Amerikada S&P 500’e girecek şirketin son son 4 çeyrek toplamında kâr etme şartı vardır
Zarar eden bir şirket ne kadar büyük olursa olsun S&P 500'e giremez
Bist100’de ise böyle bir şart yoktur isterse milyar lira zarar etsin eğer yeterli işlem hacmi varsa Bist100’e girer
Tarihimizde şöyle tek bir fotoğraf yok. Alçak, haysiyetsiz, vandal Rum’ların tek bir çocuğuna şunu yapmadık. Savaşta bile kendimize hakim olduk.
Türklük yücedir.
Deniz Zeyrek, Yusuf Tekin'i kepaze etmiş
"Bu hikayeleri nereden uyduruyorsunuz, biz parasız yatılı okuduk, çorabımızı bile devlet verirdi, 3 öğün yemeğimiz dışında, üstüne bir de harçlık verirdi
Sümerbank, lacivert ceket, gri pantolon, yakası kürklü paltomuzu ücretsiz verirdi"
Şimdi Yunanistan’da olduğum için çok uzun yazamam ama yıllardır Yunan Devlet Arşivleri’nde 1919-1922 yıllarına ait cevher niteliğinde belgeler olduğunu (bir kısmını Megali İdea kitabımda kullandım) ifade ettim. O dosyaları bizzat çalışmış biri olarak, Diamantopoulos’un savaş suçu olarak açıkladığı tezine destek verecek birçok dilekçeden de bahsettim. TTK’da düzenlenen sempozyumda asker mektuplarındaki savaş suçlarını kanıtlar nitelikteki belgeleri bizzat sundum. O zaman galiba sesimi yeterince duyuramamışım. Demek ki bir Yunan siyaset bilimcisinin söylemesi gerekiyormuş…
Cengiz Topel, esir düşmeden önce;
▪️ Üzerindeki gizli uçuş planlarını yakmayı başardı,
▪️ Tabancasındaki son mermisine kadar direndi,
▪️ 30 saat boyu Rumlardan işkence görmesine rağmen tek bir kelime etmedi.
Son nefesine kadar bir Türk Subayına yakışır davrandı.
Antalya’da 10un üzerinde oteli olan biri köylerden sıra sıra iki katı para vererek arazileri topluyor. Herkes de biliyor uyuşturucu kaçakçısı pkklı olduğunu.
5-6 sene önce 800 lira karşılığında ormanı yakarken yakalanan çocuk otelinde çalışan kürttü.
🔴 Cihat Yaycı : KKTC’nin Metehan Sınır Kapısının Rum tarafında dün bütün gün şu sloganlar atıldı:
▪️ “Türkler dışarı!”
▪️ “Yunan toprağında öleceksiniz Türkler!”
▪️ “Kıbrıs Yunan’dır!”
Buna rağmen hâlâ “Biz Kıbrıslıyız, Rum-Türk fark etmez, hepimiz adalıyız.” diyenlere söyleyecek söz bulamıyorum.
Rum tarafının zihniyeti ortadadır. Onlar için Kıbrıs bir Yunan adasıdır; Türkler ise yok edilmesi veya adadan çıkarılması gereken bir topluluktur.
İşte KKTC bu yüzden yaşamalı, güçlenmeli ve uluslararası alanda tanınmalıdır. KKTC’nin varlığı, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin, hürriyetinin ve egemenliğinin teminatıdır. Türkiye’nin etkin ve fiilî garantörlüğü ile adadaki askerî varlığı ise bu teminatın vazgeçilmez güvencesidir.
Bütün bunlara rağmen hâlâ “federasyon”, “ortak devlet” ve “müzakerelere kaldığı yerden devam edelim” diyenlerin, önce Rum tarafının dün attığı sloganlara bakmaları gerekir. Türkleri adadan kovmayı hedefleyen bir zihniyetle egemenliği paylaşabileceğini düşünenler, gerçekleri görmek zorundadır.
Gerçekçi çözüm federasyon değildir. Tek gerçekçi çözüm, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığının ve Kıbrıs Adası’nda egemen bir Türk devleti olduğunun kabul edilmesidir.
Türkler açısından Kıbrıs sorunu diye bir sorun yoktur. Kıbrıs sorunu, 1974 Barış Harekâtı ile Kıbrıs Türklerine yönelik soykırımın durdurulması ve KKTC’nin doğuşuna giden sürecin başlamasıyla fiilen çözülmüştür. Bugün çözülmesi gereken bir sorun varsa, o da Rum tarafının bu gerçeği kabul etmemesidir.
@kibris_postasi@HABERKIBRIS@kibrisbugun@GundemKibris@TAKAjansi@kibrismedya@KKTCCB@kktc_bbbasin@KKTC_Disisleri@yenisafak@yeniakit@gztcom@haber365@Haber7@dhainternet@milligazetecom@gazetesozcu@cumhuriyetgzt1
@aykiri Milano merkezde en işlek yerde efsane taze meyve ile dolu dondurma aldım tek başıma zor bitirdim Tadı mükemmeldi En az dört top dondurma diyebiliriz artı dondurulmuş meyvelerle ve 6 Euro ödedim. ÜLKEMİZ MAALESEF HEM PAHALI HEM DE VASAT OLDU
Milli Savunma Bakanlığı, Rum bir teröristin Türklere yönelik katliamları itiraf ettiği görüntüleri paylaştı:
"Her bir Rum için 10 Kıbrıs Türk'ünü öldürdük."
🅾️IRAK'TAN 50 MİLYAR DOLAR ALACAĞIMIZ VAR...
📌Esasen Türkiye'nin Irak Petrollerinde hakkı var.
Lozan Antlaşması ve 1926 tarihli Ankara Antlaşmasına istinaden, Türkiye'nin 1931 yılından itibaren 25 yıllık süre ile Irak Petrollerinden hak alması karara bağlanmıştır.
Ne var ki Türkiye'nin hakkı olan istihkak 1951-1956 yılları arasında ödenmemiştir. Yani 25 yıllık antlaşmanın son 5 yıllık hakkını Türkiye Irak'tan tahsil edememiştir.
1926 Yılındaki Antlaşmadan doğan bu haktan Türkiye'nin herhangi bir feragat etmişliği yoktur. Bu para faizi ile birlikte hesap edildiğinde bugünün parasıyla yaklaşık 50 milyar dolardır.
Ve bugün Türkiye, Barzani ile işbirliği yapıp Irak Merkezi Hükümetinin haberi olmadan Irak Petrollerini Ceyhan Limanına taşıyor ve bundan dolayı Uluslararası tahkim mahkemesinde Irak'a 1.471 Milyon dolar ceza ödemeye mahkum oluyor.
Haluk Levent, Ahbap, Kerem Kınık, Akın Gürlek, Çankaya Belediyesi, operasyonlar falan hemen algı başka yöne çekiliyor.
Peki bu cezayı kim ödeyecek? Yahut Ödeyecek miyiz?
Türkiye ne yazık ki Uluslararası anlamda liyakatle temsil edilemiyor. Şayet Türkiye Liyakatle temsil ediliyor olsaydı, Irak Petrollerinden 5 yıllık istihkak alacağımız olduğu tezi de savunulurdu mevcut iktidar tarafından, fakat eminim AKP içinde Türkiye'nin Irak Petrollerinde %10'luk pay sahibi olduğunu ve 5 yıllık da istihkak alacağımız olduğunu bilen yoktur.
Ayrıca, AKP'yi geçtim, muhalefet bile bu durumu bilmiyor. Herhangi bir muhalefet partisi üyesinden bu yukarıda yazdıklarımı duydunuz mu? Duymadınız...
Şimdi, şayet bu cezayı ödeyeceksek, 2014-2018 yılları arasında bu işin sorumluları kimse bu 1.4 milyar doları onların ödemesi lazım değil mi?
Yapılan bu petrol ticaretinden halk olarak bize bir pay verildi mi ki biz bunu ödeyelim?
Neyse sevgili okur... Benim vazifem bir vatandaş olarak Devletimin menfaatine olan şeyleri yazmak. Bu konuda da bunu yaptığıma inanıyorum. Umarım bu yazdıklarımı okuyup bu minvalde devletimin haklarını savunacak bir siyasetçi yahut bürokrat çıkar da bu parayı ödemekten kurtuluruz.
#pazar #tarih #ekonomi
ÚLTIMA HORA: Egipto vs Argentina registró 23 errores arbitrales. El mayor número en un partido de la Copa Mundial 2026
Todos ellos a favor de Argentina