🔴Bize gelince demokrasi havarisi kesilip sürekli parmak sallayan Almanların, konu İsrail'in menfaatleri olduğunda sergiledikleri o göz yaşartıcı demokrasi anlayışı.
Hollanda'da polis hamile bir kadını yere savurdu! Eşi bunu yapan polise karşılık verince de diğer polisler onu etkisiz hâle getirmek için müdahale etti. Muhtemelen kadının kocası devreye girmese kadına çok daha kötü bir şey yapabilirlerdi. Kocası Gazzeliymiş ve kadın bu olaydan beş gün sonra erken doğum ile bir kız çocuğu dünyaya getirmiş. Adamı kesin hapse göndermişlerdir. İnanılmaz bir olay. Avrupa, "Türkiye'deki demokrasiye" kafayı takacağına ilk önce bu görüntüleri izah etsin!
Video from an Amsterdam-area hospital, likely from May 29, shows Dutch police using brute force while restraining a man and taking a reportedly pregnant woman to the floor during apparent arrest
Hâlen kabullenemeyenler olsa da hâlen içine sindiremeyen hazımsızlar bulunsa da…
Bu topraklar 1071’den bu yana bizim vatanımız, İstanbul ise 1453’ten bu yana Türk İstanbul olarak milletimizin göz bebeği, iftihar tablosudur.
Her kim bu şehrin, Yahya Kemal’in “Türk İstanbul” dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda, aslında fetihle ve Fatih’le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz.
Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz.
Allah’ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz.
Fatih Sultan Mehmet Han’ın bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz.
Trump, Reis’in ismiyle prim yapmaya çalışırken tweeti silmek durumunda kaldı ama sözde muhalif olduğunu iddia eden bazı YAVŞAKLAR hala tweet duruyormuş gibi tweet atıyorlar.
Şerefsizler, şerefsizlik yapıyor.
Ben CHP’yi çok iyi tanıyorum… Birkaç gün içinde, polise taş atıp yangın tüpleriyle saldıran kişiler “onlar aramıza karışan akpliler, tanımıyoruz onları” diyecekler.
Kurbanlıklara su verirken yanımıza gelip mahcubiyetle “Bana verebileceğiniz bir iş var mı? diye sordu.
Arkadaşım, “10 kilometre ötede 9 torbamız var, kaça getirirsin” diye sorunca, 6 TL istedi.
Bisikletle de olsa 10 kilometre toprak yolu gitmek ve 200 kilo yükü taşımak kolay değildi. Bu, güçlü bir hikâyenin işaretiydi.
Abbat 55 yaşında. Eskiden bisiklet parçaları satarmış. Fakat ülkeyi vuran o açlık döneminde her şeyini kaybetmiş.
Burada kuraklık gelince insanlar hayatta kalmak için ellerindeki her şeyi yok pahasına beyaz adama satarlar.
Abbat da öyle yapmış. Çocukları aç kalmasın diye dükkanını, sermayesini satmış.
Geriye bir tek eski bisikleti kalmış. Şimdilerde onunla köy köy dolaşıp iş arıyor.
“Bisikletin geçinmene yetmiyor mu?” diye sordum.
“Yalnız olsam yeter ama oğlumun okulu 2 saat uzaklıkta. Sabah o kullanıyor, öğleden sonra bana kalıyor. Bir iş bulduğum zaman yürüyerek giderim ama iş ararken saatlerce yürümek insanı bitiriyor.”
Gözüm, gövdesi birkaç yerinden kaynaklanmış, kırık dökük bisikletine takıldı.
Sorunca “Ağır eşya taşıdığım için.” dedi.
Seni en çok zorlayan şey ne?
“İnsanlar benim yaşımdaki birinin kapı kapı gezip günlük iş aramasını yadırgıyor.
Çünkü böyle işleri gençler yapar. Sadece bir kap yemek uğruna bu yaşta çalışmak onları da üzüyor. En çok onların bu bakışları zorluyor beni. Oysa bir zamanlar durumum iyiydi.”
Arkadaşım araya girdi, “Onu hatırlıyorum. Ben çocukken bisiklet parçaları satardı. Neşeli, komik bir adamdı.” dedi.
Karşımda duran adama baktım. O eski günlerin neşesinden en ufak bir iz kalmamıştı. Bir iş bulabilirse günlük kazancı en fazla 25 TL oluyordu ama o işi de haftada bir buluyordu.
“Yeniden başlasan ne iş yapabilirsin?” diye sordum.
“Bildiğim işi yaparım. Bisiklet parçaları satarım.” dedi.
Bunun mümkün olabileceğini söyleyince sevinçten titremeye başladı. Ama bir şartım var, gelip seni kontrol edeceğim.
Heyecanla “Yol üstüne açın, istediğiniz zaman kontrol edin.” dedi. Kendisiyle sözleştik, bayramdan sonra dükkanını kiralayacağız.
Biz oradan ayrılırken Abbat 10 kilometre ötedeki malzemeleri getirmek üzere bisikletinin pedalını çevriyordu.
Cebinde 6 TL’den çok fazlası vardı ama onu asıl mutlu eden şey eski mutlu günlerin yeniden gelme ihtimaliydi.
Gerizekâlıya anlatır gibi anlatayım da belki üzerinize alınırsınız.
O programa katılan tüm öğrenciler bunun AK Parti organizasyonu olduğunu bilerek katıldı. Birçoğunun boynundaki atkıda, kafasındaki şapkada zaten AK Parti amblemi var.
Öğrencilerin yüzlerini gizleme sebebi, kamerada görünmek istememeleri olamaz mı?
Nedir yani bu panik? Her hafta otel odalarında bornozla yakalanan belediye başkanlarımız mı var da utanacağız?
Tabii sizde yüz olmadığı için utanmayı da bilmezsiniz.
Ak Parti'nin yönettiği Zeytinburnu Belediyesine ait Aşevi, Haftanın 7 Günü binlerce ihtiyaç sahibi, evinde yemek yapamayan yaşlı vb binlerce aileye yemek dağıtıyor.
80 liraya değil ha, Bedavaya dağıtıyor
Ama reklamını yapmıyor.
Hikaye paylaşıyorum, alta yorum yazıyorlar:
“Bir gün boyunca çalışan insanın sadece karnını doyurabilmesi bana mantıklı gelmiyor.”
Doğru. Mantıklı değil ama size bir bilgi vereceğim.
İngiltere’de bir günlük kazançla neler alınabildiğine dair videolar yapıyorsunuz ya.
İşte onun yanına İngiltere’nin burayı hâlâ aktif şekilde sömürdüğü bilgisini de ekleyin.
Biri az çalışıyor, iyi yaşıyor.
Biri çok çalışıyor ama yaşayamıyor.
İkisi arasında nasıl bir bağlantı olabilir?
Bunu çözdüğünüzde ne bu insanlara hakaret etmenize gerek kalacak ne de ağzı açık Avrupa hayranlığı yapmanıza.
küçükken peygamberimizin hayatını dinlerken onun hem öksüz hem yetim olarak büyümesini sanki bir hikaye gibi dinlerdik. şimdi bir yetişkin olarak annesiz babasız kardeşsiz dedesiz gerçekten yapayalnız büyüyen biri olduğunu fark ediyorum
Az önce CNN Türk haberlerinde yine aynı dil
"Şanlıurfa'da iki kadını kurtaran " Yabancı uyruklu biri"
Hırsızlık, saldırı, taciz haberi olsa hiç çekinmezdiniz ama iş insanlığa gelince
Suriye uyruklu kahraman
Mehmet El Mezar diyemiyorsunuz.
Bayramda bu amcanın köyünde kurban kesmeye gideceğim.
Zorlu bir macera olacak çünkü su, ekmek, tuvalet vs bulunmuyor. Kendim ayarlamaya çalışacağım.
Malavi çok yoksul bir yer. "Yılda bir kez et yiyorlar" haberlerinin gerçek olduğu nadir yerlerden biri.
Hayvancılık olmadığı için kurban fiyatları pahalı. Biletler de pahalı ve gidiş zor olunca STK'lar gelmeye yanaşmıyor, oradaki halk da yalnız kalıyor.
İnsamer raporuna göre Müslüman oranı yüzde 80'den, 30'lara düşmüş durumda. Resmi sayılar ise yüzde 12 diyor.
Okula gidip de Hıristiyan olmamak namümkün.
Bu köyün de merkeze uzaklığını, yoksulluğunu hesaba katınca gitmeye mecbur hissediyorum kendimi.
Kurban kesmeye gideceğim derneğin Whatsapp numarası +90 530 667 53 80, vekâlet vermek isterseniz.
CHP’nin gezme bahanesi meğer araştırma komisyonlarıymış.
Yıllarca milleti AKP ve MHP oylarıyla reddedildi diye düşman ettikleri mesele kendi gezmeleriymiş…
NOW Haber’in kurduğu komplo tutmadı!
🟡 AK Parti Grup toplantısında, Süleyman Soylu’nun NOW Haber muhabirine fiziksel müdahalede bulunduğu iddia edildi.
🟡 3 farklı açıdan çekilen videoda bu iddiayı açıkça doğrulayan net bir temas görülmüyor.