Silahlı bir saldırı sonucu, Konya Şehir Hastanesinde, görevi başında hayattan koparılan Dr. Ekrem Karakaya kardeşimizi rahmetle anıyorum. Ölüm yıl dönümünde yakınlarının acısını bir kez daha paylaştım. Ekrem Bey gibi bir insana özlem bitmez.
HEKİMLİĞİN GELECEĞİ TEHLİKEDE
Bugün sadece maaşı, nöbeti, özlük hakkını konuşmuyoruz.
Bugün hekimliğin geleceğini konuşuyoruz.
Sessizce açılan yeni tıp fakülteleri…
Yetersiz akademik kadrolar…
Eksik eğitim altyapıları…
Plansız kontenjan artışları…
Bugün uzak ihtimal gibi geliyor olabilir ama bu gidişat devam ederse birkaç yıl sonra hekim açığını değil, genç hekim işsizliğini konuşacağız.
Diş hekimliğinde gelinen nokta ortada.
Plansız artırılan hekim sayısı; ücretleri baskılar, çalışma koşullarını ağırlaştırır, mesleğin itibarını zedeler.
Peki biz bunu ne zaman konuşacağız?
Her şey olup bittikten sonra mı?
@TEKsendika@tibbiyelisozluk@DahiliyeDoktoru@mturker3301@Bladesinger15@arasiradoktor@sanciburak@ascisan
%80’i toplandı(!) denilen başı boş sokak köpekleri Yüksekova’da bir çocuğun parçalanarak yendiği yerde yine bir vatandaşı öldürüyordu. Afyon’da da bir kadının kolunu kopardı yine başı boş sahipsiz sokak köpekleri. Sürekli aynı şeyler yaşanıyor ve sürekli aynı şeyler söyleniyor. Bitmeyen, sonu gelmeyen bir kabusun içindeyiz. Bu ülkenin 5 milyon sokak köpeğine gece gündüz bakacak parası, kaynağı yok. Olsa da hayvan sevgisi altında bu akıl dışılığa gerek yok. Dünyanın hiçbir ülkesinde 5 milyon başı boş köpeğe bakılmaz çünkü. Çünkü kimsede böyle bir davranış bozukluğu, böyle bir patetik tavır yok. Toplanır, iki ay üç ay sahiplenen olmazsa itlaf edilir biter gider. Bıktık, yıldık, bezdik, tiksindik, nefret ettik, gına geldi. Canımıza yetti artık. En baştan sona, mülki amirinden belediyesine sorumlu olan herkesi Allah’a havale ediyorum. Her şeyi geçtim 2026 Türkiye’sinde gündem olacak şey mi bu rezillik?
Köpekler konusunda Devletin tüm birimleri teslim alınmış durumda. Bugünden itibaren bu konuda Devletten hiçbir beklentim yok, çünkü boşuna olur.
Ancak kendimi bu delilikten uzak tutmam gerekiyor.
1- Yolda köpeği yanında veya kucağında birisini görürsem, yolumu değiştireceğim. 10 metreden yakın olmamam gerekiyor.
2- Başıboş köpeklerin bulunduğu sokaklardan geçmeyeceğim. Bu yüzden gitmem gereken yere gidemiyorsam, gitmeyeceğim.
3- Önünde veya içinde köpek veya kedi olan işletmelere girmeyeceğim. Sadece kapısında "köpek giremez" yazan ve bu kuralı gerçekten uygulayan restoran, kahve veya marketlere gideceğim.
Ayrıca, köpekler konusunda hiçbir sosyal medya etkileşimi yapmayacağım. Bu benim şahsi kararım.
Kurban Bayramı, açık ara dünyanın en etkili sosyal dayanışma ve yardımlaşma organizasyonudur. Bu bayramda kesilen yüz milyonlarca hayvan, sene boyu et yiyemeyen nice aileyi doyurur. Bunun binde biri kadar insanlığa faydalı olan hiçbir ritüel, organizasyon, pratik yoktur dünyada.
Sene boyu et yiyen, ancak bir kez olsun et yiyemeyen aileleri aklına getirmeyen İslam düşmanları da yalnızca bu bayramda İslam’ın diğer ibadetleri olan zekatı ve sadakayı hatırlarlar. Ve bu ibadetleri sene boyu zaten yapan Müslümanlara akıl vererek kendilerini çok gülünç duruma düşürürler.
Ayrıca bu bayramda Müslümanlar dünyanın en dezavantajlı bölgelerine giderler; ki sene boyu onlardan başka bu bölgelere gidip de yardımda bulunan neredeyse hiç kimse olmaz. Müslümanlar bu bölgelerde hem kurbanlık eti dağıtırlar; hem de buralarda son derece kötü şartlarda yaşayan insanların halinden daha iyi haberdar olup sene boyu yardım organizasyonları düzenlemeye devam ederler. Bu iyilik döngüsü 14 asırdır devam ediyor ve daima edecek.
Kurban fiyatı niye yurt dışında ucuz da Türkiye'de pahalı diye soruyorlar.
Yurtdışında koyun keçi sığır gibi faydalı çiftlik hayvanları beslenirken biz sokak iti besledik o yüzden.
Çıkan her yasa bir şekilde uygulanır. Zira bürokraside uygulamaya hevesli olanı olur. Size başımdan geçen bir olayı anlatayım ;
1 sene önce karakoldan çağırdılar. Sosyal medyada benim komik yayın kesitlerinden profil resmi yapan anonim hesaplardan bir tanesi 5816'ya takılmış. Ben de geçen yaz ifade verdim ;
''Toplamda neredeyse 2 milyon takipçim var. Yüzlerce böyle hesap var. Bu şekilde suç isnadı mı olur ?'' diye. Sonra kendi hesap linklerimi filan verdim çıktım. Normalde bu senin ''Fatih Terim profil resimli bir hesap bana küfür etti'' diye şikayet edip Fatih Terim'in ifadeye çağırılması ve ''ne alaka'' demesi gibi bir şey.
Geçen gün Rize ve Samsun'a konferans için gideceğim gün karakoldan çağırdılar. Ben de yola çıkmadan karakola gittim. Aynı olay hakkındaki suç isnadı düşmemiş. 1 yıl sonra tekrar ifadeye gittim, delil halen profil resminde benim fotoğrafımın olması. Bu da Fatih Terim'in ''ne alaka ?'' demesi ile suç isnadının düşmemesi gibi bir absürtlük.
Savcı telefonuma el konulmasını istemiş. 2000 km konferansa yol yapacağım adamlar telefonumu istiyor. Türkiye'de hangi suç isnadı böyle ''suçsuzluğunu ispatla'' diye kovalanır ? Telefonumu vermedim, tutanak tuttular. Belki halen suç isnadı devam ediyordur. Böyle absürt bir suç isnadı için kaç defa karakola gidip ifade vs vakit kaybediyorsun.
Hasılı bürokrasi çok kademeli bir şeydir. Heveslisi olunca her yasanın uygulayıcısı olur. Yasa yasadır, uygulamak isteyen uygular.
Mustafa Kemal tarihte yaşayan ve bu milletin tarihini derinden etkileyen bir isimse tarihçilerin onu bütün yönleriyle araştırmasına kanunla engel olmak tarih ilmine zincir vurmaktır. Kim hangi torba yasayı hazırlarsa hazırlasın elbet birgün algılar olgulara yenilecektir.
Yasa devletçilik ilkesine muhalif serbest piyasa anlatılarını engellemek için mi teklif edildi ? Oraya mı uygulanacak ? Yoksa inkılapçılıkta inkilap istemiyoruz oksimoronu için mi ? Sanmam.
Dindar herkesin bir biçimde suçlu çıkabileceği bir muğlak yasayla boynuna demokles kılıcı asmak gibi görünüyor.
AK Parti iktidarından naçizane talebimdir;
Lütfen şapka kanununu da yürürlüğe sokar mısınız? Şapka giymeyenler 1 ila 3 ay arasında cezaya çarptırılmalı.
🔴HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu:
“Kanatlı hayvanlardan bulaşıcı bir hastalık geldiğinde hasta olsun olmasın hepsinin itlaf edildiğini unuttuk mu?
Tavuklar hayvan değil mi?”
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı:
Başıboş köpek sorunu artık bir hayvan meselesi değil, doğrudan bir kamu güvenliği meselesidir.
Çocuklarımızın okul yolunda, vatandaşlarımızın sokakta, yaşlılarımızın mahallelerinde her an karşılarına köpek sürüsü çıkacağı korkusuyla hayatlarını sürdürmesi kabul edilemez.
Hiçbir anne-babanın evladını sokakta güvenlik endişesiyle büyütmek zorunda bırakılmaması gerekir.
Bizler elbette hayvanları seviyoruz. Merhamet, bizim medeniyetimizin temelidir. Ancak merhamet insanı da hayvanı da koruyabilmelidir.
Dolayısıyla insan hayatını tehdit eden bir tablo karşısında sessiz kalmak ve hiçbir şey yapmamak vicdani değildir, hukuki değildir, hele insani hiç değildir.
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu:
Tavuklar hayvan değil mi?
"Kuşlar ile kanatlı hayvanlardan bulaşıcı bir hastalık geldiğinde hasta olsun olmasın bütün kanatlıların itlaf edildiğini unuttuk mu?
Tavuklar hayvan değil mi?"