"Fransız genelevinde 20 yıldır çalışan bir kadın odasında intihar eder ve elindeki notta ben diğer fahişelerin bu işi para karşılığında yaptığını yeni öğrendim yazar.."
12 eylül öncesi ülkücü olan Nihat genç kendi tabiriyle darbe sonrasında ülkücülükten vazgeçişini üstteki fransız fahişenin hikâyesi ile anlatır.
Uzun zaman Ankara’da kiralık bir evde yaşamını sürdürdü üstad..
düşünceleri satın alınamayacak,değerlerinden vazgeçmeyecek biriydi..
hayatta iki Trabzon’luyu sevebilmeyi başardım;volkan konak ve Nihat genç..
“Geçtiğimiz ay DEM’ li Sırrı Süreyya rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. ricali devlet dahil memlekette kim varsa hastane önünde kuyruk oldu. Memleketin en iyi lüks hastanesi Florance nightingale ve en iyi doktorları seferber edildi. Süreci ekranlardan dakika dakika verildi.
Yani son günleri dahil bir hıyrını görmediğini söylediği cumhuriyetin tüm imkanlarını dibine kadar sömürdü.
Okumak için Ankara’ya geldiğinde Cumhuriyetin sağladığı imkanlarla ilk defa bir ögünde 3 çeşit yemek yenildiğini tecrübe eden Sırrı ömrünü ona bu imkanları sağlayan cumhuriyete karşı savaşmakla geçirdi.
Teröristbaşına babam dedi, devletin yıkılması milletin bölünmesi için terör örgütünün siyasi kanadında yer aldı, PKK’ lı leşler için şehit kavramını kullandı, sözde Ermeni soykırımı dahil her meselede Türk milletine hasımlık güttü.
Bu hasımlıkları güderken vekil oldu, Meclis başkan vekili oldu. Teröristbaşına babam dedi, barış elçisi oldu. Postacılığını yaptığı terör örgütünün taleplerini kabul etmezsek örgüt tarafından öldürüleceğimizi ima etti ve ölüm haberini verecek başçavuşun evimize geleceğini söyledi. Tartıştığı Enver Ayseveri evine örgütü yığmakla tehdit etti. Bu haliyle sevimli adam oldu. Barış elçisi oldu.
Ömrü Cihangir’in sosyetik mekanlarında geçti. Bu şatafatlı hayatı yaşarken muhalif aydın!!! sayıldı.
Dün Nihat Genç abimizin entübe edildiği haberini aldık. Bir gün evvel hastaneye gitmiştik. Yenge hanım ve oğlu vardı.
Nihat abi bir kuzey fırtınasıydı. Doğru, deli, dolu.
Hayatını bu millet için yaşadı. Kalemi bu toprakların en güzel hikayelerini yazdı. Eyvallahsızdı. Yeri geldi seyyar satıcılık yaptı.
Bir gün akşam yürüyüşü yaparken, gel dedi şurda sana bir döner ısmarlayayım. Abi aç değilim dedim. O an göz göze geldik, Fatih dedi param var. Param var dediği buraya yazsam pek çok insana komik gelecek bir rakamdı. İçim sızladı. Kitaplarından dolayı biraz telif gelmişti.
Hayattaki mal varlığı bir evi oldu. Evi aldığında aramış ve o çocuksu heyecanıyla evim var artık Fatih demişti. Ev görmesine eşimle gittim. Evi nasıl bir heyecanla gezdirdiğini anlatabilmek için Nihat Genç olmam lazım.
Yazacak çok şey var. Ancak yazacak takatim yok.
Sırrı, Cihangirin sosyetik mekanlarında muhalif aydın??? rolü keserken Nihat abi Yüksel caddesinde Engürü kıraathanesinde oturuyordu.
Nihat abi biricik evladına iş bakarken Sırrının kızı ve damadı Alaçatıyı üstlerine yapıyordu.
Bu toprakların soylu çocuğu Nihat Genç hastanede entübe halinde. Tedavi gördüğü hastaneye gelip gidenler sadece dostları. Ne ricali devlet var ne mersedeslerle, makam şoförleriyle gelenler…
Bir tarafta Cumhuriyet için yaşayan ve yazan Nihat abi diğer yanda Sırrı… Bu turnusol mahiyetindeki iki hayat size bir şey anlatamıyorsa benim yazarak anlatmam imkansız. Ne yazalım, ne anlatalım…”
"Fransız genelevinde 20 yıldır çalışan bir kadın odasında intihar eder ve elindeki notta ben diğer fahişelerin bu işi para karşılığında yaptığını yeni öğrendim yazar.."
Alıntıdır..
Bir avuç yobaz gerici Arabist din hastası mutlu olsun diye memleketin altını üstüne getiren Arabist ülkücülere yazmiş bu yazıyı yazar.
Ahmet Alakuş..
Mavi Vatan Doktrini Nedir? Cem Gürdeniz’in Tarihi Açıklamaları - Hasret Gazetesi | Osmaniye Haber, Son Dakika Osmaniye Haberleri https://t.co/q43xZZDJYz
Bahçeli, "Önümüzdeki günlerde çok şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez" demişti.
Ancak Türkiye değişiyor.
AKP-MHP-CHP ittifakı bambaşka kavramlar üzerinden şekilleniyor.
Neler oluyor?
Doruk Madencilik İşçileri Yalnız Değildir!
Aylarca ücretlerini, tazminatlarını ve hak ettikleri alacakları alamayan Doruk Madencilik işçileri, verilen sözler tutulmadığı için perşembe günü saat 12.00’de Yıldızlar Holding önünde bir kez daha haklarını talep edecek.
Türk bayrağının altında, alın terlerinin karşılığını istemekten başka suçu olmayan madenciler bugüne kadar defalarca oyalandı, verilen sözler tutulmadı. İşçilerin hakları ödeneceğine dair bakanlıkların gözetiminde verilen taahhütler yerine getirilmezken, sorumluların değil emekçilerin karşısına barikatlar çıkarıldı.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak emeğin, alın terinin ve hak mücadelesinin yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. Türk milletini, ekmeği ve onuru için direnen madencilerle dayanışmaya çağırıyoruz.
4 Haziran Perşembe günü saat 12.00’de Yıldızlar Holding önünde olacağız!
Doruk Maden işçileri yalnız değildir. Emek mücadelesi, vatan mücadelesinden ayrı değildir.
Bu vesileyle tüm yeraltı kaynaklarının, kamu eliyle ve kamu gücüyle işletilmesi gerektiğini hatırlatarak milletin ortak zenginliğinin piyasa konusu yapılmasına müsaade etmeyeceğimizin sözünü bir kez daha veriyoruz.
Kamu işletmelerinin kamu personeli eliyle işletilmesini savunuyoruz: CVP’nin iktidarında tüm madenler kamulaştırılacak ve devlet eliyle işletilecektir!
🗓 4 Haziran Perşembe
🕜 12.00
📍Yıldızlar Holding önü (Mevlana Bulvarı, Konya Yolu, No: 174/A, Balgat, Çankaya/Ankara)
Oğuzhan Uğur, Kaşif Kozinoğlu'nun Sırplara karşı Bosnalılara keskin nişancılık eğitimi verdiğini anlatıyor.
― MİT'in dış operasyonlar sorumlusuydu.
― Türkiye Cumhuriyeti onu uçakla Bosna yakınlarında bırakıyor.
― O inip Bosna köylülerini bulup eğitmeye başlıyor.
Siz bilir misiniz?
Kıbrıs'ta neden bir Balıkesir Köyü vardır?
Siz bilir misiniz?
Kıbrıs'taki havalimanı neden Ercan Havalimanı adını taşır?
Bu iki ismin ardında, Balıkesirli bir kahramanın hikâyesi vardır...
🇹🇷 Pilot Binbaşı Fehmi Ercan, Balıkesir'de dünyaya geldi. İlkokulu Manisa'nın Demirci ilçesinde, ortaokulu Gönen'de, liseyi ise Balıkesir'de tamamladı. Ardından Hava Harp Okulu'ndan mezun olarak Türk Hava Kuvvetleri'nin seçkin pilotları arasına katıldı.
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın ilk günlerinde kullandığı uçak düştü. Ağır yaralı olmasına rağmen mücadeleden vazgeçmedi. Bir kolunu kullanamaz hâlde olmasına rağmen son kurşununa kadar savaşmaya devam etti.
Rivayete göre, şehit olmadan önce yakınında bulunan bir çocuğu korumak için kendisini ona siper etti. O kahramanca mücadele sırasında şehadete yürürken, çocuk hayatta kaldı.
İşte bu nedenle, şehit düştüğü bölgedeki köye Balıkesir adı verildi; hemen yanındaki havalimanına ise kahraman pilotumuzun soyadı verilerek Ercan Havalimanı adı yaşatıldı.
Kuvâ-yi Milliye şehri Balıkesir'in yiğit evladı...
Ruhun şad, mekânın cennet olsun Binbaşı Fehmi Ercan. 🇹🇷
Alıntıdır.
Yunan istihbaratına çalışan bir Yunanlı araştırmacının Zafer Partisi’nin Gümülcine ve İskeçe Ziyaretleri ile ilgili Yorumu. Zafer Partisi’nin ziyaretini sansürleyen TRT’nin bilgisine
TRAKYA’DA BOZKURTLARIN KIŞKIRTICI TURU
31|01|2026
“Sözde "Xanthi Türk Birliği"ni ziyaret eden aşırı sağcı bir politikacının kurtarılamaz hezeyanı
Türkler son günlerde Ege ve Trakya'da ülkemize defalarca meydan okuyor. Ege'nin yarısını griye boyamaya çalıştıkları NAVTEX'ten bir gün sonra ve Fenerbahçe taraftarlarının sözde "D. Trakya" kulübüyle Komotini'deki provokasyondan iki gün sonra, Türk politikacılar dün de BozKurt işareti yaparak Xanthi'de ortaya çıktı.
Küçük boyutuna rağmen Türkiye'deki ırkçı, İslamcı olmayan aşırı sağın önemli bir faktörü olan Zafer Partisi'nin lideri, sözde "Xanthi Türk Birliği"ni ziyaret etmek için kışkırtıcı bir hareketle Xanthi'ye gitti. Sebep? Batı Trakya Türk Azınlığının Onur Günü (29 Ocak), resmi bir Türk bayramı değildir.
Bu gün, 1988 yılında Komotini'deki Türk konsolosluğuna yakın veya ondan talimat alan çevreler tarafından oluşturulmuştur. Günün resmi amacı, "kimlik ve dil hakları lehine direnişi onurlandırmaktır". Türkiye'de çeşitli dernekler ve STK'lar tarafından etkinliklerle kutlanmaktadır, ancak resmi bayram veya milli bayram statüsünde değildir. Ümit Özdağ ve beraberindekiler, sahte örgüt "Ksanti Türk Birliği"ni ziyaret etti.
Açıklamada belirtildiği gibi, "ziyaret sırasında örgütün tarihi, yasal süreci ve faaliyetleri ele alınırken, aynı zamanda Batı Trakya Türk azınlığının temel hak ve özgürlükleri ve karşılaştığı sorunlar hakkında kapsamlı değerlendirmeler yapıldı."
Özdag, “Batı Trakya Türk azınlığının her zaman desteğinin olduğunu ve bu süreçte her türlü yardımı sunmaya hazır olduğunu” vurguladı. Özdag, son yıllarda Suriye ve Afganistan'dan gelen göçmenlere karşı ve Kıbrıs'ın bölünmesini destekleyen sert açıklamalarıyla Türk aşırı sağının "yıldızı" olarak ortaya çıktı. Pontus kültür etkinliklerini ve Rum-Türk girişimlerini propaganda olarak nitelendirerek eleştirdi. Özdag, Ahmet Sadık'ın mezarını ve Eşitlik, Barış ve Dostluk Partisi (KEF) ofislerini ziyaret etti.
Aynı zamanda, Perşembe sabahından beri Ahmet Sadık'ın resmini taşıyan paylaşımlarıyla Türk Savunma Bakanlığı, "Türk azınlığı"ndan resmi olarak tekrar bahsederek günü kutluyor. Ahmet Sadık, Batı Trakya Müslüman azınlığının bir üyesiydi. 1980'lerde bölgenin siyasi sahnesinde aktif rol aldı, dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz'ın siyasi himayesi altındaydı ve kendi koalisyonuyla Yunan Parlamentosu üyesiydi.” @zaferpartisi@trthaber@trt
Erol Mütercimler’den Yaşar Güler’e tarihi ders!
“TSK’nın itibarı zedelendi! Öyle mi?
-Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde itibarı zedelenmedi mi?
- Yunan askeri Datça’da karaya ayak bastığında itibarı zedelenmedi mi?
- 3 tane teğmene gücün yetiyor!
Yazıklar olsun sana!”
Anadolu'da binlerce yılda biriken Türk Nüfusunu, Fatih 1477 yılında getirdiği sürgün politikasıyla bozdu!
14.803 ailenin evlerine el koyan Fatih bu evleri Ermenilere ve Yahudilere hediye etti!
Bu evler Haliç, Balat, Fener ve Samatya'daydı.
Osmanlı Türkmen ve Oğuz Boylarını İstanbul'a sokmadığı gibi haritada yerini bilmediği Balkanlara dağıtıp İstanbul'a Yahudi taşımıştı. Yavuz döneminde Alevî Türkmenler katledilmemek İran'a göçmüş, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun demografik yapısı bozulmuştu.
Atatürk ,Türkiye Cumhuriyeti'ni kurana kadar İstanbul'a Türk girişi yasak! İki kefilli muhtesip vizesi uygulandı.
Atatürk sayesinde yeniden insan yerine koyulduk.
Atatürk'ü sevmeyen ya cahildir,
ya da Rum, Ermeni, Yahudi, Levanten, Bizans veya Arap torunudur.
"Bir ülkede Bankalar, fabrikalar, topraklar, yabancılara satılıyorsa ve o ülkenin aydınları buna seyirci kalıyorsa, o ülkede baĝımsızlıktan söz edilemez."
Uģur Mumcu
Turgut Özakman'ın bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara verdiği tokat gibi cevap!!!!
Düşünsene.
Köydesin.
Tarlada uğraşıyorsun.
Gazeteden okuyorsun: Yunanlılar Ege'yi geçmiş. Uzakta, diyorsun. Bize kadar gelmezler. Ordu durdurur.
İki gün sonra bakıyorsun: Komşu şehirdeler.
Birkaç gün sonra gazete çıkmıyor.
Çevre köylerden haberler geliyor. Baskın. Yangın.
Bekliyorsun.
Sabah.
Akşam.
Tekrar sabah.
Belki bizim köye gelmezler.
Sonra köyden silah sesleri başlıyor.
Eşini, kızını, oğlunu kilere saklıyorsun. Kapının mandalını çekiyorsun. Bu sesi en son sen duydun. Silahını alıp pencereye geçiyorsun.
Evin önünde 30 kişi.
Basıyorsun tetiğe.
Bir düşman iniyor.
Bir daha.
Bir daha.
Mermin bitiyor.
Dalıyorlar içeri.
Dipçikle suratını eğip büküyorlar. Yerde yatıyorsun. Tek dileğin şu: Beni vurup gitsinler. Ailemi bulmasınlar.
Buluyorlar.
Üç asker gülüşerek eşini sürüklüyor ahıra.
Diğer üçü kızını bahçeye çıkarıyor.
Biri oğluna işaret ediyor: "Büyüdüğünde intikam alır. Öldürün."
Ellerin bağlı.
Bir şey yapamıyorsun.
Tam o anda köyde yeniden silah sesleri.
Ama bu sefer çığlıklar düşman askerlerinden geliyor.
Türk askeri girmiş köye.
Beş Mehmetçik evin arkasına koşuyor — oğlanı kurtarıyorlar.
Dördü ahıra dalıyor — son anda yetişiyorlar.
Diğerleri bahçeye — kıza da bir şey olmuyor.
O asker senin canını kurtardı.
Namusunu kurtardı.
O çocuğu kurtardı.
Şimdi sor bakalım o askere:
Oruç tutuyor musun?
Namaz kılıyor musun?
Hangi partilisin?
Mezhebin nedir?
O noktadan sonra bunların senin için önemi var mı?
Bizi birleştiren din değildi, mezhep değildi, parti değildi.
Bizi birleştiren şey şuydu:
Aynı toprak.
Aynı tehlike.
Aynı çığlık.
Birbirinize sahip çıkın.
Sizin köyünüze sıra gelmeden.
Anadolu'yu vatan yapan,
"Yurtta Barış, Dünyada Barış" diyen,
bu toprakları bize bırakan
önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü ve
kahraman silah arkadaşlarını
saygıyla, minnetle anıyorum.
Allah rahmet eylesin.
Turgut Özakman
⚔️🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷⚔️
" 2013'ten sonra Suriyelilere verilen hiçbir vatandaşlık geçerli değildir.
Suriyelilere verilen vatandaşlıkların hepsi yok hükmündedir. Bunun dışında verilen vatandaşlıkların da kanuna aykırı olanların hepsini iptal edeceğiz. "
Prof. Dr. Ümit Özdağ
🔴 Cihat Yaycı :
‼️Türk vatandaşlarına çağrım şudur: Tatil planı yaparken sadece denizi, oteli ve fiyatı değil; ülkemizin çıkarlarını, ekonomik gücünü ve milli hassasiyetlerini de düşününüz.
Yunanistan, Türk turistleri dostluk ve karşılıklılık anlayışıyla değil, ekonomik ihtiyaç nedeniyle kabul etmektedir. Bugün Türk vatandaşlarına uygulanan kapıda vize sistemi tüm Yunanistan için geçerli değildir; yalnızca Türkiye’ye yakın ve ekonomileri büyük ölçüde Türk ziyaretçilere bağımlı hâle gelen belirli adalarla sınırlıdır. Üstelik bu uygulama geçici ve süreli bir istisnadır.
Buna karşılık Yunan vatandaşları Türkiye’nin tüm sınır kapılarından kimlik kartlarıyla giriş yapabilmekte, hatta birçok durumda süresi geçmiş kimlik kartlarıyla dahi kabul edilmektedir. Türk vatandaşları ise hâlâ vize uygulamalarına tabi tutulmaktadır. Bu durum karşılıklılık değil, açık bir eşitsizliktir.
Bugün Adalar Denizi’ndeki bazı adaların esnafı, restoranı, oteli ve ticareti büyük ölçüde Türk turistlerin harcamalarıyla ayakta durmaktadır. Ancak aynı Yunanistan; 19 Mayıs’ı, yani Türk Milletinin bağımsızlık mücadelesini başlattığı günü sözde “Pontus Soykırımı Günü” ilan eden, nesillerine Türkiye karşıtı tarih anlatıları aktaran, Batı Trakya Türklerinin Lozan’dan doğan haklarını yıllardır kısıtlayan ve Türkiye’ye yönelik maksimalist taleplerini hiçbir zaman tamamen terk etmeyen bir devlet politikası izlemektedir.
Dolayısıyla mesele yalnızca turizm değildir. Harcanan her kuruşun ekonomik olduğu kadar siyasi ve stratejik sonuçları da vardır. Bugün bazı adaların ekonomileri Türk turist sayesinde ayakta dururken, aynı devletin uluslararası platformlarda Türkiye’nin hak ve menfaatlerine karşı faaliyetlerini sürdürmesi, Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de Türkiye aleyhine politikalar izlemesi üzerinde düşünülmesi gereken bir çelişkidir.
Elbette herkes tatilini istediği yerde yapabilir. Ancak vatandaşlarımız harcadıkları her kuruşun ekonomik, siyasi ve stratejik sonuçlarını da düşünmelidir. Kendi ülkesinin turizmine, esnafına ve ekonomisine katkı vermek sadece bir tatil tercihi değil, aynı zamanda milli bilinç ve sorumluluk meselesidir.
Unutmayınız; bir milletin gücü yalnızca ordusundan değil, ekonomisine sahip çıkan vatandaşlarının tercihinden de gelir.
Ulusalcıları, Atatürkçüleri, Kemalistleri tasfiye eden sen değil misin?
Türk ve Türkiye düşmanı ne kadar etnik bölücü, kürdistancı, ikinci cumhuriyetçi, TR-705 gibi CIA elemanlarını CHP'ye dolduran sen değil misin? Aklın olmayacak da inanacaksın buna!
Amerikan derin devletinin "Chp'nin Kemalist yapısını yıkmak için kullanışlı aparat" olarak gördüğü WikiLeaks belgelerinde apaçık şekilde yazıyorken, Uluslararası spekülatör Soros'un vakıf kurucusu olduğun bilindiği halde bir umutla insanlar sana koşmuştu.
13 Yıl, 5 ay, 24 gün CHP genel başkanlığı yaptığın süre içinde bir tek Atatürkçü, Kemalist bırakmadığın partide, yarım kalan hangi görevin için geri geldin?
Yücel Yıldız