İlk ders: Her şeyi kişisel alma.
İkinci ders: Herkesi memnun etmeye çalışma.
Üçüncü ders: Sana değer vermeyene ayırdığın zamanı kendine geri ver.
Dördüncü ders: Her savaşa girme; bazı insanları cevapsız bırakmak en güçlü cevaptır.
Final sınavı ise şu: Huzurunu, haklı çıkmaktan daha değerli görebildiğin gün mezun oluyorsun.
"Vedalaşabilmek"
Ne yaptığınızı biliyorsanız, bilinçli bir seçimse, kimseye zarar vermiyorsanız, kendi yolunuzda yürüyün ve aptallarla ilgilenmeyin. Onlar her zaman sizi aşağıya çekmeye çalışacak. Unutmayın, yarattığınız etki ne kadar büyükse o denli nefret edileceksiniz. Oscar Wilde "Bir etki yarattınız mı bir düşman kazandınız demektir. Sevilmek için sıradan biri olmak gerek."diyerek, bu gerçeği yaklaşık 150 yıl önce dile getirmiş.
5.boyutta artık bireysel zihin çalışmaz.
Senkronize bilinç alanına girilir.
Sen bir şey düşündüğünde, aslında onu düşünmüyorsun o düşünce alanına bağlanıyorsun.
Bu nedenle 5. boyutta ilham aniden gelir,
rüyalar netleşir, telepatik algılar açılır.
Çünkü bireysel veri akışı değil, kolektif bilgiye erişim başlar.
5. Boyut bilincinde olduğunda önce olay olur, sonra tepki verirsin.
Ama bu bilinç düzeyinde tepki, olaydan önce gelir.
Çünkü algın neyse, evren onunla eşleşmiş olarak açılır…
En güçlü manifest tekniği evrenden bir şeyler dilenmek değil, şükran frekansına geçmektir. Sistem senin neyin eksikliğini çektiğinle ilgilenmez, neye teşekkür ettiğine bakar ve onu çoğaltır.
Şikayeti sustur, elindekinin değerini bil ve gerisini sadece izle. 🦋🪶
“Eğer şükrederseniz, elbette size artırırım…” (İbrahim 7)
CARL JUNG’UN ARZULARI GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRME YÖNTEMİ
Şüphecilerde bile işe yarar.
Bunu 10 gün boyunca uygula ve garip bir şeyin olmaya başladığını fark edeceksin: ++
Thoughts = Frequencies
Emotions = Magnetic Signals
Voice = Vibrational Weapon
Words = Spells
Silence = Hidden Power
Dreams = Astral Messages
Sleep = Dimensional Reset
Imagination = Portal Technology
Meditation = Frequency Alignment
Intuition = Divine GPS
Consciousness = Infinite Field
Soul = Eternal Observer
Spirit = Cosmic Current
Aura = Electromagnetic Shield
Chakras = Dimensional Gateways
Pineal Gland = Organic VR
Third Eye = Inner Telescope
DNA = Cosmic Blueprint
Cells = Living Micro Universes
Melanin = Biological Solar Panel
Cerebrospinal Fluid = Sacred Oil
Hormones = Chemical Messengers of Consciousness
Memory = Time Archive
Energy = Currency
Time = Mental Construct
The Moon = Emotional Amplifier
The Sun = Source Generator
Stars = Celestial Codes
Sacred Geometry = Architecture of Creation
The Universe = Living Intelligence
The Human Body = Biological Space Suit
The Human Being = Light Experiencing Matter
Life = Spiritual Simulation
Death = Frequency Transition
Awakening = Remembering Who You Are
@spiritualizzm İşte uzun zamandır aradığım cevap
Bazı zamanlar kullandığım kelimelerin ne anlama geldiğini bilmeden kullandığımı farkettiğimde kelimenin osmanlıca olduğunu buluyorum ve çok tuhaf geliyor
Burada çok değerli insanlar var biliyorum. Kendilerinden özür dileyerek, saygısız ve hadsiz yorum yazanlara bir çift söz söylemek istiyorum. Ya ben sizin sinaptik bağlantılarınızdaki aksiyon potansiyelinizi s2m. Olmamışlığınızı ayrı, nevrotik öfkenizi ayrı s2m. Yettiniz artık.
Eve geldiğinde "rahat" giyiniyorsun ya pijama, eski tişört, eskimiş şort.
Bu rahatlık kendine saygının düşüşüdür.
Çin filozofu Lao Tzu: "Kendine nasıl davranırsan dünya da sana öyle davranır."
Evde de düzgün giyin.
Lüks değil temiz, ütülü, yerinde.
Beyin "ben kendime değer veriyorum" diye okur.
Davranışın değişir. Karar kaliten artar.
Kendine itibar et. Önce sen kendine.
Davranışını değiştirirsen kaderini değiştirebilirsin.
Bu en basit konularda bile geçerlidir, benden söylemesi.
PARA BİR ENERJİDİR.
Para konusunda son 30 yılda uydurulan en fiyakalı yalan.
"Pozitif düşün, evren sana getirsin."
Çöp.
Eğer öyle olsaydı günde 16 saat "zenginim, zenginim" diye tekrar eden adamlar şimdi Forbes listesinde olurdu.
Ama gerçek bir şey var.
Para bir enerjidir.
Ve enerji fizik kuralıdır.
Pozitif düşünce değil.
Manyetizma değil.
Sihir değil.
Fizik.
Otur, dinle. Sana 10 yıllık gözlemimi anlatacağım.
Para niye enerjidir biliyor musun?
Cebine 10.000 lira koyduğunu düşün.
O kağıt parçası emek.
Birinin saatleri, çabası, zekası, terinin yoğunlaşmış hali.
Sen onu harcadığında başka birinin emeği, çabası, hizmeti senin elinde maddeleşiyor.
Yani para enerji transferi.
Tıpkı elektrik gibi.
Bir noktadan diğerine akıyor.
Akmazsa birikiyor.
Birikse de hareket etmezse çürümez ama çoğalmaz.
İktisat profesörleri buna "para arzı, talep, dolaşım hızı" der.
Eskiler aynı şeye "bereket, akış, kısmet" diyordu.
İkisi de aynı şeyi anlatıyor. :D
Şimdi iki adam var.
İkisinin de cebinde 10.000 lira.
Birinci adam:" Bu para benim son param. Hata yaparsam biter. Riskli yatırım yapamam. Gereksiz şey alamam. Saklamalıyım."
Bu adam parayı sıkı tutar. Yatırım yapmaz. Risk almaz.
Kendine harcamaz. "Ya biterse?" diye sorar.
İkinci adam: "Bu para benim aracım. 10.000 gitti, 20.000 gelir. Doğru yere koyarsam katlanır. Kendime yatırım yaparım geri döner. Her türlü para yaparım kendime ve hayata güveniyorum."
Bu adam parayı çalıştırır. Yatırım yapar. Risk alır.
Kendine harcar. "Daha çok kazanırım" der.
Bir yıl muhtemel senaryo:
Birinci adamın 10.000'i 8.500'e düştü (enflasyon).
İkinci adamın 10.000'i 18.000 oldu.
Aynı para. Farklı zihin. Farklı sonuç.
Bu pozitif düşünce değil. Bu karar kalitesi.
Kıt zihinli adam korkudan karar verir.
Korku yanlış karar üretir.
Yanlış karar kayıp getirir.
Bol zihinli adam güvenden karar verir.
Güven net karar üretir.
Net karar kazanç getirir.
Her zaman kendinize güvenin, pozitifte kalın.
Kalbiniz ve beyniniz tutarlı olsun diye boşuna demiyorum.
Stanfordda araştırma yapmışlar(Mani et al., 2013)
Yoksulluk, IQ'yu 13 puan düşürüyor.
Neden?
Çünkü yoksul beyin, sürekli "para nasıl yetecek" hesabıyla meşgul. Sürekli negatifte. Telaşlı.
Karar verme kapasitesi azalıyor.
Stratejik düşünme kapanıyor.
Acil duruma kilitleniyor.
Buna "bandwidth tax" (kapasite vergisi) deniyor.
Beynin işlemcisi, hayatta kalma hesaplarına ayrılınca yatırım, fırsat, uzun vade hesabı yapamıyor.
Hani fakirler günlük yaşar derler ya, adam hayatta kalma modundan çıkamıyor ki parayı düşünsün.
Sonuç: Yoksul adam, fakirliği sürdürecek kararlar alıyor.
Borç alıyor, yanlış yere harcıyor, kısa vadeli düşünüyor.
Bknz; fakirin 100kya iphone alması.
Zengin adam tersine uzun vade düşünüyor.
Yatırım yapıyor. Sabırlı oluyor.
Aynı beyin. Farklı durum. Farklı karar.
İşte bu yüzden:
Kıt zihin= Kıt cüzdan.
Cüzdan kıt olduğu için zihin kıt olmuyor.
Zihin kıt olduğu için cüzdan kıt kalıyor.
Bu döngü kırılmazsa, ömür boyu sürer.
Kadimler ne diyor bu konuda?
Sufi öğretisi der ki:
"Para, suya benzer. Avucunu sıkarsan kaçar. Avucunu açarsan akar gelir."
İncil der ki:
"Verene daha çok verilir, vermeyenden alınır." (Bu konuda geçmişte uzunca yazmıştım matta 13:12)
Hint öğretisi der ki:
"Lakshmi (bolluk tanrıçası), açık eli olan eve girer; sıkı yumruğa girmez."
Tüm kadim öğretiler aynı şeyi söyler.
Akan para büyür.
Tutulan para küçülür.
Modern ekonomi de aynı şeyi söyler sadece farklı kelimelerle.
Para dolaşımdayken büyür. Yastık altındayken çürür.
Enflasyon, faiz, fırsat maliyeti hepsi aynı kanunun farklı yüzleri.
O yüzden parayı tut başlangıçta, sonra onu hareket ettir.
Bir de bitecek korkusuyla hareket etme, trilyonlarca dolar var piyasada sakin ol. Kıt olma.
KORKU PARAYI KAÇIRIR.
Sen para kaybetmekten korktuğun için para kazanamıyorsun.
Risk alamıyorsun. Çünkü "ya kaybedersem?"
Yatırım yapamıyorsun. Çünkü "ya batarsa?"
Kendine harcayamıyorsun. Çünkü "ya işime yaramazsa?"
İşten ayrılamıyorsun. Çünkü "ya bulamazsam?"
Her cümlenin başında korku var.
Para korkudan kaçar. (Hayat korkaktan kaçar)
Çünkü korkulu adam net karar veremez.
Net karar veremeyen adam yanlış adımlar atar.
Saygı duyduğun, hayran olduğun zenginlere bak.
Onlar para kaybetmekten korkuyor mu?
Hayır.
Çünkü biliyorlar:
Bir kez kazandılar yine kazanırlar.
Bu güven onların fiziksel davranışlarını değiştiriyor.
Konuşmalarını, duruşlarını, kararlarını.
Ve fizik kuralı gereği para güvenli ele akıyor.
Korkulu elden kaçıyor.
Şimdi sıfırdan aşama aşama inşa et.
Acil durum fonu kur. Net 6 ay yaşayabileceğin para. Cebinde, dolarda, altında. Bu para sana sağlam zemin verir. Bu zemin olmadan hiçbir cesur karar alamazsın. Ürkersin.
Küçük riskler al. 1000 lirayla başla. Bir yatırım dene. Kaybedersen kaybet. Önemli olan risk alma kasının çalışması. Bu kas büyüdükçe daha büyük kararlar alabilirsin.
Para konuşmasını değiştir. "Param yok" deme. "Şu an bunu öncelik etmiyorum" de. "Pahalı" deme. "Bunun değerini henüz görmüyorum" de. "Karşılayamam" deme. "Nasıl karşılayabilirim?" diye sor.
Kelimeler beynin programıdır.
Programı değiştir, davranış değişir. Anlattık her şeyi.
Para harcama korkusunu kır. kendine yatırımla başla. Kitap, kurs, mentor, sağlık, görünüm. Bu paralar geri döner. Lüks tüketim yok olur. Yatırım kalıcıdır.
Etrafına bak. Senin paraya bakışını şekillendiren etrafındaki insanlardır. Hep "para zor kazanılır, herkes düzenbaz, kimseye güvenilmez" diyenler arasındaysan frekansın o. :)
Para kazanan, yatırım yapan, sistemli düşünen insanlarla otur.
Onların konuşmasını dinle.
Sadece bir hafta etrafında zengin biri olsa sen değişirsin.
Para saygı ister saygı.
Kabul etmesi zor gelebilir çünkü öyle öğretilmedi.
"Para her şey değil" diyen adama para gelmez.
"Para kötüdür, zenginler hırsızdır" diyen adama para gelmez.
"Allah parayı kötülere verir" diyen adama para gelmez.
Çünkü bu adam para konusunda negatif kodlanmış.
Bilinçaltı şunu söylüyor: "Para gelirse ben kötü olurum."
Beyin seni "kötü" yapmamak için paraya direnç yaratıyor.
Fırsatları kaçırıyor. Yanlış kararlar verdiriyor.
Şifası.
Para konusunda doğru cümle.
"Para bir araçtır. İyi adam daha çok iyilik için kullanır. Kötü adam daha çok kötülük için. Para sadece, içindeki adamı çoğaltır. O zaman ben para kazanmalıyım çünkü iyi bir adamım."
Bu cümleyi kafana kazı. Gerçek bir cümle.
Hayatını değiştirecek bir cümle.
Eğer para seni bozarsa zaten senin hamurun yavşaktır kusura bakma.
Para içindeki karakteri ortaya çıkarır yoksa bir şey yapmaz.
Para bize yakışır de.
Para zihninde başlar.
Zihninde bolluk yoksa cüzdanına bolluk gelmez.
Zihninde güven yoksa cüzdanına güven gelmez.
Zihninde saygı yoksa cüzdanına para gelmez.
Bu pozitif düşünce değil.
Bu karar matematiği.
Bol zihinli adam net kararlar verir.
Net kararlar net sonuç doğurur.
Net sonuç para getirir.
Kıt zihinli adam korkulu kararlar verir.
Korkulu kararlar kayıp doğurur.
Kayıp daha çok korku doğurur.
İki adam. Aynı dünya. Aynı fırsatlar. Farklı sonuç.
Fark zihin.