🎙️ Eda Erdem:
Biz bugün sadece bir şampiyonluk kazanmadık. Cumhuriyetin bize açtığı yolda Türk Kadınlarının neler başarabileceğini bir kez daha gösterdik.
Bizden önce yolu açanlar, bize inananlar ve bizden sonra gelecek olan tüm kız çocuklarına armağan olsun bu kupa.
Türk Kadını mücadele etmeye ve kazanmaya devam edecek. Bu kupa hepimizin. Bugün Avrupa'nın başkenti İstanbul. Bu gurur hepimizin.
BREAKING NEWS:
Japan has agreed to pay Iran in Chinese yuan in exchange for the unhindered passage of its ships through the Strait of Hormuz.
It appears that all countries wishing for their ships to pass through the Strait of Hormuz may be required to pay Iran in yuan.
Türkiye dev bir maden sahası.
Madencilik lisansları peynir ekmek gibi dağıtılıyor.
"Altın gümüş, bakır çıkarılıyor da bize ne kalıyor?" diye soruyorsanız Oğuz hocaya kulak verin:
-Bir kere kirlemiş sular kalıyor, yok edilmiş ormanlar, zehirlenmiş toprak, kirlenmiş hava kalıyor.
-Sonsuza kadar sularımızı kirletecek asit maden drenajı kalıyor.
-Ağır metallerle yüklü, siyanür ve asitlerle muameleye uğramış milyarlarca tonluk atık barajları kalıyor. Bütün atık barajlarının altında sızdırma barajları vardır çünkü bütün atık barajları sızdırıyor. Her durumda sızdırıyor. Bu sızıntı derelere, onlardan göllere denizlere bütün rezervuarlara. Sömürge madenciliği emperyalizmin en büyük soygun aracıdır.@oguzkurdoglu
Röportajın tamamı şurada: https://t.co/h2CMhXR9Ft
Millî Eğitim Bakanlığı, 26 Nisan 2024 tarihinde "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" başlıklı müfredat taslağını kamuoyunun görüşüne sundu. Uzun zamandır tartışıldığı ve paydaşların geribildirim vermeye hazırlıklı olduğu gerekçesiyle görüş bildirimi için kamuoyuna bir haftalık süre tanındı.
İstişare sürecine yeterli zaman tanınmaması süreci tepeden inmeci hâle getiriyor ve sürecin meşruiyetine gölge düşürüyor. 10 yılda geliştirildiği paylaşılan yeni müfredatın, 3 bini aşkın sayfadan oluşan 26 farklı yeni öğretim programı ve bir ortak metin içerdiği düşünüldüğünde, paydaşların, bir haftalık sürede müfredata ilişkin derinlikli değerlendirme yapabilmesi gerçekçi bir beklenti değildir. Geribildirim süresinin uzatılması, sürecin işbirliğine ve şeffaflığa dayalı olabilmesi için zaruridir.
Müfredatın hazırlanmasında öğretmenlerin ve akademisyenlerin çalıştığı belirtilse de bu kapsam Türkiye’nin eğitim ekosisteminin büyüklüğünü ve çeşitliliğini temsil etmekte yetersizdir. Öğrenciler, öğretmenler, veliler, üniversiteler, özel sektör ile sivil toplumun görüşlerinin ve deneyimlerinin göz ardı edilmesi, yeni müfredatın ihtiyaç ve beklentileri karşılamamasına yol açacaktır. Eğitime dair karar alma süreçlerine, eğitimin tüm paydaşlarının katılım hakkı sağlanmalıdır.
Kapsayıcı, katılımcı ve nitelikli geribildirim süreçleri, dayatmacılıktan uzak öğretim programları için elzemdir. Ayrıca öğretim programı taslağı hazırlanırken yapılan ihtiyaç analizi ve uygulama bütçe planı kamuoyuyla şeffaf bir biçimde paylaşılmalıdır. Düzenlemelerin kimler tarafından yapıldığı, bu kişilerin yetkinlikleri, her bir dersin öğretim programı için uzmanlık alanları ve kaynakça da kamuoyuna açıklanmalıdır.
Verilen kısa sürenin, müfredatın tüm boyutlarıyla kapsamının değerlendirilememesine, sadece ders içeriklerine dar ve yüzeysel bir biçimde odaklanılmasına neden olacağı açıktır.
Millî Eğitim Bakanlığı’ndan geribildirimler için yeterli süre tanımasını; bilimsel, şeffaf, kapsayıcı bir program geliştirme ve değerlendirme süreci uygulamasını talep ediyoruz. Kamuoyunu da bu sürece katılmaya davet ediyoruz.
#NitelikliEğitimİçin #KatılımcıMüfredat #EğitimAskıda
@tcmeb@Yusuf__Tekin@meb_ttkb
Haber Global internet sitesinde LGS'ye sayılı günler kala öğrenciler ve anne-babalar için önerilerimi paylaştım. Haberin tamamına erişmek için: https://t.co/phWvyuwWZz
Online eğitim krizle baş etmekte işe yarayan bir yöntem değil bunu pandemide gördük. Tüm toplumsal kriz durumlarında müdahalenin ardından yavaş biçimde doğal düzene geri dönmek baş etme becerilerimizi geliştirir, duygudaşlığı ve etkileşimi artırır.
Doğa olayları karşısında endişelenmenin doğal olduğunu paylaşmak, duygu paylaşımına imkan sağlamak, yazıyla, resimle, hikayelerle oyunlar kurmak bu süreçte çok işe yarayacaktır. Amacımız endişeyi ortadan kaldırmak ve bastırmak değil, onu işlemlenebilir hale getirmek olmalı
Depremi çocuklarla nasıl konuşmak daha yararlı olur sorusunu ele aldığımız psikoloji söyleşileri podcast yayınını tekrar hatırlama vaktidir. https://t.co/KhBqk7Aao5
I'm interviewed on the *Psychiatry and Psychotherapy* podcast with @DavidPuder
Have a listen! We take a deep dive into projection, how psychopathology hides in culture,* how long psychotherapy takes and what makes it work
https://t.co/Xi3QsIO0xU
Bu kararı verenler uzun yıllarca emek emek kurulmuş bir kimliğe yapılan her cerrahi müdahalenin bir doku uyuşmazlığına neden olacağını bilmelidir @FBKoleji@Fenerbahce
Fenerbahçe Koleji’ni işbirliği adı altında başka bir kuruma devretme kararını verenlerin atladığı bir şey var. Eğitim kurumları bir kimliği kurup yaşatmak için şirketlerin aksine uzun yılların birikimine yaslanırlar.
Eğitim işi kimlik işidir. Kimlikse bir topluluğun nesilden nesile aktarılan en büyük değeridir. Üyelerinin fikir birliği ve tartışma süreçleri yaşanmadan hiç bir saygın kurumun kimliğiyle ilgili kararlar bir günde alınmamalı.
@BirGun_Gazetesi Şiddet, araştırma sonuçlarında gerçek rakamın çok altında raporlanır. Yüzde 47'lik şiddet gören kadın yüzdesi gerçekte çok daha vahim bir oranı işaret ediyor! Bu oranın kendisi İstanbul Sözleşmesinin ne kadar değerli ve gerekli olduğunun kanıtı. Görebilene!
@perihantantug Usul ve üslup esastan önce gelir. Bazı insanların piyasada yer edinmek için saygın insanlara saldırmak yerine başka stratejileri olsa keşke