İnanılır gibi değil...
Allah aşkına böyle bir şey nasıl reddedilir?
Neyi kimden saklıyorsunuz?
Müslüman bir ülkede, pedofili sapıkların araştırılması nasıl reddedilir?
Benim aklım almıyor. Sizin alıyor mu?
🔴 | Köpek lobisi, saldırıya uğrayan çocukları kurtarmak için köpeği etkisiz hale getiren kahraman doktoru tehdit etti.
Denizli'de ısırılan çocuğun annesi, “doktor Bey olmasaydı çocuğum sakat kalabilirdi” diyerek doktoru savundu.
Tüm bunlara rağmen köpek lobisi, doktorun köpeği keyfi olarak öldürdüğü yalanını yayarak provokasyon yapmaya devam ediyor.
Köpekçi çeteler tarafından yürütülen bu algı operasyonu toplumu sindirmeye yönelik açık bir terör faaliyetidir. #AdemÇatakYalnızDeğildir
Olayın tüm detayları: https://t.co/qF7r5F5ajM
Köpeklere biftekli yem almak için para istiyor. Uyuz olmasınlar diye tavuk vermiyormuş. Canlar et yiyemiyormuş.
Hiç bir işe yaramayan köpekleri beslemek için inek-koyun kesiyoruz. Köpek yem firmaları bu millete kene gibi yapıştı.
MAMA SEKTÖRÜNDEKİ BÜYÜK PARA: ÇAĞATAY PET FOOD, IFC ORTAKLIĞI VE CEVAP VERİLMESİ GEREKEN SORULAR.
Türkiye son yıllarda sokak köpekleri tartışmalarını konuşuyor. Televizyon ekranlarında saldırı haberleri, sosyal medyada paylaşılan görüntüler, belediyelerin bütçeleri, yeni yasal düzenlemeler ve bir türlü çözülemeyen bir sorun...
Ancak bu tartışmaların gölgesinde büyüyen başka bir gerçek daha var.
Sokak köpekleri meselesi büyürken, evcil hayvan maması sektörü de olağanüstü bir hızla büyüyor. Bu büyümenin en dikkat çekici örneklerinden biri ise İzmir merkezli Çağatay Evcil Hayvan Mamaları ve Yem Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Şirketin kamuya açık verileri incelendiğinde ortaya dikkat çekici bir tablo çıkıyor. 2023 yılında yaklaşık 244 MİLYON TL matrah beyan eden şirketin tahakkuk eden vergisi yaklaşık 59.1 MİLYON TL olarak görülüyor. Bir yıl sonra, 2024 yılında matrah 248.6 MİLYON TL seviyesine yükselirken tahakkuk eden vergi yaklaşık 60 MİLYON TL'yi aşıyor. Asıl dikkat çekici sıçrama ise 2025 yılında yaşanıyor. Şirketin beyan ettiği matrah 507.6 MİLYON TL'ye yükselirken tahakkuk eden vergi 120 MİLYON TL seviyesine ulaşıyor.
Rakamların söylediği şey açık. Şirket yalnızca büyümüyor. Adeta ölçek değiştiriyor. 2023 yılında yaklaşık 244 MİLYON TL olan matrahın iki yıl içerisinde 507 MİLYON TL seviyesine ulaşması, şirketin faaliyet hacminde çok ciddi bir genişleme yaşandığını gösteriyor.
Bu büyüme tesadüf mü?
Tam da bu noktada 2025 yılında gerçekleşen çok önemli bir gelişme karşımıza çıkıyor.
22 Eylül 2025 tarihinde Dünya Bankası Grubu'nun yatırım kuruluşu olan IFC (International Finance Corporation), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Türkiye'nin en büyük özel sermaye fonlarından biri olan Turkven'in Çağatay Pet Food'a ortak olduğu açıklandı.
Bu sıradan bir kredi anlaşması değildi. Bu kurumlar şirkete borç vermedi. Şirkete ortak oldu. Yani Çağatay Pet Food'un gelecekteki büyümesine doğrudan yatırım yaptılar.
Peki neden?
Resmİ açıklamalara bakıldığında cevap net. Şirket bugün Türkiye'nin en büyük kuru mama üreticilerinden biri olarak tanımlanıyor. 55'ten fazla ülkeye ihracat yapıyor. Türkiye'nin en büyük pet ürünleri e-ticaret platformlarından birini işletiyor. Yeni yatırımlarla üretim kapasitesini yaklaşık üç kat artırmayı hedefliyor.
Uluslararası yatırımcıların gördüğü tablo bu.
Fakat burada başka bir soru ortaya çıkıyor.
Dünya Bankası Grubu'nun yatırım kolu neden Türkiye'deki bir mama şirketine ortak olur?
Bu sorunun cevabı aslında sektörün büyüklüğünde saklı.
Bir zamanlar yalnızca birkaç ithal markanın hakim olduğu pet food pazarı bugün MİLYARLARCA DOLARLIK küresel bir endüstri haline gelmiş durumda. Türkiye de artık bu zincirin yalnızca tüketici tarafında değil, üretici tarafında da yer alıyor. Yerli üreticiler Avrupa'ya, Körfez ülkelerine, Asya'ya ve Amerika'ya ihracat yapıyor.
Çağatay Pet Food da bu dönüşümün en önemli oyuncularından biri olarak öne çıkıyor.
IFC'nin geçmişine bakıldığında da ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. IFC bugün dünyanın dört bir yanında enerji, bankacılık, tarım, altyapı, teknoloji ve sanayi yatırımları yapan dev bir kurum. Yüzlerce şirkete ortak oluyor. Milyarlarca dolarlık finansman sağlıyor. Türkiye'de de yıllardır bankalardan enerji şirketlerine, üretim tesislerinden sanayi kuruluşlarına kadar çok sayıda yatırımın içerisinde yer alıyor. Dolayısıyla IFC'nin bir şirkete ortak olması yalnızca finansman anlamına gelmiyor. Aynı zamanda o şirketin uluslararası yatırımcıların radarına girdiğini de gösteriyor.
İşte bu nedenle Çağatay Pet Food'un hikayesi yalnızca bir mama şirketinin hikayesi değil. Aynı zamanda Türkiye'de büyüyen bir sektörün hikayesi.
Fakat hikayenin başka bir tarafı daha var.
Son yıllarda belediyelerin sokak hayvanları için açtığı mama ihaleleri dikkat çekici boyutlara ulaştı. Türkiye'nin farklı şehirlerinde milyonlarca kilogramlık mama alımları yapıldı. YÜZ MİLYONLARCA LİRALIK bütçeler ayrıldı.
Bir tarafta sokak hayvanı sayısındaki artış.
Bir tarafta belediyelerin büyüyen mama bütçeleri.
Bir tarafta her yıl büyüyen pet food sektörü.
Diğer tarafta ise çözülemeyen bir sokak hayvanı sorunu.
Elbette buradan hareketle herhangi bir şirketin veya yatırımcının sokak hayvanı sorununun devam etmesini istediği sonucuna ulaşılamaz.
Ancak kamuoyunun şu soruyu sorması da son derece doğaldır.
Türkiye'de sokak hayvanları etrafında oluşan ekonomik ekosistemin büyüklüğü tam olarak nedir?
Belediyelerin son beş yılda yaptığı toplam mama harcaması ne kadardır?
Bu harcamaların ne kadarı hangi üreticilere gitmektedir?
Sektördeki büyüme ile sokak hayvanları politikaları arasında ölçülebilir bir ilişki var mıdır?
Bugün elimizde kesin cevaplardan çok sorular var. Fakat rakamlar bize bir şeyi net biçimde gösteriyor.
Çağatay Pet Food'un 2023 yılında yaklaşık 244 MİLYON TL olan matrahı iki yıl içinde 507 MİLYON TL seviyesine çıkıyorsa, IFC, EBRD ve Turkven gibi küresel ve bölgesel yatırım devleri bu şirkete ortak oluyorsa, Türkiye artık yalnızca sokak köpeklerini tartışan bir ülke değildir.
Aynı zamanda sokak hayvanları, evcil hayvan ekonomisi, uluslararası yatırım fonları, belediye harcamaları ve büyüyen mama endüstrisinin kesiştiği çok daha büyük bir ekonomik alanın da merkezinde bulunmaktadır.
Belki de bugün sorulması gereken, "Türkiye'de insanlar sokak köpeklerini tartışırken, perde arkasında büyüyen pet food ekonomisinin gerçek büyüklüğünü kaç kişi görüyor?" sorusudur.
🚨 ŞOK BELGE!
ABD Patent Ofisi'nde kayıtlı belge: "Monitörlerden Gelen Elektromanyetik Alanlarla Sinir Sisteminin Manipülasyonu"
Patent No: US 6,506,148 B2
Tarih: 14 Ocak 2003
▪️ Televizyon ve bilgisayar ekranlarına belirli frekanslar gömülebilir
.▪️ Bu frekanslar insan sinir sistemi üzerinde fizyolojik etkiler oluşturabilir.
▪️ Kişi, bu sinyallerin farkında bile olmayabilir.
▪️ Patentte, ekran görüntülerine "subliminal yoğunlukta" sinyaller eklenmesinden bahsediliyor.
Yıllarca Matrix ve They Live film sanıyorlardı
Sonra ABD Patent Ofisi'nin 2003 tarihli bu patenti çıktı karşıyor
"Monitörlerden Gelen Elektromanyetik Alanlarla Sinir Sisteminin Manipülasyonu"
Patent No: US 6,506,148 B2
Komplo teorileri bazen yalandan değil, gerçeğin erken söylenmesinden doğar.
Belki de asıl soru şu:
Bize ne gösterildiği değil,bize ne hissettirildiği...
Gardaşım ve bacım
Ben daha ne yapayım, ne yazayım
Ne için uyarayım da
Aha bu sayfanın sahibine destek olasın?
48 bin gönderi!
Mrna dan maskeye
Aşıdan topuk kanına
Enfeksiyondan kansere
Ne dediysem
Hepsi karşısında ne bireysel ne de kurumsal bir itiraz geliştiren gördün mü?
Göremezsin.
Sadece bilerek değil
Hissederek yazıyorum.
Gel destek ver.
Sana anlatacaklarım var.
Ben bu sarp yokuşu kendim de çıkarım.
Çıkarım amma sen de hayıflanma!
Evlad-ı millete destek olmadım diye.
HAAAAŞŞŞŞŞIIIIRRRRT
CDC,YASAL OLMAYAN 72 DOZ ÇOCUK AŞILAMA PROGRAMI NEDENİYLE DAVA EDİLİYOR
Bu Aşılar HİÇBİR ZAMAN test edilmedi
72 Aşı İçin Yasal olarak zorunlu olan güvenlik raporları
HİÇBİR ZAMAN sunulmadı
Yerel Halkları zehirleyen CDC'nin yasa dışı Aşı rejimi
Yıkılıyor
Giresun’da şehre inen boz ayılar için avlama izni çıkarılmış…
Ayılar köpek değil, kutsal değil, yaşam hakları yoktur…
En önemlisi Allah’ın dilsiz kulları değil…
Onlar öl.dürülebilir, çünkü KÖPEK değiller…
AYI maması sektörü yok…
Hatay'ın Samandağ…
Birileri tarafından 316 kuş türünün yaşam alanı Milleyha Sulak Alanı'na kamyonetle çok sayıda başıboş köpek bırakılmış…
Bioterör diyoruz, bu milli güvenlik sorunudur diyoruz, acilen itl@f kararı alarak bu terörü durdurun diyoruz…
Allah’ın dilsiz kulları, merhamet diyorlar…
Başıboş köpek kutsaldır, diğer hayvanlara tanınmayan yaşam hakkı!!! vardır dersen, patisine zeval gelmeden misler gibi bakacağım dersen bu olur…
İki-üç cümle…
📌Hiçbir şey çocuklardan kıymetli değildir, tehlikeyi derhal bertaraf etmek için kimseyi ikna etmeye, kimsenin onayını almaya ihtiyacımız yoktur, gereken derhal yapılacaktır…
Bu kadar…
Kim bilir hangi barınaktan çıkarttılar yahut nerede yetiştirip saldılar!!!
@RTErdogan , @RTEdijital
SAKLANAN GERÇEK ORTAYA ÇIKTI!
BU MECLİSİN YENİ ANAYASA YAPMA YETKİSİ YOK!
Kimse kendi kendine gelin güvey olmasın!
Sistem tıkır tıkır işliyor, planlar perde arkasından yürütülüyor olabilir... Ama unuttukları, halktan gizledikleri devasa bir HUKUKİ DUVAR var!
Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’ndan, Yeni Anayasa ve Başkanlık heveslilerine sarayları titretecek, ezber bozan tarihi uyarı geldi!
"Eğer Cumhurbaşkanı 'gözlerimi kaparım, işimi yaparım' dese bile; SEÇSİS ile her şey kurgulansa bile... BU MECLİS YENİ ANAYASA YAPAMAZ!"
İŞTE SİSTEMİ KİLİTLEYEN 3 BÜYÜK GERÇEK!
Mevcut parlamento istese de, zorlasa da hukuken sıfır noktasındadır. Neden mi?
📍YETKİ SINIRLI: Bu meclis, halktan sadece 5 yıl boyunca yasama (kanun yapma) yetkisi almıştır; devleti sıfırdan kurma yetkisi değil!
📍NAMUS YEMİNİ: Meclisteki her bir milletvekili, mevcut anayasaya sadakat yemini ederek o koltuğa oturdu.
Kendi namus yeminini çiğneyerek anayasa değiştiremezsin!
📍YETKİSİZLİK: Yukarıdaki iki somut nedenden dolayı, mevcut meclisin yeni bir anayasa yapma HUKUKİ YETKİSİ YOKTUR! Hukuken hükümsüzdür!
GERÇEK BİR ANAYASA İÇİN GEÇİLMESİ İMKANSIZ OLAN O 3 AŞAMA:
Eğer gerçekten yeni bir anayasa yapılmak isteniyorsa, o gizli planlar değil, şu "Kırmızı Çizgiler" uygulanmak zorundadır:
👉1. ADIM: Önce halka sorulacak! Halk yeni bir anayasa istiyor mu, istemiyor mu? Referandum şart!
👉2. ADIM: Halk "Evet" derse; barajsız, tam demokratik bir seçimle sadece bu iş için bir "KURUCU MECLİS" kurulacak!
👉3. ADIM: Kurucu Meclis'in hazırladığı o taslak, tekrar halkın onayına (ikinci referanduma) sunulacak!
Bunların dışındaki her yol, hukukun katledilmesidir!
VATANINI SEVEN HERKESE AÇIK ÇAĞRIDIR!
Yarın Kendi Elinle İdam Fermanı Yetkisini Verecekmisiniz?
Bu hukuki gerçekler kulaktan kulağa yayılmasın diye sansürleniyor, üzeri örtülüyor!
Eğer ülkenin geleceğini, Cumhuriyet'i ve haklarını korumak istiyorsan... Bu gerçeğe kör kalma!
ŞİMDİ PAYLAŞ, HERKESİ UYANDIR, OYUNU BOZ!
Marmara Denizi'nden Çamlıca Kulesi'ni baştan aşağı örtebilecek büyüklükte hayalet ağ çıkarıldı.
Dalgıç Altuncu:
“Ağların hala çalıştığını, balık popülasyonunun ve diğer canlıların oradan kaybolmasına sebep verdiğini düşündüm. İhbar ettim.” (AA)
Yargıtay, oğlunu ısıran köpeği itlaf eden adamın alt mahkemedeki beraat kararını bozmuş, adamın eyleminde orantısızlık tespit edilmiş.
Yani şunu anlıyoruz, köpek çocuğu öldürmedi ama sen köpeği öldürdün o halde ceza almalısın diyor yüksek yargı.
Yahu adam o anda o panik ve dehşet durumunda köpeğin çocuğa verdiği zararı nasıl ölçecek, sonra çocuk köpekten kuduz kapıp acı içinde ölseydi ne diyecekti mahkeme.
Köpeğin kuduz taşıdığı veya taşımadığı anlında mı yazıyor!
Bu nasıl saçmalık, köpeğin yaşam hakkıyla insanın yaşam hakkını kıyaslamak nasıl bir hukuk anlayışıdır!
Artık bu emsal karar üzerine köpek mağdurlarının yapacağı tek savunma “ lütfen bana saldırma patili dost” demek olacak!
Tam bir akıl tutulması!
01 Ağustos 1989 tarihli Vatikan Gazetesinin Başlığına ve Konusuna bakın. Bu bile sizin için kanıt değil ise geçmiş olsun. Siz çoktan sistemin kölesi olmuşsunuz demektir.
Gazete Başlığı;
➖BÜYÜK BİRADER GELİYOR.
➖Her erkek, kadın ve çocuğu etiketlemeye yönelik plan.
Gazete İçeriği;
➖Dünyadaki her insana implante edilecek kodlu mikroçipler, her an herkesi bulabilecek merkezi bir bilgisayara bağlayacak.
➖Böyle bir sistem oluşturma planları zaten yürütülüyor, hoşunuza gitsin veya gitmesin.
Devam ediyor;
➖Hükümetin yapması gereken tek şey, domuz gribi gibi bir şey icat etmek ve buna karşı bir aşı üretmek.
1989 Resmi Vatikan Gazetesi.
✔️Bize her şeyi anlattılar.
✔️Hatta bunu nasıl yapacaklarını bile açıkladılar.
✔️Ve 37 yıl sonra hala şaşırmış gibi mi davranıyoruz?
@brain_stimulus