@qujunil Yavrunuza bol bol sarılın, bu sınavın tek şansı olmadığını her zaman alternatifleri olduğunu hatırlatın. Ne yaparsa yapsın sonucun sizin için mutluluk verici olacağını söyleyin. Sonucun değil çabasının değerli olduğunu söyleyin. Zaten üzerlerinde çokca yük var maalesef.
“Yaşasın tam bağımsız Türkiye” diyerek mücadele eden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı, idam edilişlerinin 53. yılında saygı ve minnetle anıyorum. #ÜçFidan
“Bu yüzüş, tüm Türkiye Cumhuriyeti gençleri için!” 🇹🇷
Kaiwi Kanalı’nı 21 saat aralıksız yüzerek geçen milli maraton yüzücümüz Aysu Türkoğlu’nu yürekten tebrik ediyorum. Seninle gurur duyuyoruz.
Eşim de ben de hekimiz, branşdaşız hatta. Benden 1000km uzakta bir şehirde göreve başlayacak önümüzdeki hafta. Yanında da 2 çocuk var ellerinizden öper bakanım. Benim ailemin yanına gidebilmem için bin dereden su getirmem gerekiyor. Muhtemelen suyu getirsem de gidemiyorum. Çünkü siz göreve gelir gelmez değiştirdiniz eş durumu ataması şartlarını. Sağlayın aile birliğimizi de sözünüze inanalım.
Siyasi bir konu olmaksızın ve hangi siyasi partiye oy verdiği fark etmeksizin, toplumun tamamının şu cümlenin doğruluğu konusunda görüş birliğinde olmasını beklerim: Milletvekillerinin tedavilerinin kamu hastaneleri yerine özel hastanelerde yürütülüyor olmasında bir garabet var.
Eylem gecesi sonrası Şehzadebaşı camide İBDA-C’nin gençlik örgütü Büyük Doğu Akıncıları Gençlik Teşkilatı polislerle top oynadığı görüntüler ortaya çıktı..
Mansur Yavaş: "Ankara'da 100'e yakın dosya verdim, daha Melih Gökçek ifadeye bile çağırılmadı.
Böyle bir ortamda hukuktan, adaletten bahsetmek mümkün değildir."
Özgür Özel’in işi hiç kolay değil. Şu an ne yapsa mutlaka mutlu edemediği bir kesim oluyor. Saraçhane nöbeti diyor, ‘her akşam seni mi dinleyeceğiz?’ deniyor, ‘kimse zarar görmesin diye bekleyeceğiz’ diyor, ‘insanları evine yollayıp tansiyonu düşürüyor’ diyorlar, ‘Saraçhane kayyumdan kurtuldu, Cumartesi büyük Maltepe buluşması’ diyor, ‘arefe günü ne alaka, kesin AKP’yleanlaştı, eylemi daraltıyor!’ deniyor, ‘boykot’ diyor ‘kitleyi oyalamaya çalışıyor’ diyorlar.
Bu ne İsa’ya ne Musa’ya durumu dışında bir de ‘Özgür Özel destan yazıyor!’cular var. Bense öfkemi diri tuttuğum ölçülü, kararlı ve her daim alarmda bir iyimserlikle bakıyorum meseleye. Özgür Özel destan falan yazmıyor, sadece bir sosyal demokrat liderin yapması gerekenlerin önemli bir kısmını, toplumdan gelen uyarıları da dikkate alarak yapmaya başladı hepsi bu. Çünkü bana göre iktidar gibi muhalefet de bu kadar büyük bir halk tepkisi beklemiyordu. Daha önce Baykal ve Kılıçdaroğlu gibi travmalardan sonra Özel de olaya kırmızı kart, ampül kapatma, festival gezmeyle başlayınca eyvah diyen biz muhalifler bi tık nefes almış olduk. Liderlik eşiğimiz o kadar düşmüştü ki biraz doğru adım atınca hemen destan sanıveriyoruz. Her şeyi puanlamaya bayılan biri olarak Özgür Özel’in son gelişmelerdeki performansını puanlamam gerekirse 10 üzerinden 7 diyebilirim. Ancak bu hukuk garabetini döndürebilmek için en az 8-9’luk performansa ihtiyaç var.
Nacizane bundan sonra muhalefet nasıl bir yol izlemeli kendi düşünceme göre birkaç madde ile sıralamak isterim ;
-Bütün stratejinin meselenin AKP-CHP meselesi olmadığı, hukuk dışılık ve adalet meselesi olduğu üstüne kurulması şart,
-Ön seçimde gelip İmamoğlu’na oy veren ama daha önce AKP ve MHP’ye oy vermiş seçmenlerin sözleri, videoları, açıklamaları daha görünür yapılmalı,
-AKP’nin güçlü olduğu illerdeki anayasal haktan gelen demokrasi yürüyüşleri, barışçıl adalet arayışı o bölgelerdeki belediye ve il örgütleri tarafından daha programlı koordine edilip daha çok paylaşılmalı, bölge milletvekilleri her akşam ilindeki yürüyüşlere katılmalı, milletvekili ya da belediye başkanı yoksa il ve ilçe başkanları mutlaka olmalı,
-Maltepe mitingi artık anons edildi ama yapılacaksa büyük mitingler Yenikapı gibi AKP’yle özdeşleşmiş meydanlarda yapılmalı, meselenin salt cumhuriyetçi, ulusalcı, laik insanların meselesi olmadığı vurgulanarak, adalet isteyen tüm partilere gönül vermiş aklıselim seçmenler davet edilmeli,
-Gençlikle çok iyi koordine olunmalı, gençlik meydanlarda, yürüyüşlerde kendi haline, savunmasız bırakılmamalı, gençlik kolları ve gençlerin çok sevdiği Mahmut Tanal gibi isimler aracılığıyla gençlerin düzenleyeceği yürüyüş ve demokrasi nöbetleri organize gitmeli, özellikle buluşma, yürüyüş ve mitinglere gençlerin çok sevdiği ve ses çıkarmaktan korkmayan genç şarkıcıların, figürlerin katılımı, ücretsiz mini konserler vermeleri sağlanmalı. Onlara onların üstünde bir öğretmen edasıyla değil, eşlikçi bir abi abla gibi davranmalı,
-Sadece siyasetçiler değil, bu hukuk dışı durumu kamuoyuna anlatmak için güvenilir kanaat önderleriyle iletişime geçilmeli, meseleyi kendi hesaplarından tane tane anlatmaları sağlanmalı,
-Boykot yerinde bir karar bana göre, bu hep vurgulanmalı, sermayesi full iktidar borazanı ya da hükümet yanlısı olan şirketlerin üzerinde özellikle durulmalı. İktidarın medya organlarını sadece muhalif kitlenin değil hem bu hukuksuzluğa ses çıkaran herkesin hem de ünlü isimlerin boykot etmesi, röportaj vermemesi, etkinliklerine katılmaması çağrısı yapılmalı,
-Cumhurbaşkanlığı adaylığında başka adayların ismi asla zikredilmemeli, ‘Ekrem Bey çıkmadığı halde’ diye başlayan cümleler kurulmamalı. Diploma garabeti, dekanın el çektirilmesi gibi konuların altı sık sık çizilmeli.
Eğer muhalefet bunu bir CHP-AKP çekişmesine indirgerse hem iktidarın ekmeğine yağ sürer, hem gençleri kaybeder. Okuduğunuz için teşekkürler, tüm kalbimle bu yargı garabetinin sonlanmasını diliyorum.
Hadi influencerları, hocaları, arkadaşlarımızı eleştirdik de hekim sendikaları siz neredesiniz, neredesin hekimsen, neredesin tabip-sen, üye olalım diye dibimizden ayrılmıyordunuz neredesiniz