Anksiyetem
Yasamak zorunda oldugum beraberligimsin
Anksiyetem
Kanimsin, canimsin, sen benim caresizligimsin
Anksiyetem
Bugunum, yarinim, sen benim huzunlerimsin
Anksiyetem
Tek bilebildigim sen benim vazgecilmezsimsin
Az evvel annem kartinin fotografini chatgpt’ye atip “bana kart numarami” yaz dedi. Bizzat kendisi yillar once telefona bakarak yuruyorum diye beni azar manyagi yapmisti.
Eşşek gibi çalışıp uysalca isyan etmeden yaşıyorsun. Kenara attığın 100 bin TL’yi borsada belki 200 bin yapmak için uğraşırken şak diye çarpıyor AKP’liler. Ama sen Fransa’da dükkan yağmalayan gence daha öfkelisin. Çünkü bu düzenin eşşşeğisin senin eşşşekliğin döndürüyor bu çarkı.
Edward Norton, Fight Club'ın galasının kötü geçeceğini düşündükleri için Brad Pitt'le birlikte gösterim öncesinde esrar içtiklerini anlattı:
🔹 “Fight Club'ın galasını Venedik Film Festivali'nde yapmaya karar verdiler. Çok tuhaf bir karardı.”
🔹 “Brad beni kenara çekip ‘Sence bu nasıl geçecek?’ diye sordu.”
🔹 “Ben de ‘Hiç iyi geçeceğini sanmıyorum’ dedim.”
🔹 “O da ‘Ben de öyle düşünüyorum. Hadi kafayı bulalım’ dedi.”
🔹 “Ben esrara pek dayanıklı değildim ama Brad o zamanlar bu işin profesyoneliydi.”
🔹 “İnsanlar film sırasında açık açık yuhalıyordu.”
🔹 “Hatta bazıları filmin ortasında salonu terk etti.”
🔹 “Brad karanlıkta bana döndü, gözleri dolmuş gibiydi.”
🔹 “‘Sanırım bu, hayatım boyunca oynayacağım en iyi film olacak’ dedi.”
Bir tek hatasıyla insan ölümüne sebep olabilecek acil tıp hekimlerinin onlarca saat kesintisiz çalıştırılması çok aptalca değil mi ya!?
Bundan bir yıl kadar önce babamı acile götürmek zorunda kaldım; 75 yaşında, nefes almakta zorlanıyor, titremeye başlamış, ateşi yüksek vesaire. Giriş yaptıktan 10 dakika sonra harika bir hekime denk geldik. Anında teşhisini koydu. Hemen tedavisini planladı.
Muhtemelen o kadar yetenekli bir hekim olmasaydı, ertesi gün defnederdik. O derece.
Ve en ağır hasta da biz değiliz. Neler neler geliyor acil servise. Sol kolunu sağ eline alıp gelen var ya "bu koptu" diye. Düşmeler, trafik kazaları, uyuşturucu komaları neler neler...
Adam otuzuncu saatini çalışıyormuş. Daha 6 saati daha varmış, sonra eve gidecekmiş. E oha ama artık. Yok daha neler.
Böyle deli saçması bir düzenlemeyi kim akıl etti ya? Kimin fikriydi abi 36 saat kesintisiz çalışmaları?
Çıksın söylesin ya, konuşcaz!
they have no problem with jk r*wling using her platform to spread transphobic rhetoric but an author expressing solidarity with palestinians and opposing a genocide is somehow controversial and warrants censorship
1. Zayıflamak illa ki sağlıklı olmak anlamına gelmiyor. İnsanların fiziksel olarak iyi olup olmadığını ağırlıkları değil bir dolu başka ölçü belirler.
2. Obezite bir hastalık değil, hastalıklara yol açabilecek bir durum. Obez insanların kilo vermekten ziyade sağlıklı ve hareketli bir yaşama sahip olması gerekiyor. Ve tabii ki düzenli sağlık kontrolüne ihtiyaçları var. Bunlara hepimizin ihtiyacı var ama sistem bunu bize sağlamıyor. Ozempic, kapitalizmin yarattığı yaşam koşullarının, toplumsal bir obezite krizinin sonucu, çözümü değil.
3. Kilo veren insanların YÜZDE DOKSANI on yıl içinde verdiği kiloyu fazlasıyla geri alıyor. Yani ozempicle kilo veren insanlar o kiloyu korumak için hayatlarının sonuna kadar ozempic kullanmak zorunda. Bu da ilaca bağımlı, ilaç şirketlerine düzenli olarak para ödeyen milyonlar demek.
4. Beden algısı bireysel değil toplumsal bir mesele. Daha önce aşırı zayıflığın bu denli popülerleştiği 90’larda kadınlar ve kız çocukları patır patır anoreksiyadan ölüyordu. Bu akım bariz bir şekilde geri döndü. Sosyal medya inanılmaz az miktarlarda yemek yeme tüyoları veren hesaplarla dolu. Ekranlarda gördüğümüz herkes ama herkes aşırı zayıf ve bu normal değil, gerçeği de yansıtmıyor.
5. Bütün bunların yanında ozempic ve genel olarak kan şekerini düzenleyen ilaçlar şüphesiz ki çağın buluşlarından biri ve sayısız faydaları var. Ayrıca daha zayıf olmayı istemek için de çok sebep var. Ozempic kullanılmasına hiçbir şekilde karşı değilim. Hele oyuncular falan düşünüldüğünde sektörün oluşturduğu baskı ortada. Neyin içinde olduğumuzu bilmek gerek.
Mesele iğne değil, iğnenin gösterdiği daha vahim bir şey var. Normal kiloda sağlıklı kadınlar, yetişkin bir kadının sahip olamayacağı kadar zayıf bir bedene ulaşmak için, midelerini ölümüne bulandırarak sadece hayatta kalmaya yetecek miktarda beslenmelerini sağlayan bir iğne vuruluyor. Çünkü güzel kabul edilen bu ve kadınlar için güzellik mecburiyeti bu düzeyde.
açıkcası oyuncular kendileri nasıl davranmak, nasıl işlerde, sahnelerde oynamak veya oynamamak istiyorlarsa yapmasınlar ama bunu yaparken sansür aklayan dillerini ben görmek istemiyorum açıkcası.
NE SACMA SORULAR NE SACMA CEVAPLAR BUNLAR YA Fatih Altayli sorsana Bugra Gulsoy’a opusme sahnesi ceker miymis Eda Ece desene size ne diye tek isleviniz Turkiye’nin muhafazakarlasmasina katki saglamak baska da bi ise yaradiginiz yok
Kucukken tarhana corbasindan nefret ederdim. Gecen senelerde turk marketinde dolanirken gordum dedim ki sevgilim kesin cok sever alip yapiyim bari. Yapmisken de ictim COK GUZEL BI SEYMIS YA sonra ogrendim ki ananem daha besleyici olsun diye icine kavrulmus kiyma katiyormus
Iyi bir senaryoya hic ihtiyacim yok valla, is yaparken aciyorum cok iyi gidiyor. Hatun’un sahnelerine de kahkahalarla guluyorum bi de yapay zeka kullanmasalar