📢 HASTANELERDE DAĞITILDIĞI İDDA EDİLEN SUNUMDAKİ BİREYSEL HEDEF KATSAYISI UYGULAMASI NELER GETİRİYOR? LÜTFEN SONUNA KADAR OKUYUNUZ ÖNEMLİDİR.
👉Sağlık Bakanlığınca hazırlandığı idda edilen sunuma göre Bireysel Hedef Katsayısı (BHK), hekim ve diş hekimlerinin teşvik ek ödemesini 1,00 ile 1,40 arasında etkileyen yeni bir değerlendirme sistemi olarak uygulanacaktır.
Örneğin bu sistemde bir hekim eski usulde 10 TL teşvik ek ödemesi alıyorsa ve yeni katsayısı 1,40 olarak belirlenmişse, alacağı ek ödeme yaklaşık 14 TL olacaktır. Peki bu aradaki 4 TL kimin cebinden çıkacaktır?
📌 Sunumda öne çıkan başlıklar:
✅ Hekimlerin aynı branş ve benzer hastane grubundaki meslektaşlarıyla karşılaştırılması (Örn. Bir hastanedeki 4 kardiyoloğun tıbbi puan ortalaması alınacak; ortalamanın üstünde kalanların BHK'si 1,01 ile 1,40 arasında değişirken ortalamanın altında kalanlar 1,00 ile çarpılacaktır),
✅ İşlemlerin zorluk, süre ve emek düzeyine göre sınıflandırılması,
✅ Baraj puanı, branş ortalaması, Z-skoru ve bonus kriterlerinin kullanılması,
✅ Bazı altyapı, personel ve malzeme eksiklikleri için muafiyet uygulanması öngörülmektedir. Örnek başhekim şu hekim şu nedenden dolayı puan üretememiştir derse muaf olacaktır. Umarız bu yetkiyi başhekimler elinde koz görüp farklı amaçlarla kullanmaz.
🔍 Gelin durumu somut bir örnekle açıklayalım:
Bir hastanede 4 kardiyolog olsun. Bunlardan 2'si insanüstü bir gayretle çalışıp yüksek puan üretsin, diğer 2'si ise standart hekimlik sınırlarında puan üretsin. İcat edilen yeni Z-skoru formülü ile bu 4 hekimin puan ortalaması alınacaktır. Ortalamanın üstündeki 2 hekimin katsayısı 1,10 - 1,40 arasında değişecek, ortalamanın altındaki 2 hekimin katsayısı ise 1,00 olacaktır.
Peki katsayısı 1,00 olan hekimin aldığı net tutar düşecek mi?
🧮 Basit Bir Hesaplama:
Eski Sistem (Mevcut Durum):
Hastanenin Dağıtacağı Tutar: 1.000 TL
Toplam Puan: 1.000 puan
Hekimin Puanı: 100 puan
Hekimin Teşvik Net Tutarı: 100 TL
👉Bireysel Hedef Katsayısı Sonrasında:
Hastanenin Dağıtacağı Tutar: 1.000 TL (Değişmedi)
Toplam Puan (Katsayılarla): 1.200 puan
Aynı Hekimin Puanı: 100 puan
Hekimin Yeni Payı: 83,33 TL
👉Sonuç: Burada 1,40 BHK alan 2 kardiyolog eski sistemde 100 TL alacakken yeni sistemde 140 TL alacaktır. Diğer 2 kardiyolog ise ortalamanın altında kaldığı için hak ettiği 100 TL yerine 83,33 TL alacaktır. Hastanenin toplam geliri ve dağıtılan havuz artmadığı için, 1 katsayılı hekim kendi cebinden meslektaşına aktarma yapmış olacaktır. Paralar sadece kendi aralarında yer değiştirmektedir! (Burada ki örneği sadece kardiyolog olarak düşünmeyin. Hastane geneline yayıp düşünün.)
👉O ki bu 4 kardiyolog da insanüstü çalışıp yüksek puan üretirse; bu sefer ortalama yükselecek ve 4'ü de 1,00 katsayı alarak yine eski sistemdeki parayı alacaktır. O da olmadı, diğer hastanelerdeki kardiyologların ortalaması devreye girecektir.
⚠️ Adalet mi, Yoksa Performans İçinde Performans mı?
Burada gün aşırı çalışan ödüllendirilirken, standart ve insani şartlarda çalışan cezalandırılmış olmaktadır. Herkes gün aşırı çalışırsa bu sefer yine kimse ödüllendirilmeyecektir!
Bazı hekimlerimiz "Çalışanla çalışmayan ayrılsın" diyordu; işte böyle ayırmışlar! Doğru mu olmuş yanlış mı, yorumu size bırakıyoruz.
👉Ayrıca; zaten puan üreten hekimin emeği tıp standartlarında ölçümlenmektedir. Geçtiğimiz Ocak ayında "Kurum Hedef Katsayısı" icat edilmişti, şimdi de "Bireysel Hedef Katsayısı" icat edildi.
Soruyoruz: Dünyanın neresinde 3 kuruşluk emek karşılığına bu kadar karmaşık şart koyulmuştur? Dünyanın neresinde böyle bir bordro hukuku vardır?
Burada "performans içinde performans" uygulanmaktadır! Hekimin aynı emeği ve tıbbi faaliyeti; birbirini izleyen ve tekrar eden katsayılarla mükerrer biçimde değerlendirilmekte, üstelik hekimin kontrolünde olmayan kurumsal/karşılaştırmalı veriler bireysel ücretine yansıtılmaktadır.
👉Aynı çalışma ikinci kez performans değerlendirmesine tabi tutulmaktadır. Bireysel performansın farklı adlarla tekrar tekrar değerlendirilmesi, kurumun ve diğer çalışanların sonuçlarının bireysel ücrete yüklenmesi ve hesaplama sisteminin öngörülebilir olmaması hukuka aykırı olduğunu düşünüyorum.
⚖️ Sendika olarak duruşumuz: Yönetmelik resmi olarak yayımlandığında, hukuk birimimiz konuyu detaylıca değerlendirecek ve gerekli hukuki ile idari mücadeleyi kararlılıkla sürdürecektir.
Not: Bu değerlendirme ve hesaplamalar hastanelerde sunulduğu iddia edilen bilgilendirme sunumlarına göre yapılmıştır. Kesin analizlerimiz yönetmelik yayımlandıktan sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Sağlıkta şiddete bir kez daha tanık olduk.
İzmir Şehir Hastanesi Yenidoğan Kliniğinde görev yapan asistan hekim ve yenidoğan yandal asistanı meslektaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz.
Sağlıkta şiddet; yalnızca sağlık profesyonellerini değil, toplumun sağlık hakkını da hedef almaktadır. Şiddeti önlemeye yönelik caydırıcı ve etkili tedbirler artık gecikmeksizin hayata geçirilmelidir.
Saldırıya uğrayan meslektaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz.
#SağlıktaŞiddeteHayır #ŞiddetSonaErsin #İzmirŞehirHastanesi
Çağrımız açıktır.
Kamuda diş hekimi atamaları artırılmalı, randevu bekleyen hastaların mağduriyeti giderilmeli ve atama bekleyen diş hekimleri bir an önce göreve başlatılmalıdır.
Hastalar beklemesin, diş hekimleri atansın.
#DişVeEczaKurasızKaldı
📌İşte Türk Milleti'nin gerçek Milli Takımı.
Almanya karşısında 2-0 geriye düştük, maçı 3-2 kazanmayı bildik. Çünkü onların damarlarında asil kan akıyor, Türk Milletini temsil ettiklerinin bilincindeler.
Helal Olsun #FileninSultanları Gururumuzsunuz. #MilliTakım #TürkiyeninMaciVar
🚨 5 ACİL TALEP – 2
YILLIK İZİNDE TEŞVİK KESİNTİSİNE SON VERİLMELİDİR!
Dinlenmek, ailesine vakit ayırmak ve fiziksel ile ruhsal olarak yeniden güç toplamak her çalışanın olduğu gibi hekimlerin de en temel hakkıdır.
Ancak bugün birçok hekim, yasal hakkı olan yıllık iznini kullanırken gelir kaybına uğrama endişesi yaşamaktadır. Özellikle teşvik ödemelerinde yapılan kesintiler, hekimleri izin kullanmaktan kaçınmaya zorlamakta ve yıllık izin hakkını fiilen sınırlandırmaktadır.
Oysa yıllık izin bir ayrıcalık değil, anayasal ve insani bir haktır.
Hekimlerin dinlenmeden, tükenmişlikle mücadele ederek ve sürekli artan iş yükü altında çalışmaya zorlanması ne çalışan sağlığına ne de sunulan sağlık hizmetinin kalitesine katkı sağlar.
Bu nedenle ikinci talebimiz nettir:
✅ Hekimlerin yıllık izin hakları nedeniyle gelir kaybı yaşamasına son verilmelidir.
✅ 12 güne kadar olan yıllık izinlerde uygulanan teşvik ortalaması, izin süresinin tamamında uygulanmalıdır.
✅ Yıllık izin kullanan hekimler teşvik kesintisiyle cezalandırılmamalıdır.
Hekimler, hak ettikleri yıllık izinlerini gelir kaybı korkusu yaşamadan kullanabilmelidir.
Dinlenmek lüks değildir.
Dinlenmek bir ayrıcalık değildir.
Dinlenmek insani bir haktır.
26 Haziran’da Sağlık Bakanlığı önünde taleplerimizi bir kez daha güçlü şekilde dile getireceğiz.
Yetkilileri, hekimlerin haklı taleplerine kulak vermeye ve gerekli düzenlemeleri hayata geçirmeye davet ediyoruz.
Aksi takdirde Hekim Birliği olarak, Türkiye’nin dört bir yanındaki 30 bini aşkın üyemizle birlikte eylemsellik sürecini başlatacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
@drmemisoglu@saglikbakanligi
1.Kamuya daha fazla diş üniti ve diş hekimi ataması.
2.Aynı anda kamucu anlayışla özelden hizmet alımı.
3.Aynı anda 1.basamak veya aile diş hekimliği ile koruyucu hekimlik.
4. Diş hekimi özlük haklarında iyileşme.
Başka yol yok...
@saglikbakanligi@HMBakanligi@tcbestepe
Siverek’te yaşanan şiddet olayının ardından Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’na yönelik silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimizin acısı hepimizi derinden sarsmıştır.
Eğitim kurumlarında artan şiddet, artık yalnızca bir meslek grubunun değil, tüm toplumun ortak sorunu haline gelmiştir.
Bu kapsamda, eğitim iş kolundaki sendikaların 16-17 Nisan tarihlerinde gerçekleştireceği iş bırakma eylemini yakından takip ettiğimizi, kendilerine dayanışma duygularımızı ilettiğimizi bilgilerinize sunarız. Aynı zamanda 17 Nisan 2026 tarihinin Opr. Dr. Ersin Arslan’ın Gaziantep’te görevi başında şehit edildiği günün yıl dönümü olması nedeniyle, bu tarihin sağlıkta ve kamuda şiddete karşı ortak bir duruş günü olarak değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu çerçevede;
* Tüm teşkilatlarımızın 17 Nisan tarihinde sahada aktif olması,
* Bulundukları illerde eğitim iş kolundaki sendikalarla irtibata geçerek düzenlenecek basın açıklamalarına istişare içerisinde katılım sağlaması,
* Ortak söylem ve güçlü birliktelik ile kamuoyuna mesaj verilmesi
hususları Merkez Yönetim Kurulumuzca uygun görülmüştür.
Öte yandan, diğer sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarıyla gerekli temaslar başlatılmış olup, bu sürecin geniş bir toplumsal mutabakatla yürütülmesi hedeflenmektedir.
Artık açıkça görülmektedir ki; kamu kurumlarında can güvenliği meselesi ertelenemez bir noktaya gelmiştir. Sağlıkta ve eğitimde şiddetin önlenmesi için gerekli yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ivedilikle hayata geçirilmesi elzemdir. Ayrıca çocuklarımızı ve gençlerimizi şiddete yönlendiren sosyal medya içerikleri, dijital oyunlar ve benzeri unsurlara karşı da etkin ve caydırıcı tedbirlerin alınması gerekmektedir.
Tüm teşkilatlarımızın bu süreçte hassasiyetle hareket edeceğine, sahada güçlü bir dayanışma sergileyeceğine inanıyoruz.
Önce Şanlıurfa, ardından Kahramanmaraş…
Kamu görevini yerine getirirken hayatını kaybeden Ekrem Karakaya ve Ersin Arslan başta olmak üzere tüm meslektaşlarımızı saygıyla anıyoruz.
Artık yeter. Bu şiddet sarmalına hep birlikte dur demek zorundayız.
📢 Hekim Birliği olarak çağrımızdır:
Başta sağlık ve eğitim alanında faaliyet gösterenler olmak üzere,
tüm sivil toplum kuruluşlarını, sendikaları ve meslek örgütlerini
📍 Omuz omuza, tek ses, tek yürek olmaya
📍 Şiddete karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz.
Bu mücadele;
sadece bir meslek grubunun değil,
toplumun tamamının güvenli yarınları için verilen bir mücadeledir.
Susmayacağız.
Geri çekilmeyeceğiz.
Birlikte mücadele edeceğiz, birlikte başaracağız.
@saglikbakanligi@drmemisoglu
🔴 Eskiden okullarda duvara asılı balta, kürek, kazma olurdu. Onları yerinden alıp bir öğretmene, hatta bi başkasına zarar vermek kimsenin aklına gelmezdi. Şimdi aynı şeyler yine duvarda olsa kim bilir her gün kaç ölü, kaç yaralı olurdu.
Bizim çocukluğumuz temiz ve masumdu.
Öğretmenlerimiz baş tacıydı.
Biz böyle güzel bir neslin çocuklarıydık…
🚨 FİFA Başkanı Gianni Infantino :
Türkiyeden çok fazla şikayet alıyoruz. Son olayda gördükki Türkiye ligini ve hakemlerini incelemeye gelmemiz gerekiyor.
'Bütçe yok' bir bahane bile olamaz. Diş hizmetlerine yapılan her yatırım bütçeye artı olarak döner.
Kamuya daha fazla diş üniti ile diş hekimi ataması, aynı anda özelden kamucu temelli hizmet alımı, aynı anda aile-1.basamak diş hekimliği.
#TDBveTEBmeslektaşınaSahipÇık@tcbestepe
3 Oscarlı v Oscar tarihinin en fazla aday olan oyuncusu Meryl Streep;
“Düşmanlarımız İran’da değil. Onlar Epstein dosyalarında”
bizim sinemacılar saçlarını tarıyor.
Yaren'imizi anacak ve CİDDEN UNUTMAYACAĞIZ,GENCECİK BİR TIBBİYELİYİ HAYATTAN KOPARANLARIN EN AĞIR CEZAYI ALMASI İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ.
ANT VERDİK,TUTACAĞIZ.
Tıp Etik ve Kardeşlik Sendikası
@TEKsendika
Hakuk, birim performans katsayısı, kurum hedef katsayısı, taban ek ödeme katsayısı vb
Yaz yaz bitmez.
Bilimsel hiçbir karşılıkları yok.
Toplum sağlığına, bütçeye faydaları yok hatta perfomans mobingi ile halkın sağlığına, bütçeye tehditler.
Fakat keyfi belirlenip uygulanıyorlar.