Şimdi tam da bir Kemal Tahir romanında, kavaklık civarında, yaprakların hışırtısına kulak verip yarı uykulu, ikindi vakti, uzaktan koyun sesleri gelirken, uzak bir şehrin hayali ile akşam yenecek bulgur aşını düşleyen bir yeni yetmenin zihninde olmak...
Ahh kavaklar!...
Gece nasıl uyuyayım ? Geceyi nasıl uykuyla geçireyim ki ?
Sevdiğim, Kıymetlim Muhammed'in (sallallahu aleyhi ve sellem), sözleri bir cevher, hazine iken.
Darbeci generali alnından vurarak darbenin seyrini değiştiren Ömer Halisdemir’e,
Köprüde sorun büyük orayı almamız lazım diyerek vatandaşları köprüye yönlendiren ve oğluyla beraber şehadete eren Erol Olçok’a,
Burası Çanakkale’dir diyerek halka cesaret verdiği sırada şehit olan İlhan Varank’a,
Tankların ve askerlerin dışarı çıkmasını engellemeye çalışırken girdiği çatışmada şehit edilen Albay Sait Ertürk’e,
Köprüde polisin gitmeyin vurulursunuz uyarısına, “Ben giderim abi, öleceksek adam gibi ölelim” diyen Mehmet Ayaz’a,
Sağır ve dilsiz oluşunu vatan müdafaası için engel görmeyen şehidime, Erhan Dündar’a,
Köprüde askerlerin ateş açmasına rağmen tankın üzerine doğru koşan ve o esnada şehit edilen Sevgi Yeşilyurt’a,
Tankların altına yatan Metin Doğan’a, Sabri Ünal’a,
Darbecilerden ele geçirilen tankı 2 dakika içinde kullanmayı öğrenen ve tankı darbecilerin üstüne süren Mehmet Köse’ye,
Uçaklar kalkamasın diye tarlasındaki mahsulü yakarak uçakların kalkışını engelleyen Hicabi Bitik’e,
Darbe girişiminin en genç şehitleri, 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım’a, 16 yaşındaki Abdullah Tayyip Olçok’a, Engin Tilbaç’a,
“Halk korku içinde” diyerek haber yapan muhabire bağırarak “Yalan söyleme halkın korkusu yok halk burada” diyen kahramanlara,
Çocuklarım babasız da büyür ama vatansız büyüyemez diyerek cepheye koşan bütün yiğitlere MİNNETTARIZ...
Onlar namusumuzu çiğnetmediler, vatanımızı böldürtmediler, bayrağımızı indirtmediler, ezanımızı dindirtmediler.
Allah 15 Temmuz ruhunu ebediyete kadar diri kılsın...
@dertdestroyer@rahmetlinixon E zaten 9. Yüzyıl Emevi Sarayından çıkma yemek tarifleri var. Derlemelere bakınca anlaşılır. Baklava arap saray tatlısıdır, yakın etkileşimle Antep, Urfa konaklarında da yapılmıştır.
Nereden aklına düştü, neden canı çekti bilmiyorum; kardeşim "Somun ekmek istiyom!" diye diye ağlıyordu. Köyden şehre gidenler mutlaka 'şehir ekmeği ' alırlardı. Akşam olmuş, karanlık çökmüş, yıldızlar çıkmış, Yusuf bizimle yemek yememiş, ağlıyordu. Babam sessizce dışarı çıktı.Bir müddet sonra Dedem Yusuf'un elinden tuttu. "Kalk, Allah'tan somun ekmek isteyek!"dedi. Yusuf ağlamayı kesti. Dedemin yanısıra şaşkın dışarı çıktık.
Ellerini göğe açtı. "Allah'ım bu deli oğlan için bir somun ver!" dedi birkaç kere... Ve gökten bir somun ekmek düştü dedemin ellerine!
Bu benim şahit olduğum ilk mucizeydi; ailesi için mucizeleri çağıran babaların ve dedelerin dünyasında.
(Gerisini siz de bilirsiniz)
Ağlayan çocukların yüzlerini güldürenler, yetimi gözetenler aşkına dönüyor dünya.
Bir dede gelse ve ellerini gökyüzüne açsa...
Dünya kupası maç izleme rehberi:
İki takımdan biri müslüman mı = müslümanı destekle
İki takımın ikisi de müslüman mı = daha mazlum olanı destekle
İki takımın ikisi de gavur mu = güneyli/doğulu olanı destekle
İki takım da kızıl kafir mi = daha az yahudileşeni destekle
"Bir adam 'Ben Türk değilim' diyorsa ben ona 'beter ol' diyorum.
Eğer birisi de 'Ben Türküm' diyorsa ona 'nerenden belli' diyorum.
(...)
İnsan bitki yada hayvan değildir.
İnsan diye mücerret bir varlık yoktur. İnsan kendi tercihleriyle insan olur yada olmaz."
İsmet Özel