2026-İlk yarı satış toplantısındayız. Benim dışımda herkes slaytları yapay zekaya yaptırmış... Bütün şirketin en büyük adet ve ciro hacmini benim kategorim yapıyor ama en kısa slayt bendeydi. Söyleyeceklerim bu kadar...
Aradılar ve fiyatlarının burda göründüğü gibi olduğunu bir değişiklik olmayacağını söylediler.... Keşke aramak için mesai harcamasaydınız.... @TTDestek
Ev taşıdığımız için alt yapı sebebi ile abonelik alacağım. AMA PARDON DA BU FİYATLARLA MI? Rakip firmanızda bunların yarı fiyatı ödeme yapıyordum. Ve taşınmasam 1 yıl daha devam edecekti. Birde bazı fy'leri kampanyalı diye koymuşsunuz..Dalga geçiyorsunuz. @TurkTelekom@TTDestek
Ev taşıdığımız için alt yapı sebebi ile abonelik alacağım. AMA PARDON DA BU FİYATLARLA MI? Rakip firmanızda bunların yarı fiyatı ödeme yapıyordum. Ve taşınmasam 1 yıl daha devam edecekti. Birde bazı fy'leri kampanyalı diye koymuşsunuz..Dalga geçiyorsunuz. @TurkTelekom@TTDestek
@pegasusdestek çağrı merkezinize bağlanamayalım, bağlanırsakta konuşamayalım diye bir sistem mi oluşturdunuz? Bekleme sürelerini geçtim bağlanıyorum ama karşıdaki arkadaşınız "sizi duyamıyorum diyip duruyor" ikidir aynısı oluyor. Biz konuşamayınca sorunları nasıl çözeceğiz??
After careful consideration and hearing the feedback from our fans whilst fully respecting their concerns, our show in Istanbul will be now postponed until 2026 so we can ensure DBL Entertainment will not be involved.
Thank you for your ongoing support, it means everything to us. See you in 2026!
Küçümsendiğine bakmayın, tüketim boykotu, bu iktidarın 23 yıldır en çok korktuğu şey olabilir dostlar.
İşim gereği sinemadan örnekleyeyim; hatırlarsınız, Matrix’teki makineler insanları uykuda tutuyordu çünkü onlardan enerji çekiyorlardı. Yani insan dediğin şey bir bataryaydı. Mevcut iktidarın 23 yılda kurduğu düzene bakınca da aynı mantık var ama bu sefer işler biraz daha “ince ayar”. Uykuda tuttuğu kitle sadece kendi seçmeni değil; esas enerji, yani para, seküler kesimden çekiliyor. O kitle üretiyor, çalışıyor, vergi veriyor, tüketiyor ama sistemin kontrolü onların değil.
AKP buradaki Matrix’i şöyle kurdu: Seküler insanlara hitap eden kültür, sanat, eğlence, restoran, sahne, festival gibi alanları yandaşa geçirerek dizayn etti. Mekanlar dolup taşıyor ama sahneye kim çıkacak, kim çıkamayacak onu birileri belirliyor. Seküler mahalle alışveriş yapıyor, para akıtıyor ama o paranın yönü hep aynı yerlere gidiyor. Yani insanlar Matrix’in içindeki gibi zannediyor ki hayatlarına dokunulmamış, özgürce yaşıyorlar. Halbuki o özgürlüğün çerçevesini de sistem çizmiş. Paranı alıyorlar ama söz hakkı vermiyorlar. Sen sinema izliyorsun, tiyatroya gidiyorsun, konser bileti alıyorsun ama o salonların kimde olduğu, o paranın kimlere aktığı hep belli.
Ve tıpkı Matrix’teki gibi, sistemin devamı için senin uykuda kalman gerekiyor. Çünkü uyandığın an, sahnenin kime ait olduğunu, paranın kimde toplandığını, kararları kimin verdiğini fark ettiğin an, sistemi sorgulamaya başlarsın. O yüzden bu düzenin en büyük korkusu: uyanmış bir seküler kitle. Çünkü bu Matrix’in elektrik kaynağı onlar — ve fişi çekmeye karar verirlerse, sistem karanlığa gömülür.