TÜRK-İŞ’in açıklamalarına göre açlık sınırı Mayıs'ta 35 bin 174 TL’ye, yoksulluk sınırı 114 bin 576 TL’ye yükseldi.
Halkın büyük çoğunluğunun yoksulluk sınırının altında.
Ancak açlık sınırını geçebilenler ise giderek azalıyor.
Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir.
Ülkeler 4'e ayrılır: Gelişmiş ülkeler, Gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye.
@hizlisayar 12/05/2007 Taksim,Porof ZİHNİ SİNİR imzalı,ABSÜRD ÖTESİNE SEYAHAT kartpostalı oğlumun çalışma masası üzerinde;adına imzalı,pek kıymetli! 11 yaşındaydı o https://t.co/2lFZrZ3oVHıza bir durum varsa hemen Z.S.procesi ile kendisini anarız.Acil şifa dileriz,saygı,sevgilerimizle🙏❤️
Müsaadenizle Çocuklar”
Okul öğrenci korosunda, öğrencileriyle birlikte sahneye çıkan Kozlu Ortaokulu Okul Müdürümüz İbrahim Uğur Metin, seslendirdiği “Müsaadenizle Çocuklar” şarkısıyla izleyenleri adeta yıllar öncesine götürdü. Ses tonu ve sahne enerjisiyle Barış Manço’ya benzetilirken performansı kısa sürede binlerce kişiye ulaştı.
Okul müdürümüzün öğrencileriyle ortaya koyduğu bu performans, eğitimin sadece derslerden ibaret olmayan farklı bir boyutunu da ortay koydu. Bu özel anlar, sosyal medyada defalarca paylaşılırken örnek oldu. Sevgili öğrencilerimizi, okul müdürümüzü ve koro şefimizi tebrik ediyoruz.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@mebtegm@ebubekirsavasci@uygarkeskin
#MüsaadenizleÇocuklar
#BarışManço
Haftasonu operasyonu klasik oldu.. yeterki pazartesiye piyasa etkisi düşsün ..
yatırım aracı fiziki olmayan gece rahat uyuyamaz...
Son dakika...TÜİK Başkanı görevden alındı! https://t.co/2U5FZPkjFM #gazetesozcu@gazetesozcu aracılığıyla
Değerli dostlar,
Bu akşam (Çarşamba) saat 22:00’de yayındayız.
Piyasalara birlikte bakalım,
biraz da sohbet edelim.
Vakti kısıtlı olanlar sorularını şimdiden yorumlara bırakabilir.
Yayının başında hızlıca üzerinden geçelim.
Zamanı olanlarla ise yayında hasbihal ederiz. 🌹
Tavuklara verilecek büyüklük ve kalitede yeşil salataya 80 lira verdik.
Skimpflasyon: Kaliteyi düşürüp fiyatı aynı tutmak.
Shrinkflasyon: Miktarı azaltıp fiyatı aynı tutmak.
Bizdekiflasyon: Kaliteyi düşürüp, miktarı azaltıp fiyatı da artırmak.
Değerli dostlar,
Cumartesi saat 21:00’de YouTube’da canlı yayındayız.
Piyasaları birlikte analiz edeceğiz.
Sorularınızı bu paylaşımın altına bırakabilirsiniz.
Yayın adresi;
https://t.co/euEkuYrKXR
♈Nefes kalbin ilk atışıyla son vuruşu arasında aralıksız devam eden bir enerji kaynağı.
Dan Brule bu işin en önde gelen uzmanlarından biri.
Ben de bu tekniği bilmiyordum.
Eski bir teknik. Hem enerji hem sükunet hem odaklanma sağlıyor.
Tam #Blackrock Larry Fink “ paranın şeytanı diye girdim yayın kesildi. Şaşırdık mı ?
Hülyayla üç kere Merz - Colani anlattık.
Sağolsun @adibellidir arka rejide kısa sürede çözdü.
O sebeple “ Dünyada Neler Oluyor ? “ yayını youtube da iki parça halinde oldu.
Bölüm 1 Jeopolitik / global
Not : Hype var bu sefer🌸💕
https://t.co/AQ5BCOhTzR
#dünyadaneleroluyor #konuşulmayankalmasın
Konya’da bir babanın, kendi oğlunun yumrukları altında yere yığılıp bayıldığı videoyu dehşetle izledim.
Bir evin içinde, kan bağının en kutsal sayılması gereken yerde, bir genç babasını bayıltıncaya kadar dövüyor. Yetmiyor; telefonu çıkarıyor, o kanlı, o acı dolu anları kaydediyor ve videoyu amcasına gönderiyor. Sesindeki soğukluk, insanın iliklerine işliyor:
“Kardeşin öldü mü kaldı mı bilmiyorum, bunun ölüsünü buradan al.”
Bu cümleleri okurken mideniz kalkıyor mu? Kalkmalı. Çünkü bu sadece bir aile trajedisi değil; bu, toplumun çürümesinin en çıplak, en korkunç hali.
Bir evladın babasına el kaldırması zaten başlı başına felaket. Ama bunu kaydetmek, bunu bir zafer videosu gibi yakın akrabaya göndermek, insanlıktan çıkmanın belgesi. Bu genç, babasını döverken sadece yaşlı bir adamı değil, tüm bir neslin saygısını, aile bağını, merhameti yerle bir ediyor. Ve biz, ekran başında izlerken, “Nasıl olur?” diye soruyoruz. Nasıl olur da bir evlat, babasına “ölüsü” diye hitap eder?
Nereye gidiyoruz?
Değerlerimizi kaybettik. Saygı, sevgi, aile kavramı birer birer eriyor. Sosyal medya baş tacı; şiddet normalleşiyor, acı eğlenceye dönüşüyor. Bir genç, babasını döverek “güç” gösterisi yapıyor ve bunu paylaşmaktan çekinmiyor. Çünkü beğeni alıyor, çünkü “viral” oluyor, çünkü bazıları bunu “cool” buluyor. Bu mudur geldiğimiz nokta?
Bu olay buzdağının görünen kısmı. Kaç evde benzer şiddet yaşanıyor da kamera yok diye duymuyoruz? Kaç genç, öfkesini kontrol edemiyor, saygıyı bilmiyor? Eğitim sistemi, aile yapısı, toplum olarak nerede yanlış yaptık?
Bir şeyler yapmalıyız. Artık suskun kalamayız.
- Ailelere, çocuklarına “saygı”yı, “merhamet”i öğretmek zorundayız.
- Okullarda sadece ders değil, ahlak ve empati eğitimi verilmelidir.
- Şiddet içeriklerinin normalleştirilmesine karşı topluca dur demeliyiz.
- Devlet, aile içi şiddete karşı daha caydırıcı cezalar getirmeli, rehberlik hizmetlerini yaygınlaştırmalı.
O baba muhtemelen hastanede yatıyor. Ama asıl yaralı olan biziz; vicdanımız, insanlığımız.
Bu olay unutulmasın. Unutturmayalım. Çünkü bir daha böyle bir video izlemek istemiyoruz. Bir daha bir evlat, babasına “ölüsü” demesin.
Yeter artık. Uyanmamız lazım.