Çizim, sosyal medya ,çizgi roman ve fotoğraf işlerinden birazcık anlarım ve insanları bir araya getirme yeteneğim var. Başka da bi boktan anlamıyorum...
Ben kadıya derdimi anlatıyorum, kadı bana sikini sallıyor örneği tam amk. Ne yaşıyorsunuz abi siz. Türkiye ne durumda, kaç çocuk bilgisayar alabiliyor falan hiç de farkında değilsiniz…
Yeni Parti İzmir Mv. Tuncay Özkan tarafından TBMM'ye sunulan yeni kanun teklifininde bazı maddeler:
▪️ 16 yaş altındaki oyunculara günde en fazla 55 dakika çevrimiçi oyun kotası.
▪️ Gece 22:30 ile sabah 09:30 saatleri arasında çevrimiçi oyunlara mutlak erişim yasağı.
▪️ Oyun şirketlerine "yaş doğrulama" ve ebeveyn izni için sistem kurma zorunluluğu.
▪️ Oyunlardaki ganimet kutusu (lootbox) ve şansa dayalı ödül mekanizmalarının tamamen yasaklanması.
▪️ Platformların, 18 yaş altındaki kullanıcılar için velilere "haftalık kullanım raporu" gönderme şartı.
Instagram hesabım kapatılıp duruyor en son sanırım ip banı gibi bir şey yemişim arkadaşlar. Parti parti arkadaş dost ekliyorum haberiniz olsun kırılmayınız bozulmayınız. Yeni hesabım Kudret.e.erdal takip etmek isterseniz.
📣 Nasuh Mahruki:
▪️Bu iktidardan kurtulup bütün devlet envanterlerini kontrol edip saydığımızda, neleri kaybettiğimizi öğrenecek ve ağlamaktan göz pınarlarınızda ağlayacak gözyaşı kalmayacak.
▪️Hepimiz kendimizden utanacağız. Biz bu yağmayı nasıl ve neden durduramadık diye.
Tüm çevirileri taranmış bir çevirmen olarak pdf'cilere emeğim helali hoş olsun. Emek hırsızı olanlar pdf tarayanlar değil, asgari ücretin de altında ücret dayatan, çevirmenleri güvencesiz çalıştıran yayınevleridir. Cesaretiniz varsa yeldeğirmenleriyle değil muktedirlerle çarpışın
Nepal: Renkli Devrim mi, Dümdüz Bildiğin Devrim mi Cevap evet.
Bir kez daha gündemin gerisinden sizlere sesleniyorum. Yapacak bişey yok hem iş var hem de mevzu karışık. Acele etmeyeyim temiz bilgi vereyim dedim. Bunu yapmam gerekiyordu çünkü bunun gündem olduğu 2.25 gün boyunca dezenformasyondan artık gözlerimden sümük gelmeye başlamıştı böyle. Şimdi sizinle "şöyledir! böyledir!" diye kesip atılamayacak ve ideolojimize temiz bir şekilde oturmayacak karışık bir gerçek hayat vakasına bakacağız.
1- Devrimin Primordial Çorbası
Nepal bir monarşiydi. 40 yılı aşkın bir mücadele ile 21. yy başlarında bir cumhuriyet oldular. Ancak devrime en büyük fedakarlık yapan devrimci kesimleri safdışı bırakarak, iktidara sermaye ile müttefik teknokratik bir neoliberal kesim iktidarı da ele geçirdi. 20 yıla yakın böyle geçti. 2025 Eylül’ünde Nepal’de patlak veren gençlik isyanı, ilk bakışta sosyal medya yasaklarına karşı dijital bir ayaklanma gibi görünse de temelinde çok daha derin sorunlar yatıyor. Ülkenin Gen Z kuşağı, yolsuzluk, nepotizm ve patronaj kültürü ile iç içe geçmiş bir siyasal sistem tarafından geleceksiz bırakılmış durumda. People’s Dispatch ve Brasil de Fato gibi bağımsız yayınlar, protestoların tetikleyicisi olan sosyal medya yasağının ötesinde, işsizliği ve remittanslara bağımlı ekonomiyi vurguluyor.
Dolayısıyla bu isyan, "Nepo Kids" ("malum partili çocukları" ya da salla lan. AKPLİ çocuklarının Nepal şubesi) nedeniyle çıkmış bir isyandır. Peki neden Nepal solu böylesine bozdu?
1970’lerden itibaren Nepal’deki sol hareketler monarşiye ve feodal toplumsal ilişkiler ağına karşı radikal taleplerle sahneye çıktı. Maoist gerillalar ve Birleşik Sol Cephesi 1990’lardaki demokratik mücadeleyi ve 2006’da monarşinin kaldırılmasını mümkün kılan temel güçlerdi. Ancak silahlı mücadele döneminin idealizmi ve fedakarlığının baş aktörleri, iktidar paylaşımı sırasında arkalara itildi ve parlamenter pazarlıklarla hızlı bir aşınma yaşandı.
Sol partiler, sınırsız güç ve toplumsal prestij peşindeki eski monarşi yanlısı gruplarla ittifaklar kurdu ve devleti dönüştürmek yerine mevcut patronaj ağlarını devraldı. People’s Dispatch’te ulu sensei Vijay Prashad diyor ki, “halkın temel sorunlarını çözmekte başarısız oldu, kast ayrımcılığına ve yoksulluğa dokunamadı. Bu yetersizlik, önce bürokrasi ve parti içindeki fraksiyonların rant kapma yarışına, sonra da açık yolsuzluğa yol açtı." Keza Counterpunch da şöyle diyor: "kırılgan kalkınma modelini değiştirmek yerine IMF dayatmalarını uygulayarak ve işsizliği tırmandırarak rant sağladılar"
Ancak cumhuriyetlerde genel olarak gözlemlediğimiz bir trend burada da kendisini gösterdi. Durum, çok kötüydü, ama monarşi zamanından daha iyiydi. Bu nedenle de insanlar genel olarak bir karşı devrimin, bir dış destekli güç tarafından gerçekleştirilebileceğine dair endişeler taşıyordu. İsyanlar devam ettikçe öne çıkan başlıca aktörün "Hami Nepal" adlı bir sivil toplum kuruluşu olması, bu endişeleri epey haklı çıkardı.
2- Renkli Devrim Umutla Dolar ABD'nin Eliyle Solar
Hami Nepal açık açık ABD'nin jeopolitik çıkarlarına hizmet amaçlı 1-2 tane STK'dan destek almakta. Sadece kendi sitelerine baktım. Bir tanesi Students for a Free Tibet (SFT), tek varlık amacı ABD'nin Güneydoğu Asya'da Çin karşıtı propaganda yapması olan bir kurum. Gençleri hedef alıyor. Bir diğeri ise Gurkha Welfare Trust (GWT) diye Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı'ndan fon alan ve eski Gurkha askerlerine yardım sağlayan bir vakıf. Gurkha, İngiltere'nin bölgedeki eski Gestapo güçlerinin adı. Bunlar devrimin başını çekiyor. Kocccccaman bir kırmızı bayrak.
Ve bununla da sınırlı değil. Lüks batılı otel zincirlerinden Coca-Cola'ya çok geniş bir bağışçı networkleri var. Hepsi de iblis iblis. Üstelik 2022'de USAID üzerinden Nepal'e "demokrasiye geçişi destek için" aktarılan para toplamda 1.6 milyar doları buluyor. Bütün bunlardan halkın ne kadar haberinin olduğu ise meçhul. Dolayısıyla da arketipik bir renkli devrimin çekirdek özelliği olan fonculuğu burada gözlemleyebiliyoruz.
Pakistan, Ukrayna ve Gürcistan'daki faaliyetlerinden severek takip ettiğimiz "ABD renkli devrim sorumlusu" Victoria Nuland de, önceki görevlendirmelerinden bilinen belgelendirilmiş kalıpları yansıtıyor. 2013‑2017 döneminde Ukrayna'daki siyasi geçişler sırasında 1991'den beri ABD'nin sivil toplum yatırımlarında 5 milyar doların üzerinde harcama oldu; Gürcistan'daki çalışmaları ise NATO üyeliği savunuculuğu ve çatışma sonrası askeri destek içeriyordu. Nepal ziyareti aynı şablonu takip etti: muhalefet liderleriyle yüksek düzeyli toplantılar, egemenliğin korunmasına dair kamu açıklamaları ve otoriter etkiye karşı demokratik değerlerin vurgulanması.
Ancak Nepal için bu milyarlık politik rüşvete erişmenin bedeli, Çin ile iş yapmayı kesmeleriydi. 2017'de Kuşak ve Yol Girişimi Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasına ve Trans‑Himalaya Çok Boyutlu Bağlantı Ağı çerçevesinin kurulmasına rağmen, 2024 itibarıyla hiçbir büyük BRI projesi Nepal'de tamamlanmadı. Kerung'dan Katmandu'ya uzanan amiral gemisi Çin‑Napol Sınır Ötesi Demiryolu fizibilite çalışmalarından sonra durdu; bunun yanında başlangıçta Çinli şirketlere verilen büyük hidroelektrik projeleri 2023'te Hint firmalarına devredildi.
3- Peki Renkli mi Değil mi Şimdi Bu?
Cevap evet. Biraz renkli devrim. Şimdi daha değineceğiz, iyice renkli bileşenlerin eline geçmiş durumda şu anda devrim. Ama altındaki Nepo Kids öfkesi de gayet gerçek, bir devrim momentumu olmasını yaratan şey Hami Nepal değil, ve birçok açıdan da devrilmeleri iyi bir şey. Ancaaaak. Hami Nepal, Devrimin emanetçi başkanını bir Discord oylaması ile seçti. Nepal'de Discord kullanım oranı %1'in altında. Bunu yenilikçilik, teknolojiklik falan diye sundular. India today muhabirleri denemek için discorda girip oy kullandı ve oyları sayıldı. Bu biraz garip bir durum oldu. Aday olarak sundukları kişi hakikaten pek siyasete bulaşmamış bir bürokrat olan Kharki. Dedim ki "Neyse imkan yoktu, zaten interim bir durum, hele biraz bekleyelim" ve biraz bekledim. Şimdi oldu biraz sonra. Ekonomi yönetimine 31 yıldır ekonomi bürokrasisinde olan ve bir önceki başkana da "ücretsiz gönüllü danışmanlık" yapan Rameshore Prasad Khana geldi.
- Göreve başlar başlamaz, fizibilitesi zayıf veya "hazır olmayan" binlerce küçük projeyi iptal ederek bütçeden yaklaşık 100 milyar Rupi (yaklaşık 750 milyon Dolar) tasarruf etme hedefini açıkladı. Bu, devlet harcamalarını, özellikle de tabana yayılmış küçük ölçekli kalkınma projelerini "israf" olarak gören ve önceliği bütçe açığını kapatmaya veren klasik bir kemer sıkma (austerity) politikasıdır. Sosyal fayda yerine mali bilançonun sağlığına öncelik verilir.
- Sendikaların ve sivil toplumun yüksek sesle dile getirdiği "servet vergisi" talebine karşı tamamen sessiz kalmıştır. Gündeminde böyle bir düzenleme yoktur. Buna karşılık, kariyeri boyunca en bilinen başarısı KDV (Katma Değer Vergisi) sahtekarlığıyla mücadele olmuştur ve yine KDV tahsilatının etkinliğini artırmaya odaklanmıştır. Neoliberalizm, sermayeyi ve birikmiş serveti ürkütmemek için servet vergisi gibi doğrudan yeniden dağıtımcı araçlardan kaçınır. Bunun yerine, vergi yükünü toplumun geneline yayan KDV gibi tüketim vergilerinin etkinliğine odaklanır. Khanal'ın politikası bu kalıpla birebir örtüşmektedir.
- Başkanlığını yürüttüğü Yüksek Düzey Ekonomik Reform Komisyonu'nun raporunda, Çevre Koruma Yasası'nın ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (EIA) süreçlerinin basitleştirilmesi, hızlandırılması ve proje tipine göre "hafifletilmesi" açıkça tavsiye edilmiştir.Bu, yatırımcının ve büyük projelerin önünü açmak için devletin düzenleyici rolünün zayıflatılması anlamına gelen tipik bir deregülasyon hamlesidir. "İş yapma kolaylığını" artırmak adına çevresel ve sosyal maliyetler ikinci plana atılır.
Anlayacağınız başta öyle olmasa da, Nepal'in devrimi süreç içinde gittikçe renklenmiştir. Khanal sürekli olarak "verimlilik", "rasyonalizasyon", "doğru harcama" ve "reform" gibi apolitik ve teknik terimler kullanır. Bu söylem, ekonomik sorunları ideolojik değil, "teknik" problemler olarak sunar ve çözümü uzman yönetimine bırakır. Bu, teknokrasinin özüdür. Ve devrik rejimin de sevdiği bir şeydir. Görünen o ki Nepal'i yakın zamanda bekleyen kader, "aynısının biraz daha batı yanlısı ve dışa bağımlısı" ayarında bir kaderdir.
4- Son Söz: Biraz da Saçmalayalım
One piece bayrağının dünyanın abuk subuk alakasız yerlerindeki hareketlerde pörtleme sebebi de biraz bu ha. Bunu yukarıda söylemedim çünkü hani hayat tecrübemden yürüttüğüm bi tahmin ama g.tümden uyduruyorum neticede. Bu tür STKların içinde bunların ajandasına inanmış üst orta sınıf genco çok olur ve bunlar böyle kültürel sembollerle birbirlerine atıf yapmayı sever.
O bayrak oraya Ağustos-Eylül 2025 Endonezya Gen Z “DPR” protestoları, Eylül 2025 Filipinler Luneta yolsuzluk mitingi, Eylül 2025 Paris’teki “Bloquons tout” gösterilerine nasıl geldiyse öyle geldi. Gençleri seksli ortam vaadiyle kandırıp karşı devrim yaptırmaya çalışıyorlar resmen ha. İkide bir görüyorum bunu bu Doyçevelle tarzı STK güdümlü devrimsel durumlarda. Neyse anlayış göstermem lazım ben de gençken direk yiyordum bunu namnamnam. Görüşürüz.
2018’de çıkan kapsamlı bir akademik çalışma, 2017 referandumunu sandık bazında analiz etmiş. Sandıkların %11’inde olağandışı örüntüler bulunmuş. Araştırmacılara göre yüksek katılım ve EVET oyları birlikte şişmiş. Anomaliler ayıklandığında sonucun HAYIR lehine döndüğünü bulmuşlar.
Dedi milletvekili babası sayesinde epey yüksek bir eğitimi alabilmiş, yıllarca büyük kanallarda çalıştıktan sonra bir kalemde istifa edebilme lüksüne sahip olmuş ve ardından alman vakıflarından gelen paralarla alman çığırıcılığı yapmaya başlamış sözde gazeteci…
Nevşin Mengü:
“Gençlerin bu kadar umutsuz olmasının bir nedeni de çok fazla Instagram ve TikTok’ta vakit geçirmeleri… Bir şey olmak istiyorsan, çok çalışman lazım.”
zamanında komşu yerine bunu biz yapıyorduk hem de araba yakmalı, elçinin kafaya sıkmalı falan.. sonra bunu yapanlara banka soyguncusu ya da eşkiya falan diyen ezik ve sinik bir nesil yetiştirmek ilk hedefleri oldu
Hız sınırı 50 kilometre olan yolda 70-80 basarak git, gayet mesafesi varken çıkan sürücüye takip mesafesinin üzerinde bir hızla yaklaş, sonra kadın sürücü diye taciz et. O Osmanlı tokatını senin götüne sokmak lazımmış da….
Türkiye cumhuriyeti devleti yok. 2016dan beri devlet yok. Hepsi illüzyon. Şuan bi devlet yok. 3 5 tane ülkeyi sömüren mafya var. Şuan tepenizde bi devlet yok. Şuan işini yapacak bi devlet görevlisi yok. Kendi halinize bırakıldınız. Diğerlerinin devleti çalışıyor. Bizim yok.
Türkiye'nin bağımsız mizah dergileri bugüne kadar yandaş ya da muhalif sermayenin boyunduruğuna girip medyalarına sığınmadı. Devletin kanatları altına girmedi. Reklam ve sponsorluk ilişkileriyle kendine tasma taktırmadı. Okurunun ödediği bedelden başka bir gelire tamah etmedi+