Selam olsun;
"Tam Bağımsız Türkiye" için mücadele eden Deniz'lere
"Nehirden Denize Özgür Filistin" diyenlere
Kör karanlık hücrelerde vatan sevgisiyle dolup taşanlara
Gençliğin gür sesini haykıranlara
Hukuksuzluğa ses çıkaranlara
Fikri hür, vicdanı hür olanlara
Tüm dostlara,
Bu meydan nice mitinglere, gösterilere şahit oldu, sesler seslere karıştı, sloganlar sloganlara.
Ama her zaman zulme meydan okudu Beyazıt.
Şimdi de meydan okuyacak. Bu davet bizim;
Beyazıt Meydanı 7 Mayıs 20.30
@alicanuludag Reis haklı, hatta gezgin Youtuberlar yasaklansın, özgür, refah seviyesi yüksek ülkelerin reklamını yaparak gençlerin ülkeyi terk etmelerine sebep oluyorlar. Ayrıca yetmez tuttukları mikrofonu g.tlerine falan sokalım, demokratik tepkimizi gösterelim.
Silivri’deki hücremden bir güzel adamın cenaze merasimini izledim bugün.
Hep birlikte yan yana, omuz omuza saf tutmuşuz, Sırrı Süreyya Önder’i ebediyete uğurlarken.
Her görüşten, her kimlikten milletimizin evlatları, yöneticileri ve siyasetçileri olarak gür bir sesle haykırdık hislerimizi yüce Allah’ın huzurunda: “İyi bilirdik”, “Haklarımız helal olsun”…
Helalleşmek zor mu hayattayken? Birbirimizi anlamak, hissetmek, konuşabilmek…
Neden bu kadar zorlaştı bu işler?
Elbette aynı fikirde olmak şart değil. Biliriz ki farklılıklarımızla güzeliz, zenginiz. Anadolu irfanı ve hoşgörüsüdür güvencemiz.
Artık yıkmalıyız bu önyargıları, konuşabilmeli, tartışabilmeli ve en önemlisi kucaklaşabilmeliyiz yaşarken.
Eşit hissedarları olduğumuz bu cennet vatanın tüm nimetlerini adil bir biçimde paylaşabilmeliyiz.
Mücadelemiz milletimizin; huzuru, barışı, kardeşliği, birlik ve beraberliği, ay yıldızlı bayrak altında eşit ve hür şekilde yaşayabilmesi içindir.
Mücadelemiz “bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” yaşamak içindir.
Bu vesileyle, saygıdeğer Sırrı Süreyya Önder’e tekrar yüce Yaradan’dan rahmet diliyorum.
Siz edepsiz ahlaksız adamlarsınız. Üstelik korkaksınız. İsim kullanmaktan korkan sarı torba falan kelime oyunlarıyla Sır falan yazıp ehuehu gülen adamlarsınız. Delikanlı değilsiniz. Mert değilsiniz. Kimsenin yanlış yönlendirildiği yok Genel başkanından siktiri yemişin işte
Dalga geçtikleri bu fotoğrafın tarihi 10 Temmuz 2013.
Sırrı Süreyya Önder mecliste konuşma yaparken, Gezi Parkı’nda polisin kendisine sıktığı plastik mermilerin izlerini gösteriyor ve halka uygulanan şiddeti gündeme getiriyor.
Kutsal olan onurlu ve haysiyet sahibi bir yaşam, size de asla nasip olmayacak şey bu.
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
Cumhurbaşkanına ve çevresine sesleniyorum!
Bir avuç kötü niyetli muhteris; ihanetleri ile yine aldatılmanızı mı sağlıyor?
“Turpun büyüğü”, “dananın kuyruğu” diyerek sizi bir kez daha mı boşa düşürüyorlar?
Kumpas, yalan, dolan, fitne, fesat, gizli tanık, iftiracı zorlamaları vs bunların hepsi boş işler.
Yeter sürekli aldatıldığınız! Olan bu yoksullaştırılmış, gariban millete oluyor.
Bakın millet nasıl ağır bir bedel ödüyor:
•45 milyar dolar rezerv birkaç günde eridi.
•1,5 yıllık ekonomik program ve ödenen ağır bedel çöp oldu.
•Emekli, genç, işçi, memur, çiftçi sefil oldu.
•Adalete güven kökünden sarsıldı, sistem çürüdü.
•Gençler başta olmak üzere millet, gelecek umudunu yitirdi.
•Kapı kapı gezip ikna etmeye çalıştığınız uluslararası yatırımcı arkasına bile bakmadan geri dönmemek üzere gitti.
Uyarılarımı yapıyorum, çünkü artık bu ülkenin geleceği adına en kritik dönemeçlerden birindeyiz.
Cumhurbaşkanının çevresinde, makamını ve gücünü değil kendisini gerçekten kalpten seven birileri kalmışsa, kendisini bu aziz milletin ve kadim devletin bekası için uyarsın.
Çok şükür millet uyandı ve uyarılarını meydanlarda yapıyor. Asıl büyük dersi ise sandıkta verecek.
Sandık gelecek, o bir avuç haktan ve hukuktan nasiplenmemiş olanlar milletten cevabını alacak.
Adalet Bakanı’na sesleniyorum:
İşte bu dilekçe ile sabah 6’da evimiz basıldı. Gözaltı, arama, el koyma, tutuklama talebi…
Hepsi bir yasa dışı bahisçinin iftirasına dayanıyor.
Dilekçede ne “şantaj” var, ne “tehdit”. Ama savcı, olmayan suçları uydurdu ve bizi “kuvvetli suç şüphesiyle” tutuklamaya sevk etti.
Bu bir kumpas. Bu bir susturma girişimi.
Sayın Adalet Bakanı, bu rezalete sessiz mi kalacaksınız?
Eğer bu ülkede yargı gerçekten bağımsızsa, eğer hâlâ adalet kavramı varsa, bu rezalet dosyanın hesabını sorun.
Bu hukuk değil, gazeteciliğe karşı planlanmış bir suikasttır.
Sizin göreviniz, adaleti korumaktır. Bu kumpasa göz yummak değil.
Lütfen okuyun, okutun...
@yilmaztunc@adalet_bakanlik
Ben, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum andan itibaren, şehri yönetirken, kanala, yalana, talana ve aynı zamanda ranta ve millet aleyhine olan her hususa karşı durduğum için bugün buradayım.
Bugünkü mahkemede yaptığım savunmamı milletim okusun;
https://t.co/S5ZXocmA69
ORGANİZE İŞLER!
Başrolde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, tutuklu sanıklara “Ekrem İmamoğlu ve CHP aleyhine konuş, seni tahliye edelim” diyor!
Balyoz- Ergenekon’un yeni versiyonunu yaşıyoruz!
Savunma değil, iftira istiyorlar!
Ey cuntanın başı Erdoğan!
Duyuyor musun Şişli’yi?
Millet yine sokakta, yine ayakta!
Cümle alem bilsin!
Ekrem Başkan özgür kalana kadar, seçim sandığı milletin önüne gelene kadar durmayacağız!
Devleti ele geçirdiğini sanıyorsan, bu halk sana yanılgının bedelini sandıkta ödetecek! Bir avuç cuntacıya teslim olmadık, olmayacağız!
Bu akşamdan yarın sabaha kadar Atatürk Bulvarı’nda, Adalet Bakanlığı önünde; haksız yere tutuklanan gençler ve öğrenciler için ÖZGÜRLÜK ve ADALET nöbetindeyim.
Doğuş Grubu, Sabancılar, Koçlar v.s.
Hiçbiri dostunuz değildir, aksine düşmanınızdır. Hepsi bu sömürü düzeninin, hukuksuzluğun, adaletsizliğin, eşitsizliğin, sefaletin ortağıdır. Bunları övenleri yanınızdan uzaklaştırın, onlar da dostunuz değildir.