Hiç sorumluluk almayayım, hiç birşeyi de riske atmayayım ve herşey de güzel olsun.
Yaradanın çaba kanuna aykırı?
Ne dedi Adem'e?
Ekmeğini alnının teriyle yiyeceksin.
Üzerine doğduğumuz bu gezegenin yegâne bir kuralı vardır.
'ihtiyacından fazlasını alamazsın'
İnsan da olsan alamazsın, çınar da olsan alamazsın.
İhtiyacından fazlasını almaya başlayan bir küçük hücre
Yaşadığı tüm sistemi ölüme götürür.
Acı ve ızdırabın sebebidir.
Kurban, sadece vazgeçmek değil kendi benliğimizi Yaradan'ın ışığına teslim edebilmemizdir.
Gerçek yakınlık insanın içindeki beni susturup hakikate yer açtığında başlar.
Canların yaşadığı, hakikate yer açabilmek için egonun kurban edildiği nice güzel bayramlara.
Tek başına hiçbir işe yaramayan bir nöron gibi, sevgi de tek kişide bulunmaz.
Birbiri arasında bağ kuran iki nöronun bir enfermasyonu oluşturması gibi, sevgi de iki birey arasında kurulan sağlıklı bir bağda hissedilir.
Bugün şöyle bir cümle okudum ve çok doğru:
"Bir maymun yiyebileceğinden daha fazla muz biriktirirse, diğer maymunların çoğu açlıktan ölürken, bilim adamları neyin yanlış olduğunu anlamak için o maymunu incelerdi. İnsanlar bunu yaptığında, onları Forbes'in kapağına koyarız."
İyi ve kötü olanın ötesinde gerçek ve yalan vardır.
Gerçek tek bir kaynağa ve o kaynağın doğasına bağlanır. Gerçek, Yaradan'ın doğası olan ihsan etmek ve sevgidir.
Dünyayı ben ve diğerleri olarak ikiye ayırmak, olayları sadece kendi çıkarımıza göre yorumlamak tek yalandır. Beş duyumuzla algıladığımız ve sadece kendimize hizmet eden bu dünya tablosu bir hayaldir. Gerçekmiş gibi görünür ama kalıcı bir temeli yoktur.
Kendini sev ve ben değerliyim söylemleri ilmin tam zıttına işaret eder.
İlim ihsan edemeyeceksem hiçbir şey almıyorum niyetiyle öğrenilir.
Adem elmayı ilk ısırdığında sorun yoktu. Kendi arzusu için ikinci kez ısırdığında, kendi için haz alma eylemini gerçekleştirdi ve ...