Son günlerde müteahhitlerin toprak sahipleri ile yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde bina tamamlanıncaya kadar pay satışını yasakladığı ve pay satışı halinde müteahhitin önalım hakkının bulunduğunu şart koştuklarını öğrendim.
Tüketici aleyhine sözleşmeye konulmuş olan bu şart geçersiz olup sözleşmeye yazılmamış sayılır.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, kural olarak şahsi hak (kişisel hak) doğuran bir sözleşme olup bu nedenle toprak sahibi tarafından devredilen payların ayni hak olan önalım davasına konu edilmeyeceği ve yapılacak devirlerde müteahhitin önalım hakkını kullanması hukuken mümkün değildir.
1. Miras payına ilişkin dava:
“Bir ya da bir kısım mirasçı terekeye ait bir mal veya alacaktan yalnız kendi payına düşen kısım için yalnız kendi adına dava açarsa, böyle bir dava reddedilir.”
2. Vekâlet görevinin kötüye kullanılması:
“Vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı eldeki davada ispat yükünün bu iddiayı ileri süren davacı tarafa ait olacağı açıktır.”
3. Uzun süreli sessizlik:
“...miras paylarının temlikinin iradi olduğu, aksinin de ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça kanıtlanamadığı sonucuna varılmıştır.”
Sonuç: Direnme kararı kısmen usulden, kısmen esastan bozulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2023/433 E. 2025/214 K. (09.04.2025)
📌Anneniz bütün daire ve arsalarını kardeşinize devretti. “Bana baktığı için verdim” açıklaması, diğer mirasçıların itirazını tek başına sonuçsuz bırakır mı?
Yargıtay’ın 24.12.2025 tarihli kararında, bu açıklamanın arkasındaki somut koşullar incelendi.
Anne, devir tarihinde malvarlığının tamamını oluşturan iki daireyi oğluna tapuda satış göstererek devretmişti. Kızı, mirastan mal kaçırıldığını ileri sürerek dava açtı. Oğlu ise devirlerin bakım karşılığında yapıldığını savundu.
İlk derece mahkemesi davayı reddetti. İstinaf da bu sonucu uygun buldu.
Yargıtay ise annenin devir tarihinde bu taşınmazları vermesini gerektirecek ölçüde bakım ihtiyacının bulunmamasını, bütün malvarlığının oğluna geçirilmesini ve aile ilişkilerine dair savunmayı birlikte değerlendirdi.
Bu iki daire yönünden amacın mirasçıdan mal kaçırmak olduğu sonucuna vardı; davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.
Bu, anne veya babanın bir çocuğuna yaptığı her devrin iptal edileceği anlamına gelmiyor. Gerçek bakım ve emeğin karşılık oluşturabileceği de kararda kabul ediliyor.
Pratik sonuç: Tapuda “satış” yazmasıyla yetinmeyin. Devir tarihindeki bakım ihtiyacı, yapılan bakım, ödeme kayıtları ve geride kalan malvarlığı uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilir.
Yargıtay 1. HD • 24.12.2025
E. 2025/1646, K. 2025/6194
İşçinin tek seferlik dahi olsa ücretinin geç ödenmesi, işçi açısından iş sözleşmesinin haklı fesih nedenidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas: 2022/17003
Karar: 2023/341
İBRANAMENİN MİKTAR İÇERMEMESİ
İbraname miktar içermelidir. Aksi hâlde geçerli sayılamaz. Bu bakımdan;
- ibranamede avukatın ne kadar tahsil ettiği,
- ne kadarının masraflarda kullanıldığı,
- vekâlet ücretinin mahsubu yapılmışsa bunun miktarı,
- başka mahsup işlemleri yapılmışsa bunun miktarı ve neticede müvekkile ödenen miktarı gösterilmelidir. Aksi hâlde bu ibraname avukatı hesap verme ve iade yükümlülüğünden kurtarmaz.
" ... Kaldı ki ibranameler ödeme miktarı içermediğinden geçersiz olup bu haliyle vekil davalıyı hesap verme borcundan kurtarmadığı gibi davacıları da bağlamaz. Buna göre davalı ibraname ile ödeme savunmasını ispat edememiştir. Öyle olunca mahkemece, davalı vekilin davacı tarafa ödeme yapıp yapmadığına ilişkin varsa diğer delilleri sorulup toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir." (Y13.HD, 2014/15694 E., 2015/8914 K.)
Sebepsiz Zenginleşmede Paranın Değer Kaybının Hesaplanarak Ödenmesi Gerekir (Denkleştirici Adalet)
Yargıtay 3.HD, 27/03/2019 T.,
2017/13225 E., 2019/2601 K.
"Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının haklı bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması olup, sebepsiz zenginleşme gereğince verilenlerin iadesi sağlanırken, ödenen paranın ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması, başka bir deyişle denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması gerekir.
Denkleştirici adaleti ilkesi, haklı bir sebebe dayanmadan, başkasının mal varlığından istifade ederek, kendi mal varlığını artıran kişinin, elde ettiği kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğünü ifade eder.
Denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncelleme yapılırken, güncellemeye esas alınan somut veriler tek tek uygulanarak ödeme tarihinden ifanın imkânsız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değer her bir dönem için hesaplanmalı, sonra bunların ortalaması alınmalıdır.
Yukarıda açıklananlar ışığında; somut olayda mahkemece davacının yapmış olduğunu kanıtladığı ödemelerin denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncellenmiş değerinin tespiti yönünden bilirkişi raporu alınmasında hukuka aykırılık yoktur. Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporu az yukarıda açıklanan ilke ve esaslara uygun değildir. Zira; bilirkişi raporunda satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması için yapılan hesaplamada USD, EURO, külçe altın, TEFE endeksinin değerlendirmeye dahil edildiği görülmektedir.
O halde mahkemece; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamalarına göre davacının ödediği satış bedelinin dava tarihinde ulaştığı alım gücü, enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın, döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak uzman bilirkişi vasıtasıyla hesaplanmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir."
Bir sosyal medya paylaşımında ifadelerin kime yöneltildiği açıkça belirtilmemişse ve mağdurun şahsına yönelik olduğu duraksamaya yer vermeyecek şekilde anlaşılmıyorsa, hakaret suçunun unsurları oluşmuş sayılmaz.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi
E: 2019/8063, K: 2020/4389
TBK m 352 uyarınca; iki haklı ihtarın uygulanabileceği ödemeler kira bedeli ile sınırlıdır. Aidat bedelinin ödenmemesi iki haklı ihtara dayalı tahliye nedeni olamaz
Ankara BAM 15 HD 2023/1339 E 2024/2468 K 04.12.2024
Ankara BAM 37 HD 2023/2408 E 2025/513 K 06.03.2025
KİRA İLİŞKİSİNDE HANGİ GİDERİ KİM ÖDER?
🏠 Dış cephe mantolama
Ev sahibi öder. (KMK Madde 19)
🚰 Musluk tamiri
Kiracı öder. (TBK Madde 317)
♨️ Kombi değişimi
Ev sahibi öder. (TBK Madde 301–303)
🖌️ Boya badana
Kiracı öder. (TBK Madde 317)
🔨 Çatı tamiri
Ev sahibi öder. (TBK Madde 301)
🏢 Apartman aidatı
Kiracı öder. (TBK Madde 317)
⚠️ Asansörün büyük arızası
Ev sahibi öder. (TBK Madde 301–303)
🛗 Asansör bakım ücreti
Kiracı öder. (TBK Madde 317)
Tehir-i icra diğer borçlunun takibini etkilemez.
İcranın geri bırakılması kararı, hakkında bu yönde hüküm kurulmayan diğer borçlular yönünden takibin kesinlik vasfını ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 12. HD 2026/538 E. 2026/2937 K. 29.04.2026
Müteahhitlerin en sevdiği av: TAKS ve KAKS'ı bilmeyen arsa sahipleri.
Kat karşılığı verirken milyonlarca liranızın nasıl çalındığını 3 adımda ispatlıyorum.
Bu bilgiyi hiçbir müteahhit okumanızı istemez. 🧵
1/4
Müşterek konutun kilidini değiştiren eş kusurlu sayılır.
Kurulan hükümde karşılıklı boşanma davaları kabul kusur tespiti yapılmıştır. İncelemede davalı davacı erkeğin müşterek konutun kapı kilidini değiştirerek kadının eve girmesini engellediği tanıklarla kanıtlanmıştır. Müşterek konutun kilidini değiştirerek eşin eve girmesini engellemek boşanmada kusur teşkil eder belirleme bu maddi vakalar dikkate yapılır. Erkeğe bu kusurun ilk derece yüklenmemesi hatalı ise de dosyadaki diğer vakalar kurulan hüküm itibarıyla erkek yine ağır kusurlu kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 2. HD 2026/4974 E. 2026/7438 K. 30.06.2026
KİRACI AİDATI ÖDEMEZSE TAHLİYE EDİLEBİLİR Mİ?
Tahliye riski yalnızca kira bedelinin ödenmemesinden doğmaz. Yargıtay kararına göre, kiracının ödemekle yükümlü olduğu yan gider veya ortak gider borcunu ödememesi de TBK m. 315 kapsamında temerrüt sonucunu doğurabilir.
Somut olayda ödeme emrine itiraz edilmemesi ve otuz günlük temerrüt süresi içinde ortak gider borcunun ödenmemesi üzerine, yalnızca ortak gider alacağına dayanan takipte dahi tahliye gündeme gelebilmiştir.
Bu nedenle “Kirayı ödüyorum, aidat tahliyeye sebep olmaz” düşüncesi her durumda doğru değildir.#evsahibi #kiraci #aidat #borç #tbk #tahliye #avukat #dava
Avukat Portal sisteminde 18.09.2026 tarihinde yapılan sistem güncellemesi ile yeni özellikler UYAP Avukat Portal ekranlarına kazandırılmıştır.
1) Şirketlere ait bankaların sorgusunun yapılabilmesi sağlanmıştır.
2) SGK ekranlarında emekli sorgusu sırasında yaşanan hatanın düzeltilmesi sağlanmıştır.
3) Kişilerin sahibi, ortağı veya temsilcisi oldukları şirketlerin sorgusunun yapılabilmesi özelliği getirilmiştir.
4) Şirket ortaklığının haczi talebi ekranlara eklenmiştir.
5) Ücret ödenerek yapılan sorgulamalardaki can sıkıcı 60 dakika engelleme durumu kaldırılmıştır.
6) Birden fazla senet bulunan icra takiplerinde ödeme/icra emrine ilişkin hata giderilmiştir.
7) MERNİS sistemindeki belde adresleri sorunu giderilmiştir.
8) 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinde yaşanan tebligat seçeneğine ilişkin sorunlar düzeltilmiştir.
Özellikle şirketlerin banka sorgusu ile 50 tane bankaya sorgu gönderilmesi sorununun kalkması son derece iyi olmuş. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.
Sorunsuz bir UYAP kullanmanız dileğiyle...
Muris muvazaası örneği 👇👇
Kız evlatlarından mal kaçırmak amacıyla, alım gücü olmayan erkek çocuğuna satış yoluyla devir yapan babanın bu işlemi geçersizdir.
Yargıtay 1. HD
E: 2017/4948
K: 2020/3731
Ziynetin aynen iadesi istendiyse bedele hükmedilemez.
Davacı kadın dava ve ıslah dilekçelerinde ziynetlerin aynen iadesini talep etmiştir. Mahkemece talep dışına çıkılarak aynen iade mümkün değilse bedeline hükmedilmesi usul kanuna aykırıdır. Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup dışına çıkarak karar veremez. Buna göre yanlışlık yeniden yargılama gerektirmediğinden kararın bedele ilişkin kısmı çıkarılarak düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 2. HD 2025/10483 E. 2026/7150 K. 24.06.2026
⚖️ AVUKATLA GÖRÜŞMEDE TUTUKLU–HÜKÜMLÜ FARKI
📌 Tutuklu, müdafiiyle kural olarak her zaman görüşebilir.
📌 Hükümlünün avukat görüşmesi ise infaz mevzuatındaki gün ve usullere tabidir.
🔒 Her ikisinde de görüşmenin gizliliği esastır.
CMK 154 • 5275 m.59