Kadın meslektaşımız Özge Penbegül, kamu gücünü ve silahını elinde bulunduran polis memuru nişanlısı tarafından katledildi.
Acımız taze, öfkemiz büyük!
Bir kez daha haykırıyoruz!
Kadın cinayetleri münferit değil, politiktir!
#KadınCinayetleriPolitiktir
İzmir Barosu seçiminden geriye baştan sona milliyetçi hamasetle örülü bir konuşma kaldı. Ancak aynı kürsüde, mücadelede yitirdiğimiz avukatları anarak söze başlayan; insan haklarından, halkların eşitliğinden ve barıştan söz eden bir konuşma da yapıldı. Bu, şovenizmle eşitlik ve özgürlük mücadelesinin karşı karşıya gelişidir.
İzmir’deki sonuç, bu hafta sonu yapılacak İstanbul Barosu seçiminde de iki anlayış arasındaki mücadelenin önemini gösteriyor. Şovenizme karşı eşitlik ve özgürlüğü savunmak tarihsel bir sorumluluktur. Tüm meslektaşların bu sorumlulukla seçime katılması önemlidir.
Hûn dikarin bi lînka jêrê bigihêjin Encamnameya Konferansa Hiqûqnasên Kurd a Demokratîk ya bi dirûşmaya "Ji bo Azadî, Statû û Aşitîyê Hiqûqa Demokratîk" hat li dar xistin.⤵️
https://t.co/Eovp2X2a6f
Bernameya Konferansa Hiqûqnasên Kurd a Demokratîk e ku dê bi şîara "Ji bo Azadî, Statû û Aşitîyê Hiqûqa Demokratîk" pêk bê hat diyarkirin. Beşdariya we ji bo me cihê şanazîyê ye.
🗓️ 4-5 Tîrmeh 2026
📍Navenda Kongreyê ya ÇandAmedê
Anayasa mahkemesinin nafaka hakkına ilişkin iptal kararı ve 12. Yargı Paketi kapsamında yapılmak istenen düzenlemelere ilişkin açıklamamız ⤵️
Eşit, özgür ve onurlu bir yaşamı savunmaya devam edeceğiz!
Me deklarasyona Konferansa Hiqûqnasên Kurd a Demokratîk e ku dê di 4-5ê Tîrmehê de li Amedê bi dirûşmeya "Ji Bo Azadî, Statû û Aştiyê Hiqûqa Demokratîk" were lidarxistin ligel rêxistinên hiqûqî û mafên mirovan ji raya giştî re parve kir.
Bi vê boneyê, di serî de hiqûqnasên Kurd û her wiha hemû hiqûqnas, parêzvanên mafên mirovan û rêxistinên hiqûqî û mafên mirovan yên ku baweriya wan bi aştî û çareseriya demokratîk heye, vedixwînin Konferansa Hiqûqnasên Kurd a Demokratîk.
‘Özgürlük,Statü ve Barış İçin Demokratik Hukuk’ şiarıyla 4-5 Temmuz’da Amed’te düzenlenecek olan Demokratik Kürt Hukukçular Konferansı’nın deklerasyonunu hak ve hukuk örgütleri ile birlikte gerçekleştirdik.
Bu vesileyle Kürt hukukçular başta olmak üzere, barışa ve demokratik bir çözüme inanan tüm hukukçuları, insan hakları savunucuları ile hak ve hukuk örgütlerini Demokratik Kürt Hukukçular Konferansına davet ediyoruz.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği olarak, 2026 yılı Newroz sürecinde Türkiye’nin farklı illerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladığımız raporu kamuoyu ile paylaştık.
Raporun tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz ⤵️
https://t.co/hqltaomotk
Derneğimiz üyesi ve ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Av. Sezin Uçar, hakkındaki soruşturmadan haberdar olduğu halde yurtdışından dönmüş ve iki gün önce İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı.
Av. Sezin Uçar bugün savcılık tarafından ifadesi dahi alınmadan, hakkında somut hiçbir delil bulunmaksızın tutuklanmıştır.
Siyasi faaliyetlerin ve demokratik eylemlerin kriminalize edilmesini kabul etmiyoruz!
Av. Sezin Uçar derhal serbest bırakılmalıdır!
TBMM bünyesinde kurulan “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” tarafından 18 Şubat 2026 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan nihai rapora ilişkin değerlendirmelerimizi ve devam eden süreçte atılması gereken adımlara dair önerilerimizi kamuoyunun ve meclisin bilgisine sunmaktayız.
Görüş ve önerilerimizi içeren link ⤵️
https://t.co/otMZaWXgq3
Newroz Pîroz Be !
Newroza 2026an a Azadî û Yekitîya Demokratîk ji hemû Kurdan re pîroz be. Agirê newrozê ya li çar parçeyên Kurdistanê, Rojava, Rojhilat, Başûr û Bakûr ji bo azadî, yekitîya demokratîk geş be. ✌🏼
ÖHD olarak, Umut Hakkı’na dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmayışının 12.yıl dönümünde hazırladığımız Umut Hakkı Bültenimizin 5. Sayısı internet sitemizde yayınlanmıştır. ⤵️
“Bugün, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Sayın Abdullah Öcalan hakkında verdiği umut hakkı kararının üzerinden 12 yıl geçti. Ancak aradan geçen 12 yıla rağmen bu karar uygulanmamış; ihlal hali yalnızca Sayın Abdullah Öcalan bakımından değil, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilen binlerce kişi açısından da devam etmiştir. Bu durum, Türkiye’de infaz rejiminin AİHM içtihadına ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı şekilde sürdürüldüğünü göstermektedir.”
Bültenin tamamı için : https://t.co/VAYtu2TUtz
Me bi dirûşma “Divê Zimanê Kurdî Bibe Zimanê Fermî û Perwerdeyê” 15ê Tebaxa 2025an ve kampanyayeke destnîşanê dabû destpêkirin. Di vê kampanyayê de 2000an zêdetir hiqûqnasan ji bo statuya zimanê Kurdî destnîşan dan.
Me bi şax û nûnertiyên xwe ve îro bi daxûyanî banga xwe ya “Divê Zimanê Kurdî Bibe Zimanê Fermî û Perwerdeyê” dubare kir û destnîşanên ku me berhev kiribû bi nameyan re ji Meclîsa Mezin a Neteweyî ya Tirkiyeyê (TBMM) re şand.
Di vê çarçoveyê de:
1- Divê zimanê kurdî bi fermî were naskirin û bibe xwedî statûyekê.
2- Kurdî ji pêşdibistanê heta zanîngehê divê bibe zimanê perwerdehiyê.
3- Hemû astengiyên hiqûqî û pratîkî yên li pêşiya bikaranîna zimanê kurdî divê werin rakirin ji bo ku kurdî azad û serbest be, gavên qanûnî û destûrî yên pêwîst divê bêyî derengketin ji aliyê TBMMê ve werin avêtin.
Em wekî hiqûqnasên ku îmzeya me li binê vê nivîsê heye bang li Meclisê dikin ku daxwazên hatine kirin li ber çavan bigire û ji bo ku Kurdî bibe xwedî statûya fermî û bibe Zimanê Perwerdehiyê demildest xebat û sererastkirinên qanûnî yên pêwîst bike.
GÖNÜL ALKAN İÇİN ADALET!
Van’ın Tuşba ilçesinde yaşayan Gönül Alkan; 21 ayrı suç kaydı olan, 11. Yargı paketiyle salıverilen, uzaklaştırma kararını defalarca ihlal eden ve şikayetlere rağmen hakkında başka bir tedbir alınmayan boşanma aşamasındaki eşi tarafından bıçaklanarak katledildi.
Gönül Alkan'ın öldürülmesi, önlenebilir bir kadın cinayetiydi.
6284 sayılı Kanun kapsamında öngörülen koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin şekilde uygulanmaması ve 11. Yargı paketi nedeniyle kadınlar katlediliyor!
ÖHD Van Şube kadın komisyonu Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, Star Kadın Derneği ve
Şiddetle Mücadele Ağı olarak birlikte taziye ziyaretinde bulunduk; Yargılama sürecinin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyor,
Gönül Alkan için adalet talebimizi yineliyoruz.
Rojava Protestoları Gözlem ve Tespit Raporumuzu Basın Açıklaması ile Duyurduk :
1 Ocak 2026-2 Şubat 2026 tarihleri arasında Adana, Batman, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Mardin, Bitlis, Iğdır, Hakkari, Ankara, Şırnak, Van ve diğer birçok ilde barışçıl protestolara kolluk tarafından müdahale edildiği tespit edilmiştir.
Rojava protestolarında:
ÖHD Gözlem ve Tespit Raporu’muza göre;
▪️ 842 kişi gözaltına alındı
▪️ 118 kişi tutuklandı
▪️ En az 106 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kaldı.
ÖHD olarak hazırladığımız bu raporla birlikte kamuoyunu, baroları, meslek örgütlerini, insan hakları kurumlarını ve uluslararası mekanizmaları göreve çağırıyoruz. Barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına yönelik yasaklamalara son verilmeli, keyfi gözaltı ve tutuklamalar derhal durdurulmalı, işkence ve kötü muamele iddiaları hakkında bağımsız ve etkili soruşturmalar yürütülmeli ve çocuklara yönelik ağır hak ihlallerinin sorumluları hesap vermelidir.
Raporun tamamı için :⤵️
https://t.co/LsbUDirzIq
Basın metni : ⤵️
https://t.co/DKjYT6t3uh
Rojava’ya yönelik süregelen saldırılar ve baskı politikaları, sivilleri ve hukukçuları doğrudan hedef almaktadır. Reqa’dan Kobanê’ye gitmeye çalışırken katledilen Kürt avukat Suleiman İsmail, HTŞ teröristleri ve paramiliter grupların yürüttüğü bu saldırılarda katledilmiştir.
Sivillerin ve hukukçuların hedef alınması uluslararası insancıl hukuka göre savaş suçudur. BM ve ilgili uluslararası kurumları Rojava’ya dair acilen harekete geçmeye çağırıyoruz.
Bizler özgürlükçü hukuk pratiğinin temsilcileri olan Medet Serhad, Şevket Epözdemir ve Tahir Elçi’lerin mirasını devralan avukatlar olarak, mesleki faaliyetlerimizi halkımızdan yana ve halkımızla birlikte yürütmeye devam edeceğiz!
ÖHD SUSMADI, SUSMAYACAK!
Diyar Koç’un ismi sosyal medyada hashtag olmayacak, Türkiye’de otoriterlik diye konuşanların gündemine girmeyecek, Kürt olduğu ve kaderine razı gelmediği için canına kastedilen binlerden sadece biri olarak kalacak. Bayraklarınız bu ırkçılığı, şiddeti örtecek kadar büyük değil.
Me wek OHD, Baroya Wanê, ÎHD, TÎHV û DADSAZê bi sernavê “Li Rojavayê Komkujî, Li Cîhanê Bêdengî” daxuyaniya çapemeniyê da.
Em li hemberî polîtîkayên qirkirinê bêdeng namînin.
Em ji qirkirina Rojavayê re dibêjin na!
ÖHD Van Şubesi olarak; Van Barosu, İHD, TİHV ve DADSAZ ile birlikte
“Rojava’da Soykırım, Dünyada Sessizlik” başlıklı basın açıklamasını gerçekleştirdik.
Soykırım politikalarına karşı sessiz kalmıyoruz.
Rojava’daki soykırıma hayır diyoruz!