Değerli yol arkadaşlarım, kıymetli Üsküdarlı komşularım;
Bazı yolculuklar bir makamla başlamaz, bir makamla da bitmez. Bazı yolculuklar; çocuk yaşta içinde büyüdüğünüz değerlerle, mahallenizde duyduğunuz adalet duygusuyla, milletin sesine kulak vererek başlar.
Ben de çocukluğumdan bu yana, bu ülkenin insanına hizmet etmeyi, haksızlığın karşısında durmayı ve Cumhuriyetimizin değerlerini savunmayı kendime yol bildim. Bugün de aynı inançla, aynı heyecanla ve aynı sorumlulukla yeni bir yürüyüşe çıkıyorum.
Çünkü inanıyorum ki; milletin iradesinin yok sayıldığı, hukukun siyasetin gölgesinde bırakıldığı hiçbir düzen kalıcı olamaz. Bu topraklar, umudunu hiçbir zaman kaybetmeyen insanların omuzlarında yeniden ayağa kalkacaktır.
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkılapları, bizim yalnızca geçmişimiz değil; yarınlarımızı aydınlatan en güçlü pusulamızdır. O pusuladan sapmadan; demokrasiyi, laik Cumhuriyet’i, hukukun üstünlüğünü ve sosyal adaleti savunmaya devam edeceğiz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, İstanbul İl Başkanımız Sayın Özgür Çelik’in öncülüğünde, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun kararlılığıyla; Yeni Parti’mizin çatısı altında ayrışmanın değil, birliğin; öfkenin değil, umudun; karamsarlığın değil, yeniden ayağa kalkmanın mücadelesini vereceğiz.
Üsküdar’da birlikte yürüdüğümüz, omuz omuza mücadele ettiğimiz tüm yol arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Kurduğumuz her dostluk, sıktığımız her el, paylaştığımız her umut bu yürüyüşün en kıymetli hazinesidir. Bu vesileyle, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyuyla da paylaşmak istiyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında mücadele etmeyi sürdürecek tüm yol arkadaşlarıma gönülden başarılar diliyorum.
Aynı ideale farklı görevlerde hizmet ediyor olsak da ortak değerlerimiz; Cumhuriyet, demokrasi, adalet ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkılaplarıdır.
Birlikte omuz omuza verdiğimiz emeği ve dostlukları her zaman kıymetli hatırlayacağım. Aramızdaki köprülerin değil, dayanışmanın güçlenmesini diliyorum.
Yeni Parti Üsküdar İlçe Başkanlığı kapımız; Cumhuriyet’in değerlerine, Atatürk’ün ilke ve inkılaplarına, demokrasiye ve halkın iradesine inanan herkese daima açıktır.
Çünkü biliyoruz ki, mesele ayrılmak değil; Türkiye’nin geleceği için aynı idealleri farklı yollarda da olsa yaşatmaktır.
Bugün bir veda değil…
İnandığımız değerleri daha da büyütmek için yeni bir başlangıçtır.
Çünkü biz biliyoruz ki; isimler değişebilir, görevler değişebilir, partiler değişebilir. Ama Atatürk’e bağlılık, Cumhuriyet sevdası, demokrasiye olan inanç ve milletin iradesine duyulan saygı asla değişmez.
Ben, dün olduğu gibi bugün de milletin sesini dinlemeye, halkın yanında yürümeye ve Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını demokrasiyle taçlandırmak için mücadele etmeye devam edeceğim.
Yolumuz belli…
Atatürk’ün izinde, Cumhuriyet’in değerleriyle, Özgür Özel’in liderliğinde, halkımızın umudunu büyüten Yeni Parti’mizin çatısı altında; korkmadan, yorulmadan, vazgeçmeden birlikte yürüyeceğiz.
Çünkü en karanlık gecelerin ardından doğan güneş, hiçbir zaman umudunu kaybetmeyenlerin olacaktır.
Bugün çıktığımız bu yolculuğun sonu Türkiye’de iktidardır. Yürüyelim arkadaşlar…
İzmir Dikili’de tarım arazisinde başlayan yangın ormana, ardından yerleşim alanlarına ulaştı.
Her yaz aynı tablo: yetersiz önlem, geç müdahale…
Yangın kader değil; önleme ve planlama meselesi. Ormanlar ve yaşam alanları ihmalin bedelini ödememeli.
Türkiye'de artık tek adam, istediği partinin yönetimini istediği zaman değiştirebilir.
İstediği partiyi karıştırabilir.
Dolayısıyla mesele aslında parti meselesi değil "Türkiye" meselesidir.
Biz de İstanbul 5 https://t.co/YF4EYociBa Koruma Kurulu'na başvuru yaparak Kalamış Marina alanında tarihi bir liman var, denizde dipte inşaat yapılacak buraları kontrol et, burası 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı inşaata izin verme gibi bilimsel gerekçeler ile başvuru yapıyoruz 🤦
Kanarya Sevenler Derneği bu konularda daha "yetkinmiş" keşke ona başvuru yapsaydık...
Kurulun sorumluluğundaki Adalar, Ataşehir, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli ve Tuzla'yı artık Allah korusun ne diyim... @fbkalamisday
Meclis'te yine bir torba yasa teklifi var. Orman Kanunu'na aşağıdaki madde ekleniyor.
Tam anlamıyla felaket. En önemli sakıncası halkın ormanları şirketlere karbon yutağı ormanı olarak tahsis edilebilecek. Madencilik, enerji ve turizm yetmedi şimdi de bu.
Yıkılsın dünya!
Leyleklerin yuvası olan Bahçeşehir, şimdi betonun başkenti oldu. Hukuk dinlemeden Gölet’i betona gömen, Vaditepe’yi binalara boğan zihniyet, şimdi son yeşil yamaçları otopark yapıyor.
Doğayı katlederek modernleşilmez!
@yasinkartoglu@alpertuydes@csbgovtr
🌿 Bir korunun mücadelesi:VALİDEBAĞ GÖNÜLLÜLERİ
Validebağ Korusu’nun korunmasına yıllarını adamış Nilüfer Ağırdır, Neşe Şahna Salı | ⏰ 14:00’te 🎙️@acikradyo – Dünya Mirası Adalar konuklarımız.Sivil toplumun gücünü ve Koru’nun Avrupa’da örnek gösterilen başarısını konuşuyoruz
Üsküdar Belediyesi’nin “CARE Validebağ” uygulaması, Avrupa Birliği (AB) destekli European Heritage Hub tarafından yürütülen “Kültürel Miras Alanında Yerel İyi Uygulamalar Çağrısı” sonuçlarına göre, Avrupa genelinden seçilen 10 ilham verici uygulama arasında yer aldı.
https://t.co/nOzq8hCcZj
Milli Parklar turizmin emrine verilemez; maden ya da enerji hiç bir yatırım alanına dönüştürülemez. Yaşam destek sistemleri ekosistem hizmetlerini sürdürebilmeli, tüm yaşam formları geleceğe sağlıkla ulaşabilmelidir.
Ülkemiz için en büyük iyilik, kabul edilen maddeleriyle birlikte Yasa Teklifinin tümüyle geri çekilmesidir.
Lütfen herkes bu etiketi kullansın ve sesimiz büyüsün : #MilliParklarYatırımaAçılamaz
Toplum bir kuşsa, kadın ve erkek toplumun 2 eşit kanadıdır.
Siz hiç tek kanatla uçan kuş gördünüz mü?
Hayatın her alanında iz bırakan, emek veren ve ilham olan tüm kadınların #8MartDünyaEmekçiKadınlarGünü kutlu olsun.
#WomensDay2026#8Mart#8MartEmekçiKadınlarınGünü
#8martdünyaemekçikadınlargünü #8MartDünyaKadınlarGünü
Zeytinyağının litresi seneye belki de 1000 lira olduğunda, "bana ne" diyip, omuz silkmekle bu işten kurtulmadığını anlayacaksın. Birileri parasına üç kuruş daha katmak için senin sofrandaki zeytinleri çalıyor.
Şunlar çok önemli noktalar
1 - Gövde çapının en az 8 -10 katı kök topu alınmalıdır (ki videodakiler pek öyle gözükmüyor)
2- Dikildikten sonra 2 yıl bakım ve kontrollü sulama şarttır. Dikim çukuruna humik ve fulvik asitler, leonardit gibi kök gelişimini destekleyici maddeler eklenmelidir. (ki sen bunların tamamının yapılacağına inanıyorsan biraz safsın)
3 - Taşıma sırasındaki özen başarıyı etkiler. Çok yaşlı ağaçlarda başarı oranı buna bağlı olarak %30–10’a kadar düşebilir
4 - Farklı fiziksel koşullar sebebiyle tutması halinde bile eskisi gibi sağlıklı hale gelmesi de 5 - 10 yıl sürer
YAPMAYIN!
Dört hafta önce suyla ilgili en önemli gündemimiz barajların kuruması ve su kesintileriydi. Birkaç gündür taşkınlar, dolu savaktan salınan sözde "BOŞA AKAN" sular!
Lütfen yapmayın!
Sular boşa akmaz! Su, görselden de anlaşılacağı üzere hava küre (atmosfer), su küre (hidrosfer), taş küre (litosfer) ve canlı küre (biyosfer) arasında sürekli bir döngüye tabidir. Suyla ilgili kuraklık dahil yaşadığımız bütün sorunlar bu döngüyü bozmaktan kaynaklanıyor.
Yaşadığımız kuraklığı, denizlere ulaşamayan, baraj ve göletlerde tuttuğumuz sulardan bağımsız düşünemeyiz. Nehirler yer kürenin dolaşım sistemi gibidir. Denizler ise kalptir. Nehirler yeryüzünden topladıkları besinleri denizlere taşımazsa, denize ulaşmazsa su döngüsü bozulur. Denizdeki besin zinciri sekteye uğrar. Biyosfer, insandan, ihtiyacı olan tarımdan ibaret değildir. Bütün tatlısular tarımsal sulama, sanayi ve insan kullanımı için olamaz.
Bu kadar bencillik fazla!
Su yönetimi, suları barajlarda biriktirip insanın bencil ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Suyu ekosistem ihtiyaçlarını da dikkate alarak bütünsel şekilde yönetmek zorundayız. "Suyu yanlış yönetirseniz, azı kadar fazlası da zarardır. Bakın ovaları su bastı." benzeri açıklamalar yanlıştır. Nehir yatağını tarla yaparsan aradan bin yıl geçse bile birgün su basar. Ayrıca baskınlar toprak için bir çeşit doğal gübreleme işlevi görür.
Lütfen dereleri, çayları, nehirleri, ırmakları rahat bırakın! Sadece yatağından uzak durun. Yatağını işgal ettiyseniz ekip biçtiğinizi kâr sayın ve suya saygı duyun.
Ne güzel yağış gelmiş, baraj dolmuş, aç gözlülükle barajdan taşan suya da göz koymayalım. Bizim dışımızda da dünyada canlar, canlılar var. Hatta suyun da nehirlerin de hakkı var.