Yarın TDB genel merkezin de hem Doktoralı diş hekimlerine kanunlara aykırı bir şekilde uzmanlık ünvanı verilmesine karşı hemde mesleğimizin yıllardır artarak büyüyen sorunlarına karşı bir basın açıklaması ve organizasyon olacak. Peki bu noktaya nasıl geldik kısaca bakalım.
SİZDEN KORKACAĞIMI MI SANDINIZ?
Bugün kliniğime göz korkutmak için denetim adı altında BASKIN yapıldı!
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun Danışmanı Yasemin Kulak Özkan ile ilgili yapmış olduğum paylaşımlar ve Uzman Diş Hekimlerine verdiğim destekten sonra kliniğime bugün denetim adı altında aniden alakasızca bir baskın yapıldı.
İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderildiklerini ve birçok diş hekimini denetlediklerini iddia ettiler.
Benden önce hangi diş hekimlerine gittiniz diye sorduğumda tökezleyip ilk bana geldiklerini söylediler.
Tabi ki de herhangi bir usulsüzlük tespit edemediler ve üstüne üstlük sosyal medya hesaplarımı incelemek üzere bilgi talep ettiler.
Tüm bunların dışında bir de faturalarımı incelemek istediler oysa bu usulsüz bir incelemedir.
Faturaları Maliye inceler ve bundan önce faturalarımı zaten maliye incelemiş ve herhangi bir sorun tespit edilmemişti.
Buradan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na sesleniyorum:
Danışmanınız eleştirilere karşı bürokrasinin gücünü kullanarak böyle bir yaptırımda bulunmayı nasıl kendisine hak görebilir?
Danışmanınız siyaset yapmak istiyorsa bürokrasinin gücünü kullanmaktan vazgeçsin Türk halkının karşısına çıkıp siyaset yapsın.
Diş hekimlerinin hakkını savunmaktan beni ve zafer Partisi’ni hiçbir güç alıkoyamaz.
Biz yaptırımlarla, cezaevi korkusuyla sindireceğiniz siyasetçiler değiliz.
Türk diş hekimlerinin onurlu bir mensubu olarak tarafıma yapılan baskın denetimden ve daha fazla yapılacak olan tüm baskılardan korkmadığımı ve korkmayacağımı buradan ilan ediyorum.
Tüm bu usulsüzlükler için en kısa sürede hukuk yoluna başvuracağım.
Bu konu hakkında suç duyurusunda bulunacağım.
Bürokrasinin gücünü kendi gücü zanneden danışmanlar, usulsüzlüklerinin üstünü örtmek için boşa çaba sarf etmektedirler.
Zafer, büyük Türk milletinin olacaktır!
@umitozdag@zaferpartisi@AliSehirlioglu@ZaferSaglikGM@drmemisoglu@saglikbakanligi@sagliklicozum@ismgovtr
Marmara cerrahideki hoca tüm sülalesini doktoraya almış. Dusta 105 net ile Marmara Cerrahiye girilmiyor. Fakat bu kişiler 45 puan ile cerrahi uzmanı olacaklar. Bu durum dusa hazırlanan ve kazanmış olan kişilere saygısızlık. Bu karardan bir an önce vazgeçin.
#UzmanlıkeşittirDUS
Gazeteci İbrahim Haskoloğlu, Sağlık Bakanı Danışmanı Yasemin Kulak Özkan’ın, ailesini Marmara Üniversitesi’nde istihdam ettiğini paylaştı:
🔸Türkiye’de senelerdir diş hekimleri sessiz bir şekilde atanamadan yok olurken,
Sağlık Bakanı’nın yardımcısı Yasemin Özkan’ın:
🔸Kocasının Marmara Üniversitesi’nde Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı olduğu,
🔸Oğlunun da yine Marmara Üniversitesi’nde doktora yaptığı belirtildi.
🔸Yasemin Özkan’ın aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nin eski dekanı olduğu biliniyor.
🔸Yasemin Özkan ise bu iddialara yanıt vermek yerine İslam’ın 5 şartını paylaşmış.
🔸Bu ülkede bir yere gelmek için illa birini tanımak mı lazım?
🔸Bu ülkedeki ahlaki çöküş işte bu nedenle önlenemiyor. Dini de buna alet etmeye çalışıyorlar.
🔸Senelerce en başarılı öğrenciler devlete atanamıyor.
🔸Özel sektörde, diş fakültesiyle alakası olmayan kişilerin kliniklerinde en iyi ihtimalle 40-50 bin TL maaş alıyorlar.
🔸Bu ülkenin gençleri kendi ülkesine küsüyor.
🔸Uzman olmak için on binlerce diş hekimi sınava giriyor.
🔸Devlete atanmak için yine on binlercesi atama bekliyor.
🔸Siz devlette dişiniz için randevu bulamazken, on binlerce atanmayı bekleyen diş hekimi var.
🔸Şimdi ise doktoranın kaldırıldığı ve doktora programına girmiş öğrencilerin otomatik olarak uzman sayılacağı belirtiliyor.
🔸Diş hekimleri bunun, üst düzey yetkili ailelerin çocukları için yapıldığını düşünüyor.
🔸Bu insanlar her gün mail atıyor. Yazdıklarını okuduğumda benim bile psikolojim bozuluyor.
🔸Ülkede o kadar israf yapılırken başarılı gençler istihdam edilemiyor.
🔸Bu sene uzman olmak için sınava gireceklerin sayısının 14.000 olması bekleniyor.
🔸Sorun her geçen yıl daha da artıyor ve çözüm yok.
2012 yılında yürürlüğe giren düzenleme ile diş hekimliğinde uzmanlık unvanı yalnızca Diş Hekimliğinde Uzmanlık Sınavı (DUS) aracılığıyla verilmeye başlanmıştır. Bu tarihten sonra doktora programlarına başvuran herkes, uzmanlık eğitiminin artık DUS üzerinden yürütüldüğünü bilerek ve kabul ederek bu programlara katılmıştır.
Buna rağmen bazı özel üniversitelerin, tek bir doktora programına 100’ün üzerinde öğrenci kabul etmesi ve öğrencilerin haftada yalnızca 1–2 gün üniversiteye devam ederek doktora derecesi alabilmesi, akademik eğitimin niteliği konusunda ciddi soru işaretleri yaratmıştır.
Doktora ile uzmanlığın amaçları, eğitim modelleri ve yetkinlik kazanımları birbirinden farklıdır. Uzmanlık eğitiminin DUS sistemi dışında, geçmişe dönük veya dolaylı yollarla verilmesi; uzmanlık eğitimini yıllarca emek vererek tamamlayan binlerce uzmanın hakkaniyet duygusunu zedeleyecek, meslek camiasında telafisi güç bir öfke ve güven kaybına neden olacaktır.
Bu nedenle uzmanlık unvanının verilmesinde mevcut mevzuata ve eşitlik ilkesine bağlı kalınması, hem mesleğin saygınlığı hem de hukuk güvenliği açısından zorunludur.
#doktorayauzmanlıkrezaleti
Sayın Bakan, danışmanınız Yasemin Kulak Özkan’ın Marmara Üniversitesi’nde yapmış olduğu haksızlık iddialarını tüm Türkiye gördü.
Bu denli liyakatsiz bir danışmanın aklıyla alınacak karardan lütfen vazgeçin.
2012’de alınan uzmanlık kararıyla diş hekimleri tercihlerini o günden beri aynı şekilde yapıyor.
Şimdi Yasemin Kulak Özkan çıkıp diyor ki 14 yıllık projeyi bir kenara bırakalım yeni bir şey deneyelim.
Bu yaklaşım, mesleğimize zarar vermektedir.
Sayın Bakan, tarafınıza binlerce dilekçe ulaştı, sırf aile saadeti için diş hekimlerini birbirine düşüren ve mesleğin geleceğini karartan bu dedikoduya bir son verin.
Doktoralılar ile DUS’luları karşı karşıya getirmeyin. Bu meslek barışına zarar vermektedir. Derhal bu muğlaklığı gideriniz.
Uzmanlarınızın haklarını koruyunuz. Türk Diş Hekimleri sizden bunu beklemektedir.
#UzmanlıkeşittirDUS
@umitozdag@zaferpartisi@drmemisoglu@saglikbakanligi@profokumus_@SafaKapicioglu
Aynı salon.
Aynı saat.
Aynı soru kitapçığı...
Bir diş hekimi uzman olacaksa bu salondan geçer; yanındaki adayla aynı eşikte durur, kimse onun koltuğunu ısıtmaz, kimse onun yerine işaretlemez.
Uzmanlık dediğimiz unvanın bütün ağırlığı buradan, bu eşitlikten gelir.
Tuhaf şekilde getirilmeye çalışılan doktorayla uzmanlık ise o salonun duvarına açılmış bir delik. İçeridekiler sınava girmez; sınavın bittiği yerden içeri alınır.
İçeri alınırken de en baştan peşinen o unvanı taşımayacağını kabul etmiştir esasında
Ki bu programların meşruiyetini savunurken de sığınılan dal bugüne kadar hep, doktoralıların uzmanlık iddiası olmadığı ve bunu baştan kabul ettikleriydi.
Sonra çıkıp bir gün, bu adamlar sınavla kazananlarla amasız fakatsız aynı unvanı taşıyacak diye ilan edilecek öyle mi?
Aynı unvanı taşıyacaklar, hastanın karşısına aynı yetkiyle geçeceker ha?
Ama birisi kapıdan girdi, diğeri açtığınız delikten.
Bakın burada konuşulan teknik bir prosedür değil.
Bir hekimin önüne çıkan herkesin, hangi yoldan geldiğini bilmeden ona güvenmesinin tek teminatı:
O yolun herkes için aynı olması.
O yol bir kişiye bile eğildiği an, geri kalan herkesin emeği değersizleşir.
Liyakat herkese eşit uygulanıyorsa liyakattir. Tek bir istisnası varsa, o artık liyakat değil, adıdır konmamış bir kayırmadır.
Eşitliğin pazarlığı olmaz. Tartışması da olmaz.
#doktorayauzmanlıkrezaleti
Uzmanlık,standartları olan, tüm diş hekimlerinin eşit şartlarda girdiği ve tüm adaylara eşit şartlarda uygulanan UZMANLIK SINAVI sonucunda verilmelidir.
Aksinin tartışılması bile saçmadır.
#doktorayauzmanlıkrezaleti
Doktora programına başlayanlar, bu yolun sonunda uzmanlık unvanı bulunmadığını bilerek tercihlerini yapmışlardır. Bugün talebimiz kimsenin hakkını almak değil; uzmanlık eğitiminin, DUS’un ve yıllar süren klinik emeğin değerinin korunmasıdır. #UzmanlıkMasadaVerilemez@drmemisoglu