmek / işe yaramak (B2)
20. get along — iyi geçinmek (B1)
21. take care of — ilgilenmek (A2)
22. look into — araştırmak (B2)
23. deal with — ilgilenmek, başa çıkmak (B2)
24. come across — rastlamak (B2)
25. put off — ertelemek (B1)
26. carry out — gerçekleştirmek (B2)
27. point out — belirtmek (B2)
28. figure out — anlamak, çözmek (B2)
29. come up with — ortaya atmak (B2)
30. get over — atlatmak (B2)
31. break down — bozulmak (B2)
32. break out — patlak vermek (B2)
33. break up — ayrılmak (B2)
34. cut down on — azaltmak (B2)
35. turn down — reddetmek (B2)
36. turn out — ortaya çıkmak (B2)
37. take up — başlamak (B2)
38. make up — uydurmak / barışmak (B2)
39. give away — dağıtmak / ele vermek (B2)
40. put up with — katlanmak (B2)
41. get rid of — kurtulmak (B2)
42. go through — yaşamak, geçirmek (B2)
43. come out — ortaya çıkmak (B2)
44. keep up with — ayak uydurmak (B2)
45. look up — araştırmak (B1)
46. put together — bir araya getirmek (B2)
47. take over — devralmak (B2)
48. hand in — teslim etmek (B1)
49. hand out — dağıtmak (B1)
50. show up — ortaya çıkmak (B1)
51. call off — iptal etmek (B2)
52. call back — geri aramak (B1)
53. call on — ziyaret etmek / söz vermek (B2)
54. come in — içeri girmek (A2)
55. come up — ortaya çıkmak (B1)
56. go back — geri dönmek (A2)
57. go out — dışarı çıkmak (A2)
58. move on — devam etmek (B2)
59. pass away — vefat etmek (B2)
60. pass out — bayılmak (B2)
61. pay back — geri ödemek (B1)
62. pick out — seçmek (B2)
63. put away — kaldırmak (B1)
64. run into — karşılaşmak (B2)
65. set aside — ayırmak (B2)
66. show off — gösteriş yapmak (B2)
67. sort out — çözmek, düzene koymak (B2)
68. take back — geri almak (B2)
69. try on — denemek (A2)
70. use up — tüketmek (B2)
71. back up — desteklemek / yedeklemek (C1)
72. bring about — neden olmak (C1)
73. carry forward — ileri taşımak (C1)
74. draw up — hazırlamak (C1)
75. end up — sonunda olmak (C1)
76. fall behind — geride kalmak (C1)
77. get across — anlatabilmek (C1)
78. give rise to — yol açmak (C1)
79. hold back — engellemek (C1)
80. lay off — işten çıkarmak (C1)
81. live up to — beklentiyi karşılamak (C1)
82. look down on — küçümsemek (C1)
83. look forward to — dört gözle beklemek (B1)
84. make for — katkıda bulunmak (C1)
85. phase out — aşamalı kaldırmak (C1)
86. rule out — ihtimali ortadan kaldırmak (C1)
87. set forth — ortaya koymak (C1)
88. step down — görevden ayrılmak (C1)
89. take on — üstlenmek (C1)
90. turn to — başvurmak (C1)
91. account for — açıklamak / oluşturmak (C1)
92. build up — artırmak (C1)
93. bring forward — öne almak (C1)
94. come about — meydana gelmek (C1)
95. follow up on — takip etmek (C1)
96. hold on to — elinde tutmak (C1)
97. keep on — sürdürmek (B2)
98. put forward — öne sürmek (C1)
99. stand for — temsil etmek (C1)
100. write down — not almak (A2)
@ozcimbolu@liderhabertv@ahmetsimsirgil@tufan_gunduz_ Yani İstanbul’daki müzede adamlar kendi el yazısıyla şah İsmail filan kürdün soyundan geliyor demişse; biz bu bilgiyi nasıl değiştireceğiz. Bu bilgiyi değiştirmek için zamanlar arası yolculuğa çıkıp o tarihçiyi öldürmek gerekiyor. Ama daha kolayı var mevcut beyinleri değiştirmek