Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.
Neden susar ülkem ben 11 yaşındaydım
Çocuktum, çocuk
Ölüme terk edip öldürdüler beni
Babam çok çırpındı katilleri yargılatmak için , bedeller ödetildi yılmadı
Asla yılmaz babam
Susmayın bu zülme, susmayın caniliğe
Vicdanlı herkesden rica ediyorum
Sesim olun
Benim adım ; Rabia Naz Vatan
Hepinizin evladı, kız kardeşi...
#RabiaNazİçinAdalet
İsmail Arı’nın gözaltından yolladığı mesaj:
“Üç ay önceki bir video nedeniyle gözaltına alındım. Bayram ziyaretinden akşam alınıp 450 km kat edip Ankara'ya getirildim. Dosyama yeni tweetler ve eski videolarım eklenmeye devam ediyor. Sanıyorum ki tutuklanmam için dosya şişirilmek isteniyor. Zaten son bir yıldır beni tutuklamak için bahane arıyorlardı. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak. Gazetecilik suç değildir! Gazetecilerin yanında olun. Sevgiler..."
https://t.co/bv4NLh2tBu
Bugün Ali İsmail Korkmaz’ın doğum günü.
Yaşasaydı 32 yaşında olacaktı. Onun hayalleri, adalet duygusu ve dayanışmayı büyütme isteği hala yolumuzu aydınlatıyor. Daha eşit ve özgür bir dünya için attığı adımlar, bugün de hepimizin içinde yaşamaya devam ediyor.
Biz de ALİKEV olarak onun bıraktığı yerden yürümeye, dayanışmayı büyütmeye ve umudu çoğaltmaya devam ediyoruz.
Ali İsmail’i sevgiyle, özlemle ve umutla anıyoruz.
#AliİsmailKorkmaz #Hep19Yaşında #DüşlerinPeşinde
Kadının kendisi 19 yaşında tecavüze uğramış, yetmemiş tecavüzcüsü ile evlendirilmiş. Kızı ise aynı adam tarafından cinsel istismar görmüş. Kadın şikayetçi olmuş, yıllarca adalet aramış ama “kaçma şüphesi yok” denilerek tutuklanmamış adam. “İntihar etmeyeceğim” dedikten bir ay sonra da ölü bulunmuş kızıyla birlikte.
İşte yarattıkları Türkiye bu, yoksullar için cehennem.
Venezuella halkının umutları tükeniyor,
- Uyuşturucu baronu savcı,
- Bahis oynayan hakem,
- İnsan kaçakçısı subay,
- Altın kaçakçısı milletvekili,
- Yeni doğan bebekleri öldüren doktor,
- Sahte diploması olan profesör,
- Seçmenini satan Belediye Başkanı,
- Vergi kaçıran bakan,
- Yoksullara yardım eden kahraman mafya babası,
- Azmettirici milletvekilleri,
- Kendi bakanlığını soyan bakan,
- Adliye de uyuşturucu partisi yapan Hakim,
- Seçimleri hileyle kazanan Cb
- Sürekli kumpas kurulan, dolandırılan halk,
- Devletin Bankasını dolandıran Genel Müdür,
- Seçmenini satan Parti Genel Başkanları,
- üç kuruş için yalan haber yapan gazeteciler,
-Memleketi haraca bağlayan müteahhitler,
- Suçsuz insanları cezaevlerine atan vicdansız, duygusuz siyasiler, hakimler, savcılar…
- …………..
Ben size olan biteni çok hızlı özetleyeyim:
İmamoğlu’nun bir üniversite diploması vardı. Diploma iptal edilsin diye yazılan rapordaki imzanın sahibi, AKP’li belediye başkanının danışmanı çıktı. Haberini yazdım, habere ve hesabıma erişim engeli geldi.
İmamoğlu’nun diplomasının iptal edildiği toplantıda, mahkemeye gönderilen belgelerde imza olmadığı ortaya çıktı. Yetmedi iptalin görüşüldüğü maddeye bazı akademisyenlerin katılmadığı yazılmıştı. İdare mahkemesi üniversiteden ek evrak istedi, heyet değişti.
İmamoğlu’na ait lüks araçlar diye yapılan haberlerdeki araçların MHP’li vekile ait olduğu ortaya çıktı. Haberlere erişim engeli geldi.
Cebeci Hafriyat Sahası’nda kamu zararı var dediler, valiliğin gelir elde ettiği ortaya çıktı.
İmamoğlu’nun özel jeti diye yaptıkları haberlerdeki jete İmamoğlu’nun hiç binmediği ortaya çıktı. Jete binenler arasında Vakıfbank’ın genel müdürünün olduğu, jetin de AKP’li bir isme ait olduğu ortaya çıktı.
CHP’nin ve diğer muhalefet partilerinin emekliler için verdiği maaşın artırılmasına yönelik önergeler, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
Bu ret kararı şunu gösteriyor:
İktidar, emeklinin geçim derdini görmüyor, duymuyor.
Milyonlarca emekli;
kirasını ödeyemiyor, pazara çıkamıyor, ilacını alamıyor.
Ama iktidar yine “hayır” dedi.
Emekliyi yoksulluğa mahkûm eden bu anlayışın karşısındayız.
Emeklilerimiz insanca yaşayacak bir maaşı hak ediyor.
Bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.