SİYASETÇİNİN ÇAPSIZI MUHALEFETİNİ SENDİKAYA YAPAR!
CHP İzmir Milletvekili Salih Uzun'un Konfederasyonumuzu, Genel Başkanımız Ali Yalçın'ı ve milyonlarca kamu görevlisinin demokratik iradesini hedef alan son paylaşımı; bilgiye değil algıya, gerçeğe değil siyasi hesaplara dayanmaktadır.
Sayın Uzun'u, zaman zaman kamu görevlilerinin emeği üzerinden siyaset üretmek adına gerçekleri çarpıtan açıklamalarıyla hatırlıyoruz. Son paylaşımı da ne yazık ki bu alışkanlığının yeni bir örneğidir.
Öncelikle bilinmelidir ki; memur ve memur emeklilerinin maaş artış sistemi ile SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin artış sistemi aynı değildir. Dolayısıyla iki farklı statüyü yalnızca altı aylık enflasyon oranı üzerinden karşılaştırıp "sendika olmasaydı daha fazla zam alınırdı" demek; ya sistemi bilmemekten ya da kamuoyunu bilinçli şekilde yanıltma çabasından kaynaklanmaktadır.
Memur ve memur emeklilerinin maaş artışları, 4688 sayılı Kanun kapsamında belirlenen toplu sözleşme hükümleri ile enflasyon farkının birlikte uygulanmasıyla oluşmaktadır. Toplu sözleşme hiç yapılmamış olsaydı, kamu görevlileri yalnızca enflasyon farkıyla yetinmek zorunda kalacak; toplu sözleşmeyle elde edilen ilave artışlardan ve yüzlerce mali, sosyal ve özlük hakkından mahrum kalacaklarını ya bilmeyecek kadar konuya yabancı yada ana muhalefet görevini yapamayan çapsızlığıından kaynaklanıyor
Hatırlatmak isteriz ki; 2026 Ocak ayında kamu görevlileri %18,60, SSK ve Bağ-Kur emeklileri ise %12,19 oranında artış almıştır. O gün Memur-Sen'in mücadelesi sayesinde oluşan farkı görmeyenlerin, bugün dönemsel farklar üzerinden algı üretmeye çalışması en hafif ifadeyle tutarsızlıktır. Zira Ocak ve Temmuz dönemlerinde oluşan farklılıklar, toplu sözleşme ve Hakem Kurulu kararlarından kaynaklanan teknik bir sonuçtur. Bunu bilmemek eksikliktir; bilip de gizlemek ise kamuoyunu yanıltmaktır.
Üstelik toplu sözleşme yalnızca maaş artışı demek değildir. Memur-Sen'in mücadelesiyle bugüne kadar 1.124 kazanım elde edilmiş; CHP’ye rağmen toplu sözleşme ikramiyesi hayata geçirilmiş, 3600 ek gösterge düzenlemesi önemli ölçüde uygulanmış, sözleşmeli personel kadroya geçirilmiş, koruyucu giyim ve sosyal yardımlar genişletilmiş, görevde yükselme, izin, tayin ve çalışma hayatına ilişkin yüzlerce d��zenleme kamu görevlilerinin lehine sonuçlanmıştır.
Bugün kamu görevlilerinin yararlandığı sayısız mali, sosyal ve özlük hakkının altında Memur-Sen'in kararlı mücadelesi vardır.
Öte yandan Memur-Sen, mevcut artış oranlarını hiçbir zaman yeterli görmemiş; tam aksine her platformda memurun hakkı olan daha fazlasını talep etmiştir. 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde; refah payı, taban aylığa seyyanen artış, gelir vergisi adaleti, kira ve büyükşehir tazminatı, 1. dereceye 3600 ek göstergenin eksiksiz uygulanması, memur emeklilerinin aylıklarının güçlendirilmesi ve çok sayıda mali-sosyal düzenleme masaya taşınmış; yetersiz teklifler ise açık biçimde reddetmekle kalınmamış emek hareketinin en büyük miting ve yürüyüşleri gerçekleştirilmiştir.
Biz sendikacılığı sosyal medya üzerinden slogan üretmek değil; masada müzakere etmek, meydanda mücadele etmek, gerektiğinde yargı yoluyla hak aramak olarak görüyoruz.
Bir milyonu aşkın üyesiyle Memur-Sen yetkisini siyasi partilerden değil, kamu görevlilerinin özgür iradesinden almaktadır.
Sayın Uzun, sendikaları hedef almak yerine CHP İzmir Milletvekili olarak İzmir’de ücretlerini alamayan belediye işçilerinin ve haklarını aramak için greve çıkan emekçilerin yanında olmayı tercih etseydi daha isabetli olurdu.
Keşke kamu görevlilerinin refah payı, vergi adaleti ve ekonomik kayıplarının giderilmesi konusunda da aynı gayreti gösterebilseydi.
Memur-Sen, dün olduğu gibi bugün de kamu görevlilerinin alın terini, emeğini ve hukukunu savunmaya; yeni kazanımlar üretmeye ve mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.
Türkiye'nin En Büyük Emek Hareketinin Adı Yine MEMUR-SEN
1 Milyon 130 Bin 8 Üyeyle Yine Zirvedeyiz
Hak, Emek ve Adalet Mücadelesinin Örgütlü Gücü, Kamu Görevlilerinin Güçlü Sesi Memur-Sen, Bu Yıl da Güven Tazeledi.
Her geçen yıl büyüyen ailemiz, bugün yalnızca Türkiye'nin en büyük kamu görevlileri konfederasyonu değil; emeğin, adaletin, hakkaniyetin ve sendikal mücadelenin en güçlü temsilcisidir.
Bugün ulaşılan 1 Milyon 130 Bin 8 üyelik büyük güç, yalnızca bir istatistikten ibaret değildir. Bu rakam; kamu görevlilerinin Memur-Sen'e duyduğu güvenin, verilen mücadelenin, kazanımların ve geleceğe duyulan inancın en güçlü göstergesidir.
Eğitim, sağlık, büro, diyanet, yerel yönetimler, tarım ve ormancılık, bayındırlık, enerji, haberleşme, ulaştırma ve kültür hizmet kollarının tamamında yetkili sendikalarıyla Memur-Sen, 11 hizmet kolunun tamamında yetkili konfederasyon olma başarısını bir kez daha gösterdi. Bu güçlü tablo; ilkeli sendikacılığın, kararlı mücadelenin ve teşkilat ruhunun en somut göstergesidir.
Memur-Sen, dün olduğu gibi bugün de sadece yetkinin değil; kazanımın, güvenin, mücadelenin ve umudun adıdır. Kamu görevlilerinin haklarını koruyan, geliştiren ve geleceğe taşıyan irade olmaya devam edecektir.
Bu büyük başarıda emeği bulunan 1 Milyon 130 Bin 8 Üyemize, tüm teşkilat mensuplarımıza, hizmet kollarımızın her kademesinde fedakârca çalışan yol arkadaşlarımıza ve Memur-Sen’e güvenerek desteğini sürdüren tüm üyelerimize gönülden teşekkür ediyoruz.
Türkiye'nin en büyük emek hareketi olarak kamu görevlilerinin sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Bu büyük yürüyüşümüzde birlikte daha nice kazanımlara.
https://t.co/CERW2YENlQ
@_aliyalcin_@EgitimBirSen@sagliksen@BuroMemurSen_@Diyanet_Sen@Bem_Bir_Sen@TocBirSenGM@BayndrMemurSen@Enerji1sen@BirlikHaberSen@UCMSGenelMerkez@KltrMemur@memursenengkom@emekli_memursen@MemurSenKadin@gencmemursen
Toplu sözleşme masasında dile getirdiğimiz talebimiz net:
🛑 Her çalışanın ulaşabileceği nitelikli kreş hizmeti ve kreş desteği artık ertelenemez bir ihtiyaçtır.
@tcbestepe@MahinurOzdemir@tcailesosyal
MİLLİ TAKIMIMIZ İÇİN BİR MARŞ DA BİZDEN!
A Milli Futbol Takımımızın 7’den 70’e ülkemize yaşattığı heyecan, bize de bir marş hazırlattı.
“Bizim İçin Oyna Şampiyon” adlı marşımızın, yaşayacağımız gol ve galibiyet sevincine tercüman olmasını temenni eder; Dünya Kupası 2026’da mücadele edecek Bizim Çocuklar’a başarılar dileriz.
#MilliTakım | #FIFADünyaKupası2026 | #BizimÇocuklar | #EğitimBirSen
Geleneksel ILC Resepsiyonumuzu Yoğun Katılımla Gerçekleştirdik.
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün [ ILO ] 114.Çalışma Konferansı vesilesiyle ILO’da düzenlediğimiz Uluslararası Emek Konfederasyonu [ ILC ] Resepsiyonumuz yoğun ilgi gördü.
4 yıl önce kuruluşuna öncülük ettiğimiz ve aynı zamanda Genel Başkanlığını yürüttüğümüz İLC, 30 milyonu aşan emekçiyi temsilen çalışmalarına devam ediyor.
Cenevre’deki resepsiyonumuza İLC bileşeni ülkelere ilaveten Belarus,Batı Sahra, Brezilya, Fas, Kolombiya, Mısır, Hindistan, Fildişi Sahili, Libya, Nijer, Gine, Tunus, Mali, Sudan, Senegal’in yanında Afrika Sendikalar Birliği Örgütü OATUU başta olmak üzere çok sayıda emek örgütünü temsilen sendika liderleri katıldı.
#ILC2026
@ilc_uek@MemurSenFr@MemurSenEng@MemurSenAr
Henüz ömrünün baharında, öğrencileriyle, büyük bir umutla geleceği inşa etmeye çalışan bir öğretmendi Şenay Aybüke Yalçın...
Terörün karanlığı; ilmin, merhametin ve umudun temsilcisi bir öğretmeni aramızdan aldı. Aybüke Öğretmenimizin adı da idealleri de vatan sevgisi de gönüllerde yaşamaya devam ediyor.
Şehadetinin 9.yıl dönümünde Şenay Aybüke Yalçın'ı rahmetle, dualarla yâd ediyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun.
#ŞehitÖğretmenAybükeYalçın
"Geleceği inşa eden fikirlerin ve başarıya koşan genç yüreklerin ödüllendirileceği 'Bir Bilenle Bilge Nesil' ödül törenimizde, sizleri de aramızda görmekten onur ve mutluluk duyarız." @_aliyalcin_@mehmet_uca@mstemrebalci@gencmemursen@Ozeravci65
Rahmi Koç’un Kürt Kadını üzerinden sarf ettiği ifadeleri en güçlü şekilde kınıyorum.
İnsanların etnik kökeni, kimliği veya cinsiyeti üzerinden aşağılanması; ne mizahla ne de ifade özgürlüğüyle açıklanabilecek bir durumdur. Bu tür söylemler, insan onurunu zedelediği gibi toplumsal birlik ve kardeşlik hukukuna da zarar vermektedir.
Ülkemizin imkânlarıyla büyüyen, toplumun her kesiminin emeğiyle oluşan ekonomik düzen içerisinde güç kazanan kişi ve çevrelerden beklenen; ayrıştırıcı değil birleştirici, ötekileştirici değil kuşatıcı bir dil kullanmalarıdır. Servet miras kalabilir; ancak ahlak, nezaket, görgü ve insana saygı mirasla edinilmez. Gerçek büyüklük; sahip olunan mal varlığında değil, insana gösterilen hürmette ve topluma karşı taşınan sorumluluk bilincindedir.
Toplumsal barışı zedeleyen, ayrımcılığı besleyen ve nefret dilini normalleştiren bu anlayışı bir kez daha kınıyor; hukukun herkes için eşit şekilde işlemesini, gerekli sürecin kararlılıkla yürütülmesini temenni ediyorum.
#RahmiKoçTutuklansın
Basın Açıklamamız:
İL MÜDÜRÜMÜZÜN YANINDAYIZ
6 Haziran Cumartesi günü İstanbul Erkek Lisesi mezuniyet töreninde, okullarımızda hiç görmek istemediğimiz bir olay yaşandı: Okul müdürü konuşurken mezuniyet törenine katılan öğrenciler arkalarını dönerek, okul marşını söyleyerek, bazı veliler ise ıslık çalarak, slogan atarak okul müdürünü konuşturmadılar. Tören boyunca protesto adı altında törene katılan yöneticilere saygısızlık yapıldı, hakaretler edildi. Bunun üzerine il millî egitim müdürümüz Murat Mücahit Yentür bu saygısızlığa tepki göstererek beraberindekilerle birlikte okuldan ayrıldı ve tören sona erdirildi. Olay sonrası her zaman olduğu gibi malum marjinal çevreler, okul müdürümüz ve il müdürümüzle ilgili linç kampanyası başlatarak yaşananları son derece normalmiş gibi gösterdiler.
HOCASINA SIRT DÖNEN BİR ZİHNİYET KABUL EDİLEMEZ
Şimdi şu soruyu sorma vaktidir:
Büyüğünün önünde ceketini ilikleyen, saygıda kusur etmeyen bir neslin yerini; nasıl oldu da arkasını dönen, protestoyu edepsizlikle karıştıran bir gençlik aldı?
Bizler, anlık heyecanlarla yapılan işlerin sonunun nereye vardığını iyi bilen bir kuşağız. O heyecan bittiğinde, birilerinin elini yakmasın diye "maşa" olarak kullanılan kurbanlar olmanın acısını bu ülke geçmişte çok yaşadı. İstanbul Erkek Lisesi’nde yaşananlar, liseleri ve üniversiteleri ideolojik çatışma sahası haline getiren o eski, karanlık "kurtarılmış bölge" zihniyetini hatırlatmaktadır. Bu kirli zihniyet bugün yeniden hortlatılmak mı isteniyor?
KİRLİ HESAP YAPANLARA: "HADİ ORADAN!"
Elbette hepimizin farklı görüşleri olabilir ve bu bir zenginliktir. Ancak kural nettir: Yarın kendiniz aynı makamlara geldiğinizde karşılaşmak istemediğiniz bir muameleyi, bugün mezuniyet sevincinizi paylaşmaya gelen devlet büyüklerine ve hocalarınıza reva göremezsiniz! Devletin makamına ve öğretmenin emeğine gösterilen bu saygısızlığın sonucu, kocaman bir hiçtir.
Çok net görüyoruz ki; bu gençlerin tertemiz duygularını, mezuniyet heyecanlarını kendi siyasi ajandalarına meze yapmak isteyen kirli odaklar vardır. Gençler üzerinden gizli hesaplar yapanlara, onları piyon gibi ileri sürmeye kalkanlara verilecek en güzel cevap, İstanbul İl Milli E��itim Müdürümüzün gösterdiği dik duruşla verilmiştir. Bu duruş, rahmetli Necmettin Erbakan’ın o tarihi sözünü hatırlatmaktadır: “Hadi oradan!”
OKULLARIMIZI KİRLİ EMELLERE ALET ETTİRMEYECEĞİZ
Eğitim-Bir-Sen İstanbul Şubeleri olarak açıkça ilan ediyoruz:
Okullarımızın; devrecilikten kaynaklı zorbalık, taciz iddiaları ve dışardan güdümlü protestolarla bilinmesini istemiyoruz. Okullarımızın başarılarıyla, vatana millete yaptıkları hizmetlerle hafızalarda yer etmesini istiyoruz.
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürümüzün bu saygısızlık karşısında ortaya koyduğu net, kararlı ve asil iradenin sonuna kadar yanındayız. Devletin makamını, öğretmenin izzetini ve bu toprakların değerlerini korumak adına atılacak her adımın destekçisiyiz.
Okullarımızı ve göz bebeğimiz olan öğrencilerimizi, kirli senaryolarına alet etmek isteyenlere asla müsaade etmeyeceğiz. Bu ülkenin gençleri, ideolojik masaların kullanışlı piyonları değildir ve olmayacaktır.
Devlete çağrımız da şudur:
Bu tür okullar için tedbir alma zamanı çoktan gelmiştir. Bir dakika daha gecikilmemelidir. Okullarımız, birtakım derneklerin ve yabancı ülkelerin etkisinden kurtarılarak beyin göçünün önüne geçilmelidir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
EĞİTİM-BİR-SEN İSTANBUL ŞUBELERİ
@MucahitYentur
@istanbulilmem
@TC_istanbul
@tcmeb
Kurban Bayramı vesilesiyle Eğitim-Bir-Sen Edremit İlçe Yönetimi olarak Edremit İlçe Millî Eğitim Müdürümüz Doğan Nurses’i ziyaret ederek bayramlaştık.
Bayramların; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşlik ve dayanışma duygularımızı pekiştiren müstesna zamanlar olduğuna inanıyoruz. Eğitim camiamızın daha güçlü yarınlara ulaşması adına karşılıklı istişarenin ve ortak aklın önemini bir kez daha vurguladığımız bu anlamlı ziyarette göstermiş oldukları misafirperverlikten dolayı Sayın Müdürümüze teşekkür ediyoruz.
Kurban Bayramı’nın eğitim çalışanlarımıza, ilçemize, ülkemize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur, bereket ve hayırlar getirmesini temenni ediyoruz. @mehmet_uca@dogannurses65@ebsvan1@EbsVanEdremit@Edremit_MEM
#EğitimBirSen #Edremit #KurbanBayramı #EğitimÇalışanları #Van
Kurulduğu günden bu yana kültür, sanat ve turizm hizmet kolunda görev yapan kamu görevlilerinin haklarını kararlılıkla savunan, örgütlü mücadelesini büyüterek sürdüren Kültür Memur-Sen’imizin 23. kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyorum.
Genel Başkan Mecit Erdoğan’ın şahsında tüm teşkilatlarımızı, dünden bugüne emek verenlerimizi yürekten selamlıyor, Kültür Memur-Sen’imize; hak, emek ve kazanım mücadelesinde nice başarılı yıllar diliyorum.
#KültürMemurSen23Yaşında
@meciterdogan55@KltrMemur
Kurban Bayramı vesilesiyle Eğitim-Bir-Sen Van Şube Başkanımız Mehmet Ali Uca’yı Edremit İlçe Yönetimi olarak ziyaret ederek bayramlaştık.
Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının pekiştiği bu mübarek günlerde göstermiş olduğu misafirperverlikten dolayı Şube Başkanımıza teşekkür ediyor, Kurban Bayramı’nın eğitim camiamıza, ülkemize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini diliyoruz. @mehmet_uca@ebsvan1@EbsVanEdremit
#EğitimBirSen #Van #Edremit #KurbanBayramı
Kurban Bayramı’nın milletimize ve tüm insanlığa huzur, barış ve kardeşlik getirmesini diliyor; milletimizin ve tüm islam aleminin Kurban Bayramını tebrik ediyoruz.
Kurban Bayramımız Mübarek Olsun.
@mehmet_uca@ebsvan1@erdalatas
Hatay’da yoğun yağışların ardından meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
Afetten etkilenen tüm vatandaşlarımızla “geçmiş olsun” dileklerimizi paylaşıyoruz.
#Hatay
GEÇMİŞ OLSUN MALATYA
Malatya’nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen 5,6 büyüklüğündeki depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi paylaşıyoruz.
Edremit’te 767 üye ile yetki yeniden teşkilatımızın oldu.
Bu başarı; emek veren iş yeri temsilcilerimizin, teşkilat mensuplarımızın ve bizlere güvenen üyelerimizin ortak başarısıdır.
Gece gündüz demeden çalışan tüm arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz.
Birlikte güçlüyüz.
MEB YANLIŞTAN VAZGEÇMELİDİR
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yeniden yönetici görevlendirme sürecinde okul yöneticilerine yönelik planlanan eğitimlerin, 4 hafta boyunca hafta sonları günde 8 saat yüz yüze yapılması sahada ciddi rahatsızlık oluşturmaktadır.
Okul müdürü ve müdür yardımcılarımız; hafta içi boyunca disiplin sorunlarından öğretmen ihtiyacına, veli baskısından okul güvenliğine kadar eğitim öğretimin tüm yükünü büyük bir fedakârlıkla omuzlamaktadır. Böylesine yoğun ve yıpratıcı bir çalışma temposunun ardından hafta sonlarının da zorunlu eğitimlerle doldurulması, yöneticilerimizin dinlenme hakkını elinden almakta ve motivasyonlarını olumsuz etkilemektedir.
Üstelik yıllardır yöneticilik yapan, sahada önemli tecrübe kazanmış eğitim yöneticilerinin yeniden “kursiyer” gibi değerlendirilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Yönetici gelişimi; tecrübeyi yok sayarak değil, sahadaki birikimi destekleyerek sağlanmalıdır.
Birçok yönetici, herhangi bir yolluk verilmeden uzak ilçelerdeki eğitim merkezlerine gitmek zorunda bırakılmaktadır. Bu durum hem maddi hem manevi mağduriyet oluşturmaktadır.
Kamu çalışanlarının hafta sonları; ailelerine, sosyal hayatlarına ve dinlenmeye ayırabildikleri en önemli zaman dilimidir. Fedakârlığın zorunluluğa dönüştürülmesi çalışma barışına zarar vermektedir.
Milli Eğitim Bakanlığına çağrımız nettir:
• Eğitimler yüz yüze değil, uzaktan eğitim yöntemiyle yapılmalıdır.
• Eğitim süreçleri mesai saatleri içinde veya daha makul bir planlamayla gerçekleştirilmelidir.
• Sahadaki gerçekler dikkate alınmalı, yöneticilerimizin emeği ve birikimi göz ardı edilmemelidir.
Okul yöneticilerimizin sesi duyulmalı, bu yanlış uygulamadan vazgeçilmelidir.
Toplu Sözleşme Hükmü Bürokratik Yorumlarla Daraltılamaz…
YÖNETMELİK MEB’İN, KEYFİ YORUM MALİYE’NİN!
Bünyesinde ikili eğitim yapılan sınıfların bulunduğu, ancak genel itibarıyla tekli eğitim yapan eğitim kurumlarında görev yapan yöneticilere toplu sözleşme gereği ilave ek ders ücreti ödenmemesi noktasında, MEB’in talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca verilen görüş; hem usul yönünden hukuka aykırı hem de mevcut toplu sözleşme hükmünün kapsamını daraltıcı niteliktedir. Bu haliyle kabul edilmesi mümkün değildir.
MEB’in; tümüyle ikili eğitim yapmayan, ancak bünyesinde anasınıfı, özel eğitim ana sınıfı ve uygulama sınıfı gibi birimlerde ikili eğitim yapılan okulların “ikili eğitim yapan okul” sayılıp sayılamayacağı konusunda, kendi yönetmeliğini dahi yorumlamayıp neden Hazine ve Maliye Bakanlığından görüş alma ihtiyacı duyduğunu anlamak mümkün değildir. Bir Bakanlık, bizzat kendisinin hazırladığı mevzuatı —üstelik mali hüküm içermeyen bir konuda— neden Hazine ve Maliye Bakanlığına yorumlatır? İnisiyatif almaktan neden kaçınır?
Diğer taraftan toplu sözleşmede; “Toplu sözleşmenin uygulanmasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı görevli ve yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
Dolayısıyla toplu sözleşme hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın tek başına görüş vererek uygulamayı yönlendirmesi mümkün değildir. Bu nedenle söz konusu görüş, yalnızca hukuki dayanaktan yoksun değil; aynı zamanda yetki aşımı ve yetki gasbı niteliği taşımaktadır.
Bünyesinde ikili eğitim yapılan sınıflar bulunduğu için sabah 06.30’da görevine başlayıp akşam 18.30’a kadar çalışan bir eğitim kurumu yöneticisinin, zaten son derece cüzi olan hakkını dahi bürokratik yorumlarla gasp etmek; emeği yok saymak, hakkaniyet duygusunu zedelemek ve alın terini değersizleştirmekten başka bir şey değildir.
@tcmeb
🔴 TUTMAYAN HEDEFİN FATURASINI MEMUR ÖDEMESİN
MEMUR ve EMEKLİSİNE SEYYANEN ZAM VERİLSİN !
Nisan ayı enflasyon oranı %4,18 olarak açıklandı. Ocak-Nisan enflasyonu %14,64 olarak gerçekleşti. Anlaşamadığımız 8. Dönem Toplu Sözleşme’de 2026’nın ilk 6 aylık dönemi için Hakem Kararıyla reva görülen %11’lik zam enflasyona yenilmiş ve daha bu aydan %3,28 enflasyon farkı gerçekleşmiştir.
Mart ayından itibaren başlayan akaryakıttaki artışlar ile Nisan ayı başında doğalgaz ve elektriğe yapılan %25 artış; hanelerin bütçelerine açıklanan enflasyon rakamlarından daha fazla yansıdığı tartışmasız bir gerçektir. Giyim, konut ve ulaştırma fiyatlarında yaşanan artış enflasyonun yukarı yönlü tırmanmasına neden oluyor.
4 ayda gerçekleşen enflasyon, 2026 yılı için hedeflenen/beklenen enflasyonu neredeyse yakalamıştır.
Hedefi tutturana kadar enflasyon tahminini devamlı yenileyen kamu işvereni; kamu görevlisine verdiği zammı da hedefi yenilediği gibi yenilemeli ve Seyyanen Zammı bir an önce vermelidir.
Yılın başındaki tahminle sonundaki gerçek arasındaki farkın bedelini “hedefi yanlış belirleyenler mi?” yoksa “asılsız ve tutarsız hedefi belirlemede hiçbir etkisi olmayan kamu görevlilerimiz mi?” ödemeli sorusunun cevabı artık verilmelidir.
Ocak-Mart ayındaki bütçe gerçekleşmeleri; emeğe ayrılması gereken giderlerin faize aktarıldığını açıkça göstermektedir. Bütçeyi emekle, alın teriyle büyütenlere karşılık, bütçede emeğin payını küçültmek sosyal devlet ilkesine yakışmıyor.
1 Mayıs’ta Çorum’dan da haykırdık. “Kamu kurumlarında tartışmalar artıyor, huzursuzluk büyüyor. Alım gücü düşüyor, fatura emekçiye/emekliye kesiliyor. Acilen yanlışın görülüp düzeltilmesi gerekiyor.” dedik.
Formül basit…
🔴Beklenen/hedeflenen enflasyon tutmadıysa ve piyasada beklenen disiplin sağlanamadıysa; enflasyon hedefini yenilediğiniz gibi kamu görevlisi ve emeklilerimizin maaşları/ücretleri yenilensin, tutmayan enflasyonun faturası sabit ücretlilerimize ödetilmesin, seyyanen zam verilsin ve tartışmalar bitsin.
Sözleşmeli Personel Doğum İzni Düzenlemesi Yapıldı
Doğum iznini 24 haftaya çıkartan düzenlemeden sözleşmeli personelinde yararlanması için Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğüne yazdığımız yazı sonrası düzenleme yapıldı.
Kadrolu memurlar ile sözleşmeli personelin doğum izni hakları eşitlendi. Hayırlı olsun.