@bernalacin35_5 Biraz abartı olmuş,marketler,alışveriş merkezleri nerdeyse hepsi klimalı.
Evet,kiracı olursan kafana göre klima taktıramıyorsun,ev sahibi ve komşularından izin alman gerek.
Sahibi olduğun eve tabi ki taktırabilirsin.
Klima taktırmak çok pahalı,binlerce Euro
İnsanlara yanmaz kefen, peygamber terliği satan Cübbeli Ahmet önce Yusuf Ziya Gümüşel’in serbest bırakılması için görüştüğün iki mühim kişinin kim olduğunu açıkla. Bu kişilerden biri; 8 Haziran’da görüşüp fotoğraf paylaştığın Cumhurbaşkanı Erdoğan mı? Mahkeme kararlarının mühim kişilerle görüşülüp torpil ile alındığını itiraf edip utanmadan hakimlerden, mahkemelerden bahsediyorsun. Yusuf Ziya Gümüşel sadece adli kontrolle serbest bırakıldı, beraat etmedi. Aksine hem mahkeme hem de istinaf tarafından 19 yıl hapse mahkum edildi. Bahsettiğin mahkemelerin kararıyla Yusuf Ziya Gümüşel’in sapkınlığına hükmedildi. Üstelik 6 yaşında evliliğin olmadığı yönünde bir karar verilmedi. Sadece 14.5 yaşındayken doktora götürüldüğünde istismarın belgelendiği ve bu dosyanın tarikat hilesiyle kapatıldığının tespit edildiği vurgulandı. Aşağıdaki delil olan ve doğruluğu Kadir İstekli tarafından kabul edilen fotoğraflar H.K.G. 8 yaşındayken çekildi. Tarikatınızda normalde kız çocuğu ile sıradan, aileden olmayan bir müridin böyle bir temasının olmayacağını çok iyi biliyorsunuz. Ayrıca Kadir İstekli’nin doğruluğunu kabul ettiği ses kayıtlarını da biliyorsunuz. Bu kayıtlarda Kadir İstekli, Yusuf Ziya Gümüşel’in onayıyla H.K.G.’ye 6 yaşında başlayan cinsel istismarı, tecavüzü çok net şekilde itiraf ediyor. Hatta 6 yaşındaki H.K.G ile evlenmek isteyen diğer müritlerden bahsediyordu. ‘Onlar da Hocaefendi’ye damat olmak istiyordu’ diyordu. Tüm bunları biliyorsunuz ve yakın çevrenize bu olayın doğru olduğunu da söylediniz. Bana attığınız iftiralar umrumda değil ama tarikatınızın bu işkenceyi yaptığı H.K.G.’ye iftira atacak kadar vicdansız ve kötüsünüz. Ama tek başına tarikatın karanlığına direnen H.K.G. gerçek yüzünüzü herkese gösterdi.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
VALİNİN OĞLU gariban bir kıza tecavüz edip öldürüyor!
VALİNİN KORUMASI kızı gömüyor!
VALİ aileyi kandırarak kızın telefonunun sim kartını alıyor, beslediği bir BİLİŞİMCİ POLİSE şifresini kırdırıp mesajlarını sildiriyor, ondan sonra emniyete teslim ediyor!
VALİ kolluk kuvvetlerini yanlış yönlendirerek, Gülistan'ı aylarca yanlış yerlerde arattırıyor!
Vicdan sahibi insanlar #GülistanDokuNerede diye aylarca , yıllarca soruyor!
VALİ hükümet tarafından atanmış,
VALİNİN KORUMASI hükümet tarafından atanmış,
POLİS devlet memuru,
vali için delil karartan onlarca devlet memuru var ama biz bunu siyasete malzeme etmeyelim öyle mi?
Siz ne kadar aşağılık bir kavim çıktınız lan!!!
Ece Üner matem giysisiyle
"Hiç süslü cümlelere gerek yok,14 yaşında bir çocuk, 5 tabanca ile okulda katliam yapabiliyorsa
Ana-babalar sabah öpüp kokladıkları evlatlarının tabutuna sarılıyorsa burada bir beka sorunu vardır"
İsmi Yusuf Tekin'dir
#kahramanmaraş#yusuftekinistifa
Katledilen yavrularımızın tek sorumlusu videoda süt dökmüş kedi gibi duran tarikatlardan sorumlu Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir
O yargılanmadan Türkiye’de hiçbir sorun çözülmez
Namusun şerefin varsa istifa et Yusuf Tekin
#yusuftekini̇stifa#Kahramanmaraş
Ankara'da sendikaların ve öğretmenlerin öncülüğünde binlerce kişinin Barikatları yıkıp
Kızılay Meydanı'na çıktığı an
"Tarikatın Bakanı Yusuf Tekin İstifa"
#yusuftekini̇stifa