Bu memleketin bir evladı olarak, bu Anneler Günü’nde; hastanelerde görev yapan, huzurevlerinde kalan, hayatını fedakârlıkla geçiren annelerimizle bir arada olmak istedik.
Bu akşam da Anneler Günü vesilesiyle, saat 18.00’de Beyaz Köşk’te Amasya şubemizin düzenleyeceği programda, hemşerilerim tüm sağlık ve sosyal hizmet çalışanı annelerimizi aramızda görmekten memnuniyet duyarım.
Bu vesileyle başta şehit annelerimiz olmak üzere, sevginin, merhametin ve fedakârlığın sembolü olan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.
Genel Başkanımız @OnderKahveci :
Türk Kadını; Gevher Nesibe’de, Hafsa Sultan’da millete şifanın , Zübeyde Hanım’da dünyayı değiştiren bir annenin Kara Fatma, Şerife Bacı ve Nene Hatunda yiğitliğin, Halide Edip’te vatan sevgisinin kendini bulmuş halidir.
Nerede bir araya gelsek Türk Sağlık-Sen’li kadınları omuz omuza bir dağ gibi görüyorum. Bir arada oluşları, duruşları, sendikamıza kattıkları zarafet ve gösterdikleri gayret için kendilerine teşekkür ediyorum. Var olsunlar.
Başta şehit anneleri ve eşleri olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, toplumsal yaşamda ve sendikal hayatta mücadele eden kadınlarımıza başarılar diliyor ve kadınlarımızın tüm sorunlarının göstermelik tartışmalardan uzak bir şekilde çözüm odaklı olarak irdelenmesini istiyoruz.
#8MartDünyaKadınlarGünü
Eşantiyonla değil sendikamızı, mücadelemizi anlatarak ve çalışmalarımızı aktararak çalışanları ailemize katıyoruz.
Sendikacılık çalışanın derdiyle dertlenmektir diyor çözüm için çaba gösteriyoruz.
Ramazan’ın bereketiyle iftar sonrası artık bir gelenek hâline gelen saha çalışmalarımıza, İbn-i Sina Hastanesi’nde görev yapan meslektaşlarımızla bu anlayışla bir araya geldik.
Haklıyız, kararlıyız.
Başaracağız!
Emperyalist Dayatmalara Karşıyız!
Türkiye Kamu-Sen olarak; Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı askeri saldırıları, özellikle sivilleri hedef alan ve masum insanların hayatını hiçe sayan uygulamaları şiddet ve nefretle kınıyoruz.
Kendisini dünyanın sahibi ve hâkimi gibi gören ülkelerin, hiçbir değerle bağdaşmayan, diğer ülke ve halkların yaşama hakkına karşı gösterdiği bu hayasızlığın insanlık adına kabul edilmesi mümkün değildir. Bu çerçevede ABD ve İsrail’in dünyayı dizayn etme ve emperyalist emellerini gerçekleştirme planları bölgemizi bir kan gölüne çevirmekte, istikrarsızlığıyaygınlaştırmaktadır.
Devletlerin egemenlik haklarını, uluslararası hukuku ve evrensel insan haklarını yok sayan bu saldırılar; yalnızca bölgesel barışı değil tüm dünyayı tehdit eden tehlikeli bir sürecin kapısını aralamaktadır. Savaşın kazananı olmaz. Bombaların altında can veren çocuklar, yerle bir edilen şehirler ve göçe zorlanan milyonlar, bu kirli hesapların en acı bedelini ödemektedir.
Ramazan’ın manevi iklimini en derin şekilde hissettiğimiz bu mübarek ayda, gerek ABD ve İsrail’in müzakerelerin sonucunu beklemeden başlattığı ve insani değerleri ayaklar altına alan saldırıları gerekse İran’ın çatışmanın dışında kalan ülkelere karşı saldırıları kabul edilemez. Bu tutumlar bolgedeateşi körüklemek ve çatışmaları siddetlendirmek dışında bir sonuç doğurmayacaktır.
Sivillerin, hastanelerin, okulların, ibadethanelerin ve yaşam alanlarının hedef alınması açık bir savaş suçudur. Güçlü olanın hukuku değil, hukukun üstünlüğü esas alınmadıkça dünyada adalet ve barıştan söz etmek mümkün değildir. Küresel güçlerin kendi çıkarları uğruna halkları ateşe atması, insanlık vicdanında çoktan mahkûm olmuştur. İnanıyoruz ki, ABD ve İsrail, hiçbir kirli emperyalist hedefine ulaşamayacak, akıttığı masumların kanlarında boğulacaktır.
Türkiye Kamu-Sen olarak;
Sivillere yönelik her türlü saldırının derhal durdurulmasını,
Uluslararası toplumun çifte standartlı tutumdan vazgeçmesini,
Sorunların savaşla değil, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini,
İnsan hakları ve uluslararası hukukun herkes için bağlayıcı olmasını ve
Aklı selimin galip gelmesini
ısrarla talep ediyoruz.
Mazlumların yanında durmak, zulme karşı ses yükseltmek insan olmanın ve vicdan sahibi olmanın gereğidir. Türkiye Kamu-Sen, dün olduğu gibi bugün de savaşın, şiddetin ve emperyalist dayatmaların karşısında; barışın, adaletin ve insan onurunun yanında durmaya devam edecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TÜRKİYE KAMU-SEN BASKANLAR KURULU
Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar.”
Dün akşam Bilkent Şehir Hastanesi’nde meslektaşlarımızla bir aradaydık.
Mücadelemizi büyütecek yeni üyelerimizin formlarını doldurduk, şehir hastanelerinin sorunlarını birlikte değerlendirdik.
Türk memurunu hak ettiği refah düzeyine çıkarana kadar;
çalışacağız, yorulmayacağız!
@OnderKahveci
Genel Başkan
Değerli çalışanlar şimdi poz verme sırası sizde!!! Gücünüzü gösterme zamanı sizde!!! Koltuklar ve kendi çıkarları için sizin yanınızda olanlara değil sizin dertlerinizle dertlenip sahada olana destek verme zamanı
Değerli Basın Mensupları;
Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan bir fotoğraf, Adıyaman’da her çalışanı üzdüğü gibi kamuda yönetici olanların da adil olma, tarafsızlık gibi temel ilkelerden bihaber olduklarını ortaya koymuştur.
Malum-Sen’in şubesine giden yaklaşık 16 sağlık idarecisinin birlikte poz vermesi, Malum-Sen’in sadece bir “yönetici sendikası” olduğunu ilan eder niteliktedir.
Bu durum, adeta malumun ilanı olmuş; Malum-Sen’in Adıyaman’da nasıl üye yaptığını, sıkıştığında ise nasıl pozlar üzerinden karakterini ve duruşunu ortaya koyduğunu bir kez daha cümle aleme göstermiştir.
Evet, onlar idarecilerle kol kola; biz ise çalışanlarla sahadayız.
Evet, onlar idarecileri düşünür; biz ise çalışanların dertleriyle dertleniriz.
Onların tek derdi idarecilerin sözleşmelerinin uzatılmasıdır; bizim derdimiz ise çalışanların hak kazanmasıdır.
Bu nedenle onların çırpınışlarını ve adeta çalışanlara aba altından sopa gösterir gibi yaptıkları işleri çok iyi biliyoruz. Çok sevdikleri yöneticilerle baş başa kalıp kendi aralarında sendikacılık oynar hâle gelmeleri mümkündür.
Ancak gecesini gündüzüne katarak fedakârca hizmet sunan çalışanların bu duruma gereken tepkiyi göstermesi kaçınılmazdır. Her ne sebeple olursa olsun bunlara üye olanlar başta olmak üzere tüm çalışanları, bu duruma karşı hak ettikleri tepkiyi ortaya koymaya davet ediyorum.
Buradaki üçüncü sözümüz ise idarecilere yöneliktir:
Böyle bir pozun kabul edilebilir hiçbir tarafı yoktur. Eğer bu kadar hevesliyseniz, Malum-Sen’e geçin, çok sevdiğiniz koltuklardan istifa edin ve sendikacılığa başlayın. Anlaşılan o ki devletin makamları size ağır gelmiş, kaldıramamışsınız. Yoksa bizim bilmediğimiz başka bir durum varsa, çıkın açıklayın.
“Biz tarafsızız ama şu çağırdı, mecburen gittik” deyin.
“Diyet borcumuz vardı, ödedik” deyin.
Ya da “Biz bundan sonra bütün STK’ları gezeceğiz, yeni bir dönem başlattık” deyin.
Bunlardan birini bile söylemezseniz, bizim söylediklerimizi kabul etmiş olacaksınız.
Şubeye toplanıp ne yapmışlardır, geçen gün darp edilen doktorumuz için bir açıklamayı veya ortaya koyacakları tepkiyimi konuşmuşlardır. Yoksa memur-sen’in yürüttüğü toplu sözleşme süreci ile memurları nasıl perişan ettiğini mi tartışmışlardır. Bu konularla ilgili açıklamamı yapmayı düşünmüşlerdir. Neyi konuştularsa açıklasınlar herkes bilsin.
Poz verirken oldukça rahattınız; bakalım yüreğiniz yetip bir açıklama yapabilecek misiniz? Tüm Adıyaman kamuoyu bunu merakla beklemektedir.
Herkesin duyması için bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz:
Bizi yıldırmak, sindirmek mümkün değildir; hiç heveslenmeyin. Çalışanların baskı altına alınmasına asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Herkes aklını başına alsın. Bu yapılanlar yalnızca Adıyaman’da kalmayacak; Ankara’da, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm ilgili ve yetkili makamlara iletilecektir.
Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Herkes kendisine çizilen sınırları bilecek. Kimse kimseden fazla “krallığa” kalkışmayacak. Kamu yöneticisi işini yapacak; sendikacılıkla ilgili tek duruşu tarafsızlık olacaktır.
Biz, çalışandan yana tavrımızı; çalışanı önceleyen sendikacılığımızı ve sorun çözerek daha iyi bir çalışma hayatı için verdiğimiz mücadeleyi sürdüreceğiz. Çünkü biz gücümüzü üyemizden alıyoruz ve tüm gücümüzle onlar için çalışıyoruz.
Tüm çalışanları ailemize katılmaya, sendikal mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz.
@turksagliksengm
Değerli Basın Mensupları;
Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan bir fotoğraf, Adıyaman’da her çalışanı üzdüğü gibi kamuda yönetici olanların da adil olma, tarafsızlık gibi temel ilkelerden bihaber olduklarını ortaya koymuştur.
Malum-Sen’in şubesine giden yaklaşık 16 sağlık idarecisinin birlikte poz vermesi, Malum-Sen’in sadece bir “yönetici sendikası” olduğunu ilan eder niteliktedir.
Bu durum, adeta malumun ilanı olmuş; Malum-Sen’in Adıyaman’da nasıl üye yaptığını, sıkıştığında ise nasıl pozlar üzerinden karakterini ve duruşunu ortaya koyduğunu bir kez daha cümle aleme göstermiştir.
Evet, onlar idarecilerle kol kola; biz ise çalışanlarla sahadayız.
Evet, onlar idarecileri düşünür; biz ise çalışanların dertleriyle dertleniriz.
Onların tek derdi idarecilerin sözleşmelerinin uzatılmasıdır; bizim derdimiz ise çalışanların hak kazanmasıdır.
Bu nedenle onların çırpınışlarını ve adeta çalışanlara aba altından sopa gösterir gibi yaptıkları işleri çok iyi biliyoruz. Çok sevdikleri yöneticilerle baş başa kalıp kendi aralarında sendikacılık oynar hâle gelmeleri mümkündür.
Ancak gecesini gündüzüne katarak fedakârca hizmet sunan çalışanların bu duruma gereken tepkiyi göstermesi kaçınılmazdır. Her ne sebeple olursa olsun bunlara üye olanlar başta olmak üzere tüm çalışanları, bu duruma karşı hak ettikleri tepkiyi ortaya koymaya davet ediyorum.
Buradaki üçüncü sözümüz ise idarecilere yöneliktir:
Böyle bir pozun kabul edilebilir hiçbir tarafı yoktur. Eğer bu kadar hevesliyseniz, Malum-Sen’e geçin, çok sevdiğiniz koltuklardan istifa edin ve sendikacılığa başlayın. Anlaşılan o ki devletin makamları size ağır gelmiş, kaldıramamışsınız. Yoksa bizim bilmediğimiz başka bir durum varsa, çıkın açıklayın.
“Biz tarafsızız ama şu çağırdı, mecburen gittik” deyin.
“Diyet borcumuz vardı, ödedik” deyin.
Ya da “Biz bundan sonra bütün STK’ları gezeceğiz, yeni bir dönem başlattık” deyin.
Bunlardan birini bile söylemezseniz, bizim söylediklerimizi kabul etmiş olacaksınız.
Şubeye toplanıp ne yapmışlardır, geçen gün darp edilen doktorumuz için bir açıklamayı veya ortaya koyacakları tepkiyimi konuşmuşlardır. Yoksa memur-sen’in yürüttüğü toplu sözleşme süreci ile memurları nasıl perişan ettiğini mi tartışmışlardır. Bu konularla ilgili açıklamamı yapmayı düşünmüşlerdir. Neyi konuştularsa açıklasınlar herkes bilsin.
Poz verirken oldukça rahattınız; bakalım yüreğiniz yetip bir açıklama yapabilecek misiniz? Tüm Adıyaman kamuoyu bunu merakla beklemektedir.
Herkesin duyması için bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz:
Bizi yıldırmak, sindirmek mümkün değildir; hiç heveslenmeyin. Çalışanların baskı altına alınmasına asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Herkes aklını başına alsın. Bu yapılanlar yalnızca Adıyaman’da kalmayacak; Ankara’da, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm ilgili ve yetkili makamlara iletilecektir.
Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Herkes kendisine çizilen sınırları bilecek. Kimse kimseden fazla “krallığa” kalkışmayacak. Kamu yöneticisi işini yapacak; sendikacılıkla ilgili tek duruşu tarafsızlık olacaktır.
Biz, çalışandan yana tavrımızı; çalışanı önceleyen sendikacılığımızı ve sorun çözerek daha iyi bir çalışma hayatı için verdiğimiz mücadeleyi sürdüreceğiz. Çünkü biz gücümüzü üyemizden alıyoruz ve tüm gücümüzle onlar için çalışıyoruz.
Tüm çalışanları ailemize katılmaya, sendikal mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz.
@turksagliksengm
Yönetici demek ülkenin bekasını düşünendir. Çalışanın derdiyle dertlenen demektir. Yöneticinin sendikası tarafı olamaz. Bizler sizin için sahadayız onlar ise pozda!!!
Değerli Basın Mensupları;
Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan bir fotoğraf, Adıyaman’da her çalışanı üzdüğü gibi kamuda yönetici olanların da adil olma, tarafsızlık gibi temel ilkelerden bihaber olduklarını ortaya koymuştur.
Malum-Sen’in şubesine giden yaklaşık 16 sağlık idarecisinin birlikte poz vermesi, Malum-Sen’in sadece bir “yönetici sendikası” olduğunu ilan eder niteliktedir.
Bu durum, adeta malumun ilanı olmuş; Malum-Sen’in Adıyaman’da nasıl üye yaptığını, sıkıştığında ise nasıl pozlar üzerinden karakterini ve duruşunu ortaya koyduğunu bir kez daha cümle aleme göstermiştir.
Evet, onlar idarecilerle kol kola; biz ise çalışanlarla sahadayız.
Evet, onlar idarecileri düşünür; biz ise çalışanların dertleriyle dertleniriz.
Onların tek derdi idarecilerin sözleşmelerinin uzatılmasıdır; bizim derdimiz ise çalışanların hak kazanmasıdır.
Bu nedenle onların çırpınışlarını ve adeta çalışanlara aba altından sopa gösterir gibi yaptıkları işleri çok iyi biliyoruz. Çok sevdikleri yöneticilerle baş başa kalıp kendi aralarında sendikacılık oynar hâle gelmeleri mümkündür.
Ancak gecesini gündüzüne katarak fedakârca hizmet sunan çalışanların bu duruma gereken tepkiyi göstermesi kaçınılmazdır. Her ne sebeple olursa olsun bunlara üye olanlar başta olmak üzere tüm çalışanları, bu duruma karşı hak ettikleri tepkiyi ortaya koymaya davet ediyorum.
Buradaki üçüncü sözümüz ise idarecilere yöneliktir:
Böyle bir pozun kabul edilebilir hiçbir tarafı yoktur. Eğer bu kadar hevesliyseniz, Malum-Sen’e geçin, çok sevdiğiniz koltuklardan istifa edin ve sendikacılığa başlayın. Anlaşılan o ki devletin makamları size ağır gelmiş, kaldıramamışsınız. Yoksa bizim bilmediğimiz başka bir durum varsa, çıkın açıklayın.
“Biz tarafsızız ama şu çağırdı, mecburen gittik” deyin.
“Diyet borcumuz vardı, ödedik” deyin.
Ya da “Biz bundan sonra bütün STK’ları gezeceğiz, yeni bir dönem başlattık” deyin.
Bunlardan birini bile söylemezseniz, bizim söylediklerimizi kabul etmiş olacaksınız.
Şubeye toplanıp ne yapmışlardır, geçen gün darp edilen doktorumuz için bir açıklamayı veya ortaya koyacakları tepkiyimi konuşmuşlardır. Yoksa memur-sen’in yürüttüğü toplu sözleşme süreci ile memurları nasıl perişan ettiğini mi tartışmışlardır. Bu konularla ilgili açıklamamı yapmayı düşünmüşlerdir. Neyi konuştularsa açıklasınlar herkes bilsin.
Poz verirken oldukça rahattınız; bakalım yüreğiniz yetip bir açıklama yapabilecek misiniz? Tüm Adıyaman kamuoyu bunu merakla beklemektedir.
Herkesin duyması için bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz:
Bizi yıldırmak, sindirmek mümkün değildir; hiç heveslenmeyin. Çalışanların baskı altına alınmasına asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Herkes aklını başına alsın. Bu yapılanlar yalnızca Adıyaman’da kalmayacak; Ankara’da, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm ilgili ve yetkili makamlara iletilecektir.
Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Herkes kendisine çizilen sınırları bilecek. Kimse kimseden fazla “krallığa” kalkışmayacak. Kamu yöneticisi işini yapacak; sendikacılıkla ilgili tek duruşu tarafsızlık olacaktır.
Biz, çalışandan yana tavrımızı; çalışanı önceleyen sendikacılığımızı ve sorun çözerek daha iyi bir çalışma hayatı için verdiğimiz mücadeleyi sürdüreceğiz. Çünkü biz gücümüzü üyemizden alıyoruz ve tüm gücümüzle onlar için çalışıyoruz.
Tüm çalışanları ailemize katılmaya, sendikal mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz.
@turksagliksengm
Değerli Basın Mensupları;
Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan bir fotoğraf, Adıyaman’da her çalışanı üzdüğü gibi kamuda yönetici olanların da adil olma, tarafsızlık gibi temel ilkelerden bihaber olduklarını ortaya koymuştur.
Malum-Sen’in şubesine giden yaklaşık 16 sağlık idarecisinin birlikte poz vermesi, Malum-Sen’in sadece bir “yönetici sendikası” olduğunu ilan eder niteliktedir.
Bu durum, adeta malumun ilanı olmuş; Malum-Sen’in Adıyaman’da nasıl üye yaptığını, sıkıştığında ise nasıl pozlar üzerinden karakterini ve duruşunu ortaya koyduğunu bir kez daha cümle aleme göstermiştir.
Evet, onlar idarecilerle kol kola; biz ise çalışanlarla sahadayız.
Evet, onlar idarecileri düşünür; biz ise çalışanların dertleriyle dertleniriz.
Onların tek derdi idarecilerin sözleşmelerinin uzatılmasıdır; bizim derdimiz ise çalışanların hak kazanmasıdır.
Bu nedenle onların çırpınışlarını ve adeta çalışanlara aba altından sopa gösterir gibi yaptıkları işleri çok iyi biliyoruz. Çok sevdikleri yöneticilerle baş başa kalıp kendi aralarında sendikacılık oynar hâle gelmeleri mümkündür.
Ancak gecesini gündüzüne katarak fedakârca hizmet sunan çalışanların bu duruma gereken tepkiyi göstermesi kaçınılmazdır. Her ne sebeple olursa olsun bunlara üye olanlar başta olmak üzere tüm çalışanları, bu duruma karşı hak ettikleri tepkiyi ortaya koymaya davet ediyorum.
Buradaki üçüncü sözümüz ise idarecilere yöneliktir:
Böyle bir pozun kabul edilebilir hiçbir tarafı yoktur. Eğer bu kadar hevesliyseniz, Malum-Sen’e geçin, çok sevdiğiniz koltuklardan istifa edin ve sendikacılığa başlayın. Anlaşılan o ki devletin makamları size ağır gelmiş, kaldıramamışsınız. Yoksa bizim bilmediğimiz başka bir durum varsa, çıkın açıklayın.
“Biz tarafsızız ama şu çağırdı, mecburen gittik” deyin.
“Diyet borcumuz vardı, ödedik” deyin.
Ya da “Biz bundan sonra bütün STK’ları gezeceğiz, yeni bir dönem başlattık” deyin.
Bunlardan birini bile söylemezseniz, bizim söylediklerimizi kabul etmiş olacaksınız.
Şubeye toplanıp ne yapmışlardır, geçen gün darp edilen doktorumuz için bir açıklamayı veya ortaya koyacakları tepkiyimi konuşmuşlardır. Yoksa memur-sen’in yürüttüğü toplu sözleşme süreci ile memurları nasıl perişan ettiğini mi tartışmışlardır. Bu konularla ilgili açıklamamı yapmayı düşünmüşlerdir. Neyi konuştularsa açıklasınlar herkes bilsin.
Poz verirken oldukça rahattınız; bakalım yüreğiniz yetip bir açıklama yapabilecek misiniz? Tüm Adıyaman kamuoyu bunu merakla beklemektedir.
Herkesin duyması için bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz:
Bizi yıldırmak, sindirmek mümkün değildir; hiç heveslenmeyin. Çalışanların baskı altına alınmasına asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Herkes aklını başına alsın. Bu yapılanlar yalnızca Adıyaman’da kalmayacak; Ankara’da, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm ilgili ve yetkili makamlara iletilecektir.
Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Herkes kendisine çizilen sınırları bilecek. Kimse kimseden fazla “krallığa” kalkışmayacak. Kamu yöneticisi işini yapacak; sendikacılıkla ilgili tek duruşu tarafsızlık olacaktır.
Biz, çalışandan yana tavrımızı; çalışanı önceleyen sendikacılığımızı ve sorun çözerek daha iyi bir çalışma hayatı için verdiğimiz mücadeleyi sürdüreceğiz. Çünkü biz gücümüzü üyemizden alıyoruz ve tüm gücümüzle onlar için çalışıyoruz.
Tüm çalışanları ailemize katılmaya, sendikal mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz.
@turksagliksengm
Değerli emekçi çalışanlarımız unutmayalım Makamın sendikası olmaz. Sizin gücünüzle sizleri basamak olarak kullananların sizin sorunlarınızı kendilerine sorun etmezler. Onların tek sorunu ve korkusu vardır o da oturdukları koltuklarıdır.
Değerli Basın Mensupları;
Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan bir fotoğraf, Adıyaman’da her çalışanı üzdüğü gibi kamuda yönetici olanların da adil olma, tarafsızlık gibi temel ilkelerden bihaber olduklarını ortaya koymuştur.
Malum-Sen’in şubesine giden yaklaşık 16 sağlık idarecisinin birlikte poz vermesi, Malum-Sen’in sadece bir “yönetici sendikası” olduğunu ilan eder niteliktedir.
Bu durum, adeta malumun ilanı olmuş; Malum-Sen’in Adıyaman’da nasıl üye yaptığını, sıkıştığında ise nasıl pozlar üzerinden karakterini ve duruşunu ortaya koyduğunu bir kez daha cümle aleme göstermiştir.
Evet, onlar idarecilerle kol kola; biz ise çalışanlarla sahadayız.
Evet, onlar idarecileri düşünür; biz ise çalışanların dertleriyle dertleniriz.
Onların tek derdi idarecilerin sözleşmelerinin uzatılmasıdır; bizim derdimiz ise çalışanların hak kazanmasıdır.
Bu nedenle onların çırpınışlarını ve adeta çalışanlara aba altından sopa gösterir gibi yaptıkları işleri çok iyi biliyoruz. Çok sevdikleri yöneticilerle baş başa kalıp kendi aralarında sendikacılık oynar hâle gelmeleri mümkündür.
Ancak gecesini gündüzüne katarak fedakârca hizmet sunan çalışanların bu duruma gereken tepkiyi göstermesi kaçınılmazdır. Her ne sebeple olursa olsun bunlara üye olanlar başta olmak üzere tüm çalışanları, bu duruma karşı hak ettikleri tepkiyi ortaya koymaya davet ediyorum.
Buradaki üçüncü sözümüz ise idarecilere yöneliktir:
Böyle bir pozun kabul edilebilir hiçbir tarafı yoktur. Eğer bu kadar hevesliyseniz, Malum-Sen’e geçin, çok sevdiğiniz koltuklardan istifa edin ve sendikacılığa başlayın. Anlaşılan o ki devletin makamları size ağır gelmiş, kaldıramamışsınız. Yoksa bizim bilmediğimiz başka bir durum varsa, çıkın açıklayın.
“Biz tarafsızız ama şu çağırdı, mecburen gittik” deyin.
“Diyet borcumuz vardı, ödedik” deyin.
Ya da “Biz bundan sonra bütün STK’ları gezeceğiz, yeni bir dönem başlattık” deyin.
Bunlardan birini bile söylemezseniz, bizim söylediklerimizi kabul etmiş olacaksınız.
Şubeye toplanıp ne yapmışlardır, geçen gün darp edilen doktorumuz için bir açıklamayı veya ortaya koyacakları tepkiyimi konuşmuşlardır. Yoksa memur-sen’in yürüttüğü toplu sözleşme süreci ile memurları nasıl perişan ettiğini mi tartışmışlardır. Bu konularla ilgili açıklamamı yapmayı düşünmüşlerdir. Neyi konuştularsa açıklasınlar herkes bilsin.
Poz verirken oldukça rahattınız; bakalım yüreğiniz yetip bir açıklama yapabilecek misiniz? Tüm Adıyaman kamuoyu bunu merakla beklemektedir.
Herkesin duyması için bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz:
Bizi yıldırmak, sindirmek mümkün değildir; hiç heveslenmeyin. Çalışanların baskı altına alınmasına asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Herkes aklını başına alsın. Bu yapılanlar yalnızca Adıyaman’da kalmayacak; Ankara’da, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm ilgili ve yetkili makamlara iletilecektir.
Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Herkes kendisine çizilen sınırları bilecek. Kimse kimseden fazla “krallığa” kalkışmayacak. Kamu yöneticisi işini yapacak; sendikacılıkla ilgili tek duruşu tarafsızlık olacaktır.
Biz, çalışandan yana tavrımızı; çalışanı önceleyen sendikacılığımızı ve sorun çözerek daha iyi bir çalışma hayatı için verdiğimiz mücadeleyi sürdüreceğiz. Çünkü biz gücümüzü üyemizden alıyoruz ve tüm gücümüzle onlar için çalışıyoruz.
Tüm çalışanları ailemize katılmaya, sendikal mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz.
@turksagliksengm
Değerli Basın Mensupları;
Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan bir fotoğraf, Adıyaman’da her çalışanı üzdüğü gibi kamuda yönetici olanların da adil olma, tarafsızlık gibi temel ilkelerden bihaber olduklarını ortaya koymuştur.
Malum-Sen’in şubesine giden yaklaşık 16 sağlık idarecisinin birlikte poz vermesi, Malum-Sen’in sadece bir “yönetici sendikası” olduğunu ilan eder niteliktedir.
Bu durum, adeta malumun ilanı olmuş; Malum-Sen’in Adıyaman’da nasıl üye yaptığını, sıkıştığında ise nasıl pozlar üzerinden karakterini ve duruşunu ortaya koyduğunu bir kez daha cümle aleme göstermiştir.
Evet, onlar idarecilerle kol kola; biz ise çalışanlarla sahadayız.
Evet, onlar idarecileri düşünür; biz ise çalışanların dertleriyle dertleniriz.
Onların tek derdi idarecilerin sözleşmelerinin uzatılmasıdır; bizim derdimiz ise çalışanların hak kazanmasıdır.
Bu nedenle onların çırpınışlarını ve adeta çalışanlara aba altından sopa gösterir gibi yaptıkları işleri çok iyi biliyoruz. Çok sevdikleri yöneticilerle baş başa kalıp kendi aralarında sendikacılık oynar hâle gelmeleri mümkündür.
Ancak gecesini gündüzüne katarak fedakârca hizmet sunan çalışanların bu duruma gereken tepkiyi göstermesi kaçınılmazdır. Her ne sebeple olursa olsun bunlara üye olanlar başta olmak üzere tüm çalışanları, bu duruma karşı hak ettikleri tepkiyi ortaya koymaya davet ediyorum.
Buradaki üçüncü sözümüz ise idarecilere yöneliktir:
Böyle bir pozun kabul edilebilir hiçbir tarafı yoktur. Eğer bu kadar hevesliyseniz, Malum-Sen’e geçin, çok sevdiğiniz koltuklardan istifa edin ve sendikacılığa başlayın. Anlaşılan o ki devletin makamları size ağır gelmiş, kaldıramamışsınız. Yoksa bizim bilmediğimiz başka bir durum varsa, çıkın açıklayın.
“Biz tarafsızız ama şu çağırdı, mecburen gittik” deyin.
“Diyet borcumuz vardı, ödedik” deyin.
Ya da “Biz bundan sonra bütün STK’ları gezeceğiz, yeni bir dönem başlattık” deyin.
Bunlardan birini bile söylemezseniz, bizim söylediklerimizi kabul etmiş olacaksınız.
Şubeye toplanıp ne yapmışlardır, geçen gün darp edilen doktorumuz için bir açıklamayı veya ortaya koyacakları tepkiyimi konuşmuşlardır. Yoksa memur-sen’in yürüttüğü toplu sözleşme süreci ile memurları nasıl perişan ettiğini mi tartışmışlardır. Bu konularla ilgili açıklamamı yapmayı düşünmüşlerdir. Neyi konuştularsa açıklasınlar herkes bilsin.
Poz verirken oldukça rahattınız; bakalım yüreğiniz yetip bir açıklama yapabilecek misiniz? Tüm Adıyaman kamuoyu bunu merakla beklemektedir.
Herkesin duyması için bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz:
Bizi yıldırmak, sindirmek mümkün değildir; hiç heveslenmeyin. Çalışanların baskı altına alınmasına asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Herkes aklını başına alsın. Bu yapılanlar yalnızca Adıyaman’da kalmayacak; Ankara’da, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm ilgili ve yetkili makamlara iletilecektir.
Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Herkes kendisine çizilen sınırları bilecek. Kimse kimseden fazla “krallığa” kalkışmayacak. Kamu yöneticisi işini yapacak; sendikacılıkla ilgili tek duruşu tarafsızlık olacaktır.
Biz, çalışandan yana tavrımızı; çalışanı önceleyen sendikacılığımızı ve sorun çözerek daha iyi bir çalışma hayatı için verdiğimiz mücadeleyi sürdüreceğiz. Çünkü biz gücümüzü üyemizden alıyoruz ve tüm gücümüzle onlar için çalışıyoruz.
Tüm çalışanları ailemize katılmaya, sendikal mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz.
@turksagliksengm
@sahingur7 Sağlık sistemi Multidisipliner bir ekibin parçasıdır. Bu hekimi bir yerin başına sorunlu yapan sisteme soruyorum: mobingin, bir meslek grubuna yapılan bu hakaret karşısında nasıl güzel bir hizmet alınmasını bekliyorsunuz? @saglikbakanligi@AntalyaValilik@antalyaism
Genel Başkanımız @OnderKahveci
➡️Enflasyon kadar zam sıfır zam demektir.
➡️Ek zam ve refah payı memur için kaçınılmazdır.
➡️Ocak ayı itibari ile bu beklentinin mutlaka karşılanması gerekmektedir.
➡️2026 yılı bekletilerimizi 5 Ocak itibari ile kamuoyu ile paylaşacağız.
Evet değerli kamu çalışanlarımız, sağlıkçılarımız
Enflasyon karşısında eriyen memur maaşlarının,
Kaybolan özlük haklarımızın,
Emekli olurken emeklerimizin karşılığını alamadığımız emekli maaşında, kaybolan özlük ve mali haklarımızın altında Memur-Sen Sağlık-Sen mührü vardır.
Sosyal sendikacılıkta farkımızı ortaya koyuyoruz.
Üyelerimiz için uygun koşullarda anlaşmalar yapmayı da ihmal etmiyoruz.
Ayrıntılar👇
🔗https://t.co/orlC5DkIiF