Herkes haddini bilecekmiş, dini değerlerle alay edilemezmiş...
Peki madem öyle neden bakara-makara diyen adama haddini bildirip ters kelepçe takmadınız ve üstelik büyükelçilikle ödüllendirdiniz?
53 binden fazla canımız gitti.
Sarsıntıda ölmeyenler enkaz altında bağıra bağıra öldü.
Asker talimat beklediği için 3 gün sonra sahaya indi.
Çocuklar kayboldu.
Aileler yok oldu.
Kızılay çadır sattı.
Müteahhitler kaçtı.
Ve bir kişi istifa etmedi…
#6subatdepremi
Üç yıl geçti deniyor. Ama bazı günler geçmiyor. Bazı sabahlar hâlâ aynı ağırlıkla uyanılıyor.
O geceyi hatırlıyorum: sessizliği, telefon ekranlarını, birbirini arayan insanları, çaresizliği… O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Takvim ilerledi “hayat devam ediyor” dendi. Ama bazı kayıplar devam edilebilir şeyler değildi.
Üç yıldır aynı sorular yerli yerinde duruyor:
Kim kurtarılabilirdi?
Kim yalnız bırakıldı?
Kim unutuldu?
Ve üç yıl sonra hâlâ konteynerde yaşayan insanlar var.
Üç yıl sonra hâlâ evine dönemeyenler var.
Üç yıl sonra hâlâ psikolojik destek alamayan çocuklar var.
Üç yıl sonra hâlâ hesap vermeyenler var.
6 Şubat bize şunu öğretti: Dayanışmanın ne kadar hayati olduğunu, ihmalin ne kadar ölümcül olabildiğini ve hafızanın bir sorumluluk olduğunu.
Bugün anıyoruz.
Sessizce, saygıyla, öfkeyle, yasla.
Kaybettiklerimizi unutmayacağız.
Kalanların yanında olmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Kalbimiz hâlâ orada.
📍ÇORUM
Meydanlar Twitter’dan ibaret değildir. Siyaset Twitter’dan ibaret değildir.
Bas bas bağırdık burda tweet attıkça, siyaseti burdan ibaret sandıkça daha da batıyorsunuz dedik. Bu da onun kanıtıdır.
19 Mart’tan bu yana her hafta tarihi kalabalıklarla miting yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz.
Linç kampanyalarınız buna engel olamayacak olmuyorda zaten.
Son yerel seçimde CHP’nin Çorum’da aldığı oy oranı %27,38’di.
Yerel seçimden bir yıl sonra ise inanılmaz bir kalabalık oluştu.
Aslında CHP’nin gittiği her yerde bu denli kalabalıkların olması, Ekrem İmamoğlu ve CHP’ye yönelik algının neden arttığını ve operasyon hesaplarının neden çoğaldığını çok net bir şekilde gösteriyor.
Şuna bakın. Muhalefetin Çorum’da düzenlediği miting #pazar günü olmasına rağmen adeta hınca hınç dolu!
Açıkçası ben çok şaşırdım. AKP’nin kalesi denebilecek bir şehir Çorum. İğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalık var. Ucu bucağı da gözükmüyor.
Herkesin ağzında aynı cümle:
“AKP istifa!
Erken seçim istiyoruz!”
Gazeteci Barış Terkoğlu’nun (@baristerkoglu ) ve net dayanışması için teşekkür ediyoruz.
Gerçeğin üzeri örtülemez.
Halktan yana saf tutanlar ile yürüyeceğiz!
#GaspcıMigros
Bakın çok net söylüyorum: Türkiye kapitalizmi BİM, ŞOK ve A101 üzerine kuruludur, çünkü asgari ücretleri buralar belirler.
Depo işçilerinin hak arayışı bu yüzden çok önemli. Oldu da işçiler zam aldı, bunu ürün fiyatlarına yansıtıp yansıtmamak esasen market patronlarının elinde değil. Yansıtırlarsa asgari ücret hükümetin elinde patlar.
Yansıtamazlar. Kapitalizmin krizi daha da belirginleşir.
🔴 Bir yıllık %28 zammı reddeden Migros işçileri ‘patrona’ villasının önünden seslendi:
— Adı Tuncay, soyadı Özilhan.
Allah mı bu?
— En yakın Migros’a gir.
Kasayı kilitle.
1–3–5 dakika.
Video çek, paylaş.
— Bunu görecekler.
Özilhan da görecek, Özgür Tort da.
Tiyatro ve sinema oyuncusu Menderes Samancılar’a (@mndrssamancilar ) Migros depo işçilerine desteğini açıkça ifade etmiş
Sanatını halktan yana kullananlar bu karanlığı parçalar.
#GaspçıMigros
Migros işçisi kazanırsa ne olacak biliyormusun ?
Küstah ve pervasız patronlar işçinin tokatını yemiş olarak bir sonraki adımlarını ona göre atmak zorunda kalacaklar.
Patronları tokat manyağı yapmanın yolu direnmek kazanmak ve örgütlenmektir.
#MigrosBOYKOT#GaspcıMigros
Migros depo işçilerinin başlattığı iş bırakma eylemi, BİM ve A101 depo işçilerinin katılımıyla büyüyor.
İşçiler, insanca çalışmak ve yaşamak için direniyor.
“Susma sustukça sıra sana gelecek” https://t.co/8NVuectBuZ