Güçlü erkek aşeriyorum... Başım sıkışınca üzülme ben hallederim diyen... Kötü bir gün geçirince kolları arasına alıp ben varım merak etme diyen... Göz yaşıma kıyamayıp ben üzülünce üzülen... Varlığını her zaman hissettiren...
Dün gece Tüpraş stadyumunda
Binlerce kişiye saatlerce
Çatır çatır canlı şarkı söyledi: TAN
Ve bu adama bu ülkede
Sanatçı değil dendi😁
İnsan gerçekten hayret ediyor!
Frida Kahlo’nun muhteşem sözü;
“Eğer bir erkek, hayatındaki kadının bir melek olmasını umuyorsa; önce onun için bir cennet inşa etmelidir. Melekler cehennemde yaşamazlar.”
63 yıl önce bugün (3 Haziran 1963) bu toprakların ve yeryüzünün büyük şairi Nazım Hikmet aramızdan ayrıldı.
Nazım Hikmet'i, 1957 yılının Şubat ayında Azerbaycan (Bakü) stüdyosunda, Memleketim ve Ceviz Ağacı şiirlerini okuduğu videoyla selamlıyoruz. Anısına saygıyla.
Nazım vatanı; işçinin alın terinde, köylünün toprağında, halkın özgürlüğünde ve tam bağımsız bir memlekette aradı.
Onu hedef gösterenlerin “vatan” dediği şey; sermayenin kasası, ağaların düzeni, Amerikan üsleri ve halkın yoksulluğuydu.
3 Haziran 1963’te aramızdan ayrılan Nâzım Hikmet’i, güncelliğini koruyan dizeleriyle anıyoruz:
"Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.”
Lafın bittiği yerdeyiz …
CHP tarihin de
böyle bir şey hiç olmadı..
CHP böyle bir utancı hiç yaşamadı .
göz göre göre
Ve bile bile
CHP bunun yüzünden kaybedilmesi imkansız bir seçimi kaybetti….
Sırf senin bencilliğin yüzünden …
Sadece CHP yi değil
Laik Atatürk Cumhuriyetini yaktı…
Üstelik böyle olacağı
belli olmasına rağmen …
Bakın CHP li dostlarım
gerçekten sözün bittiği yerdeyiz .
Artık karnımızdan konuşmayı bırakalım..
Utanmaz
Sıkılmaz
Arlanmaz
pişkin bir hainle
karşı karşıyayız
Bu adam bir hain
Evet yanlış okumadınız
HAİN “
Çünkü
bu kadar pişkinlik
Ancak hain olmakla açıklanabilir..
Artık bu adamın
Erdoğan’ın seçim kazanması için
oraya yerleştirildiği kesinleşti.
Bunu görmeyenlere
yapılabilecek tek şey
oturup vahi inmesini beklemek
Demekki o denli kör ve sağır
Türkiye yansa da olur demekten başka
bunun anlamı yok…
Ya eski bir genel başkanımıza
bu lafları etmeyin gibi
anlamsız sözleri bırakın ..
Biz oraları çoktan geçtik
Bir kriptodan söz ediyoruz
Saraya çalışan bir casus var karşımızda
Daha ne olacakki uyanacaksınız
Yahu
ne
Ne
Ne
Ne olacak
Vahi mi inecek
Tek tek noterden
tastikli
mektup mu bekliyorsunuz
Yada başınıza
göktaşı mı düşsün…
Adama bir zaman gazeteciler sordu
hayır laiklik tehlike de değil dedi….
Referandumda
Mühürsüz oyları
Anayasa mahkemesine götürmek isteyen
Milletvekillerini partiden atmakla tehdit etti.
Saray casusu
bir sıkma başlı gazeteciyi
partiden izinsiz maaşa bağlamış yahu .
Öyleki işi mitinglerde
Ülkücü işaretleri yaparak
kürsüye çıkmaya kadar götürdü .
Erdoğan’la işbirliği yapan
38 aşırı sağcı insanları
CHP nin oylarıyla meclise soktu…
Daha ne olsun “NE”
Yine kendi adaylığını
desteklemesi karşılığında
Ümit Özdağ’a kıritik üç bakanlığı vermek
İçin gizli protokol yapmış
Yok böyle bir şey dedi
Sonra ümit Özdağ
İmzalı kağıdı televizyon da
bütün Türkiye’ye gösterdi ….
Adam yine utanmadı yahu ..
Hele neydi O Ekmelettin faciası
O gün Türkiye’nin kaderi değişti ..
Laik Türkiye Cumhuriyeti
başka bir yere doğru savruldu ..
Adam yine utanmadı..
Sanırım
ERDOGAN’a karşı görevini
kaldığı yerden devam etmesi için
Pentogon dan emir aldı .
Bunun başka açıklaması yok dostlar ..
Ancak bir casus
bu kadar ileri gidebilir .
Korkarım yapabileceğimiz
bir tek şey kaldı
Yüzüne tükürmek..
O bir Başak kızı…
• Aşırı düşünmüyor, geleceği tahmin ediyor.
• Uykulu gözleri, ağır bir kalbi ve durdurulamayan bir zihni var.
• Zor biri olduğunu bilir, umursamaz. Zayıflar için değildir zaten.
• Aşık olmak ister ama Pazartesi’den Cuma’ya iş, Cumartesi çamaşır, Pazar ise Pazartesi’ye zihinsel hazırlık.
• Elinden geleni yaptı, gerisini Allah’a bıraktı.