Orada olacağız!
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarımızın yargılandığı İBB davasını yerinde takip etmek, demokrasimizi ve Türkiye’yi savunmak için buluşuyoruz.
📆3 Eylül Perşembe
🕙10.00
📍Silivri Zindanı - Yeni Duruşma Salonu
Üsküdar Belediyesinin iptal edilen Başkan Vekilliği seçimi sonrasında yaşanan gelişmeler şunlar;
📌Önce Belediye Başkan Vekilliği 3.
Turunda AKP’ye oy veren 2 CHP’li Meclis Üyesi partilerinden istifa ettirildi.
📌Bugün 4 Belediye Meclis Üyemiz ifadeye çağrıldı. 2 Belediye Meclis üyemiz gözaltına alındı ve 4 gün gözaltında kalacaklar.
📌Belediye Meclis Üyelerimizin gözaltına alınmasından bir kaç saat sonra İstanbul Valiliği yeni Belediye Başkan Vekilliği seçim tarihini belirledi.
📌Bu şartlarda Belediye Başkan Vekilliği seçimi, Belediye Meclis Üyelerimiz gözaltındayken 5 Eylül Cumartesi günü saat 10.00’da yapılacak.
Ne diyorlardı “Türkiye’de yargı bağımsızdır” değil mi?
Türkiye’de yargı bağımsız filan değil aksine sonuna kadar “siyasidir”
Üsküdar Belediye Meclis üyeleri gözaltına alınıyor
Veeee ardından Valilik Belediye Başkanı seçimini açıklıyor...
İyi de gözaltına alınan üyeler gözaltındayken seçim ilan etmek nedir?
Yani Üsküdar Belediyesini Ak Partiye vermek...
Ne güzel demokrasi dimi...
AK Parti adaleti bu
Kral çıplak!
AKP Genel Başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’daki resmi temsilcisi İstanbul Valisidir.
Demek ki neymiş?
İstanbul Valiliğinin, Üsküdar Belediyesi AKP’ye geçsin diye kurguladığı, belediye başkan vekilliği seçim tarihi kararının arkasında, AKP Genel Başkanı varmış.
Her şey açık, net ve ortada!
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın haksız hukuksuz bir soruşturmayla tutuklanmasının ardından yapılan meclis oylamasında başkan vekilliğine Sibel Tan Çetinkaya seçilmişti.
5 Ağustos'ta yapılan oylamada oy pusulaları teker teker gösterilerek sayılmıştı. Tüm baskı ve tehditlere rağmen AKP’nin adayı seçimi alamamıştı.
Bu seçim hukuksuzca iptal edildi.
➡️Seçimden sonra iki meclis üyesi istifa ettirildi. Ardından 4 Belediye meclis üyemiz ifadeye çağrıldı. 2 meclis üyemiz gözaltına alındı ve 4 gün boyunca gözaltında kalacaklar.
➡️Gözaltı kararından bir süre sonra ise İstanbul Valiliği tarafından Belediye Başkan Vekilliği için yeni seçim tarihi belirlendi.
➡️Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçimi 5 Eylül Cumartesi günü yapılacak. Yani gözaltı süresi devam ederken.
Bunun tek bir anlamı var: 30 yıl sonra AKP’nin kaybettiği Üsküdar Belediyesi, yargı ve siyaset işbirliğiyle gasp ediliyor. Seçimi AKP’nin alabilmesi için önceden tüm önlemler alınıyor.
Yazıklar olsun!
#ÜsküdarBelediyesi #SinemDedetaş #Seçim
❌ Sesinden korkuyorlar.
❌ Savunmasından korkuyorlar.
❌ Görüntüsünden korkuyorlar.
❌ Sosyal medyadan paylaşım yapmasından korkuyorlar.
❌ Meydanlarda, afişlerde isminin dahi bulunmasından korkuyorlar.
❌ Sanıklara, iftiracılara soru sormasından korkuyorlar.
❌ Yazdığı kitaptan korkuyorlar.
❌ Yapay zekayla oluşturulmuş içeriklerinden de korkuyorlar.
❌ Türk milletiyle olan bağından korkuyorlar.
❌ Milletin ona sevgisinden korkuyorlar.
❌ KAYBEDECEKLERİNDEN KORKUYORLAR!
Karşınızda 16 milyon İstanbullunun Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu.
Millet senin şahidin!
30 Ağustos, ulusumuzun yazgısını değiştiren büyük zaferdir.
Bağımsızlığın müjdesidir.
Cumhuriyet’e ve Türk devrimine giden yolun başıdır.
Çünkü bağımsızlık, bilgi ve bilinçle güçlenir.
Bugünün utkusu; bilimle, eğitimle ve emekle kazanılır.
Çünkü gelecek, düşüncesi özgür, vicdanı özgür kuşaklarındır.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
#ÇağdaşYaşamıDesteklemeDerneği
#30Ağustos #ZaferBayramı
🇹🇷 Bir milletin bağımsızlık yolundaki azim ve inancının zaferle taçlandığı Büyük Taarruz’un 104. yıl dönümünde; başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna mücadele eden tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!
I was elected Mayor of Istanbul three times. When I became the leading democratic challenger to the government, my university diploma, a prerequisite for running for presidency, was annulled. I was arrested and placed in pre-trial detention.
Since then, they have tried repeatedly to silence me.
My voice, my image and even photographs of me have been restricted. My social media accounts have been blocked time and again.
Then they tried to silence me inside the courtroom itself. I was prevented from presenting my defence and even from questioning other defendants.
Now they are trying to silence that defence outside the courtroom as well.
My forthcoming book, Millet Şahidimdir — The Nation Is My Witness — contains much of the defence I was not allowed to deliver freely before the court. On 27 August, before the book could even be released, an Istanbul court ordered all printed and forthcoming copies to be seized and banned its distribution and sale.
Police were sent to printing houses and copies were confiscated.
Think about what this means, first they prevent a political prisoner from presenting his defence in court; then they prohibit the public from reading that defence.
This is not justice. It is censorship backed by judicial power.
But I will not be intimidated.
I will not be silenced.
I will not surrender.
Millions will read this book. My defence will be heard. The truth will reach the public including those who are trying so desperately to suppress it.
You can confiscate a book. You cannot confiscate the truth.
Demokrasi yarışından korktu diplomamı iptal ettirdi.
Tutuklanıp hücreye atılmamı istedi.
Sesimi, yüzümü, fotoğrafımı yasaklattı.
Sosyal medya hesabımı defalarca kapattırdı.
Yetmedi, mahkemede savunma hakkımı dahi engelletti.
Sanıklara soru sormama bile tahammül gösteremedi.
Şimdi ise bana yaptırmadıkları savunmamın yer aldığı “Millet Şahidimdir” kitabımı daha yayınlanmadan yasaklattı.
Emniyet güçleri eliyle matbaalar basıldı ve kitaplar toplandı.
Yılmayacağım!
Susmayacağım!
Durmayacak ve teslim olmayacağım!
Milletle beraber bu kitabı milyonlar okuyacak.
Savunmamı herkes görecek. Yasakçılar dahil!
Mahkeme başkanı, itirafçıyı avukatların sorularından korumak için mikrofonları kapattı; CMK 201’le güvence altına alınan doğrudan soru sorma ve çapraz sorgulama hakkını fiilen ortadan kaldırdı. Savunma ve hak arama özgürlüğü engellenince önce avukatlar, hemen ardından Ekrem İmamoğlu salonu terk etti.
Okuyunca sıradan geliyor olabilir; oysa bir hukuk devletinde bunların hiçbiri normal değildir, normalleştirilmemelidir! @CA_iletisim #ibbdavası