Bazen kaçmak gerekir, bazen insanlar üstüne üstüne gelir, gürültü dayanılmaz olur, şehir devasa bir yük gibi çöker omuzuna, bazen bir yerlere sığınmak istersin. Bazen uzaklaşmak ruhunu temizler, bedenine huzur verir.
Belki saçma gelecek ama küçüklüğüm barbie bebekler ile geçti ve hiçbir zaman onun gibi olmak istemedim. Ve onunla oynarken kendimi eksik, hatalı veya çirkinde hissetmedim. O her zaman benim gözümde güzel uzun sarı saçlı bebeğimdi. Filmlerini izlediğimde hep yardım severdi ve hoşgörülüydü bu yanı hoşuma gidiyordu. Onu kadınsı bile gördüğümü hatırlamıyorum. Ben kendimi hep güzel hissederken tam tersi başka çocuklar benimle burnumla yada yüzümle, kusurlarımla, kilomla dalga geçtiklerinde kendimi çirkin ve eksik hissettim ve bunu değiştirmek için makyaj yapmaya, zayıflamaya çalıştım. Halbuki başkaları kusurlarımla dalga geçene kadar kendimi hep güzel ve tatlı görmüştüm. Bence oyuncak bebeklerden önce çocuklarımızı nasıl doğru yetiştirebiliriz bunu öğrenmeliyiz. İnsanların kusurları ile dalga geçmemeyi ve onları küçük düşürmemeyi öğretmeliyiz. Bence o zaman bir şeyler doğru anlamda değişecektir.
Tarkan olmaya çalışan popçuların zamanla 'mejajını aldım'cılara dönüştüğü ortamda, rahatı seçmemiş, hedefi belirtilmemiş paylaşımdan hapis yatılan süreçte, pop minvalinde sanat kaygısız ama nereye çekersen oraya giden dili ile 'cesurca' tanımına uygun ilk pop şarkısıdır. @tarkan