Şeytana, kara büyücülere karşı resmi görüşmelerle sonuç alabiliyor olmak müthiş bir şey. Valilikle görüşerek şeytanı durdurabildiğiniz bir ülke burası. Vali kararı karşısında çaresiz kalan şeytanın idare mahkemesine gitmekten başka şansı yok. Her şeye rağmen hukuka inanıyor.
@ensonhaber Köpeğe kendi gösteriyor aq. Son zamanlarda bu polis köpeklerinde de bi liyakatsizlik söz konusu. Emekli polis köpekleri kendi yavrularını torpille işe soktukları söyleniyor.
Zonguldak’ta Kürt işçilere yapılan saldırıyı kınıyoruz. Yüzleri açık şekilde görülen bu saldırganların cezasız kalmaması için elimizden geleni yapacağız.
Zonguldak’a çalışmaya gelen Kürt işçilere ırkçı saldırı.
Şırnak’ın Cizre ve Silopi ilçelerinden Zonguldak’a çalışmaya gelen mevsimlik tarım işçileri ve aileleri, taşlı ve sopalı saldırıya uğradı.
💬 “Öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor.”
Uzun yıllardır gazetecilerden siyasilere pek çok ismin ‘yolunun düştüğü’ Silivri Cezaevi kötü şöhretini bugünlerde kalanların ‘kuyu tipi’ olarak tanımladığı Çorlu Karatepe Cezaevi’ne bırakmış görünüyor.
Kuyu tipi cezaevlerinde mahkumlar güneş, rüzgar, hava, yağmur ve hatta sese bile hasret. @tugbaaozerr'in dosya haberi: https://t.co/qi5EPOop1P
memleketin en nitelikli okullarından odtü'yü onur derecesiyle bitiriyorsun, en özgün müzik gruplarında şarkılar söyleyip binlerce insana ses oluyorsun, cezaevinin dört duvarı arasında bile pes etmeyip romanlar, öyküler yazıyor; sait faik, ümit kaftancıoğlu ödüllerini alıyorsun. her şartta üreten, düşünen, yaşama ve insana değer katan bir hayat sürüyorsun.
peki devlet ne yapıyor?
zor ile 20'lerinde seni alıp kapatıyor hapishane duvarları arasına. daha insanca, daha özgür bir ülke istediğin için. bununla yetinmekle de kalmıyor. ecevit’in büyük bir pişkinlikle “hayata dönüş” adı verilen o karanlık katliamlarında iki gözünün birden hücresel olarak ölmesine neden oluyor. tıp fakülteleri defalarca “cezaevinde kalamaz” dediğinde, her seferinde işgüzarlıkla tutsaklığına devam ediliyor. atk raporlarına bile savcı karşı çıkıp hayatını tüketmek için seferber oluyor.
dile kolay, 30’u aşkın yıl... su katılmamış bir gaddarlık ve düşmanlık...
ilya ehrenburg’un dizelerinden çıkan “ötekilere bıraktık güneşi karşılamayı, nasıl ama nasıl isterdik biz de yaşamayı” şiirini, metin turan’ın 90’lardaki yorumuyla dinlemelisiniz. okuduğu dizelerin yaşamının hakikatine dönüşmesi bu ülke adına utanç verici bir şey.
Mehmet Murat Çalık, 3 saat ayakta beklediği için şekeri düşen itirafçı Zafer Gül’e seslendi:
"3 saat ayakta beklemişsiniz, size geçmiş olsun demek isterdim ama kendime haksızlık etmiş olurum. Ben şu anı 12 bin 432 saattir bekliyorum."
Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında 13 ay tutuklu kalan ve hapishanede felç geçiren İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy’un savunmasına geçildi. Aksoy, kendisiyle ilgili suçlamada suç tarihi olarak gösterilen dönemde, 2023'teki deprem nedeniyle Hatay'da olduğunu söyledi. Aksoy, iddia edilen suç tarihinde İstanbul’da dahi olmadığına dikkat çekti.
İBB davasında 309 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Ekrem İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, savunmasına başladı. Kasapoğlu, kullanılmayan bir telefon nedeniyle aylarca tutuklu kaldığını belirtti. Kasapoğlu, "Arayan insanların Ekrem İmamoğlu'yla konuşma ihtimali olmayan bir telefondu. Hattı, Özel Kalem'e yönlendirilmiştir. Bu telefon beni oğlumdan 11 ay ayırdı. 1,5 yıl incelendi, içinden suç unsuru olabilecek ne çıktı? İddianamenin hiçbir yerinde bu telefon yok" dedi.
Hasta tutuklu Mehmet Murat Çalık, 3 saat ayakta beklediği için şekeri düşen itirafçı Zafer Gül'e seslendi:
"3 saat ayakta beklemişsiniz, size geçmiş olsun demek isterdim ama kendime haksızlık etmiş olurum. Ben şu anı 12 bin 432 saattir bekliyorum"
İtirafçı Muzaffer Beyaz’ın İBB Davası’nda bugün yaptığı savunmanın ardından savcılık tutuklama talep etti.
Davanın avukatları talebe itiraz etti. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, bu durumun tutuksuz sanıklara gözdağı vermek olduğunu söyledi.