Kızılay'ı, önce Ensar'ın paravan şirketi haline getirdiniz. Şimdi ise depremde bölgeye çadır göndermek yerine çadırları bekletip "parasıyla" sattınız. Milletin çadırını, millete, milletin parasıyla sattınız. Bu artık beceriksizlik değil bu açıkça vatan hainliğidir.
Ekrandaki devasa bağışları gördükçe alacağı peynirin gramaj hesabını yapan milyonlarca insan gözümün önüne geliyor. Birileri zengin olmasın demiyorum, ancak madem bu denli devasa bir servet var; bu kadar şiddetli yoksulluk olmamalı.
ya aklıma acayip mantıklı bi fikir geldi dinleyin. türkiyedeki bütün yurttaşlardan kamuya harcanmak üzere sistematik bir şekilde para toplansın. adına da vergi diyelim bu sistemin
Haluk Levent kalem kalem gelen bağışları ve harcamaları açıkladı. Sıra sizde! Toplanan 87 milyar 998,6 milyon TL tutarındaki 'Deprem Vergileri' için açıklama bekliyoruz hem de kalem kalem!
Kızılay üzerinden Ensar’a para aktarıldığında düşünecektiniz kurumun güvenirliğini, müdürleri konserveleri otellerinde satarken önlem alacaktınız, Afad’ın başına ilahiyatçı atarken düşünecektiniz insanlar ne düşünür diye.
Şimdi ne manasız soru “Neden yardımlar Ahbap’a?”