Daha iki ay önce Medinedeydim.
Hayatımda ilk defa tek başıma gecenin üçünde korkmadan giyindim, otelimden çıktım, sokaklarda dolaştım, sevdiğim kahveciden kahvemi alıp, salına salına teheccüt kılmaya mescidi nebevinin bahçesine gittim. Ne yolda rahatsız eden ne garip bir bakış.. Bir kadın olarak benim önümde saygıda kusur ettiklerini görmediğim gibi bana prenses gibi davranıldı. Ek bilgi; Suudi Arabistan erkekleri eşlerine o kadar iyi muamele ediyor ki bunlar böyleyse türk erkeleri neden böyle diye sorguluyorsunuz..
Dolabında karşılaştığı tuhaf manzarayı paylaşan kadın:
“Banyo dolabımda böyle bir şey ürüyor. Her gün temizliyorum ama bu tekrar çıkıyor. Sinirden gözlerim kör oldu, ne yapmam lazım?”
köyünden kalkıp gelerek apartman hayatına adapte olamayan bir kadın ve arlanmaz iki cocuk. alt komşun sana az bile yapmış diyebiliriz. şu sinsilik ve mağdur rolünü nerde görsem tanırım.
İki erkek çocuğu olan bir kadının, evdeki çocuk gürültüsü nedeniyle alt komşusunun bina WhatsApp grubuna yazdığı şikayet dolu mesajlar ve polis çağıracağını söylemesiyle büyüyen olaylar, kadının evini satışa çıkarmak zorunda kalmasıyla sonuçlanıyor.
Okul öncesi öğretmeni olmanın vahametini size şöyle anlatayım
Elimi yıkamak için birine verme şansım olsa gidip elimi yıka gel derim. O derece sınıftan çıkma şansım yok.