Basın özgürlüğü için, halkın haber alma hakkı için sokaktayız!
Basın örgütleri olarak 24 Ekim Cumartesi günü sokaktayız.
Tüm basın emekçilerini ve yurttaşları dayanışmaya çağırıyoruz.
📍Adana: Sanatçılar Parkı Basın Anıtı önü (Saat: 13 00 )
📍Ankara: Kolej kavşağından Sakarya Caddesi'ne yürüyüş ve açıklama (Saat: 14 00)
📍Antalya: Attalos Heykeli önünden Cumhuriyet Meydanı'na yürüyüş (Saat: 14 00)
📍Bursa: osmangazi - Şehreküstü Meydanı (Saat: 14 00)
📍Diyarbakır: Adliye önünden BTK önüne yürüyüş (Saat: 14 00)
📍Eskişehir: Köprübaşı (Saat: 14 00)
📍İstanbul: Kadıköy boğa heykelinden meydana yürüyüş ve açıklama
(Saat: 13 00)
📍İzmir: Kıbrıs Şehitleri Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden Limana doğru yürüyüş (Saat: 14 00)
📍Kocaeli: İzmit Uğur Mumcu Parkı (Saat: 14 00)
📍Van: Sanat sokağından kent meydanına yürüyüş ve açıklama (Saat: 14 00)
Buradayız, sözümüzü söylemeye devam ediyoruz.
ALİKEV’in X hesabı, 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında erişime engellendi.
İfade özgürlüğünün ve bilgiye erişim hakkının demokratik bir toplumun temel unsurları olduğuna inanıyoruz. Gençlerin haklarını savunmaya, eşitlikten ve özgürlükten yana sözümüzü söylemeye ve dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.
Mevcut Instagram hesabımızın da erişime engellenmesi ihtimaline karşı, çalışmalarımızı takip edebilmeniz ve bizimle iletişimde kalabilmeniz için X ve Instagram’da yedek hesaplarımızı açtık.
Yeni hesaplarımız:
X: @alikevorg_
Instagram: @aliismailkorkmazvakfi_org
Yeni hesaplarımızı takip etmenizi ve bu duyuruyu paylaşarak daha fazla kişiye ulaşmamıza destek olmanızı bekliyoruz.
Buradayız. Dayanışmayla devam ediyoruz.
A young woman from Germany vanished without a trace 11 years ago. Now, her name makes several appearances in the Epstein files. Her family wants to finally learn what happened to her. https://t.co/cwnleksESl
Yaşananların ardından benim de sizlerle paylaşmak istediklerim var. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, Halk TV ile yollarımı ayırma kararımı bugün yöneticilerime ilettim.
Yıllarca editöryal bağımsızlığımıza gölge düşürmeden çalışmamızı sağlayan yöneticilerimize ve tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim.
Bu süreçte; ayrılan ya da kalan, mesleğimizin haysiyetini her koşulda koruyan tüm meslektaşlarımla dayanışma içindeyim.
Yaşasın hakikat, yaşasın gazetecilik!
301 için ayağa kalkıyoruz!
Genel Başkanımız Gökay Çakır: 13 Mayıs Çarşamba günü saat 11:00'de Cengiz Topel Meydanı'nda 301 için toplanacağız. Sarı sendika ve siyaset katliamı unutturmaya çalışıyor, unutmayacağız!
Yavaş yavaş ilerler liderlik. Sonra bir gün aniden, milyon üyeli sendikalara arkasını dönen işçi, bir liderin sözüne bakar.
Sermaye, iktidar ve yaygın sendikalar, ateşle oynadıklarının farkında değil! İşçi çok yorgun ve kızgın.
Dişine eylemin ve kazanmanın tadı değdi.
Doruk Maden işçilerinin direnişinden bir işçi önderi çıktı: Başaran Aksu kimdir?
Doruk Madencilik işçilerinin Ankara yürüyüşü ve açlık grevi zaferle sonuçlandı. Bu sürecin en görünür isimlerinden biri Başaran Aksu oldu. Aksu, Soma’daki tazminat direnişleri, Ermenek yürüyüşleri, metal işçilerinin Ankara yürüyüş girişimleri, Migros depo ve lojistik işçilerinin eylemleri gibi pek çok mücadelede aktif rol aldı.
“Direnişimiz, Beypazarı Nallıhan, Çayırhan, Ayaş’ı ilgilendiren bir direniş” diyen Başaran Aksu…
Gülseven Özkan'ın ( @GulsevenOzkan ) haberi...
https://t.co/y3rzutCEOw
DİSK’e bağlı 11 sendika madencilerin zaferle sonuçlanan direnişini selamlıyor. İşçi sınıfının geniş kesimlerinin gönülden desteğini kazanan bu zaferi bazılarının selamlayamaması ise çoktan yaşanmış ve kaçınılmaz örgütsel-politik sonuçları olan/olacak bir ayrışmaya ışık tutuyor.
ZAFER DİRENEN MADENCİNİN!
Ayrıntılı açıklamayı bu akşam 19.00'da Kurtuluş Parkı'nda yapacağız. Direniş boyunca yanımızda olan halkımızı kutlamaya ve madenciyi uğurlamaya davet ediyoruz.
Halk TV çalışanlarının açlık sınırın altında açlık haberi yaptığını biliyor muydunuz? Cafer Mahiroğlu kanalı tekstil fabrikasına çevirmiş. Bir yandan işten çıkarılanlar bir yandan açlık sınırının altında maaşlarla çalıştırılanlar var.. itiraz edenlere ise kapı gösteriliyor.
Gençlerin ve öğrencilerin, yalnızca ifade özgürlüklerini kullandıkları için gözaltına alınması açıkça Anayasaya aykırıdır.
Milli Eğitim Bakanı’nın konuşmasını; yaşam hakkını, eğitim özgürlüğünü savunmak amacıyla protesto eden bir grup öğrencinin gözaltına alınması, Anayasanın açık hükümleriyle çelişmektedir.
📌 Anayasa Madde 19 gözaltı koşullarını,
📌 Madde 26 ifade özgürlüğünü,
📌 Madde 34 ise barışçıl gösteri hakkını güvence altına alır.
Bu haklardan gençler de öğrenciler de tam olarak yararlanır. Üstelik hakkın doğrudan muhatabı ve mağduru olan kişiler, bu özgürlükleri kullanmakta daha da meşrudur.
🔹 Şiddet içermeyen,
🔹 Başkalarına zarar vermeyen,
🔹 Barışçıl şekilde kullanılan tüm hak ve özgürlükler; Anayasanın ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin koruması altındadır.
Bu nedenle öğrenciler derhal serbest bırakılmalıdır.