3 Mayıs bir bayram değil anmadır. Milli şuurun uyanışı ve ayaklanmasıdır.Milliyetçiler günü,Türklük veya Türkçülük günü değil ‘’TÜRKÇÜLER’’ günüdür.
Vaktiyle bir Atsız varmış
Var Olsun!
Bayrağı indiren terörist, tekerlekli sandalye ile hapse gönderiliyor. Yakalandıktan sonra kötü muamele yapılması birilerinin içini soğutabilir. Bazı duyguları tatmin edebilir.
Ama onun layığı tırmandığı bayrak direğinde vurulmasıydı.
Onurlu ve görevine bağlı Türk polisinin sözleri gündemde geniş yankı uyandırdı.
Bir polis memuru, Öcalan’la yapılan görüşmeler nedeniyle AKP ve MHP’ye yönelik sitemini şu ifadelerle dile getirdi:
‘Bu süreç başladığından beri huzurla uyuyamıyorum.
Son sözü her zaman Türk milleti söyler.’
Umarım görevden almazlar ya da sürmezler.
41 yıldır mücadele ettiğimiz terör örgütü yüzünden binlerce vatan evladını şehit verdik, binlercesi gazi oldu. Bedeli bu kadar ağır olan bir mücadelede, bugün Gazi Meclisimizde bölücülüğün konuşulması kabul edilemez, affedilemez ve asla normalleştirilemez. Bu, düpedüz akıl tutulmasıdır.
Türk devleti, tarihi boyunca hiçbir zaman kendisine baş kaldıran bir teröristin ayağına gitmemiştir. Bu yaşananlar, sadece şehit ve gazilerimize değil; binlerce yıllık Türk töresine de bir meydan okumadır. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir.
Yaşananları en sert şekilde kınıyoruz.