every single time some washed up bitter old sitcom star tries to make this point the continued existence and cultural dominance of it’s always sunny in philadelphia proceeds to obliterate any point they might’ve had
🌍 Buzul çağı meselesi son günlerde yine konuşuluyor ancak işin aslı şu:
Dünya cayır cayır yanarken, haritada Grönland'ın hemen altında tuhaf bir şekilde buz gibi soğuyan TEK bir bölge var: "Cold Blob" (Soğuk Leke).
Yıllardır "Rüzgarlar mı soğutuyor?" diye tartışılıyordu ama bu işe hayatını adayan bir ekip var ve onların son çalışmasına göre okyanusun sadece yüzeyi değil, tam 1000 metre derine kadar giden soğuma emareleri var.
Bu ne demek? Küresel ısınma bir yandan tam gaz devam ederken, gezegenin okyanuslardaki en kritik ısı dağıtım mekanizması (AMOC) dipten duruyor.
Eskiden bu sirkülasyonun çöküşü yüzyılın sonuna doğru bekleniyordu ama son çalışmalar gösteriyor ki, sistemi besleyen Kuzey Atlantik girdabı (Subpolar Gyre) kırılma noktasını geçmek üzere. Eğer bu olursa 10-15 yıl sonra yani 2040’lar gibi çok yakın bir tarihte başta İngiltere ve Batı Avrupa olmak üzere ölümcül bir soğuma dalgası tetiklenebilir ve diğer yakın ülkelerin de havası farklı şekillerde (kuraklık, çölleşme, ani gökgürültülü fırtınalar vb.) etkilenebilir.
Avrupa'nın iklimi için biraz kritik bir mevzu👇
Ne talihsiz bir konuşmacı seçimi @adalarbld .
Bu zat Kocaeli Üniversitesi'nde meslektaşlarına sistematik mobing uygulamış, militan AKP'li rektör adayını desteklemiş, görev yaptığı etik kurulda meslek etiğine sahip çıkan Onur hoca aleyhine tutum almış, KHK sürecinde en ufak dayanışma göstermemiş biridir. Bir bölümdaşının işinden olmasında baş sorumludur.
Vakti zamanında Kocaeli Dayanışma Akademisi tarafından ifşa edilmiş, mensubu olduğu siyasi çevreden bile uzaklaştırılmıştır.
"Felsefenin sefaletinden" değil kendi sefaletinden söz edebilir ancak.
@alimacit_ Çok acı bir olaydı..
@ismailsaymaz denen ayarsız, ölen o insanlar hakkında saçmaladığında kendisini eleştirdiğim için engellemişti beni o gün.. https://t.co/6q05uOQ2W8
Yavuz Saltık, 2019’da Fatih’te siyanür içerek intihar eden dört kişilik aile detayına da değindi.
Kimsesizler mezarlığına koyulmak zorunda kalacak olan ve borçları nedeniyle intihar eden o aileyi Saltık, İmamoğlu’na anlatıyor. İmamoğlu’nun verdiği tepkiyi Saltık böyle anlattı:
Bir Sosyal Hizmetler Daire Başkanı iken hepiniz hatırlayacaksınızdır mutlaka. Pandemi dönemiydi çünkü ben de göreve yeni başlamıştım. Fatih'te 4 yetişkin kardeş siyanür içerek intihar etmişti Başkanım. Şimdi ben de Sosyal Hizmetler Daire Başkanıyım. Yani bir şey becereceğim diye beni oraya atamışlar.
Gitsen de bu yoksullara, ihtiyaç sahibi insanlara yardım edin. Şimdi böyle bir şey oldu ki belediyeye 1 kilometre yakınlıkta bir hanede yetişkin 4 insan intihar ediyor. Ben hemen olay yerine intikal ettim. Durum gerçekten çok acı bir durum. Yetişkin 4 kardeş yoksulluktan ve açlıktan intihar etti Sayın Başkanım. Hani o sen komşusu tokken aç yatan bizden değildir şeyi var ya hadis-i şerif. E biz şimdi ne yapacağız? Bundan da sorumlu kişi benim.
Ben mahallenin muhtarına gittim o zaman. Bir de mahallenin bakkalına gittim. Dedim ya "Yakışıyor mu?" dedim ya "Burada 4 yetişkin insan intihar ediyor ve duymuyor musunuz Sayın Muhtar?" Bakkalla daha da sert konuştum. Bakkal bana inanılmaz bir tonda "Yavuz Bey" dedi "öyle bilip bilmeden konuşmayın. Bu aile" dedi "öyle gururlu bir aileydi ki biz veresiye defterine istediklerini gelip yazdırabilecekken utancından evden dahi çıkmadılar. Biz de" dedi "birkaç esnaf arkadaş poşetlerle şey topladık" dedi "yardım, şeylerini topladı.
Zili çaldık açmadılar. Biz kapının önüne bıraktık" dedi "şeyleri poşetleri, yardım poşetlerini. 15 gün orada kaldılar almadılar" dedi gururlarından. Son 1 ay sadece yumurta yemişler o aile. Ben şimdi mahcubiyetle Ekrem Başkanımızı aradım, ben şimdi ve bu arada ailesinden 1 tane tanıdığı, akrabayı, taallukatından hiçbir kimse çıkmamış. Hiç kimse.
Ben sordum "Biz de göreve yeni başlamışım, belediyede prosedür nedir?" bilmiyorum. Dediler ki "Bunlar kimsesizler mezarlığına defnediliyor böyle olunca, kimsesi yok. Aileden bir efradından kimse yok."
Ben de Başkanımı aradım, dedim "Başkanım, bizim bir arkadaş grubumuz var bu Doğu Güneydoğu'ya, Balkanlar'a yardıma gittiğimiz arkadaş grubu. Onlarla biz konuştuk, bizim gönlümüz bu arkadaşların, bu 4 kişiyi, 4 kardeşin kimsesizler mezarlığına defnedilmesine razı değil bizim gönlümüz."
Ben cümlemi tamamlamadım, belki Başkan hatırlayacaktır, tamamlatmadı bana. "Biz sahip çıkıp gömmek istiyoruz." diyecektim.
Dedi ki "Biz kimin için varız?" dedi "Yavuz. Sen şimdi hemen olay yerine gidiyorsun, cenazeleri teslim alıyorsun ve sahibi İBB'dir. Biz o insanlar için varız." dedi.
IRON MAIDEN PERFORMING INFINITE
DREAMS AFTER 38 YEARS!!
In an unprecedented moment, Iron Maiden performed at their tour-opening Athens show, the wonderful classic Infinite Dreams, which hadn't been played live since December 12, 1988.
#biamag | Gençler hakkında bilmeniz gerekenler
👉️ "Türkiye’de gençlerin içinde bulunduğu bir kuşak sorunu, geçici bir tablo değil bu yapısal bir problem. Kurumlar açısından ise bu veriler yalnızca bir tespit olarak görülmemeli aynı zamanda bir çağrı niteliğinde alınmalı."
✍️ Özgün Biçer yazdı
🔗 https://t.co/3gOiOVDBhu
Yedikule marulunun yağlı ve lezzetli olmasının nedeni bin küsür yıldır yukarısında kurulu mezarlıklardan aşağı akan insan özütü, yağıdır.
Afiyet olsun.
2000'lerin interneti punk'tı. Blogların patlaması müzik, edebiyat fanzinlerinin siber devamı gibiydi, çünkü kültürü tüketen değil üreten de olma arzusu hakimdi, saatlik stüdyo kiralayıp çalamadığımız enstrümanlarla güreşiyorduk. Şimdi vasat bir kültürün tüketimi var sadece.
Üsküdar Yük İskelesi ve Sokak Köpekleri
1901 tarihli kartpostal üzerinde el yazısı ile büyük olasılıkla:
"Il faut assister à une bataille de chiens de rue : mais autant les animaux sont féroces entre eux autant ils sont doux pour l'homme."
"Sokak köpeklerinin bir kavgasına şahit olmak lazım: ancak bu hayvanlar birbirlerine karşı ne kadar vahşiyseler, insana karşı o kadar uysaldırlar."
AI destekli tercüme neticesinde bunlar yazıyor sanırım.
(sokak, insan, isim derken gündemi de kaçırmayalım :))
Tarihin gördüğü en absürd başlık budur. Mesele sanat anlayışı değildi. 12 Eylül döneminde 1402 ile uzaklaştırılmış akademisyenlerin okula mahkeme kararlarıyla geri dönmesi ile başlayan bambaşka bir durumun magazinleştirilmesiydi. İşin kökü 12 Eylül darbesine gider
#LadesBeyoglu Dün çok tesadüfen Beyoğlu Lades Lokantası'nın kapanacağını öğrendim. Hayatımın 25 yıllık anılarına sığdırdığım Lades'in bugün son günüymüş. Bugün vedalaşmak için gittin. Müdavimleri veda için gelmişlerdi.