Diyarbakır’da Kürt Dil Konferansı yapıldı.
Diyarbakır Belediyesi yöneticilerinin yönettiği konferansta alınan kararlar:
• Kürtçe bilmeyen personel için zorunlu dil atölyeleri düzenlenmesi
• Kurum, kuruluş, sokak, cadde ve park adlarının Kürtçeleştirilmesi
• Kürtçenin kurum içi yazışmalarda esas dil olması
• Kurum ve kuruluşların dil çalışmaları için bütçelerinden özel pay ayırması
• Kurumların resmi internet siteleri, sosyal medya hesapları ve basın açıklamalarında Kürtçenin birinci dil olarak kullanılması; diğer dillerin çeviri olarak yer alması benimsendi.
• Kreşler, çocuk merkezleri, oyun odaları ve anaokulları gibi alanlarda Kürtçe çalışmaların yaygınlaştırılması
ŞEYH SAİD VE 46 ARKADAŞININ MEZAR YERLERİ AÇIKLANMALIDIR
Şeyh Said ve 46 arkadaşı, 29 Haziran 1925’te Diyarbakır’da idam edildi. İdam edilişlerinin üzerinden 101 yıl geçmesine rağmen, ne kendisinin ne de arkadaşlarının mezar yerleri hâlâ açıklanmamıştır. Bugüne kadar Baromuzun da aralarında bulunduğu çeşitli kurum ve kişiler tarafından yapılan başvurulara rağmen, herhangi bir ilerleme sağlanamamış; açılan davalar da reddedilmiştir.
Benzer şekilde, Said-i Kürdi ve Seyit Rıza gibi toplum nezdinde büyük saygı gören âlimlerin de mezar yerleri açıklanmamıştır. 1990’lı yıllarda yaşanan binlerce faili meçhul cinayet, kaybedilen insanlar ve kimliği belirlenemeyen toplu mezarlar da aynı trajik zincirin halkalarıdır. Bu karanlık sayfaların aydınlatılması, hakikatle yüzleşmenin ve gerçek bir toplumsal barışın kurulmasının ön koşuludur.
Bugün Türkiye’de devam eden diyalog ve normalleşme sürecinin anlamlı olabilmesi için, geçmişle yüzleşmeye dair samimi adımlar atılması elzemdir. Bu adımlardan biri de, başta Şeyh Said olmak üzere, halkın hafızasında derin izler bırakmış kişilerin mezar yerlerinin açıklanması ve ailelerinin bu konuda bilgilendirilmesidir.
Yas tutmak, vedalaşmak ve yaşamını yitirenlerin mezarına ulaşmak evrensel ve insani bir haktır. Bu hak, yalnızca insan onurunun değil, aynı zamanda barışçıl bir toplumsal yaşamın da temel taşlarından biridir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da açıkça ifade edildiği üzere, ailelerin kaybettikleri yakınlarının akıbetini bilme ve onları uygun şekilde defnetme hakkı, devletin yerine getirmekle yükümlü olduğu temel yükümlülüklerdendir.
Diyarbakır Barosu olarak, tarihsel, hukuki ve insani sorumluluğumuzun gereği olarak;
* Yetkilileri, Şeyh Said ve birlikte idam edilenlerin mezar yerlerini açıklamaya,
* Toplumsal barışın ve geçmişle yüzleşmenin önünü açacak şekilde şeffaf, hesap verebilir ve sonuç odaklı bir tutum sergilemeye çağırıyoruz.
Bunun bu şekilde aktivizmini yapanlar zaten ne olduğu belli hepsi örgütçü kişiler. 20 taneye bakıp dünyadaki on binlerce insana karşı öfke püskürtmek insanlık dışıdır. Şimdi bunlar böyle konuşarak Türk olduğunu sanıyorlar. Bir kişi bilimsel olarak doğumda atandığı cinsiyetin dışında hissedip, beyin dalgaları dahil o hissettiği cinsiyette çıkmakta. Ömrü boyunca acı, psikolojik sıkıntı çekmekte. Bunca sorunu sırf senden düşmanlık görsün diye mi isteyecek? Siz translar dünyanın en mutlu insanı mı sanıyorsunuz acaba? Nedir derdiniz insanlarla? Dün işinde gücünde efendi, adam gibi adam bir trans erkek dostumun düğünü vardı. Biz biliyoruz bunu başkalarına söylemediği takdirde bilemez. İmkân olduğunda süreçlerini devam ettirip yaşamlarını istedikleri konuma getiriyorlar. Yani size de burada bok yemek düşüyor arkadaşlar
@Ayldz1606 Öncelikle sen o kıvrımları tıkanmış beyninle bana laf sokarak tümceye başlayacağını mı sanıyorsun? Anlayamadınsa o senin sorunun benim değil. Sana cinsiyet ifadesi borcum da yok! Kullanmıyorum
Oturduğum semtte bütün kaldırımlar sağ ve sol dahil iki tarafta full araba park edilmiş şekilde komple bütün sokaktan yürümek için yolun ortasını kullanmam lazım mesela. Sorun olan budur. Zaten dar olan ve kapatılan bu küçük alan değil. Dünya yalnızca insan denen ırka ait değildir
Kadıköy’de vatandaşların yoğun olarak kullandığı bir kaldırım hayvansever olduğunu iddia eden kişilerce kapatılarak sokak kedileri için yuva yapıldı.
Vatandaşlar duruma tepki gösterdi.
Türklük tanımını müslümanlığa indirgersin, halkı sağ -sol/ allahsız-müslüman diye bölen zihniyete geçersin, pusu atmayı, el pençe divan durmayı, kadınları ikinci sınıfa koymayı, he bir de kürtler kardeşimiz apo da önder falan demeyi öğrenir güzel katkıları alarak eve dönersin
@Mnevvereke43133@imparator_1881@ajansmuhbir1923 Arada şöyle bir fark var kendileri çalışmadığı, iş yapmadığı ve nüfusu yetmediği için Türkler oraya götürüldü. Ücretli köle olarak. Bizim gidenler de aynı çomar gibi oldukları için köyünde neyse orada da o oldu
Kaleiçi uyuşturucunun yuvası olmak üzere!
Muratpaşa’mızın merkezinde bulunan ve oldukça turistik olan Kaleiçi bölgesi, uyuşturucu bataklığında.
Torbacıları ve zehir tüccarlarını bize bildirin.
@yorukelihareket