Bir tarafta Güllü diğer tarafta Ablam Tuğba Yavaş ve balkondan düşerek ölen adı hatırlamayan kadınlar.
Herkes adalet bekliyor. Adalet yerini bulsun. Kadınlar ölmesin. Suçlular cezalandırılsın.
Ama adalet kamuoyu baskısı var diye mi Güllü davasında farklı işliyor?
409 gün oldu benim ablamın davasında bir adım ilerleyemedik.
Neden Güllü davasının araştırıldığı gibi bizim davamız araştırılmıyor?
Etkin soruşturma YOK, ağır cezadan 2 kere döndü.
Ortada düşme anını gören tanık, olayla ilişkili diğer tanıklar, kamera kayıtları ve bu kişinin onlarca tutarsızlığı var.
Bu kişi ablamı tutup çekemediğini söylüyor. Ablamın balıklama havuza atlar gibi düştüğünü gördüm diyen tanık ve kamera görüntüsü var.
Bu kişi aşağı mandal düşmüş gibi geç iniyor. İndiğinde 5. Kattan düşmüş birinin başını boynunu hiçbir sağlık prosedürüne uyumayacak şekilde oynatıyor. 78. Gün serbest kaldı sanık.
Olay günü bizle doğrudan bağlantısını kesti. Hiçbirşey olmamış gibi hayatına devam ediyor.
Bizim davamız da bu kadar gündür sorduğumuz hiç bir soruya cevap alamadık.
Neden sorularımız cevaplanmıyor?
Demekki Güllü davasından gördüğümüz olay tüm boyutları ile araştırılabiliyormuş.
Peki Tuğba?
Peki diğerleri?
#TuğbaYavaşİçinAdalet
#Düşersemİnanma
@tcailesosyal@yilmaztunc@MahinurOzdemir@EmineErdogan@erolozvar@YuksekogretimK@esik_platform@AsuKaya80TBMM@AylinNazliaka@Canakkalebarosu@alimahir@GiderAyhan@turanbulent@fidanataselim@gulbenergen@PuCCaa@sokakkedisitv@AvTurkanKara@comugazete@ComezTurhan@onsekizmartuni @COMUMedyaM @kampusfmcomu@oncecocukkadin
sylvia plath’in “asla olmak istediğim bütün insanlar olamayacağım ve yaşamak istediğim bütün hayatları yaşayamayacağım, kendimi istediğim bütün becerileri edinecek kadar eğitemeyeceğim” dediği yerdeyiz
AYŞENUR BÖLÜKBAŞI İÇİN ADALET
Boşanma aşamasında olan kız kardeşim Ayşenur Bölükbaşı (25), eşi Yasin Bölükbaşı tarafından Yozgat/Çekerek Bazlambaç Köyü’ndeki evine baskın yapılarak çocuğunun gözü önünde defalarca bıçaklandı. Boğazından ve sırtından aldığı bıçak darbeleri ++
KALBİ DAYANAMADI • Gülhan Taş, yoğun bakımda mücadele ediyordu ancak dayanamadı.😔
KATİL MEHMET SAY • Uzaklaştırma kararını 7 kez ihlal eden, Gülhan’ı boğazından bıçaklayarak katleden saplantılı t*cizci.
sedefin
yeşimin
ikbalin
ayşenurun
münevverin
özgecanın
narinin
eminenin
rojinin
çağlanın
pınarın
şulenin
aleynanın
rabianin
nagihanın
cerenin
güledanın
didemin
songülün
zehranın
serpilin
ve
diğer
kız
kardeşlerimizin
tek
isteği
yaşamaktı
bu
düzene
ses
çıkar
Cem Garipoğlu tarafından vahşice katledilen Münevver için "Boş bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya." diyerek aileyi suçlamıştı.
Dönemin emniyet müdürü Celalettin Cerrah ise Ayşe Arman ile olan konuşmasında "E, takip etselermiş kızlarını. Sizin kızınız olsa, gece erkek arkadaşının evinde geç saatlere kadar kalmasına izin verir misiniz?" sorusunu yöneltti.
Özellikle bu kısımlar belgeselde olsun.
#25Kasım
Bildiğin EPS köpük ve kalas.
1- Nasıl vidaladılar kalasları. 1 tanesinin ucu mermere zarar verir.
2- Kaplamadan önde çatlak rölövesi alındı mı?
3- Sökülünce neyle karşılaştıracağız.
4- 1500 yıllık binaya 60 ton hareketli yük giremez. Bir de onun ayakları var.
Burada vinç kadar iskelelerin ayakları da büyük sorun. Tabanın rölevesi alındı mı bilmiyorum ama 60 ton vinç yükü riskini burada almak yanlış. Ağırlığı dağıtmak için bahsettikleri taban döşemede de birçok sorun var. Ayrıca o yapının her köşesinin altı dehliz. Bence en büyük sorunlardan biri de ben yaptım oldu anlayışı. Şeffaf şekilde kamuoyunu bilgilendirmekten öte her iş de olduğu gibi gizli saklı iş yapıyor izlenimini yarattılar. Bir de güvenilmezlik durumu da olunca bu reaksiyon oluşuyor.
Benim Ayasofya paylaşımdan sonra mesaj atan, arayan, itiraz eden, açıklama gönderen herkese cevabım şudur:
1890 yıllık Pantheon’un restorasyonunda içeri tek bir makine bile girmedi.
864 yıllık Notre-Dame’ın yangın sonrası onarımında ağır tonajlı bir araç bırakın içeri girmeyi, eşiğine yaklaşmadı.
800 yıllık Chartres ve Canterbury katedrallerinde elektrikli taşıyıcıyı bile kapıdan içeri sokmazlar.
1000 yıllık San Marco Bazilikası’nda mozaiklerin yanına akülü tornavida yaklaştırmak suçtur.
1350 yıllık Kubbetü’s-Sahra ve 1700 yıllık Kutsal Kabir için “ağır makine” düşüncesi dahi kültürel bir felakettir.
Ve 600 yıllık Topkapı Sarayı’nda iç avlulara yüksek tonajlı ekipman sokmak kesinlikle yasaktır.
Çünkü dünyanın hiçbir büyük kültür mirası, restorasyonunda iç mekâna iş makinesi almaz.
Bu, koruma biliminin, mühendisliğin ve insanlığın ortak kültürel aklın tartışmasız ilkesidir.
Üstelik, yüksek tavanlı tarihî yapılarda iskeleler her zaman halat sistemleri, modüler ahşap/çelik kurgular ve elle taşınan hafif aletlerle kurulur; tonajı yüksek bir aracın içeri girmesi hem teknik olarak gereksizdir hem de koruma etiğine tamamen aykırıdır.
Ve tam da burada yıllardır söylediğim gerçeği bir kez daha hatırlatıyorum:
Bu ülkede hâlâ bir kültür-sanat politikası oluşmadı; çünkü kültür demokratik değildir.
Kültür, çoğunluk hevesiyle değil, bilgelikle, hafızayla, gelenekle ve evrensel ilkelerle korunur.
Ayasofya’ya iş makinesi sokmak, sadece zemini ezmek değildir;
bu ülkenin kültür bilincini, hafızasını ve kendi uygarlık iddiasını ezmektir.
#Ayasofya
“Bu kapı sana her zaman açık, ailen için ne gerekiyorsa yaparız” dedi.
Ben de çalıştım, emek verdim, görevimi yaptım.
Ama kuruma atanan kayyım, kanser hastası olduğumu ve ailede tek çalışan olduğumu bilmesine rağmen — dilekçeme rağmen —
ilk işten çıkarılan kişi beni yaptı.